20 Haziran
Ankara
Direniş ve Dayanışma Platformu tarafından Çaldıran Ethem
Sarısülük Parkında gerçekleştirilen forum saat 20:00’de tüm
dünya ile beraber direniş sırasında kaybettiklerimiz için saygı
duruşu ile başladı.
Daha sonra
forum moderator Evren Barış’ın konuşması ile devam etti. Evren
direniş, dayanışma ve geleceğe vurgu yaptı. Ethem Sarısülük'ün
ailesinin geldiğinin duyurusunu yaptı. Kugulu'dan sessiz
yürüyenlerin de buraya geleceğini belirtti. Ayrıca forum karar
verirse eğer burada kalınacağını da ekledi. Sözlerini “Bu
park direnişin bir parçasıdır, burası Taksim’dir, burası
Kızılay'dır, Gezi Parkı'dır” diyerek noktaladı.
Sözü
Ethem Sarısülük’ün ağabeyi Mustafa Sarısülük aldı,
annelerinin selamını bizlere getirdi. Yarın (21 Haziran) Ethem’in
yedisi için Batıkent Cemevi’nde bir yemek vereceklerini bizleri
buraya davet ettiğini belirtti. Çok fazla konsantre olamadığı
için affımızı isteyen Mustafa Ağabey “Ethem’in hesabı
sorulacak, bizleri annemizi yalnız bırakmayın” diyerek sözlerini
sonlandırdı.
Bir kadın
esnaf direnişe destegini dile getirdi, durmamalıyız devam
etmeliyiz esnaf yanınızda dedi.
Öğrenci
bir arkadaşımız akademik çalısmalarımızda, tezlerimizde
direniş sırasında kaybettiklerimizi anmak için Türkçe,
İngilizce, Fransızca vs dillerde metinler hazırladıklarını
bizlerle bunları paylaşabileceğini belirtti.
Mahalleli
yaşlı bir amca “öncelikle neden sokağa çıkıldı bunu
konuşmalıyız, AKP insanları birbirine düşürmüştür, yargı
zapturap altına alınmıştır, demokrasi mücadelesi vermeliyiz”
dedi.
Bir
eğitim emekçisi “yıl 1992 Kızılay meydanında Eğitim-Sen
eylemindeyiz, bir duman gördük, daha sonra küçük bir gürültü
duyduk, gözümüz yandı biber gazı ile böylece tanışmış
olduk. İktidar cam çerçeve hesabı yaptı, 100 trilyon masraf
çıkardılar; haklılar camları bizim vergilerimizle takacaklar;
Ethem Sarısülük'ün hesabını soracağız biz kazanacağız, biz
kazanacağız.” dedi.
Bir anne
“Umudun bittiği yerde gençlik kalktı, sizlerle gurur duyuyorum,
bunu sahşilestirmemek lazım, birlik olursak kazanırız, iyi ki
varsınız iyi ki analar sizin gibi cocuklar doğurmuş, teşekkür
ediyorum hepinize” dedi.
Tıbbi
mümessil olarak Sincan'da çalışan Gökçen, “ortak payda icin
buradayız ama gazete ve televizyonlardan izleyenler dogru
göremiyorlar, bu insanlara ulaşabilmek icin daha yumuşak
söylemlere, medya yerine interneti kullanmaları icin çağrı
yapmalı televizyon size yalan söylüyor demeliyiz, emin olun
kararsız insanlar var onları yanımıza çekebiliriz” dedi.
Genç
arkadaşımız “bu tür ortamlarda insanlar tutuk olabilir, ön
açıcı bir soru ile açmak gerekir; bir harekete geçmişlik tarif
edildi, biz bu enerjiyi bu hareketi dağıtmadan bölmeden
parçalamadan nereye kanalize edeceğiz, nasıl bir arada
tutabilecegiz? bunu tartışalım” dedi
Atilla
isimli arkadaşımız “direnişin ilk gününden beri kendimi
görevde addediyorum. Kırıkkale gibi gerici bir yerde ADD
başkanlığı yapmıs birisyim. Bana soruyorlar ‘niçin gidiyorsun
eylemlere’ diye ‘kızım için, kızım bir dikta rejiminde
yaşamasın istediğim için katılıyorum eylemlere’ diyorum. Bu
olayın ağaç meselesinden çıktığı doğrudur ama toplumun
hassas noktalarına dokunulduğunu unutmamalıyız. Korkmayalım
herkese bu direnişi neden yaptığımızı olumlu oldugunu onlar
icin yaptığımızı anlatmalıyız sizin icin de mücadele ediyoruz
diyebilmeliyiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Başından
gaz fişeği ile başından yaralanan Dilan’ın arkadaşı bizlere
iyi haber getirdi “Dilan ayağa kalktı, yürüdü ve konuşmaya
başladı, annesi havalara uçtu, görmeliydiniz bu anı” dedi.
Ayrıca “yirmi günlük süreçte çok büyük şaşkınlık
yaşadığımızı ve yaşattığımızı bilmeliyiz” diyerek
sözlerini noktaladı.
Bir anne
“anne ve babalar 80 öncesi çocuklarının bu kadar arkasında
degildi; bugün öyle degil anneler ve babalar da burada” diyerek
büyük bir alkış aldı.
80 öncesi
devrimci mücadeleye katıldığını dile getiren abimiz “bu
gençler bize ders verdi teşekkür ediyoruz. Devrimci tembelliği
yenmeliyiz, ilk ağırlık vereceğimiz örgütlenmektir” dedi.
Genç bir
arkadaşımız “yirmi gündür hiç bir siyasi görüşü olmayan
insanlar olarak haklarımızı aradık; halk olmayı öğrendik,
kendi çığlığımızı duymayı öğrendik, sokaklarda direnenlere
destek veren anne ve babalarımız bize ne kadar güçlü olduğumuzu
gösterdi” dedi.
Öğretim
görevlisi Cenk “hastaydım ama buraya geldim iyileştim,
teşekkürler. Biz halk olmayı öğrendik, uğradığımız zulme
karşı beraber direndik. Buradan bir empati çağrısı yapıyorum
90'larda Kürt illerinde neler olduğunu, onların videolarını da
izleyerek hissedelim; Ermenileri eşcinselleri de izleyelim görelim
ve duyumsayalım onların neler yaşadıklarını, çünkü direniş
kardeşleştirir” dedi.
Genç
mühendis arkadaşımız “AVM’lere belli markalara boykot
çağrıları yapıldı, biz de geçen sene birincisine maruz
kaldığımız Ankara alışveriş festivaline karşı alternatif bir
dayanışma takas şenliği düzenlemeliyiz” dedi.
Direnişin
ilk günlerinden itibaren Beşiktaş’ta Taksim’de mücadele etmiş
arkadaşımız “30 yaşımdayım ama 20 gündür yaşıyorum”
diyerek büyük bir alkış aldı.
Lise
öğrencisi kardeşimiz “yaşıtlarımın akranlarımın kucak
dolusu selamlarını sevgilerini getirdim sizlere, ben eşitliğe
inanıyorum” dedi.
Feminist
direnişçi arkadaşımız “küfürle mücadeleden yorulduk, biz
küfür atölyesinde yeni küfürler üreteceğiz merak etmeyin; o
orospu o ibne dedikleriniz barikattaydı sizin yanıbaşınızdaydı”
dedi.
Çocuğu
cadı avında gözaltında olan bir anne “yarın mahkemeye
çıkarılacaklar saat 9:30''da adliye önüne hepinizi bekliyoruz”
dedi sloganlar ve alkışlarla destek olunacağı belirtildi.
Taksim’den
gelen direnişçi kardeşimiz “devam ettirmeliyiz, meydanları
bırakmamalıyız, İstanbul’lu yoldaşlarımız adına sizleri
Deniz Gezmiş’in son sözleri ile selamlıyorum ‘Yaşasın Türk
ve Kürt Halklarının haklı mücadelesi” dedi.
Hayvan
özgürleşmeden insane özgürleşmeyen diyen direnişçimiz
“ötekileştirici dile karşı durmalıyız, heteroseksist
dayatmayı kırmalıyız, faşist köpek tarzı söylemlerden uzak
durmalıyız” dedi.
25 yaşındaki
Öykü “çok rahatsız olduğum bir söylem, bizi hedef alarak
öldüren polis ‘bizim polisimiz’ olamaz, dogru bulmuyorum bu
söylemi. Kitlenin hareketin bir yere gidebilmesi için gecmisten
Fatsa örnegi var, buralardan halk meclisleri kurulabileceğine
inanıyorum” dedi.
“Bizi
sürekli ötekilestirdiler; çapulcu, Satanist, alkolik dediler;
özgürlüklerimizi elimizden aldılar. Kimse bu direnişte
karşısındakine öteki gözüyle bakmadı, buna devam edelim ve bu
dayanışmayı genişletelim” dedi öğrenci arkdaşımız.
“Güvenpark'ta
kitap okuma eylemi yaptık 5-10 kişi ile başladık 200 kişiye
kadar ulaştık; sonra duran insanlar ve sonar Ethem’in vurulduğu
yerde insanlar nöbet tumaya başladı ve devam ediyor. Örgütlü
birisi olarak bizim partiye de ihtiyacımız yok diyorum, hatta
partilere çağrımdır dışında durmasınlar, birşeyler dikte
etmesinler gelsinler halkın içinde yeralsınlar” dedi kardeşimiz
Genç
arkadaşımız “bize marjinaller gözüyle bakanların sadist
olmadığını düşünüyorum, üstten bıkıcı bir tarzda anlatmak
yerine dinlemeli ve konuşmalıyız onlarla, belki onları buraya
davet etmeliyiz” dedi.
Bu süreçten
sonra ses sisteminde yaşanan arıza ve elektrik temini ile
uğraştığımdan not alamadım ama arada doktorlara, sağlıkçılara
ve avukatlara selam edildiğini duydum.
Bu araa
forumun ihtiyaçları için dolaştırılan bir torba içinde toplam
771 lira toplandı, bu paranın faturaları ile beraber sonraki
forumlarda harcanacağı, gerekirse yeni bir ses sistemi alınacağı
belirtildi; elektrik temin çalışmalarımız başarıya ulaştığı
için gerek kalmayacağını düşünüyorum.
Son olarak
ailenin çağrısına uyarak yarın (21 Haziran) saat 17’de
Batıkent Cemevi’ndeki Ethem’in yedisi yemeğine katılınması,
yetişemeyenlerin de 18:30’da Batıkent metro son duraktan Ethem’in
evine annesine yapılacak yürüyüşe katılınması ve forumun
Cumartesi (22 Haziran) saat 20’de tekrar Çaldıran Ethem Sarısülük
parkında toplanması konusunda oy birliği ile karar alındı.