1 Temmuz 2013 Pazartesi

Ankara 100.Yıl İzci Parkı Forum Notları (28 Haziran)


Gündem doğrudan Lice’de yaşanan olaylar üzerinden açıldı ve eylem planı hazırlandı. Yapılan açık kürsüden sonra mum temin edilerek 100. Yıl merkezindeki kavşakta çember halinde mumlar yakıldı ve “Savaş değil barış, diren Lice” pankartı açıldı.

Konuşulanlar:

  • Faşizm her yerde faşizmdir. Dini, dili, ırkı yoktur. Bu uyanışla burada toplanabiliyorsak bu konuları özgürce burada tartışabilmeliyiz.
  • İki taraflı bir ateşkes vardı. Barış süreci vardı. Hükümet hiçbir somut adım atmadı. Ek karakollar yapıldı. Kürt halkı iyi niyet gösterdi ve hükümet buna karşılık vermedi. Direnişimiz başlamışken buna da tepki koyabilmeliyiz.Ethem için nasıl tepki koyduysak Medeni için de koyabilmeliyiz.
  • 100 yıl buna nasıl tepki koyacak bunu tartışmalıyız, eylem planları yapmalıyız.
  • Olay yeni ama savaş 30 yıldır sürüyor. Silahsız insanlara ateş açamazsınız.
  • Gezi olaylarında insanlar çok çabuk haber aldı. Bu olayda da çok çabuk bir şekilde doğru habere ulaşmamız lazım.
  • PKK bir terör örgütü. Ölen Türkler var, öğretmen, doktor vb. Oradaki insanlar da devlet yönünden haksızlıklara maruz kaldı. PKK ve halkı birbirinden ayırarak düşünmek lazım. Doğudaki halk PKK’yı onaylamıyor.
  • Kürt demekten çekinmeyelim lütfen!
  • Lice olayını kınıyoruz. Faşizm saldırısıdır. Yapılış zamanına dikkat. Ne zaman halkın dikkati bir yere çekilmişse Doğu’da bir olay olur. Tüm medyanın dikkati oraya kaydı. Buradaki direnişi unutmayalım ve Lice ile bağlantısını görelim.
  • Direnişin meşruluğu ortaya çıktı. Diyarbakır’ın yandığını görmedik bu süreçte neden görmedik? Toplumsal barış sokakta kurulacak. Lice’de ölen insanların neden öldüğünü görürsek bu direnişin bir anlamı olacak.
  • Olaylar dış mihraklara bağlanmaya çalışıldı. Doğu’da bir kimlik sorunu var ve bu da dış mihraklara bağlanmıştı. Dilleri yasaklandı, Türkçe bilmedikleri için dayak yediler. Tüm bunları empati ile anlayı.
  • Bizim devletimiz destanlarla doluç Güney Afrika’da da akil insanlar benzeri bir süreç yaşandı, iki taraf da dinlendi. Bu işi yapan komisyonun adı “hakikat ve uzlaşma komisyonuydu”. Tanıklıkları kullanarak İHD ya da Mazlum-Der’den bir kaç kişi çağrılıp boşaltılmış köyle vb konuları kendilerinden, olayları bizzat yaşamışlardan dinleyelim.
  • Ben Lice’yi gördüm. Sağlık bakanlığında yöneticik yatığım dönemde çocuk felci projesiyle bağlantılı olarak Bingöl, Diyarbakır, Şırnak bölgelerinde ekipler halinde gezdik. Lice’de yanan köyü gözlerimle gördüm. Elazığ’da kızamık aşısı için askerle köy köy dolaştım. Bunu yapabilmek için bile uzun uzun izin alabilmek için uğraştım. İzin verilmiyor konu sağlık bile olsa. Askerler çatılardan insanların üzerine silah doğrultur biz de aşı yapardık. Ev ev dolaştık. 94- 2005 arası Malabadi’de bir eve girdik. Korku toplumunun nasıl kurulduğunu gördüm. Evin babası çocuklarının yanında hazır ola geçti. Adam konuşamıyordu. Çocuğuna aşı yaptığım halde istersem tekrar yapabilir, istersem o ilaç şişesini çocuğun ağzından boşaltabilirdim ses çıkarmazdı. Bunun suçlusu halk değil. Buna sırt çeviremeyiz.
