Eti Park etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eti Park etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Eskişehir Ali İsmail Korkmaz Parkı Forum Notları (19 Temmuz)

Foruma kısa bir müzik dinletisiyle başlandı.

Gündemler TMMOB ve MEDYA idi. İlk olarak TMMOB gündemiyle başlandı. Mühendis arkadaşlar sorulardan ve sorunlardan bahsetti. AKP döneminden önce 56 tane mühendislik fakültesi varken bugün bu sayı 100’ün üzerindedir. Bu sayılar ihtiyaçtan dolayı değil sermayeye hizmet adına artmıştır.

Türkiye’deki mühendislik eğitimine baktığımızda ise bu eğitimler genel mühendislikler adına bir eğitimdir. Uzmanlığınız yoktur. Piyasaya uzman mimar mühendislik yetiştirmek amacıyla bir anlaşma imzalanmıştır ve bu anlaşma ilk olarak İTÜ’de uygulanarak Tekstil Mühendisliği bölümü açılmıştır. Bu bölüm ilk açıldığında çok fazla tercih ediliyordu çünkü piyasanın buna ihtiyacı vardı. Biz genel mühendislikten yanayız, uzmanlaşma ise daha sonra gerçekleşebilir.

AKP döneminden önce 298.000 TMMOB üyesi varken bugün bu sayı 440.000 civarındadır. Çok fazla kontenjan vardır ve bu sayı her sene artar. Ve fizik kimya gibi dersler programdan çıkartılarak veya girişimcilik gibi dersler eklenerek eğitim bilimden uzaklaştırılmaya çalışılır, uzaklaştırılır. Bölümlerde alana dair kısıtlı bilgiler verilir. Laboratuar, deney odaları ve ekipmanlar yok denecek durumdadır. Zorunlu olan stajlara biz sorunlu staj deriz, burada saha çalışması haricinde bir çok iş yaparsınız. Çay taşıtılır, getir götür gibi işler yaptırılır. Yani bir şey öğrenmezsiniz.

94’ten beri konuşulan bir Yetkin Mühendislik yasa tasarısı var. Bu yasa eğer geçerse mezunlar yetkin kabul edilmeyecekler yani mezun olduğunda mimar ya da mühendis ünvanına sahip olmayacaklar. Diplomalarında sadece 4 yıl lisans okudukları yazacak. Bir süre 3-5 yıl kadar çalışmadan ünvan sahibi olamayacaklar. Çalıştıktan sonra bir sınava girme mecburiyeti getirilme ihtimali var –KPSS- gibi. Burada Yetkin Mühendislik Belgesi verilecek. Çalışma hayatında da bu yetkinlik belgesine sahip olmayanlar iş bulamama ihtimaliyle karşı karşıya kalacaklar.

Akreditasyon programı var, bu program sadece İTÜ’de var ve yalnızca buradan mezun olanlar doğrudan mimar mühendis ünvanı alabiliyorlar. Üniversiteniz akredite değilse okulunuz niteliksiz bir hale gelip vasıfsızlaşacak.

Mühendislikte dersler aslında birebir ve interaktif olarak işlenmesi gerekir.

AKP’nin açtığı bir çok tabela üniversitesindeki bölümlerde hocalar laboratuarlar yoktur.

Kadınların durumuysa iki kat daha zordur. Kadın olmalarından kaynaklı olarak kaale alınmama ve dinlenmeme durumuyla karşılaşıyorlar. İş ilanları cinsiyetçi içeriklerle dolu. Sadece erkek eleman aradıklarını belirtmek ya da sevgilin var mı? Sevgilin şehir dışında mı? Evlenecek misin? Çocuk doğuracak mısın? Gibi sorular bulunuyor. Evlenip çocuk doğurmamızdan korkuyorlar. Bu sebeplerle kadın mühendisler kesinlikle örgütlenmelidirler.

İTÜ haricindekiler işlerini bilgisayarda öğreniyor, şantiyelerde öğrenemiyorlar. İTÜ’lü isen hemen işe başlama şansın oluyor.

97 yılında Yıldız Üniversitesinden mezun Anadolu Üniversitesi Malzeme Mühendisliğinde hoca olan katılımcı mühendislerin ya tüccar ya da katil (hesçi) olduğunu, mühendislikle felsefenin ayrılmaması gerektiğini bunun korkunç bir şey olduğunu dile getirdi.

Ekonomi bu kadar dışa bağlı olur ve ranta açık olursa mühendisliğin sıkıntıya düşmesi kaçınılmazdır.

AKP’nin yaptığı son yasalar meslek odalarının içlerine giremiyor oluşundan kaynaklanan bir hıncın sonucudur.

TMMOB sönmüş olan bir mücadeleyi canlandırmalıdır. Son yapılan değişikliklere şimdi karşı çıkılmazsa ileride daha çok zarar göreceği söylenebilir.

MEDYA denildiğinde konuşulanlar:

Medyanın ele geçirilmiş olması yeni bir şey değildir.

İletişim okuduğunu dile getiren bir konuşmacı medyanın 4. Bir kuvvet olabileceğinin öğretildiğini aktardı. Kapitalist sistem içerisinde medyanın bağımsız olamayacağı dile getirildi. Gezi sürecinde Türkiye’ye dair yayın yapan BBC ve CNN Internationale gibi kanallar gerçekten haktan ve halktan yana mıdırlar yoksa nabza göre şerbet mi veriyorlardır?

Medya doğru kullanıldığı müddetçe 4. Kuvvettir.

Son olanlardan sonra artık herkes muhabir herkes haberci konumundadır.

Medya 50’li yıllardan sonra tamamen tekellere geçmiştir. Örneğin Çukurova Holding. Bu holding zamanında polislerin kullanımı için alınan kirpi ihalesine girmiştir ve bu ihaleyi almıştır.

Eskiden daha çok gazete vardı diyen bir büyüğümüz bu gazeteler arasında iktidar yanlısı olanlar satmazlardı ve biz onlara besleme basın derdik, dedi.

Bir gazetenin ismi verilerek aslında tirajının söylenilenden çok düşük olduğu ve ücretsiz dağıtılıyor olduğu bilgisi verildi. 

Bir diğer katılımcı, medya hiçbir zaman halktan yana olmamıştır bazen 3. Güç bazen 2. Bazen de 1 güç olmuştur. Bu sebeple biz medyanın doğru haber yapmasını bekleyemeyiz. Medya kitleyi artık önemsememekte ve kitleyi gelir düzeyine göre sınıflandırmaktadır. Ve izleyicinin, okuyucunun cebindeki parayı nasıl alırım diye düşünmektedir. Gezi olaylarından sonra medya iyice korkmaktadır, çünkü bizim yarın ne yapacağımızı ne giyeceğimizi ne yiyeceğimizi bilememektedir. Her direniş kendi medyasını oluşturmaktadır, dedi.

Medya tarafsız olmamalı, taraf olmalı ve halktan yana olmalıdır dendi.

Medya kanlı savaşa taraf olmamalıdır denildi.

Haber yapmak tv programı yapıp gazete çıkarmak kolay değildir. Sermaye gerekliliği bir yana, editörlük meselesiyle birlikte yazınızın akıbeti değişir.

Gazete sayfaları düzenlenirken sayfaya önce reklamlar yerleştirilir, haberlerse sadece geri kalan yerlere yerleştirilir. Bunlar basit ve sıradan şeylerdir. Acil gelen bir reklam ilanı köşe yazarının yeri kenara itilerek ön plana çıkarılabilir, çıkarılır.

Eşitlik, kardeşlik söylemleriyle haber yapan kanalların gazetelerin tirajları reytingleri düşüktür. Direnişin altını eşitlik, kardeşlik gibi şeylerle doldurmazsak eğer bir anlamı olmaz.

Gazete tirajlarının artması beklenmemelidir. Tirajlar yükseldiği zaman bunun önüne geçilecek şeyler yapılır. Tirajın artması demek çalışan sayısının artması demektir ve bu sermaye sahiplerince istenmeyen bir durumdur.

Hem vicdan hem sermaye sahibi birileri var mıdır? Haberleşmeyi ve medyayı hem vicdan sahibi hem de sermaye sahibi yapabilir miyiz? Denildi.

Yazılı basının teknik olarak sosyal paylaşım sitelerinden fazla olması zordur denildi. Burada sadece Facebook, Twitter algılanmamalıdır. Youtube son zamanlarda çok işlevseldir ve Ali’nin hikayesinin anlatılmasının ve bunun video aracılığıyla paylaşılmasının teknik açıdan daha kolay ve yazılı basına göre daha pratik olduğu dile getirildi.

Devlet kurumsaldır ve tamamen halkın karşısında durmaktadır.

Bu tartışmaların evrildiği noktalarda kendi medyamızı nasıl oluşturabiliriz soruları da doğdu ve forumun radyo kanalı olabileceği, radyo yayını yapabileceği; kendi televizyonumuzu oluşturabileceğimiz, fanzin yapılabileceği fikirleri dile getirildi.

21 Temmuz Pazar akşamı yapılacak olan forumun gündemi yargı olarak katılımcılar tarafından belirlendi.

16 Temmuz 2013 Salı

Eskişehir Ali İsmail Korkmaz Parkı (Eti Park) Forum Notları (14 Temmuz)

- TMMOB yasasında yapılan değişiklikten, bunun öneminden, TMMOB’un varlığının ve uygulamalarının önemi ve gereğinden bahsedildi. Gezi Parkı eylemlerine olan katılımları ve insan yaşamı adına önemli olan varlığından ötürü önümüzdeki cumartesi yani 20 Temmuz da TMMOB’un düzenlediği eylem Forum’un her cumartesi düzenlediği eylemle ortaklaştırıldı. 20 Temmuz saat 21:00’da Espark önünde toplanılacak bir yürüyüş düzenlenip basın açıklamasıyla bitirilecek.

- 12 Temmuzda yapılan foruma katılım gösteren bir avukat, Ali’nin faillerinin bulunması için tanıklık konusunda yardıma ihtiyaç olduğu duyurusu yapmasının ardından İHD ile birlikte ortak yapılan afiş ve sticker çalışmaları şehrin bir çok yerine yapıştırıldı.

- Ali’nin abisi Gürkan Korkmaz ile telefon konuşması yaptığını bildiren konuşmacı Abisi’nin selamlarını iletti ve Eskişehir’de Ali için yapılanlardan haberdar olduğunu dile getirdi. Ali’nin 7’si için Eskişehir’de lokma gibi bir şey dağıtılabileceğini bunun insanlara Ali’nin durumunu anlatabilmek için iyi bir yol olduğu söylendi. Daha öncesinde kurulmak istenen Yeryüzü Sofrası fikri de Halk Sofrası adıyla kabul görünce helva dağıtımı ile ikisi birleştirildi. Çarşamba saat 20:00’da adalarda sofralar kurulacak ve helva dağıtımı yapılacak. Aynı zamanda Ali için bir fotoğraf sergisi de olacak.

- Eylemlerde AKP’ye yürünmeli denildi.

- Ali’nin adının Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi’ne verilme fikrinin önemli olduğu bunun için Rektörlüğe bir yürüyüş düzenlemesi yürüyüş sonunda 3-4 kişinin rektörle görüşmesi fikri var. Eğer bu şekilde sonuç alınamazsa biz fiili olarak oraya bir tabela koyabiliriz de denildi. Facebok üzerinde ismin kütüphaneye verilmesi adına açılan gruba katılım gösterilmesi talebi yapıldı .

- Eylemlerimizde Antakya’yı da dile getirmeli ve anmalıyız.

- Adliye için düşünülen Adalet Nöbetlerinin önemli olduğunu dile getiren pek çok kişi oldu. Adliyede Nöbet tutulmasının orada duranlar açısından güvenlik sıkıntısı oluşturacağı söylendi. Bu gündem Salı günkü forumda tekrar konuşulacak.

-Bizim yaş grubumuzdaki insanların Ali’den haberi yok diyen bir ablamız bunun duyurulması için çaba gösterilmesi gerektiğiniz söyledi. Helva dağıtımı, afiş ve stickerlar bir başlangıç olacaktır.

-Balmumu müzesinde Ali için de bir heykel yapılabilir fikri var. Fikir detaylandırılmadı.

-Eskişehirdeki Demokratik Kitle Örgütleri ile organik bir bağın olması organize edilen eylemlerin çakışmaması ve birlikte yapılabilmesi adına önemlidir gereklidir denildi.

-Artık Eskişehir’de de diğer illerde de polisin saldırmadığını bunun yerine eli sopalıların, silahlıların saldırdığı söylenildi.

-Yapılan ve yapılabilecek olan gözaltılara karşı da bir ses çıkarmamız gerektiği söylenildi. Önümüzdeki forumlarda tekrar konuşulacak.

5 Temmuz 2013 Cuma

Eskişehir Eti Park Forumu Notları (3 Temmuz)


- Forum, Eti cad. ve Gültepe forumlarından alınan bilgilerin aktarılması ve bunların değerlendirilmesi ile başladı.
- Forum’un tanıtımı ve yaygınlaştırılması, forumların birleştirilmesi, mahallelerde forumların yapılması, katılımın arttırılması ve niteliği, Cumartesi günü yapılacak eylem ve bu eylem için öneriler gündem maddeleriydi.
Katılımcılara söz verilerek değerlendirmelere geçildi.
- Söz alan bir konuşmacı, herkesin bir forumda birleşebileceği, tahammullerin artması gerektiği ve söylemde birlik konularına değindi . Burada esas önemi taşıyan konunun, ayrılığın bir an önce sonlandırılması ve birleşerek güç kazanılması gerekliliği olduğunu söyledi.
- Birleşmenin zemininin ezilenlerin haklarının savunulması olması gerektiği  söylendi.
- Bir konuşmacı, ”Diğer forumlar neden ayrı yerlerde yapılıyor, bu ayrılmanın sebebini tam olarak anlayabilmiş değilim. Kürtçe pankart açılması mı? Yoksa, Türk bayraklarının alana getirilmemesinin istenmesi mi? İnternet üzerinde böyle paylaşımlara rastladık”, dedi.
- Söz alan başka bir konuşmacı, ”Gezi ruhu, farklı görüşten insanların eylem birlikteliği ile bir araya gelmesini sağladı. Eskişehir’deki ayrılmanın temel nedeninin eylem birlikteliğinin sağlanamaması olduğunu düşünüyorum. Cumartesi günü eylem birlikteliğinin sağlanması, forum birlikteliği için de ilk adım olabilir. Gültepe forumu ise, eylem ayrılıklarından çok politik nedenlerle kendilerini yeterince ifade edemediğini düşünen sol gruplarca benimsendi. Bu durumu tehlikeli ve tekrar birliktelik açısından daha zor görüyorum. Ancak, onlarla bu tavırlarının konuşulması gerekir”, dedi.
- IHH’nin Mursi’yi sahiplenmesine dair vurgu yapan bir konuşmacı ayrıca, ”Gezi direnişi başarıya ulaşmıştır. Çünkü, aldığı oyla her şeyi yapabileceğini sanan AKP yönetiminin, IHH pankartlarında da görüldüğü gibi ‘Tayyip Erdoğan’ı yedirmeyiz’ söylemine kadar gerilediği görüldü. Bu da, Gezi direnişinin gerçekten başarıya ulaştığını gösteren durumdur”, dedi.
- ”Slogan ve bayraklar üzerinden ayrışılmaması” ve ”Lice’de de Türkiye’nin her yerinde de katliamlarını sürdüren, Kürt kardeşlerimizi öldürmeye devam eden bir iktidarın halihazırda olduğu ve buna karşı ortaklaşılması” vurgulandı.
- Genel ilkeler belirlensin. Ayrıca, hiçbir siyasi ayrım gözetmeden herkese eşit mesafede durulsun, denildi.
- Bir konuşmacı söz alarak,”Burada oturmak bizi vakurlaştırdı galiba. Eti caddesi forumuna gidip oradakilerle siyaset üretebileceğimiz bir zemin var. Oradakilerle AKP karşıtlığı üzerinden bir ortak düşüncemiz var sonuçta. Bu ortak zemini sağlayabilir. Ayrıca, şuana kadar İstanbul’da hangi eylem tarzları yapılmışsa burada da benzerleri yapıldı. Biz burada daha farklı ve yeni eylemler yapabiliriz. Vakurluğumuzu belki böylelikle yıkabiliriz”, dedi.
- Yarın Sendikaları dolaşıp mali bütçemize destek isteyeceğiz ve onlarla konuşacağız diyen bir konuşmacı ayrıca,”Bu forumdan bir grup arkadaşımız Üniversite’deki öğretim üyeleriyle görüşmeye giderek destek talep edebilir. Sayımızın artırılması konusunda ise caddelerin tekrar kapatılmasını öneriyorum. Bu hem katılımları artırabilir hem de direnişin sürekliliğini sağlayabilir”, dedi. ( Bu önerinin forumca desteklendiği dikkat çekti)
- Söz alan bir konuşmacı,”Tayyip bu ülkede erkekleri, kadınları, Türkleri, Kürtleri, eşcinselleri, daha sayabileceğimiz her kesimi üzdü. Bu yüzden beraber yürümek hiç dert değil. Ancak, diğer forumlarla beraber olmadan nasıl ilke belirleyebiliriz ki, onlar adına nasıl karar alabiliriz? Bu olmaz. Bence, Gültepe forumuyla değil Eti cad. forumuyla uzlaşmaya gidilmeli”, dedi.
- ”Demokrasi ve özgürlük taleplerinin yanında seçim barajı uygulaması da konuşulmalı. Ayrıca, buraya meslek erbablarını da çağırmalıyız. Cumartesi günü yapılacak eylemin duyurulması konusunda ise kendi arabamın üzerine bir şeyler yazabilirim. Başka insanlar da buna benzer şeyler yapabilir” denildi.
- Söz alan başka bir konuşmacı,”Buraya insanların katılımını sağlamak ve farklı eylemlilik adına Kentsel Dönüşüm uygulamaları hakkında görsel sunum yapılabilir” dedi.
- Moderatör, ”Cumartesi günü nasıl bir eylem yapacağız. Cuma günü yapılacak foruma bu konu düşünülerek ve öneri geliştirilerek gelinilmesi faydalı olacaktır”dedi.
- Eti park forumunun 05.07.2013 Cuma günü saat 21:00’da yapılacağı belirtildi.
- Söz alan bir konuşmacı, ‘bu mücadeleyi kaybetmeyin’ diyerek, Nazım Hikmet’in ”Mor Menekşe, Aç Dostlar ve Altın Gözlü Çocuk” şiirini okudu.
Abe şair, 
bizim de bir çift sözümüz var «aşka dair.» 
O meretten biz de çakarız 
biraz.. 

Deli çığlıklar atıp avaz avaz 
burnumun dibinden gelip geçti yaz 
sarı 
tahta vagonları 
ter, tütün ve ot kokan 
bir tren gibi. 
Halbuki ben 
istiyordum ki gelsin o 
kırmızı bakır bakracında bana 
sıcak süt getiren gibi… 
Fakat neylersin, 
yaz böyle gelmedi, 
yaz böyle gelmiyor, 
böyle gelmiyor, hay anasını… şey!.. 

EEEEEEEEEY… 
kızım, annem, karım, kardeşim 
sen 
başında güneşler esen 
altın gözlü çocuk, 
altın gözlü çocuğum benim; 
deli çığlıklar atıp avaz avaz 
burnumun dibinden gelip geçti de yaz, 
ben, bir demet mor menekşe olsun 
getiremedim 
sana! 
Ne haltedek, 
dostların karnı açtı 
kıydık menekşe parasına!

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Eskişehir Eti Park Forum Notları (30 Haziran)


-         Takas pazarı daha çok duyurulmalı, bir hafta sonu için plan yapılmalı ve takas pazarında patlama sağlanmalı. Bu planın daha çok geliştirilmesi ve eti parkın merkez alan kabul edilmesi, buraya menzillenilmesi önerisi geldi.
-         Abbasağa forumundaki gelişmelerden bahsedildi.Tüm forumlar arasında iletişimin arttırılması için çalışmalar olduğu ve bizim de bir şeyler yapmamız gerektiğinden bahsedildi.
-         Forum günlerinin ve takas pazarı günlerinin değiştirilmesi tartışmaya açıldı. Haftanın her günü olmasına itiraz edildi.
-         Sivas katliamına protesto olarak 27 kişilik bir otobüs ayarlandığından, kumanyalar dahil her masrafın karşılandığından, katılımcıların hiçbir ödeme yapmayacağından bahsedildi. 2 temmuz gece yola çıkılcak ve sabah Sivas’a varılcak, eylem gerçekleştirilecek, akşamına da Eskişehir’e geri gönülcek. Organizasyon sahibi CHP ve tüm masraflar onlar tarafından gerçekleştirilecek.
-         Etipark forumunun da ileri bir tarihte Sivas katliamıyla ilgili bir eylem planı olduğundan bahsedildi.Gerekli düzenlemeler yapıldığında ilan edileceği söylendi.
-         Sendikalara ulaşımı kolay olacak,mimar,mühendis,doktor,avukat.. v.b. gönüllü olabilecek kişiler buraya destek için çağırıldı.
-         Mahallelere gidilmesi önerisinin netliğe bağlanması istendi.
-          Lice olaylarından sürekli bahsedilmeli ve Ethem’e gösterilen ilgi kadar Medine ‘ye de ilgi gösterilmesi gerekliliğinden konuşuldu.
-         Ali İsmail’in abisi ve ailesinin sürekli bizlere destek verdiğinden ama onlara yeterli ilginin gösterilmediğinden bahsedildi.  Onları daha çok desteklememiz gerektiği konuşuldu.
-         Temsilcilikler kurulu adında bir oluşum kurulması gerektiği bahsedildi ve bununla ilgili hazırlanmış metin okundu. Temsilcilikler kurulunun gruplar arası iletişim ve yardımlaşma amacı taşıdığı ve her grubun bir temsilci seçip buraya göndermesi gerektiğinden bahsedildi.
-         Forum günleri tartışmaya açıldı ve birer gün arayla olması gerektiği önerildi. Cumartesi günlerinin eylem günleri olması sebebiyle o günlerde forumun olmamasına karar verildi.
-         Forumların mahallelere taşınması yerine farklı mahallelerde aynı anda alternatif forumlar düzenlenmesi önerildi. O bölgelerde oturan forum katılımcılardan gönüllü olanlar gruplarla iletişime geçerek önce gerekli hazırlıkları yapıp duyurup sonrasında belli günlerde Emek, Gültepe gibi mahallelerde forumlar düzenlenmeli dendi.
-         2 temmuz saat 19:00da Hasan Polatkan Migros önünde toplanılacak ve Cemevi’ne gidilecek. Öncesinde katılmak isteyen olursa Etipark’ta toplanılacak ve oradan birlikte yola çıkılacak. Ayrıca “Etipark forumu” olarak bir pankart hazırlanılacak.
-         Bağlarda 100-150 kişilik ayrı bir forum olduğundan bahsedildi. Onlarla iletişime geçip bölünmeyi engellemek için forumları birleştirme önerisi geldi. Bir yandan da amacımız farklı yerlerde forumlar da başlatmak değil mi, o yüzden onların yaptığında bir sorun yok diyen oldu.
-         Bu forumların Venezuela Chavista hareketinden ders çıkarması ve bir şeyler öğrenmesi önerisi geldi. Bizim hareketimizin de yerelci, kozmopolit ve kucaklayıcı olması gerekir. Toplumsal muhalefetin kucaklayıcı olması önerildi.
-       Günlük siyasete, dünya siyasetine daha çok değinmeliyiz denildi.
-         Esparkta toplanan forumun Lice desteğine tepki olarak ayrıldıkları söylendi. Ordaki forumla iletişime geçerek Lice meselesiyle ilgili problemi konuşarak çözüme kavuşturmamız gerektiği söylendi.
-         Licedeki can ile buradaki can arasında hiçbir fark yoktur, ikisi de devletin katliamıdır. Lice olaylarına daha çok tepki vermeliyiz özellikle forumun gündemi daha fazla Lice’ye çekilmeli dendi.
-         Espark forumunun ayrılmasının asıl sebebinin Kürtçe sloganlar atılması olduğu söylendi. ‘’Mutafa Kemal’in  askerleriyiz’’ sloganına tepki gelmemeli, ben bilmediğim bir dilde slogan atmak istemiyorum dendi. Bu konuda karşılıklı atışmalara dönmemesi adına forum yöneticisi tarafından herkesin konuşmasının saygıyla dinlenmesi gereği hatırlatıldı.
-         Sloganın bilmediğin bir dilde mi atılmış olmasına yoksa Kürtçe olmasına mı karşısınız sorusuna bilmediğim bir dil cevabı geldi. Nasıl Brezilya bize Türkçe destek verdiyse bizde Lice’ye Kürtçe destek verdik dendi.
-         Medeni Yıldırım’ı öldüren ideoloji, Kürtçe’ye olan tepki ile aynıdır. Kürtçe slogan da atılmalı, Mustafa Kemal ile ilgili slogan da atılmalı. İstiklal Marşı okunduğunda ayağa kalkmadığı için tepki yiyen insanlar oldu. Her dilde her slogan eşit şekilde atılmalı dendi.
-         Mustafa Kemal bu devleti Türk gençliğine bıraktı. Halk Atatürk olduğu için eylemlere daha çok destek verdi. Atatürk militarist değildir. Emperyalizme karşı dünyada ilk kez savaş vermiştir dendi.
-         Forumların arttırılması çok önemli. Siyaset yapmak zorundayız ve örgütlenmekten korkmamalıyız. İstanbul’da yapılan forumlardan ders çıkarmalıyız. Yapılan eylemleri yaymalıyız. Antikapitalistleri de İslamcıları da ulusalcıları da dahil etmeliyiz. Herkesle konuşmalı birlik olmalıyız.
-        Burada herkes aynı ideolojiye ve fikre sahip değil bu nedenle ne istiyoruzu değil ne istemiyoruzu konuşmalıyız. Bir yerlere saplanmadan daha yumuşak söylemlerle herkesi eylemlere dahil etmeliyiz. Ortak amacımız şiddete karşı olmak olmalıdır.
-         Madem Kürtçe slogan atıyoruz o zaman Çerkezce de Lazca da.. v.b. her topluluğa hitap eden sloganlar atalım. Herkes istediği sloganı tepki yemeden, lafı kesilmeden atabilsin, megafondan da ortak sloganları atalım önerisi geldi. 
-         Kendini herhangi bir gruba dahil etmek istemeyenler ise kendi gruplarını kursunlar ve temsilciler kuruluna birer temsilci göndersinler onlar da kendi etkinliklerini kendileri düzenlesinler.
-         Erzurumlu arkadaş “Doğudan görünen kısmını" anlattı, ilk etapta çevreci, romantik görünen gezi direnişi başta ciddi destek gördü ama medya manipüle etti. Bir alıntı yaparak “Siyasetçileri öldürün, bütün halklar kardeştir” sözünü aktardı. Ben ilk “Batı’ya” geldiğimde çocuktum, Kürt müsün Türk müsün dediklerinde şaşırdım, böyle bir ayrım olduğunun farkında değildim" dedi, hareket hiçbir ideolojiye mal edilmemeli dedi.
-         İnternet radyosu yapan bi arkadaş gözlem aktardı. “Hitabetimiz güçlü olmayabilir ama dinlemeyi bilmiyoruz gibi geliyor bana dedi. Dikkatli dinleyelim, yanlış anlamayalım dedi.  Etnik köken ayrımı/kavgası var gibi görünüyor, biz Türk değil Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yaşıyoruz, Akp karşıtı direnişteyiz, ayrışmayalım, farklı sloganlar atılsın önemli değil. Ortak kaygımız mutlu, huzurlu, barışçıl yaşamak en nihayetinde" dendi.
-         Direniş sürecinde Lice’de saldırı oldu, asker, polis kurşun sıktı, bu devletin direnişi bölmek için yaptığı provokasyonudur dendi. Kürtlere sıkılmış kurşun, Gezi direnişine de, örgütlenmeye de karşı sıkılmış kurşundur. “Askeri yada polisi iterseniz o da sizi iter, ama elinizde silah olmadığı için geri çekilin ki onlar da yere düşsün" (Sırbistan direnişinden alıntı yapıldı. ) Yalnız demokrasi istemiyoruz, Biz Kürtleri sahiplenmezsek, Alevileri sahiplenmezsek, biz zaten onlar değilsek olmaz bu iş" dendi.
-         "Olaya Akp olarak bakmayalım. Akp kapitalist sistemin ayağıdır, biçilmiş görevini yapıyor, Akp aktördür, taşerondur” dendi. Ekonomik koşullardan bahsedildi. Amerika’da da sistemin eşitsiz olduğu, muhalefetin geliştiği ve evrensel hareketlerin birleşmesi gerektiği söylendi. 
-         Gündem, günlük gazeteler tartışılsın çok şey üretilebilir önerisi geldi. Grup işini bırakın dendi :)
-         Pazartesi saat 21:00’da yağmur yağmazsa yine etiparkta forum var. Sıkı giyinelim hava soğuk.
-         Salı, 2 temmuz Hasan Polatkan Migros önünde toplanıp cemevine yürünecek. Öncesinde Etiparkta 18:00’da toplanıp hazırlık yapılacak.
-         Forum günleri ORTAK kararla PAZAR – SALI ve CUMA olarak değiştirildi.

Eskişehir Eti Park Forum Notları (28 Haziran)


- Forum, Lice’de yapılan saldırı hakkındaki konuşmayla başladı. ”Bugün Kürt halkını öldürenle Ethem’i öldüren aynı kişidir. Toplumsal barış ve özgürlüklerin kısıtlanmaması için yürüyoruz. Hemen yürüyüş için yapılması gereken yayınları yapmalıyız. Yarın 19’da bu kadar az olmamalıyız” denildi.
- Türkiye’nin her yerinde direniş için sokağa çıkanların kendi inisiyatifleriyle çıktıkları ve plastik mermilere karşı oluşan tepkinin gerçek mermilere karşı oluşmazsa özverili olunamayacağı vurgusu yapıldı.
- Söz alan bir konuşmacı, ”Bugün çok üzüldüm. İnsanların düşüncelerini onaylamıyor olabilirsiniz ama o insanlara müdahale şekli Gezi’nin bir üst kademesidir. Dil, din, ırk önemli değil. Kimsenin o insanların üzerine ateş etme hakkı yok. Biz bunu gündemde tutmalıyız. O insanların arasında kadınlar ve çocuklar vardı. O insanlara terorist diyen medya, bize terorist diyen medyayla aynı.” dedi.
- Bunun üzerine, Lice’deki saldırının turnusol kağıdı görevi yapacağı vurgulanarak, ”sayımızın azlığı ve kırgınlıklarımızın bizleri umutsuzluğa düşürmemesi lazım, duyarsızlaşıyor muyuz yoksa?” denildi.
— Saygı duruşu önerisi yapıldı— 
- 1dk.’lık saygı duruşu yapıldı ve devrim şiiri okundu.
- Yarınki mitingde yapılacak ana konuşmaya Lice’deki durumun da dahil edilmesi  önerisi yapıldı.
- Söz alan başka bir konuşmacı, ”Saygı duruşu evrensel bir şeydir. Saygı duruşunda devrim şiiri okunması ile insanların tekbir getirmesi aynı şeydir. Ben kendi adıma saygı duruşu yaparak bunu protesto ediyorum”dedi. (Konuşmacı 1 dk. sessiz durdu)
- RTE’nin son söyledikleri ve son yaptıklarından sonra özellikle daha fazla siyaset konuşulmalı. Biz, bir hükümeti bitirmeye çalışıyoruz. İnsanların fikirleri nedir bu konuda, denildi.
- Söz alan bir konuşmacı, ”Siyaset konuşabilecek bir dile sahip olmadığımı belirtmeliyim. Siyasi bir bilgim yok. Ancak, ülkemde istemediklerimi biliyorum” dedi.
- ”Biz siyasete bulaşmasak da siyaset bize bulaşıyor. Bu direniş siyasi bir içeriğe sahiptir. Önünde sonunda eşit bir ülke de yaşamayı istemek siyasi bir taleptir. Bugün bize siyaset dili olarak yansıtılan şeyi halk yabancı bulmaktadır. Jargonlarla olmasa da siyaseti konuşabiliriz. Nasıl bir kent istiyoruz? Nasıl bir halk istiyoruz? Bunları konuşabiliriz. Daha farklı alanlarda da konuşup üretebiliriz”, denildi.
- Bundan sonra  forumda, nasıl bir Türkiye, nasıl bir Dünya istiyoruz tartışmasına geçildi. Bunların ayrı başlıklar altında ve belli forum günlerinde özel olarak tartışılması gerektiği fikrine ulaşıldı. Hangi forum günlerinde olacağı ve konu başlıklarının neler olacağı bir sonraki forumda gündeme getirilip netleştirilecektir.

Sonuca bağlanmayan ve bir sonraki forumda önerisi yapılacak istekler:
- Seçim barajı
- Mahalle Komiteleri
- Forum’un başka yerlerde (mahalle, park vs.) yaygınlaştırılması
- Teknik konularda yardımcı olabilecek insanların çağırılması
Forum sonucunda alınan kararlar:
- 29.06.2013 Cumartesi akşam saat 18.00’da Etipark’ta toplanılıp Espark’a yürünecek 
- 29.06.2013 Cumartesi akşam saat 19.00’da Espark önünde miting yapılacak
- Mitingden sonra forum yapılmayacak
- Örgütlenme hakkı talebi mitingdeki ana konuşma metninde yer alacak
- 2 Temmuz Salı günü Cemevi önünde Sivas anması yapılacak
- Bir sonraki forum 30.06.2013 Pazar günü Etipark’ta yapılacak

26 Haziran 2013 Çarşamba

Eskişehir Eti Park Forum Notları (25 Haziran)


-25 Haziran’da düzenlenen yürüyüşle ilgili bazı eleştiriler yapıldı. Herkesin kendi sloganını dayatmaya çalışması insanların heyecanını kırıyor, kimse topluluğun heyecanını bozmamalı dendi. (Not:Dün bu konuşmayı yapan arkadaşımız, bu sabah kahvaltı yaptığı mekanda polis tarafından gözaltına alındı)
-Bugün daha kalabalığız, diyen bir konuşmacı, önceki günlerde de duyurduğu bir konuyu tekrarladı. İnsanları köylerde ve mahallelerde düzenledikleri gönüllü eğitim hizmeti etkinliğine dahil olmaya davet etti.
-Toplu bir şekilde kendimizi polise ihbar etme önerisi sunuldu.
-”Yıkılması planlanan Kılıçoğlu Sineması için, toplumsal belleğimizdeki yerini göstermek adına bir blog oluşturulsun. Herkes orada Kılıçoğlu Sineması ile ilgili anılarını paylaşsın” önerisi geldi. Kılıçoğlu Sineması’nda gösterilen ilk filmin, projeksiyonla dış duvarına yansıtılarak farklı bir eylem de yapılabileceği söylendi.
-Bir konuşmacı, TDK sözlüğünde “darbe” ve “çapulcu” sözcüklerinin, 2011 basımı ve daha önceki basımlardaki tanım farklarını anlattı. Hükümetin kendi çıkarlarına göre TDK’yı kullandığını savundu.
-Forumların her gün değil, sadece belirli günler yapılması önerildi. Oylamalar yapıldı. Forumların her gün devam etmesine karar verildi.
-Eskişehir direnişiyle ilgili, sosyal medyada yoğun olarak görsel talebinde bulunulduğu söylendi. Herkesten ellerindeki fotoğrafları ve videoları paylaşmaları istendi. Fotoğrafların info@direneskisehir.com adresine mail ile gönderilebileceği söylendi.
-Bir konuşmacı, “Burada meclisten geçen yasaları da konuşalım” önerisi sundu. Burada kendi siyasi görüşümüzü anlatırsak, herkesin görüşü farklı olduğu için çatışırız, ayrışırız dendi.

-Yerel seçimlere yönelik çalışmalar yapıp bu konuya yoğunlaşılması gerektiği belirtildi.

-Foruma çevre mahalleerden katılımı artırmak için sokaklara ve kahvehanelere bildiriler asılmalı dendi. Bildiriler düzyazı şeklinde değil, haklılığımızı anlatan görsellerle bezeli, kolay anlaşılır olacak.
-Bir konuşmacı, forumda her fikrin dile getirilebileceğini, en uç, en marjinal görüşlerin bile konuşulabilmesi gerektiğini, çünkü forumların birbirimizi anlamak ve kendimizi anlatmak için eşsiz bir fırsat olduğunu söyledi. Aynı konuşmacı, yerel seçimlerde öğrencilerin yoğun olarak ikamet ettiği mahallelerde öğrenci ve direnişçi muhtar adayları gösterip onları seçebileceğimizi, bunun simgesel bir protesto olacağını anlattı.
-Liseye gittiğini söyleyen bir konuşmacı, cemaatlerin okullarında etkin bir şekilde çalıştığını, bizim de kültürevleri aracılığıyla direnişi ve mücadeleyi diri tutmamız gerektiğini anlattı.
-Gezi direnişinin içinde politik tavırların da yer aldığı, fakat bütün olarak baktığımızda bu direnişin politik olmadığı söylendi. “Gezi, kalıplaşmış politik tutumların dışında, üstünde bir duruştur ve yönetenlerden şikayetçi bir halkın bütünüdür” dendi.
-Eskişehir Atatürk Stadyumu’nun yıkılması konusunda somut şeyler yapılmalı dendi. Oranın bir kent meydanına dönüştürülmesi için belediyeye müracaat edilmesi ve imza toplanması önerisi sunuldu.
-Taksim Dayanışması’nın aldığı karar uyarınca, her cumartesi Eskişehir’de de kitlesel bir yürüyüş düzenlenmesine karar verildi.

eskisehirdirenisforumu@gmail.com

25 Haziran 2013 Salı

Eskişehir Eti Park Forum Notları (24 Haziran)


-İlk yardım kursuna toplu katılım önerisi sunuldu. Bunun polis saldırılarında yardım sağlayacağı anlatıldı.
-Ethem Sarısülük’ün katilinin serbest bırakılması konusunda bir basın açıklaması önerisi sunuldu. Bugün (25 Haziran) saat 17:00’de Adliye binası önünde toplanılacak ve 18:00’de yürüyüş başlayacak.
-Emek, Şirintepe ve Gültepe mahallelerinde çocuklara yönelik eğitimler düzenlendiği, gönüllülerin destek verebileceği söylendi.
-Bingöl’deki tecavüz davasının sonucuna tepkisiz kalmamak için kitlesel bir yürüyüş önerildi. 25 Haziran saat 13:30’da İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması ve yürüyüş yapılacak.
-Bir konuşmacı, direnişin aslında çoktan kazanıldığını, en büyük kazanamın toplumsal mücadele tarihimize sınıf atlatmak olduğunu ve artık haksızlıklara kitlesel tepkiler verildiğini söyledi.
-İstanbul’da yapılan gezici serginin Eskişehir’de de yapılması önerildi.
-Eskişehir Gültepe Mahallesi’nde Sivas Katliamı ve diğer katliamlar için her yıl yürüyüşler düzenlendiği, park meclislerinin de kararlar alıp bu yürüyüşlere destek vermesi gerektiği, hatta orada da forum yapılabileceği anlatıldı.
-Bir konuşmacı, İstanbul’daki doğa ve kültür varlıklarının yok edilmesine tepki olarak başlayan bu eyleme destek vermenin önemli olduğunu, ancak Eskişehir’de de aynı şeylerin yaşandığını, kendi şehrimizin sorunlarına yabancı kalmamamız gerektiğini anlattı. Kılıçoğlu Sineması, Atatürk Lisesi gibi tarihi binaların yıkılacağını ve buna karşı çıkmamız gerektiğini söyledi.
-Forum kararı doğrultusunda oluşturulan komite başlıkları açıklandı. Herkesin istediği bir komite için çalışabileceği, eylem ve içerik üretebileceği anlatıldı. Komiteler çalışmalarını sosyal medya aracılığıyla duyuracak.www.direneskisehir.com sitesinden örgütlenecek.
eskisehirdirenisforumu@gmail.com

22 Haziran 2013 Cumartesi

Eskişehir Eti Park Forum Notları (21 Haziran)

-Forum önceki gün konuşulan konuların aktarılmasıyla başladı.


-Gözaltındaki arkadaşlarımızı, yaralananları ve hayatını kaybedenleri unutturmamak için sürekli yürüyüşler düzenlenmeli denildi.
-Forumların mahallelere yayılması önerisi geldi. İlk olarak, Gültepe gibi ılımlı görüşte mahallelerden başlanabileceği söylendi.
-Espark önünün forumlar için uygun olmadığı, oradaki kitlenin de Eti Park’a yönlendirilmesinin faydalı olacağı söylendi.
-Bingöl’deki tecavüz davasında serbest kalanlara tepki oluşturulması gerektiği anlatıldı. Kadın komiteleri kurulup tecavüz olaylarına karşı eylemler düzenlenmesi önerildi.
-Pazar günkü Anadolu Üniversitesi Mezuniyet Töreni için slogan bulunması gerektiği söylendi.
-Direnişle ilgili çalışmaların yapılacağı atölye ve gruplar kuruldu. Bu gruplar formlardan sonra ayrı ayrı biraraya gelerek kendi alanlarında içerik ve eylem üretecekler.
-Yeniköy’deki foruma yapılan saldırıdan sonra daha dikkatli olmamız gerektiği anlatıldı. Güvenlik komisyonları oluşturması fikri sunuldu.
-Gözaltına alınan bir kişi söz alıp, hukukçuların insanları hakları konusunda bilinçlendirmesi gerektiğinden bahsetti.
-İşçi sınıfı ve kürt halkının da desteğini sağlayıp daha kitlesel bir harekete dönüştürülebileceği anlatıldı.
-Tepkilerin görünürlüğünün artması için “Duran Adam” tarzı eylemlerin artması gerektiği söylendi.
-Bugün yapılan direnişle ilgili sokak tiyatrosunun birka kişi tarafından saldırıya uğradığı, sokak tiyatrolarının devam edeceği fakat güvenlik için daha kalabalık olunması gerektiği söylendi.
-Yürüyüşlerin kentin içine dahil edilmesi fikri sunuldu. El ele tutuşarak oluşturulacak bir insan zinciri eylemi yapılması önerisi geldi. Destek aldı. Bugün hayata geçirilecek.
-Parkta pano kurulması ve bu panodaki paylaşımlarla parka gelenlere direnişin anlatılabileceği söylendi. Fikir destek gördü.
-Ali İsmail Korkmaz’ın darp edildiği yere bir zincir yapılıp, içine simgesel olarak çiçekler konulabileceği fikri sunuldu.
-Maltepe Üniversitesi’nin mezuniyet törenindeki protestolardan bahsedildi. Medyanın slogan ve pankartları sansürlediği söylendi. Aynısının Eskişehir’de de yapılması gerektiği ancak medyanın sansürünü aşmanın yollarının olduğu anlatıldı. Sansürü imkansız kılmak için toz maskesi, penguen maskesi, baret takmak, penguen baskılı tişörtler giymek gibi fikirler sunuldu.
-Forumlarda toplananların bit çatı altında toplanması ve buna bir ad konulması fikri sunuldu. Fikir destek görmedi.
-Söz alan bir kişi, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganının hep bir ağızdan söylendiğini, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganında ise kendilerinin yalnız bırakıldığını söyleyip bunun nedenini sordu. Atatürk’ü arkasına almayan bir hareket başarılı olamaz dedi. Büyük bir grup fikre katılmadığını işaretlerle belirtti. Konu karşılıklı cevaplaşmaya döndü ve moderatör müdahale etti.
-Kimliklerimizi, ideolojik tavırlarımızı bu alanda bir kenara bırakıp, faşizmle nasıl başa çıkılabileceği üzerine yoğunlaşmamız gerektiği söylendi.
-Seçim barajının kaldırılmasıyla ilgili change.org sitesindeki imza kampanyasına katılınması gerektiğinden bahsedildi.
-İsmail Hakkı Tonguç’un sözleri doğrultusunda kırsala ve köylere yönelip, oradaki çocuklara Köy Enstitüleri tarzı eğitim verilebileceği anlatıldı.
-Şehrin sevilen esnaflarının, bilinen ve tanınan kişilerinin videoları çekilip direnişe destek mesajlarının yayınlanması fikri sunuldu.