Faizlobisimeloş Te 'denKurallar
hatırlatılarak bu akşamki forumumuz başladı...bu hafta genelde herzaman olduğu
gibi herşey konuşulabilir desek de özelde geçtiğimiz hafta bayram tatilindeki
yoğunluktan dolayıbiz yaşayanları oldukça olumsuz etkileyen turizm
konumuz...1-park forumlarının yaş ortalamasının yüksek olması ilk gündem
konumuz...gençlik niçin az katılıyor forumlara...acaba bizler kendimizi
sorgulamalımıyız bu manada...acaba çocuklarımızla iyi arkadaş olabildik mi...bu
konuda kendimizi sorguluyor muyuz...y kuşağıyla aramızdaki fark özellikle işin
içine teknoloji de girdiği içinaçıldı mı...bunu gezi bağlamında
sorguladığımızda herkesin deneyimlediği şu...birinci gün aman oğlum kızım gitme
ikinci gün git ama geride dur...üçüncü gün al limonun suyunbunları da
arkadaşlarınla paylaş...dördüncü gün ben de seninle geliyorum...bizler 80
olaylarını yaşayan kuşak olarak biraz tedirgindik...burada da 80
olaylarındaaktif rol alan birinin yazısı aklıma geldi...taksim e çıktığımda
başlangıçta gözüm hep çatılarda diyordu...nereden bir silah atılacak hangisiyle
kim vurduya gideceğizdiee...iki gün böyle korkarak eylemlere katıldım ama
sonrasında korku duvarını aştım ve beni artık kimse içeriye sokamaz...y kuşağı
bu kuşağın çocukları aynı zamanda...ancak sorunları bizlerin onların
yaşlarındayken karşı karşıya olduğumuz sorunlardan çok daha fazla...kimi zaman
ne yapacaklarını da bilmez durumdalar...gençliğe böyledurumlarda yardımcı
olmamız gerekiyor...burada bu kuşağın evet problemleri bizim kuşaktan çok daha
fazla en azından çevre problemleri bizim zamanımızdan çok daha
fazla...küreselleşmenin hem avantajını hem de çok ciddi anlamda dezavantajını
yaşıyorlar...ancak onların bizim kuşaktan en büyük farkı bizim kuşağın farklılaşması
bireyselrekabet ve öne çıkmayla olurken dolayısıyla bu zamanla yalnızlaşmayı
getirirken onlar herşeyi birlikte yapmaktan hoşlanıyorlar dolayısıyla
problemleri de hep birlikteçözüyorlar bunu yaparken de bizim kuşaktan çok daha
etkin ve yetkin bir şekilde mizahla yapıyorlar...son cümleler yazarın
notlarıdır...2-turizme gelince...bu sadece ayv ın sorunu değil...bütün tatil
beldelerinin özellikle şeker bayramında yaşadığı bir problem...bu dönemde
kentlerden tatil beldelerinebüyük bir akın oluyor...bizler bu süreçte onların
hayatlarını kolaylaştırmak için ne yapabiliriz diye düşünmeliyiz...3-turizm
olgusunu kapitalist ideolojiler bağlamında ele aldığımızda bu sektörün rantı ve
karı ençok hedef aln bir sektör olduğunu görüyoruz...turizmin ülkemizde kitlesel
olarakyapılmaya başlandığı 60 ların başlarında ne yazık ki lötü politikalar
sonucunda kıyılarımızı betonlaşmaya açtık ve hatta boğduk...turizm deyince hep
de bu büyük ölçekliyatırımlar ve kitlesel turizm geliyor akla...bu bağlamda
düşünüldüğü takdirde de merkezi ya da yerel yönetimlerin işidir denilebilir
ancak işe böyle bakmamalıyız...o zaman bu sektörü de kapitalistlerin eline
bırakmış oluyoruz...başlangıç olarak turist değil gezgin demekle
başlıyabiliriz...doğayı koruyan daha küçük yaşam alanlarındagerçekleştirilebilen
alternatif turizme yönelmek gerekir...bir örnek vermek istiyorum...kostarika
turizm bütçesinin üçte biri kuş gözleminden sağlanmakta...abd denkuş
meraklılarının kuş gözlemi yapmasından elde ediliyor bu gelir...biz de kültür
yayla ekoturizmi savunmalıyız...ayv bağlamında gezgine ayv a sadece deniz için
değilki aslında ayv side antalya didim kuşadası hatta altınoluk ören le bile
kıyaslandığında tam anlamıyla deniz ihtiyacına cevap verebilen bir belde
değildir kültür yaylave ekoturizmin yapılabileceği de bir takım altyapı ve
oluşumlarla bu turizmi desteklemeliyiz...4-etrafımızda güzel örnekler de var
bozcaada mesela denizin yanında şarap ve bağları da değerlendirerek agro
turizme yönelmiştir...ayv da de böylr şeyler düşünülme-lidir...5-kapitalizmin
tek derdi düşük maliyet yüksek karlardır...turizm de bu manada düşük maliyet
yüksek karlılıkla kapitalizmin en sevdiği sektördür...6-5 yıldır ayv da
yaşıyorum...ayv da kamp turizmine daha fazla önem verilebileceğini
düşünüyorum...örneğin karaada da bir rüzgar gülüyle enerji eldeedilerek o ada
bir kamp alanı haline getirilebilir...7-gezginim hobim de fotoraf ank dan
geldim...kozak ı da ank dan duyarak gelmiştim...arabam yok ve o bölgeye şöyle
bir tesadüf yaşamasaydım belki şu anakadar gezemiyecektim...pazarda tereyağ
satan bir teyzeyle ahbaplık sonucunda onun aracıyla oralara gidebildim...tabiii
konukseverliği de beni çok memnun etti...böyle yerlerin tanıtımı olabilmeli ve
ulaşımı da aracı olan için de olmayan için de kolay olabilmeli...ek olarak başka
bir saptamam daha var ayv lı burayadışarıdan gelmiş olana da hatta turiste bile
biraz kendilerini yabancılaştırarak yaklaşıyor...bunu özellikle burada yaşamak
üzere göçenler daha fazla hissediyor...ayv önce hangi turizmi yapacağına karar
vermesi ve topyekün kendini bu şekilde yetiştirmesi gerekiyor...8-millet ağrı
dağına tırmanmak için kilometrelerce yol gidip bir sürü de para harcıyor dedi
biri niçin buralarda da böyle şeyler yapılmasın...9-ağrı dağına çıkmanın
bütçesi 1000 tl dir aslında dedi işi bilen bir arkadaşımız...aslında şahsım
adına ben devletten maaş alan biri olarak ayv a turist gelmesin bile
isteyebilirim...çünki zaten kısa olan sezonunda o kadar çok kapasite üstünde
insan geliyor ki yaşayanlar olarak biz bundan son derece kötü etkileniyoruz...ekşi
sözlüğe girdiğinizdeayv iiçin sonbahar kış ve ilkbahar aylarında yazılanlarla
yazın yazılanlar arasındaki inanılmaz farkları görebilirsiniz...bu kısa süre
içinde yaşanılan trafik sorunu su sorunu ve çevre kirliliğihem misafirlerimizi
hem de yaşayanları son derece olumsuz etkilemekte...10-ayv a hiç turist
gelmesin demek oldukça radikal bir yaklaşım olur...buraların alt yapısının
kaldıracağı sayıda insanın kısacık bir zaman diliminde değil dedaha uzun bir
süreye yaymak gelen misafirlerin de buradan daha hoşnut olarak ayrılmalarını
sağlamak için de esnafın eğitmek temel alt yapı problemlerini
çözmekgerekiyor...11-ayv da özellikle kışın esas olarak da gençlerde ciddi bir
işsizlik problemi var...bu sezonda turizmle birlikte bir nebze
gideriliyor...dolayısıyla turizm olmasın demekmümkün olamaz...aslında küçük ve
siyasi olarak da nispeten homojen bir yapısı olması itibariyle halkın ve veya
sivil toplum örgütlerinin yönetimde söz sahibi olmalarının çok daha kolay
olması beklenebilir...vaktiyle güzel bir şey de başlatılmıştı...kent
konseylerinde muhtarlar ve sivil toplum örgütleri temsilcileri bir fiil
bulunuphem sorunları dile getiriyor hem de bunlara projeler üretiyordu...ancak
bu üretilen projeler yerel yönetim tarafından o kadar çok kaale alınmadı ki o
kadar çok geri döndü kibu konuda birşeyler yapmak isteyen insanların da şevki
kırıldı...bütün bu sorunları konuşmaya aday çözümleri için de proje üretenleri
dinlemeye aday bir yönetim olmalı...bu aday adayları gelsinler kendilerini
anlatsınlar projelerini söylesinler...12-ayv da bir de 2.konutları için gelen
bir gurup insan var...6 ay gelen emekliler var...bunlar hangi kategoridir...bu
insanlar turist midir yoksa yerel halk mıdır...hangi kategoriye sokmak
gerekir...13-ayv da genel olarak bir altyapı sorunu var...su elektrik trafik
kaldırım...yazın gelirimiz çok güzel...yazla kışı kıyasladığımızda kışın yok
sayılır...yaz kış oturanlaresnaf biraz daha birbirimize saygılı olmalıyız
destek olmalıyız...eksklikler ve sorunların çözümüyle ilgili daha aktif
olmalıyız...belediyeye çeşit dilekçeler verebiliriz...14-son bir aydır fb
mecralarında konuşulan bir konu var...ayv lı kimdir ayv lı kime denir
diye...bununla ilgili bir örnek anlatmalıyım...köyceğizi hepimiz
biliriz...betonlaşmanın minumumda olduğu ormanı bol bir yerdir...zamanın bir
diliminde ing ler türkiye nin başka bir takım yerlerinde olduğu gibi burayı da
severler vearazi ev vs alıp buraya göçüp yerleşirler...zaman içinde köyceğiz
gölüne etraftaki yerleşimlerin lağımının aktığını görürler...bunu yerel
yönrtimlerle çözemiyeceklerinianlayınca ab fonlarını yararlanmak adına bir
proje geliştirip buraya bir arıtma yaptırmışlar...şimdi bu bölgede türkler
kaçak yapı yaparlar ing ler dilekçelerleşikayet edip bu kaçak yapılaşmayı
engellemeye çalışırlar...bu örnekten yola çıkarak bu bölgenin gerçek sahipleri
yüzyıllardır orada yaşayan türkler midir yoksasonradan göçme ing ler midir
dersiniz...şaanee bir soru ve örnek...ne yazık gerek türk olmayan yabancılar
gerekse sonradan göçme türkler ve buraların yüzyıldır sahibiolan buralaların
sahipleri arasında da bu sorun ve benzerleri çokça yaşanmakta...15-kent
meclisinin yanında süreç içerisinde mahalle meclisleri de kurulmuştur ayv
da...bu meclisler kendi içlerinde çalışmışlar kendi kendilerine yapabilecekleri
kadarınıyapmışlardır...ne zaman ki yerel yönetimin devreye girmesi gereken bir
konu olmuş yerel yönetimin konuya ilgisizliği yüzünden yapılanlar eksik
kalmıştır...dolayısıyla şevkle başlanılan çalışmalar sekteye uğramış
başlangıçtaki ateş de sönmüştür...16-bu mahalllerden biri olan fethibey
mahallesinden bir arkadaş ise bu çalışmaların yavaş yavaş da olsa kendi
mahallelerinde işlediğini ve biryerlere varıldığınısöyledi...sevinçli ve umutlu
bir gelişmedir tabiii...17-ayv sorunlarını genelden özele indirgediğimizde
sorunları dinleyen ve bunları sıraya sokup kalıcı çözümler getiren bir
yönetimle ayv ın sorunlarını çözmek o kadar dazor olmasa gerek...18-hemen hemen
her hafta konuşulan daha uygun bir mekan konuşması bir sefer daha yapıldı...bu
biraz ilk defa katılan arkadaşlar tarafından gündeme getirilmekte...cevaben şu
anda forumları yaptığımız yer öncelikle bir park...park olması gezi ruhunu
yansıtması aynı zamanda bir direniş ifade etmesi bakımından çok önemli...ek
olarakseçmenin en önemli bölümü bu parkın bulunduğu yer olan ali çetinkaya
mahallesinde...işlek bir yer ayak sayısı çok...forum olduğunu bilmeden bile
geçenlerden oturuveren olabiliyor...bu hafta 30-35 başlayıp 40-45 e
ulaştık...ayrıca 8.sini aynı yerde yapmaktayız...artık insanlar her salı burada
yapıldığını biliyorlar...ancak eski şehirde yani merkezdeyaşayan insanların da
katılımını sağlamak adına herzamanki günün harici bir günde buralarda da bir
toplaşma yapılabilir elbette...buna karşılık gürültülü bir yerve yasal
zorunluluk sebebiyle bir ses düzenimiz olamıyor...kendi seslerimizin yettiği
kadarıyla birbirimizi duymaya ve dinlemeye çalışıyoruz...yazarın notu:geçen
haftaki forum notları not alan arkadaşın olmaması bir evvelki haftanınki ise
yazarın tembelliği yüzünden bu şekile getirilememiştir...
Ayvalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayvalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ekim 2013 Çarşamba
31 Temmuz 2013 Çarşamba
Ayvalık Yunus Emre Parkı Forumu Notları (23 Temmuz)
yastığını koltuğunu matını kapan geliyor...toplaşırken bile konular belli artık suriye tabiat parkı ayrımcılık ütopya...nassınn iimisin şurda burda böölee bir yer
açıldı şunu gördün mü şuraya gittin mi deil...eyy gezi nelere kadirsin...
1-rana kolaç bugünkü forumun yöneticisi oldu...bu akşam özel bir konumuz yok dedi ve forum kurallarını yineledi...
2-dilimize dikkat etmeliyiz sertleşmeden ötekileştirmeden birleşmeye yönelik konuşmalıyız dendi...
3-şükrü arkadaşımız 27 temmuz-5 ağustos arasında yapılacak olan faaliyetle ilgili bilgi verdi...günced 10 yıldan fazla faaliyet gösteren stk...gezi de de masası vardı...
şimdi de bileşenlerle irtibat halinde...gençler kazdağları için buraya gelmek istedi ve böyle bir org yapıldı...27 temmuz-5 ağustos arasında 700 kişi gelicek...
zeytinli de çadır kuracaklar...bölgeden de çanakkale-b.esir baroları ayvalık tabiat parkı flatformu madra dağı platformu kazdağları platformu ve bir takım çevre
dernekleri de bu toplaşmaya destek veriyorlar...gümced in org uyla da 3 ağustos ta bir kol altınoluk dan bir kol da altınova dan başlayıp zeytinli de birleşilen
bir de yürüyüş var...ayrıca tarihi henüz belli olmayan da ilgili tarih aralığında bir konser...
4-aysel hn da 27 temmuz da çamcı köyünde yapılacak olan panel ve konser duyurusunu yaptı...
5-murat umar bey den forumların güzel resimleri istendi...
6-gönül yolunda yapılacak peyzaj çalışmalarıyla ilgili belediyenin sitesindeki bir bilgi aktarıldı...geçen hafta bu konuyla ilgili esas ihtiyaç yerine peyzaj
çalışmalarına bu kaynak niçin aktarılır diee belediye tepki çekmişti...siteye göre ilgili çalışmanın için de menfezin de yapımı var projesi tamam imiş...görecez herhal...
7-1900 lerdeki fotoğraflara bakıldığında oranın sığlık olduğu gözüküyor...menfez da olsa iç denizin sorununu bunun çözeceğini sanmıyorum...ancak kanallar yapıldı
kanalizasyon denize akmıyor...
8-en doğrusu orayı bir köprüyle bağlayıp yükseltmek dedi biri de...
9-ayv kipa nın orası da 4 senede neredeyse alt yapısız bir şehire dönüştü...o bölgede plansız bir yapılaşma var...oraya da kafa yormamız lazım...
10-iç deniz o kadar pis ki sakın çocuklarınızı bu denize sokmayın dedi şükrü eroğlu...çamlık paşalimanı oralarda da denize girmeyin...ben girmem vallaa...ayrıca eklemeliyim ki bunun kesin çaresi olmadığı takdirde 2-3 sene içinde ayv merkez deniz kıyısında o resimlere konu olmuş güzelim alanlarda oturmak denize paralel cadde üzerindeki evlerde de yaşamak pek mümkün olamıyacak...
11-aslında bugünkü forumun en önemli gündem maddesini k.köy belediyesinin 12 bilim insanına yazdırıp çizdirdiği kanal ve port projesi oluşturdu...projenin sadece yazdırılıp çizdirilme ve tartışmaya açılma aşamasında olduğunu belirtmek lazım öncelikle...ancak bunun belediyenin talebiyle de yapıldığını eklemek lazım...
henüz adımları atılmış deil...proje sarımsaklı dan murat reis e kanallar açılıp bu tarafta da gönül yolunun hem menfez arttırma hem de köprü yapımıyla iç denizin kurtarılmasına yönelik...buna ek olarak sarımsaklı tarafında bir alaçatı port benzeri bir yapılaşmanın olabileceği de var...ilgili panellere alaçatı port un yapım şirketi yetkilileri de katılmış...ancak bu toplantılara katılan arkadaşların anlatımlarıyla bu kanalların açılması akabinde rüzgarın da etkisiyle kumun nasıl geçeceği ve veya sarımsaklı plajlarının kumunun iç denize akıp akmayacağı konusu muallak...tabiii projenin anlamı bu minvalde gerçekleşip sarımsaklı plajlarının bu kanallar kanalıyla iç denize dolması dolayısıyla plajların yok olması demekse bu bir doğa katliamı olacaktır buna bir itirazı olacak biri yoktur sanırsam...ek olarak kanalkent projesi 150.000 kişinin yaşayacağı bir proje olarak lanse ediliyor olsa da sonuç olarak betonu destekleyen bir projedir...etrafımızda yeterince beton var...bknz alaçatı port projesi...tam bu bölge yani muratreisdeki sulak alan kuşların da çokca olduğu bir alandı...şu anda orası çok ciddi bir moloz biriktirme alanı olmuş...
12-buradan yola çıkarak osman şengül günümüzde şehirciliğin bir rant kapısı haline geldiğini söyledi...3. köprü ist a açılması planlanan yeni bir kanal bunların tamamı yeni rantlar yaratmak için...bunun için yeni kanunlar yeni yönetmelikler yaratılıyor...meralar dahil bir takım insanlar tarafından kiralanabilecek...k.köy de amaç bu bir rant kapısı yaratmak...uygar insan doğaya ve insana dikkat eden sürdürülebilir bir ekoloji yanında olan ve onun için çalışan insandır...naçizane görüşüm çevre konusunun ağırlıkla üstünde durmaktır...
13-yine kanalkent projesinden yola çıkarak burada bile beton odaklı bir yaklaşım var...ama artık beton artı insanı temel alan yaklaşımlar bitti...kıt kaynakların tc tüketimiyle devam etmesi için bir buçuk dünya lazım...bunu abd tüketimine endekslersek 5 dünya lazım...dolayısıyla bu temelli politikalarla hiçbiryere varılamayacağı artık sadece işleri bu olan ya da gündemi ekoloji olan insanlar haricindeki normal insanlar tarafından da farkedilmeye başlandı ve özellikle geziden sonra gündeme sıkça taşınıyor...amiyane tabirle maymun gözünü açtı...
14-konu yine aynı ne zaman belediyeleri refah ve ak partiye kaptırdık...o gün itibariyle betonlaşmanın ve hunharca rant kapıları açmanın önü açıldı...bugün ise yok artık bu kadarı da olmaz yetmedi mi denilecek noktalardayız...suyumuz madenlerimiz yeşil kalmış üç beş ağacımız meralarımız dağlarımız hepsi rant aracı...burada bir parantez açıp karaburun yarımadasınındaki reslerin bölgeyi ve ahalisini ne hale getirdiğiyle ilgili bugünlerde çıkan yazıları da okumanızı dilerim...bu yazarın notudur...
bu bağlamda ayv ın bir sit alanı olması bölgeyi biraz kurtardı...sistem şöyle işliyor...dielim altınova da tarlalarınız var bir de şaanesinden belediye başkan adayınız...
uğraştınız çalıştınız maddi manevi destek oldunuz başkanı da seçtirdiniz...başkan göreve başladı ilk iş o tarlaları imara açmak verelim 3-5-7 kat demek...yetmedi öbürü yetmedi diğeri...yetmedi 2b...aslında anayasaya göre imara açılan bölgenin gelirlerini ya da kendisini köylüye aktarmak gerekiyor...ama çözümü var bir yönetmelik %90 toki %3 vakıflar bakiye köylüye...bu kanun bugüne kadar anayasa mahkemesinden döndü...ama osman pepe ne diyor orman vasfını yitirmiş arazileri eğer toplumsal yarar varsa toki istediği orman arazisinden çıkaracak...boşuna deil beykoz daki yangınlar...allahtan bu toplum yararına lafı var...böleee hiçbir girişim desteklenmeyecek aksine ciddi mualefet edilecek ki en azından bir yerden tutturulmaya çalışılacak...
15-bu bağlamda karşı durabileceğimiz ufak da olsa bir takım yollar var...bu çed sürecidir...ve bir takım mahkeme süreçleri...bu konuyu konuştuğumuzda kemer için bir hes ihtimali vardı köylüler çed sürecini bile istemediler direndiler ve o bölgedeki hes ihtimali şimdilik yürürlükten kalktı...diren çıralı...kıssadan hisse uyanık olmak zorundayız...bu anlamda çok işimiz var ve ayv tabiat platformunda çalışacak duyarlı insanlara ihtiyacımız var...sizleri bizlere destek vermeye davet ediyorum...
16-bu yüzyılın bu bölümündeki sorunumuz adı kapitalizm olan bir hastamızın olması...buna bir alternatif sunmalıyız...aslında dünyada globalleşmenin sonunun geldiği bugünün konusu deil son 10-15 senedir dünya ekonomi vs hakkında birtakım forcastler yapan aklı evvel abiler zaten bu yaşayacaklarımızı öngörüp alternatifleri hakkında görüş bildirmeye başladılar...burada biz normal insanlar olarak kafalarımızı bu globalleşme herşeyin paraya kara endekslendiği daa çok ev daa çok cip fikirlerinden kurtarıp nasıl bölgesel ve basit hayatlar yaşarıza çalıştırmamız gerekiyor...bu maddenin bir kısmı da yazarın notudur...
17-gezi parkıyla birlikte malum kanun taslağı geri çekildi...ancak ilk boş anımızda hemen tekrar gündeme gelecektir...1.derece sit alanlarına bacalı fabrika bile kurarlar bunlar...o yüzden çok tetik olmalıyız...res ler devam ediyor...ekoloji konuşan hiç kimse res e karşı olamaz çünki rüzgar enerjisi yenilenebilir bir enerji türüdür ve desteklenmesi gerekir...biz yerlerine karşıyız...bknz karaburun daki adını hatırlamadığım bir köyün sanırsam radikal de çıkan res sonucunda ne hale geldikleri yazısı
18-evet çevre de önemli ancak başka sorunlarımız da var suriye çözüm süreci seçimler yaşam alanlarımız vs...biz sustuğumuz zaman hökömet at koşturuyor...o yüzden her şekil ve şartta direnmeye devam etmeliyiz...
19-ilk defa katıldım dedi bir genç arkadaş...bir sürü tutuklama oldu...en iyi arkadaşlarımdan biri ali tombul hastanede...biraz da bunları konuşmalıyız dedi...
20-özgür arkadaşımız bu toplantıların devamlılığından dem vurdu...herşeyi konuşmalıyız...hem de her mecrada...demokratik yaşamımıza bu şekilde devam etmeliyiz...
yaşam alanlarımızdaki tüm olumsuzlukları dile getirmeliyiz konuyla ilgili her kimse onları uyarmalıyız...eğer biz konuşmazsak muhtarından yerel yönetime her birim ben yaptım oldu diebilir...çevre işsizlik ya da ekonomik diğer problemlerden bağımsız deil...çevreyi alt üst eden projelerin toplum tarafından kabul görüp başarılı olması bu projelerin dağıttığı umutla doğru orantılı...küçük istihdam projelerini konuşmalıyız burada...bu mecraları diri tutalım konuşmaya tartışmaya devam edelim...mutlaka işe yarar şeyler çıkacaktır...bir zamanlar bir kent konseyimiz vardı başkan dinliyordu...insanlar konuştukça herkeş ayağını denk oluyordu...en azından burayı diri tutmalıyız...
21-son olarak ses düzeni yer ve forumun günüyle ilgili bir takım görüşmeler yapıldı...şimdilik aynı yerde zamanda devam etmeye karar verildi...ama ses düzeninin mutlaka olması gerektiği de vurgulandı...
bu akşam da 120-150 kişiyi bulduk...
22 Temmuz 2013 Pazartesi
Ayvalık Park Forumu Notları (16 Temmuz)
İrem' den ;
ne yapıyorsanız hepsini sevdik...biz de kendi çapımızda takip ediyoruz...3.forumumuz yeryüzü sofrasıyla başladı bu akşam...k.köy belediye bşk nımız da aramızdaydı...hepimize boşnak böreği ve ayram ikram etti...kesesine bereket..bu gece 150 ile başladık forum ortalarına doğru sayı 200 ü geçti...başarılı inşallah daha da çoğalacağız...
forumları haftada ikiye çıkaralım diye bir öneri var...2.nin mahallelerde olması gerektiği de bu öneriye eklendi...forumlar salı-perşembe olarak ikiye çıktı yer yine yunus emre parkı...bu akşam hayat tv nin çekimi de var aynı zamanda...haber özel programında 20 dk sı yayınlanacak...hayırlara vesile olsun...
bu akşam moderatörümüz erol bey...konumuz çevre...moderatör forum kurallarını yineledi...
1-bir arkadaşımız forum günlerinde beldemizin yayın yapan belediye hoparlöründen anons yapılmasını önerdi...toplantı yasal olmadığı için anonsunun da olamıyacağı söylendi...zaten sivil ya da diğer polislerimiz bizleri hiç yalnız bırakmıyorlar sağolsunlar...
2-ilk sözü beldemize misafir gelen ist. göztepe parkı platformu üyesi akın gürgün aldı...geleneklerine binayen forumumuza güzel bir bayrak hediye etti...sağolsun...günün ayv ı da ilgilendiren gündemiyle forumu açmış oldu...sarımsaklı daki mit kampının yandaşlara peşkeş çekilmeye çalışıldığı söylentisine dikkat çekmek istedim dedi...ek olarak genel gündem olan silivri tutuklularının serbest bırakılması için yargıçların anayasa mahkemesi kararlarına hemen uyması gerektiğini de vurguladı...silivri devamlı gündemimiz zaten...her duruşmaya ayv dan da katılım büyük oluyor...diğer gündemle ilgili de küçükköy belediye bşk mesut bşk gündem dışı söz aldı...
3-mesut bşk aslında sadece sizlerle birlikte olmak istedim bu akşam dedi...ancak konu bizim konumuz biraz bilgi vermem gerektiği için söz alıyorum...mit kampı sarımsaklı nın konumu en güzel yeri...herkeş gibi duyumlarımız var ancak araştırmamıza rağmen biz de kesin bir bilgi alamadıklarını söyledi...b.esir chp milletvekilinin bir soru önergesi var...ona cevap beklemekteyiz dedi...alan tabiat parkı 1.derece sit alanı kıyı kenar hemen hepsini içeriyor...dolayısıyla satılıyor olsa bile inşaat yapılma ihtimali yok diye ekledi...ancak malum herbişeye bir torba kılıfı yaratabiliyor bu hökömet...bu koşul gerçekleşirse toplumsal desteğe ihtiyacımız olacak diye de ekledi...diren sarımsaklı...elimizden geleni yaparız evelallah...artık pim yerinden çıktı korku eşiği aşıldı nasıl olsa...
4-erhan arkadaşımız söz alarak konuyu çevreye döndürdü...konuyla ilgili bir hayli sayısal bilgi verdi...sayılarla ilgili not almada dolayısıyla buraya aktarımda bir takım eksiklikler olabilir şimdiden affola...şahane bir akşamda çok güzel bir havada iftarımızı açtık dedi...buna klimatik konfor deniyor...ancak ne yazık bozulacak dedi...bölgemiz inanılmaz bir talana maruz kalıyor...üstelik sıradakilerle birleşince bunun hiçbirşey olduğunu zaman içinde göreceğiz...munzır-rize- artvin-madra talan üç şekilde oluyor...madencilik-hes-res... madencilik altın-diğer madenler ve taş ocakları olarak tezahür ediyor...tüm bu operasyondan 750 000 kişi etkileniyor...balya da artık ağaç yaşamıyor...balya nüfusu şu anda sadece 1500...kozak da 170 taş ocağı var...bölgenin en önemli tarımsal kaynağı olan fıstığın rekoltesi de kalitesi de günden güne azalıyor...res le dağların zirvelerine rüzgar gülleri koymaya çalışıyorlar bu daha çok asfalt daha çok betonlaşma bölgedeki ağaçların kesilmesi ek olarak oradaki endemik türlerin tehlikeye girmesi demek...kazdağı köknarı şimdiden tehlikede...gezi ruhuyla birlikte bir avuç çevrecinin devamlı gündeminde olan bu mevzuular hepimizin gündemi haline geldi...bütün bunlar hepimizin çocuklarımızın geleceği bunlar için savaşmalıyız diye ekledi...
5-ayv tabiat platformu dönem sözcüsü şükrü arkadaşımız erhan kardeşimizi tamalayan başka bilgiler de verdi...ayv çevre platformu konuya hakim...körfez ve ayv ın en önemli sorunu maden sorunu...maalesef karahayıt ve ovacık da valinin de yardımıyla bilfer madencilik köylüyü kandırarak meralarını aldı ve aramalara başladı...biz maden aranmasın demiyoruz ancak bunun en zarara sebep olalacak yöntemlerle olmasını istiyoruz diye ekledi...ilgili firma galeri ve traşlama yöntemlerinden daha ucuz maliyetli ancak daha çok çevreye zarar veren traşlama yöntemini seçti ne yazık...bu bölge madra barajının su havzası...kullanılan siyanür vs de eklenince ayv ın madra nehrinden altınova ya gelen suyunun çok da uzun olmayan bir zaman diliminde tükeneceğini söylemek için kahin olmaz gerekmez diee ekledi...bu konuda açılmış ve devam eden birden fazla dava vardır...hes ler mıhlı çayında 3 e çıktı...şahin kanyonun da bir tane var...biz sürdürülebilir enerjiye tamamen tarafız ancak res sektörünü elinde tutanlar karın en kolay ve en ucuz şeklini savunanlar...doğa onları ilgilendirmiyor...amaçlarına en ucuz ve en kolay nasıl ulaşırlarsa o yolu seçerek ilerliyorlar...kazdağı zirvesi ve cunda...cunda da res lerin yapılmasını istedikleri yer tabiat parkının yani 30 un üstünde çok özel türü barıdıran bir biosfer alanı...dava açtık ve kazandık...talanın ucundan dönüldü...
6-ayv iç denizinin kirliliği bir başka sorun...ayv tüm kanalizasyonunu arıtmasız sadece parçalayarak 5-6 noktadan bu iç denize veriyor...oysa burada balıkların üremesini engelleyen balık avlama yöntemleri yapılmadığı için burası bir sürü balık türünün aynı zamanda üreme alanı...bu kirlilik bunları da bitiriyor...bu konuda direndik ve arıtma tesisi yapılmaya başlandı...ancak bu da yeterli değil...en kısa zamanda son derece yetersiz olan gönül yolundaki menfezlerin çoğaltılması gerekiyor...belediyenin kaynak yaratarak ilgili yolda peyzaj çalışmaları yapacağı bölgesel bir yayın kuruluşuna yansıdığı bu günlerde talebimiz olsa olsa bu kaynağın çok daha elzem bu konuya aktarılması gerektiğidir...
7-kuş yolları açısından da ayv çok önemli...470 tane göçmen kuşun 240 ı ayv a geliyor...bunun sebebi deniz ve sulak alanlar...sulak alanların kuruması bu kuşların da geleceğini tehlike altına almakta...ek olarak ayv içindeki görüntü ve gürültü kirliliği hepimizin gündelik yaşantısının bir parçası ve devamlı şikayet ettiği şeyler...
8-çevre sorununu yaratan da siyasi erk...dolayısıyla bizim esas sorunumuz siyasi...nasıl ki kadına uygulanan şiddet de siyasi tüm kurumların sivil toplum örgütlerinin tek tek yetki ve sorumluluklarının ellerinden alınması da siyasi...bizim işimiz şu esnada bu hareketten nasıl doğru sonuç çıkarırız...bu iş sanatsız olmaz...bu bağlamda devlet opera ve balesini unutamayız...ölen gencecik çocuklarımızın acısını ne kadar da paylaşsak kar etmez...
9-piraye bayman bir ayv lı çevreye duyarlı biri olarak 10 yıldır çalışmalarımı gönüllü olarak ayv da sürdürmekteyim...ayvalık tabiat platformu uzuncadır ayv ın karşı karşıya olduğu çevre problemleriyle uğraşmakta ve çaba sarfetmekte...ancak sayı olarak da uğraşı olarak da çok fazla problemle karşı karşıyayız...hergün çok ciddi ve mücadele edilmesi gereken başka birşey çıkıyor...insana ihtiyacımız...bu duyarlılığı hisseden tüm arkadaşlarımızı bu platformda çalışmaya çalışıyorum...
10-deniz arkadaşımız konumuz bugün çevre ama bugün ayv ın bazı problemlerine çözüm önerileri sunmak istiyorum...araya serpme yapabiliriz sanırım dedi...
-ayv hedefi kültür turizmini geliştirmek olmalı
-bu bağlamda ayv kültür faaliyetleri danışma kurulu kurulmalı
-ayv içindeki tüm tarihi camii,kilise ve manastırlarının restorasyonu yapılıp müze olarak turizme kazandırılması...
-deniz ve güneş turizminden de vazgeçmemeliyiz ancak kısıtlı kaynak kültür için harcanmalı...
-ayvalık da yürütülen faaliyetlerin afiş ve tanıtımların serbestçe ve ücretsiz asılabileceği bir pano hazırlanması...
-ayv turistik ve kültürel olarak anlatacak güçlü bir internet sitesinin hazırlanması...
-ist-ayv arası araba taşıyan feribot seferlerinin başlatılması...
-edremit havaalanı ayv arasında uçak seferlerine uygun otobüs seferleri-servislerin konulması...
-ayv kent kültürü müzesinin açılması...
-ayv a göç edenlerin yerleşik halkla uyumunun sağlanması ihtiyaçlarının giderilmesi...
-ayv ın ürünlerinin pazarlanabileceği birtakım fuarların org edilmesi gerekiyor...emlak fuarı-antika fuarı-yeme içme kültürü fuarı-zeytin fuarı gibi...
-ayvalık tur ve turizmin çekim alanı haline getirilmesi...
-amatör spor faaliyetlerinin özendirilmesi ve yeni spor tesislerinin yapılması...ayv doğa ve iklim şartlarına uygun sporların belirlenmesi...
-ayv da bölgenin ihtiyaçlarına ziraat turizm gibi bir takım fakültelerin açılmasını sağlamak...
-çamlık-ayv arasında tekne seferlerinin yapılması...
11-26 mayıs-16 haziran arasında yıllık iznim esnasında gezi parkı direnişinin içindeydim...işe feri döndüğümde işimden atıldığımı gördüm...5 yaşındaki kızımla birlikte burada yaşayan ailemin yanına geldim...çöp yığınlarının fotolarını çekiyorum...ist de de forumda bulundum...bize ilk olarak kentsel dönüşümün topluma nasıl zarar verdiğini anlatan bir film olan ekinomalisi gösterdiler...bunun burada da gösterilmesi lazım...bu forumu değişik yerlerde yaparsak daha iyi olur...
12-aysel namlı ayv daki trafik ve özellikle motor kazalarından bahis etti...sürekli ölümlü trafik kazaları olmaktadır...bunları önlememiz gerekiyor...motora çoluk çocuk 3-4 er kişi olarak binilmeyeceğini anlatmak için bir yol bulmalıyız...
13-perihan hn da cuma saat 21.30 da gezi den evvel ist hayali şehri oyununun duyurusunu yaptı...
14-8 temmuzda tutuklanan bayrak satıcısı mustafa ali tombul la birlikte 8 kişinin serbest bırakıldığı haberini vererek bizi güncelledi turgut arkadaşımız...arkasından lice de vurulan medeni yıldırım ın lys den 318 puan aldığı ortaya çıktı...ne yazık istese de üniversiteye gidemiyecek...lice kurulan medeni yıldırım kütüphanesine gelin kitap gönderelim dedi ve bir kampanya başlattı...
15-nebahat hn yukarıda birleştirdiğim iç deniz kirliliğine ek olarak özellikle kıyıda bulunan teknelerin sabah ve akşam kalkma ve yanaşma zamanlarında çok ciddi bir gürültü kirliliğine sebep olduklarını ve bunun liman koruma konuna göre yasak olduğunu da belirtti...bu kirlilikten liman bşk lığı ve kaymakamlığın bizzat sorumlu olduğunu söyledi...
16-ömer bey madenler içinde en kötüsünün altın olduğunu çünki arama esnasında siyanür kullanıldığını ve bunun da doğaya çok zarar verdiğini söyliyerek gelin en azından ziynet eşyası kullanımında altın yerine gümüşe geçelim...altın tüketimini minumuma düşürelim...
17-emine boyner ise çevre ile ilgili konulara sadece siyasi tarafından bakmayıp bireysel olarak da yapabileceklerimizle ilgili çaba sarfetmeliyiz...kendi bostanlarımızı yapabiliriz...varolan çöpü ne yapacağımızı konuşmanın yanıda nasıl daha az çöp tüketebilirizle ilgili kafa yorup bununla ilgili toplum bilincini nasıl oluşturabilirizi de konuşmalıyız...böylelikle bireysel zararımızı minumuma indirebiliriz..
18-gülseren hn yurt dışında yaşayan yazları buraya gelen bir vatandaşımız...avrupa da bize nasıl bilinçli birer vatandaş olmamız gerektiği öğretilmekte...suyu israf etmemiz çöpleri nasıl ayrıştırmamız çöpün aslında bir servet olduğu öğretilir...buradan yola çıkaraksuyu kullanırken her ferdin bunun ne kadar bir kıt kaynak olduğu bilincinin her vatandaşın öğrenmesi uygulaması gerektiğini vurguladı...
19-bu mevzuu niyeyse konuya siyasal açıdan bakan arkadaşlar tarafından pek rağbet görmedi...siyasal erk eğer kaynaklarımızın hoyratça katledilmesinden yanaysa basit vatandaşlar olarak bizlerin bahçemizi sularken eksik su kullanmamızın lafı bile olmaz dedi...her vatandaşın temiz ve kullanılabilir suyu musluklarından akar halde bulmasınının birinci vatandaşlık hakkı olduğunu vurguladı...
burada bir yazar notu eklemek zorundayım...bu konu her iki yönüyle de üstünde durulması ve asla peşinin bırakılmaması gereken bir konu...siyasi erkle mücadele edenler katılımlarını da arttırarak buna tüm güç ve kollarıyla devam etmeliler ama bu yapılrken özellikle toplum bilincinin şehirlere göre çok daha az olduğu bölgelerde ki bölgemiz de bunlardan biri bu bilinci de hem kendimize bir daha bir daha hatırlatmak bilmiyenlere de öğretmek illa bir sonraki nesillere sürdürülebilir bir yaşam bırakmak adına bizlerin görevi...zira siyasi erk tüm kıt kaynakları rant meselesi yapmasa da bunlar adı üzerinde sonuç olarak kıt kaynaklar...bizler de dünya üzerinde yaşayan sorumlu vatandaşlar olarak kıt kaynaklarımızı mümkün olduğu kadar sarf etmeden kullanmayı öğrenip öğretmeliyiz...
11 Temmuz 2013 Perşembe
Ayvalık Forumu Notları
9.07.2013
ayvalık forumu 2.si toplantı notları...
bugün ramazanın birinci günü 21.00 olan toplaşma saatimizi resmen değiştirmedik ama oruçlu olan arkadaşlarımız için başlangıç saatimizi bu akşam için biraz ileri aldık...bunu neden
düşünemedik diye hayıflanıp haftaya biz de bir yeryüzü sofrası kuralım dedik...haftaya toplaşma saatimiz 20.30 itibariyle isteyen orucunu forum alanımızda da açabilir...
bu hafta daha çoğuz yaş ortalamamız da biraz düştü...90 başladık...yaklaşık 150 bitirdik...inanıyoruz giderek çoğalacaz...
yazardan bir başlangıç notu...eksik gedikler olabilir...herkesin her dediğini tam not alamamış olabilirim isimler ifadeler bazen şaşıp sürçü lisan edilebilir...birinci forumun 12
sayfa olan notları iki katına çıkmış vaziyette...allah taksiratımı affetsin...
1-k.köy deki arkadaşlarımız da bir forum düzenlemişler...öncelikle bir arkadaşımız bunun bilgisini verdi...pazar günleri yapacaklarmış onlar...henüz kesinleşmese de
perşembe günleri de cunda adasında bir başka forum yapabiliriz dedi deniz arkadaşımız...
2-ist daki forumlara özellikle abbasağa ya katılan şükrü arkadaşımız bize forumların şekil ve kurallarıyla ilgili birtakım bilgiler verdi...kimse cevap hakkı
yaratacak birşey söylemiyor...taraftar forumları da dahil hiçbir sembol yok...din dil ırk cinsiyet mehzep etnik hiçbir ayırım yok...hiçbirşekilde ötekileştirme
de yok...alkış,konuyu değiştir,konuşmanın uzadığına dair sözlü olmayan işaretleri öğretti bizlere şükrü bey...yaş ortalamamız yüksek ancak öğrenmenin yaşı yok...
ikili konuşmalar yok...konuşma süresi 3 dk ancak bu değişebilir bunu aramızda belirliyebiliriz...
3-bu akşamki moderatörümüz ahmet bey oldu...geçen haftadan bu haftanın konusunun birleşe birleşe kazanmak olduğu bildirilmişti...e de bu birleşmeyi nasıl yapacağızla
ahmet bey konuyu açmış oldu...
4-bir beyefendi birleşmenin gücü ne kadar olumlu yönde etkilediğinden bahis etti...birleştiğimiz andan itibaren ne kadar güçlü olduğumuzdan...gücün örgütlü hale
geldiği andan itibaren de herşeye kadir olduğundan...ortadoğu da emperyalist güçler çok güçlüler çünki örgütlüler...oysa bölgedeki anti dinci anti faşist anti emperyalist
güçler birlştiği andan itibaren onlardan çok daha güçlü olabilecektir...yavaş da olsa BOP projesine karşıtlık tophumları atılmaktadır...bunun da elle tutulur şekliyle aslında biz
yapmaktayız...pazar günkü gazdanadam festivali sanatın herşeklinin olduğu büyük bir org du...bu tür org larla bu birliği ülkenin heryerine yaymalıyız...sanat birleşme
için en iyi zeminlerden birisi...
5-avukat osman aydın şahin bey sözü aldı...kendisi silivri avukatlarından aynı zamanda...akp nin laiklik karşıtı tüm hareketleri bugün başlamadı elbet dedi...2008
senesinde kapatma kararında gizlenen birşeyler var...o davadaki kapatma kararının esası cumhuriyeti yıkıcı ve laiklik karşıtı hareketlerdi...ne yazık kapatma kararı
paraya çevrildi...elbet akp nin bugünkü pervasızlığı sadece aldığı oyun çokluğundan kaynaklanmıyor sadece buna da dayanıyor...ve o günden itibaren de giderek bu
laiklik karşıtı hareketleri yaşamımızın her noktasına müdehale ederek dayatmaya başladı...bu da bize direnme hakkını getirdi doğal olarak da...evet birleşe birleşe
kazanacağız ancak bu birleşmenin şekli ne olup bunu günlük hayatımıza nasıl indirgiyeceğiz...
6-turgut arkadaşımız ki kendisi meydandaki direnişlerimizde de bizlerin direnişle ilgili güncellenmemizi sağlamıştı...dün taksim dayanışmasından 30 küsur kişinin
gözaltına alınmalarındaki hukuksuzluktan ve nasıl hedef tahtası haline geldiklerinden bahis etti...dayanışmayla bağlantılı olarak biz burada ne yapabiliriz dedi...
7-y kuşağından ist da yaşayıp buraya gelen bir kız arkadaşımız olayların başından itibaren oradaki gurubun içindeydim dedi...abbasağa parkı na da devan ediyorum diye ekledi...
abbasağa da bir avukatlar bir de dr lar masası var...her ikisinde de hem direniş esnasında çıkan hem de direniş sonrasında ihtiyacı olan herkesin sorunlarına
ve veya sorularına cevap bulmaya çalışıyorlar dedi...burada da böyle masalar kurulmalı diye ekledi...
8-burada yaşayan bir arkadaşımız memlekette de bu iş için gönüllü olarak çalışan 17 adet avukatın olduğunu söyledi...
9-artık hiçbirşey eskisi gibi olmıyacak...evet 1 mayıs lar cumhuriyet mitingleri yapıldı bu ülkede ancak bunların hepsi birbirine çok yakın gurupların
bir araya geldiği topluluklardı gezide ise 160 a yakın birleşke var...bu memlekette bu kadar hiçbir zaman birleşilmemişti die ekledi...sanırım bundan kelli
bu memleketin tarihini geziden önce vegeziden sonra die değiştireceğiz...bunu da yazarın notu olarak ekliyorum...çevreciler ulusalcılar tüm fraksiyonlarıyla sol
antikapitalist müslümanlar aslında emperyalizm ve doğurduğu kapitalizme karşı topyekün bir birleşme...bu anda kalmamak zorunda...eğer kabuklarımızı kırmayı başarabilirsek birbirimizi
ötekileştirmeden meseleye bakarsak bu iş olur...
10-sanki bu ülkenin halkı daha iyiyi güzeli görüp bunu ısrarla savunup o yöne doğru giderken hökömet(hükümet) ve yönlendirdiği yandaşlar tam aksi yöne doğru cebren
çekiştirmeye çalışıyorlar...yok kardeşim biz birleşecez kim ne derse desin bir defa bunun tadını aldık...(bu da yazarın notudur...)
11-avukat ayla şahin 2007 de ist cumhuriyet mitinglerini org eden gurubun içindeydim dedi...o mitinglerinde düzenlenme sebebi esas itibariyle aynıydı dedi...o günün
bu günden farkı saldırının toplumun daha büyük kısımlarına yaygınlaştırılmış kentli kültürüne de saldırılmış olması ve üstüne bir de tc. nin bölünmesi gündemde...
mesele bunu nasıl ete kemiğe dönüştürüp nasıl büyütüceğimiz...taksim gezi parkına suriye ye bşk lık sistemine rte(big brother a)birer check attık...silivri de
avukatlık yapıyorum aynı zamanda...orada memleketin her köşesinin nabzını da tutuyoruz...birleşme her yerde...
12-dün akşam emine boyner de aramızdaydı...o da sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla sosyal medyada forumların yanında şehirlerde insanların karşı karşıya kaldığı
problemler de konuşuluyor...forumlarda takaslar yapıldı...tüketim ve toplum bilinciyle ilgili şeyler de konuşuldu...artık günlük hayatımızda olan ve kanıksadığımız şeyleri de konuşabiliriz
burada...kazdağları da bu forumun konusa olabilir hayvanlar da...ilk defa cins ayırımı bile olmadan birleşebildik...
13-laf lafı açıyor elbet böyle de olmalı...şimdilik çok dağınık gibi görünse de henüz 2.sini yapıyoruz bu söylemlerin hepsi yol gösterici bunları da birleştirip
ayrı başlıklarda konuşup ve veya çalışma gurupları yapacağımız günler gelecek...bu bu bağlamda yazarın notudur...
14-ayvalık tabiat parkı platformunun son dönemdeki mücadeleyle ilgili bilgi vermesini istedi biri...
15-organizatör arkadaşlardan biri bu akşamki konumuzun birleşe birleşe kazanacağız idi ama rantın saldırı olduğu bir bölgedeyiz bunu konuşmadan da edemeyiz
dedi...bu da 24 ocak kararlarıyla birlikte memleketin de küreselleşmeye adım atmasıyla başlamış bir süreçtir dedi...memleketi parsel parsel satışı o günlerde
başladı bugünlerde ise artık yamyamca bir noktaya geldi...bu da yazarın notudur...akp ile mücadelede somut bir başarı kazandıktan sonra globalleşmeye de karşı
durmalıyız...
16-ayvalık tabiat platformundan bir arkadaş ortunç davası ve ayışığı manastıryla ilgili bilgi verdi...ortunç davasında çok olumlu sonuçlar aldık...ayışığı manastırının
ise sabancı ların malikanesi olmasını değil halka açılmasını istiyoruz...yarın mahkemedeyiz diye ekledi...
17-erkan arkadaşımız yıllardır gidip bahçesinde piknik yaptığımız yere birgün aynı amaç için gittiğimizde bir güvenliğin bizi içeri almamasıyla başladı herşey diye ekledi...
yakın tarihte kazdağlarına çıktık doğu zirvesine her zaman tırmandığımız tepede rüzgar gülleri yapılmaya başlanmış seneye oraya da giremiyeceğiz...yaşamlarımızı elimizden alıyorlar...
başta çok umutlu değildim...çünki toplumumuzun galeyan toplumu olduğuna inananlardanım bunun da kolaylıkla söneceğini düşündüm...ne zaman ki günler sonra hiç etliye sütlüye
dokunmayan ablam beni ist ten arayıp ben taksim e gidiyorum dedi ben de tekrar umutlandım...bu sefer galiba olacak...(evet benim de hala umudum var)
18-özgür arkadaşımız akp nin düz duvara çarpmasının en önemli nedeninin tc yi tanımaması olduğunu söyledi...onlar zannetti ki bu halk çalışan evine de döndüğünde
de çekirdek çitleyip atv seyreder...çok yanıldılar...gezide her kesimden insan var...iyi analiz edilirse aslında bu kapitalizmin bir krizidir...artık üretip satmak para
kazandırmıyor...vandal sermaye paradan para kazanmak yoluna gidiyor...bu halka sorulursa sonucu bellidir...sistem bu krizi çözmek için baskı altına alınabilen bir toplum
yaratmak zorunda...bu manada her alanda her her yerde saldırı var...bu fabrika açmak gibi değil kamunun malını satıyor...
19-ömer bey özgür beyin fikrine katılıp ekliyor...ve ilginç bir hikaye anlatıyor...bir arkadaşım yarasalarla ilgili bir belgesel çekiyordu yarım kaldı neden biliyor-
musunuz...altın madenini işleyenler yıllardır yarasaların yuvası olan mağaraların girişlerini kapatıp yarasaları da biriketten yaptıkları yerlere taşımışlar
ne olmuş elbet yarasalar yeni yerlerine uyum sağlıyamadıkları için ölmüşler...dahası var aynı yarasalar zeytin sineğini yerlermiş...sonuç sinekler zeytin rekol
tesini düşürmüş...yaaa...ancak bugünlerde epey kuşkularım da var...bu kapitalistler çok zeki ve bilgili abilerdir...pek sessizle son dönemde...bir karşıt tavır
geliştireceklerdir elbet...bekliyorum ve endişeleniyorum...
20-ayvalık da yaşayan çöp madame yani atıkları tekrar ekonomiye sokacak ürünler yapan ve bunun için ayv da yaşayan kadınları istihdam eden arkadaşımız
meseleyi çok üstten konuştuğumuzu ve biraz daha somutlaştırarak ayv özeline indirgememiz gerektiğini söyledi...hem turizmi geliştirecek hem de bizim seveceğimiz
bisiklet şenliği gibi org lara imza atsak...ayv da yaşayan çocuklara demokrasiyi anlatacak yollar arasak ve bulsak burada toplum bilincini de yazar ekliyebilir...
21-hayvansever bir arkadaşımız gezi olaylarının birkaç ağaçla başladığını biliyoruz...bu dünyada tüm canlılarla bir arada yaşıyoruz...onları korumak kollamak da bizim görevimiz...
kışın cunda da zehirli etlerle kaç tane hayvanın katledildiğini biliyor musunuz dedi...
22-bu bağlamda çevre sorunlarının da bir forum konusu ayrı bir oturum gerektirdiği saptandı...
23-yaz tatilinde olan ve kuğulu insiyatifinden bir arkadaşımız bizim için çok kıymetli olduğunu düşündüğümüz insiyatifin bir talebini iletti...şeffaf bütçeli belediyelerin
nasıl olacağıyla ilgili de çalışmamız ve fikir üretmemeiz gerektiği...şimdilik çok ve kopuk gibi görünsede forumlarımızın esas amacı tüm taleplerimizi karşılıyacak ki bu
ihtimal başkanın programı da olacak bir başkanı konsensusla belirleyip bunu ilgili partiye diretmek ve bu programı gelecek başkanın en şeffaf şekilde yapmasını
sağlamak...
24-ekoloji artık çevre demiyoruz temel sorun...bu sermaye ne diye doğaya gözünü dikti...dünyadaki petrol rantının %50 si su rantının %5 iyle eşit...ehh petrolün de
sonunun geldiği bilindiğine göre...ayvalık da 10 yıl evveline kadar musluktan akan suyumuzu içiyorduk şimdi ise parayla aldığımız suları içmek zorundayız...
en basitinden bunun ücretsiz ve temiz olarak bize iletilmesi gerekiyor...
25-petrolün %100 ü özel şirketlere ait suyun ise şimdilik %5 i...2000 adet hes var...baraj maraj hikaye bu suları satmak istiyorlar...şu andaki hedef suları özelleştirmek
bu işin başında da danone ve coca cola var...sulara sertifika veriyorlar...işin ucu tarlanızda yetiştirdiğiniz patlıcanınızı ilgili su sertifikasına sahip değilseniz
pazara getirip satamıyacaksınız...madra barajını yaptığı andan itibaren yap işlet devretle 40 yıllığına danone ye kiralıyabilir...ya böölee işte insanın nutku tutuluyor
deil mi...ama ne oldu bolivya da ahali parasız su temin edemez duruma gelip çatılarına damacana koyup böyle su temin etmek istedi bu da yasaklandı...hükümet değişti
yeni hükümet hepsini kamulaştırdı...düşünün bu ortadoğu da olursa neler olur...
26-deniz kardeş bir toparlama konuşması yaptı arada...gezi olaylarıyla başlayan mevcut durumu korumalıyız...kazanımlarımızı kaybetmemeliyiz...bizden zorla alınanları tekrar
geri almalıyız...tc de hukuk da kalmadı...ana hedefimiz akp iktidarından kurtulmak ve iktidar olmak...basamakları var...1.si yerel seçimler bunu halkın istediği gibi sonuçlandırmak...
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de istediğimizi seçtirmek...genel seçimlerde ise siyasi parti yerine programa bakmak...
27-sorun sadece akp de değil bizim sistemi değiştirmemiz lazım...yoksa aynı sistemle aynı filmi tekrar tekrar seyretmek zorunda kalabiliriz...
28-nebahat hn da konuştuklarımızın biraz havada kaldığını bu işi biraz daha somutlaştırıp aktive etmemeiz gerektiğini söyledi...halk evlerine her zaman gıptayla bakmışımdır
bir şekilde hayata değmek lazım...parklar üzerinden biraz daha iş çıkaracak projeler üretmemiz gerekiyor...bir de evde nasıl pide yapabilirim...pideler kuş gibi oldu die
de ekledi...
29-geçen yerel seçimlerin haritalarını inceleyiniz halka hakka saygılı kaç belediye var...sorunlar neyse tespit edelim bunları masaya yatıralım belediye bşk adayında ve
programında diretelim...
30-güney marmara çevre platformu bşk ı malumunuz güney marmara büyük bir müdehale ve kıyıma maruz kalmakta...ist te 3 ağaç buralarda 10.000 ağaç...sadece burası da değil
akkuyu, sinop,artvin vs...memleketin tamamı...barajlar da altıncılara su temini için yapılıyor...konu ekoloji olunca dert çokk...
henüz size bir afiş ya da bir referans noktası veremiyorum ama kararı alındaama 29 temmuz da zeytinli de taksim gezi parkı bileşenlerinin de katılacağı 700 kişiden oluşan
bir gurubun altınova dan başlayıp altınkuma kadar sürecek bazı yerleri yürüyerek bazı yerleri vasıtayla yapacağı bir yürüyüşün sonunda bir büyük miting ve akabinde konser
olacak bunu duyuruyorum...
31-beden eğitimi öğretmeniyim...bütün çapulcuların 7-8-9 yaşındaki çocuklarını iğdeli plajında ücretsiz yüzme öğretmeye davet ediyorum...
32-ezan okunduğu için konuşmamıza ara verdik...
33-belediyeler kanunuyla ilgili avukat arkadaşlardan birinden anlıyacağımız dilden bilgi istendi...
34-bu bir cephe hareketidir...yapmaya çalıştığımız budur...yoksa herkesin kendine göre bir siyasi fikri veya siyasi angajmanları var...amacımızda başarılı olduktan sonra herkes kendi yoluna
gidecektir...
35-son olarak ayv tabiat platformundan bir arkadaş sözü aldı ayışığı manastırındaki son durum hakkında bilgi verdi...bulunduğumuz suç duyurusu davaya eklenmiştir...
davalı taraf itiraz etti...davalı ayv belediyesinin de müdehail olmasını istiyorbilirkişi inceleme yaptı...raporunu sunacak...(hocam burada bazı eksik ve veya yanlış bişiler
yazmış olabilirim ltf ikaz ediniz düzelteyim...)yarın 15.30 diee bir daha vurgulandı...kalabalık olursak sesimiz daha çok çıkar die de ekledi...
böylelikle bu akşamki forumumuz da sona erdi...
yazarın notu:ÇOK DAĞILMIŞ OLDUĞUMUZ VE BİR SÜRÜ ŞEYİN HAVADA KALDIĞINI DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ...DAHA 2.SİNİ YAPTIK...HERBİRİNİ VE BELKİ GELECEK BİR İKİSİNİ DAHA BU ŞEKİLDE
GEÇİREBİLİRİZ...ANCAK BUNLARI BİRER DURUM TESPİTİ OLARAK DÜŞÜNÜN...DAHA SONRA TESPİT ETTİĞİMİZ DURUMLARI ÇALIŞMA GURUPLARIYLA DAHA SOMUT VE AKTİF HALE GETİREBİLECEĞİMİZ
KANAATİNDEYİM...EK OLARAK DAHA SAYIMIZIN ARTMASI DA GEREKİYOR HENÜZ ULAŞMAMAIZ GEREKEN SAYIDA DEİLİZ...AYRICA BENİM HALA UMUDUM VAR...
8 Temmuz 2013 Pazartesi
Ayvalık Yunus Emre Parkı Forum Notları (2 Temmuz)
- 2.07.2013 ayvalık birinci forum notlarıyunus emre parkı saat 21.00 de başlayan forumda aynı günde anfi tiyatro da ferhan şensoy un ferhangişeyler oyunu olmasına rağmen
35 kişiyle başlayan topluluğumuz sonunda yaklaşık 90 kişiye ulaştığı için çok mutluyuz...yaş ortalamamız yüksek...ancak ilerleyen günlerde
genç arkadaşlarımızın da katılımıyla hem sayıyı arttırmak hem de ortalamayı düşürmek hedefimiz...gelelim neler konuşulduğuna1-heryerde olduğu gibi bizim de toplantımız madımak oteli şehitlerimizi anmakla başladı...
2-organizasyonumuzun ve haberleşmemizin eksik olduğu ifade edildi...bunun için gerekirse bir takım duyurular yapılabileceği ve gün içinde en kalabalık
yerlerde bunun tekrar edilebileceği söylendi...ancak bunun kulaktan kulağa da yayılabileceği söylemi üzerine seçime kadar vakitimizin olduğu küçük yerleşkemizde haftadan haftaya
giderek büyüyen bir topluluk olacağımız vurgulandı...
3-gezi direnişinin muhalefet partilerinden de çok itibar görmediği görüşü dile getirildi ve seçim geliyor hangi yüzle bizden oy istiyecekler denildi...
4-gezi direnişini hala yanlış anlayıp değerlendiren arkadaşlarımız eşimiz dostumuz yakınımız komşumuz var mutlaka hepimizin elimizden geldiğince doğru
neyse onu diğerlerine anlatmamaız gerekiyor dendi...biz türk milletiyiz bir akp gibi yapmıyalım...biriz tekiz...din hassas bir konu biz akp gibi yapmıyalım..bir
ve tek olduğumuzu akp ye oy vermiş insanlara anlatalım...
5-elbet gu guruptan karşıt bir ses olmalıydı ve olsun da...bir beyefendi de taksim olaylarının ülkeyi karıştırmak isteyen birilerinin provokasyonudur dedi...ilgili
arkadaşa derginin hemen hemen tamamını gezi olaylarına ayıran atlas dergisi hediye edildi...umarız işe yarar...ilgili arkadaş birilerinin de karşıt fikirli olması gereklidir
dedi...kesinlikle bu ayvalık özerk cumhuriyeti nde bile olsa...
6-sittin senedir eziliyorduk...sonunda çocukların sesi çıktı...artık bağırıyorlar...
7-önce vatandaşlık haklarımızı bilmemiz lazım dedi biri de...oyumuzu atmalıyız...listelerimizi ve sandıkları kontrol etmeliyiz dedi...
8-bir ve tek de y jenerasyonu vardı aramızda gaz de yemiş gezi ruhunu da solumuş...ailem ve arkadaşlarımla ilgili sürecin bir bölümünde direndim ama o detayları anlatmıyacam
dedi..esas önemli olan çevremde neler yaptığım...yanlış anlamalara izin vermemeliyiz...gazete okuyalım haber dinliyelim...bu noktada olmamız bile büyük bir kazanım...
burada iki kıdım yorum yapacağım...doğrudur benim gibi artık yılmış haber dinlemeyen gazete okumayan hep aynı yanlı haberleri dinlemekten duymaktan acaba bunun altından ne çıkacak
şimdi diyen bir alay x jenerasyon vardı...onlar da uyandı...
9-bu bağlamda başka bir x jenerasyonu akşam işden geldiğimizde merakla izledik...gecelerimiz gündüzlerimize karıştı...ağladık üzüldük sevindik...onurlandık...hırslandık...
bu bir hanımefendiydi sanırım almanya da yaşayan avrupa ve abd de yayılan bir doğa hareketinden bahis etti...ilginçti...herkes bulabildiği çiçeği bulabildiği her yere dikiyor kampanyası...
özelliklerde büyük şehirlerde...garajların üstünde plastik kovalarda sebze yetiştiriyorlar...bütün bunları da guruplaşarak bir faaliyet olarak yapıyorlar...kimi zaman müzik de yapıyorlar...
abd de özellikle toplum dışına itilmiş insanlar bu faaliyetlerde bulunuyorlar...almanya da benim yaşadığım şehirde belediyenin bir bahçesine el koyup ilgili aktiviteyi
yaptık...
10-dış mihraklar diyen arkadaş bir bakıma doğru söylüyor...rte (big brother olarak da anılır kendisi bazı çevrelerde) bizim başımıza kim getirdi...seçimlere önem veriyoruz
sandıklara sahip çıkıyoruz...biz tam bağımsız düşünmeyip olmadıkça başımıza yine birilerini getirecekler...
11-geçende gazetede ilginç bir şey çıktı bir beyefendi...abd nin tc yi tanımayan iki ülkeden biri olduğunu biliyor muydunuz dedi...daha sonra söz alan başka biri lozan ı
tanımayan ülkelerden biri diyerek olumlayıp açıklığa kavuşturdu...
12-bazılarının da meselemiz aslında tabii ki de hükümet istifadır da aynı zamanda dedi...genel seçime kadar böyle mi olacak gazlanıp coplanıp biteviye göz altına mı alı
nacağız öldürüleceğiz mi...istifa talebi demokratik bir talep değil midir...bu arada bir küçük dip not ilgilenenler baksın türk dil kurumu darbe tanımını değiştirmiş yakın
tarihte...çok ilginç olmuş yeni hali...
13-gezi parkı yürütmeyi durdurma kararında kültür bakanlığının itirazının mahkeme tarafından reddedildiği söylendi...
14-sivas-dersim-k.maraş ve diğerleri sayısı da epey fazla aslında bunlar memleketin utancı...tümünü dış mihrağa da bağlamak çok doğru değil aslında...gençler bu olay
lara sebep olan ötekileştirmeyi( bu da lügatımıza yeni katılan kelamlardan pek seviyorum) aştılar...bizim de onların peşinden gitmemiz gerekiyor...
15-ilk anma yetmedi eksik kaldı ömer bey dostlar canlar benim adım ömer tam yirmi yıl evvel memleketi bölmek için uğraştılar yaktılar ama başaramadılar dedi...bir de mum yakıp böyle
analım istedim dedi...iki adet de madımak şehitleri için mum yaktık...duyguluydu...lazımdı...birincisi forum heyecanıyla kaynamış olabilirdi...öğreniyoruz elbet...
16-aynı beyefendi danimarka nüfüsu ve sivil toplum örgütü siyasi parti dernek üyeliklerinden örnek vererek ki şöyle danimarka nüfusu 13 milyon bu nüfusun beherinin
13 değişik dernek vs ye üyeliği var...bizlerin de dernek parti sivil toplum örgütlerine üye olarak tabandan onları etkilemeye çalışmamız gerekiyor...
17-her salı burada toplanaliyoruz saat 21.00 de önümüzdeki haftanın gündemi gezi hareketi nereye gider olsun dedi...bayraklarımızı da getirelim dendi...
bitti diorduk ama
18-mehzep ve ırkçılıkdan hiç hoşlanmam...biz tekiz...dini olarak da etnik olarak da...hala bu zamanda alevilere kızılbaş dendiğini mum söndü konuşulduğunu duyuyorum
bunları çoluk çocuğumuza doğru anlatmalıyız...bu mehzep olayı son günlerde tehlikeli hale gelmeye başladı...herkes kendi liderini eleştirmeyi bilsin...tabanından delegeye
ilçe ve partiye merkeze başkana gitsin...
19-kimin seçilme şansı var ve doğru adaysa onda birleşelim...birleşe birleşe kazanacağız...
20-dış mihrak diyoruz abd diyoruz...oyu abd vermiyor biz veriyoruz...abd bir şekilde bizi ikna ediyor...akp li arkadaşlarımızı her ne kadar dinlerken ben de zorlanırken bile çünki
takıntılılar ve çok detaylı düşünmüyorlar sabırlı olmalıyız...ikna etmeye çalışalım...
21-biraz da muhalefet partisine kızdık bu muhalefet partisi ne diee doğru düzgün bir cumburbaşkanı adayı çıkartamıyor dedik...
22-evlatların hepsinin alnından öpüyorum onlara borçluyuz ve bizim de birşeyler yapmamız gerekiyor...
23-son olarak tekrar sivas katliamıyla ilgili sivas lı alevi add üyesi olan bir başka arkadaşın söylemleriyle bitirdik...yüreğimiz hala cayır cayır...bugün burhaniye
deki anmalara da gittim...ama herşeye rağmen de diyorum ki mehzepçilik yapmıyalım sünni yardımı olmadan sunni türk desteği olmadan kürt olmaz...gerektiğinde herkesi
eleştirelim...GELİN CANLAR BİR OLUP HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM...yazarın notu:not alırken bu kadar helecanlanmamıştım ama yazarken bir başka oldu...zaten çok inanmıştım bu forum işine...şimdi daha da çok inandım...ayrıca
benim hala umudum var...ayvalık halkı adına yardımlarınız için teşekkür ederiz .
Yeni Forum Duyurusu: Ayvalık
Yer: Yunus Emre Parkı
Saat: 21.00
Saat: 21.00
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