  • Bu insanların yaşam alanları çok uzun zamandır zapt edilmiştir. Bu nedenle PKK ile halk arasında ayrım yapmanın bir manası yoktur.
  • Babam karakolda askerdi. Orada büyüdüm. Akşamları çatışmalar olurdu. Sabahları sokaktaki mermi kovanlarını toplar oynardık. Aileme ne oluyor diye sorduğumda bizimkiler değil bir şey yok korkma derlerdi. Devlet kendi halkı olarak bakmıyor Kürtlere. Onlar halkın bir parçası gibi hissetmiyor. Bu algı kırılmalı empati çok önemli.
  • Başkalarına kolayca terörist diyemeyiz.
  • Yapılması gereken en acil şey bu olayı unutmamak. Bu olayı bağrımıza basalım, kimseye unutturmayalım.
  • Mum yakma fikri; devlet bilmediği şeyle başa çıkamaz. Sürekli hale gelsin.
  • Ana akım medya insanları yıllarca uyuttu. TV’na çıkan herkesin doğru söylediğini sanıyoruz, bunun üzerinden bir hakikat rejimi kurulmuş durumda. TV izlemeyin.ana akım gazeteleri okumayın. İzledikçe uyuyacaksınız. Biz plastik mermiyle uğraşırken onlar gerçek mermiyle uğraşıyor.
  • Diyarbakır’a doğu illere gidin yaz tatilinizde, oraları görün. PKK’nın ne olduğunu böyle anlayın, kendi fikrinizle karar verin. Ancak bilglendiğiniz zaman düzeni değiştirebilirsiniz.
  • Yapılacak genel eylemlere mahalleli olarak katılalım. Diyelim ki Medeni bugün Ankara’da vuruldu, nasıl bir eylem önerirdiniz?
  • PKK bir terör örgütü değildir bir halk hareketidir. Bunu bilmek için az biraz sosyoloji bilmek yeterli. İster sevelim ister sevmeyelim. Milyonlarca halkın kabul ettiği iradem dediği bir hareket olarak duruyor önümüzde. Ezberlerimizi yenelim bnu yapmamız için sosyolojik olarak varlığını kabul etttiğimiz hareketin bir parçası veya neferi olmaya gerek yok. Newrozlara veya bölgede karşılık bulan hareketi bilimsel bir analizle ele alıp değerlendirmemiz yeterli. Kirli bir savaşta kimse günahsız kalamaz. Devlet de PKK de ikisi de kalamaz. Dolayısıyla toplumsal bir barış olurken bir yandan da her iki taraf da geçmişte yaptığı hataları ortaya karşılıklı koyup hakikatleri ortaya çıkarmalıdır. Böylelikle toplumsal barış da ortada belirmiş olur hızlıca ...
  • Ben mühendisim. Somut hedefi olmayan projeler ölür. Çok basit prensipler belirlenmeli acilen. Bu ne olabilir? Çok basit; TC’nin her vatandaşı 1. Sınıf vatandaştır. Yargı ve milletvekillerinin yasalardan muaf tutulması gibi ayrımcılıklara izin vermeyen bütün ayrımcılıkları yok edecek bir anlayışın oturması lazım.
  • Lice ile ilgili bilgilendirme yapalım. Anlamlandıralım, anlamı zaten açık. Bu olayın şimdi olması barış sürecine baltadır. Devlet eliyle yapılmıştır. Devlet güvenlik önlemlerinde ısrarlıydı kara/lekol vb. Bunun yolunu da bu olayları bahane ederek bulacak.
  • Barış hemen şimdi!
  • Acil demokrasi!
  • Kardeşlerimizi sahiplenelim!
  • Lice için bir şarkı yazalım kürtçe ve türkçe söyleyelim.
  • Diğer forumlarla görüşme yapılıp genel eylem yapılsın! (yapıldı bu arada ama polis müdehale etti)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder