4. Levent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4. Levent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2013 Çarşamba

22 Ağustos Sporcular Parkı Forum Notları



Bugünkü forumumuzu parklarda neden toplanıyoruz, bunu hatırlamak; ne istiyoruz, neler yapmalıyız, sorunlar neler, nasıl çalışmalıyız sorularını yanıtlamaya çalışarak gerçekleştirdik.
-  İlk olarak Beşiktaş’taki polis saldırıları sırasında kafasına gaz bombası kapsülü isabet etmesi sonucu yaralanan Umur arkadaşımızın başından geçenleri anlatması ile forumumuza başladık. Polislerin ve TOMA ların fuar çevresinde toplandığını, vatandaşların protestosu karşısında gaz bombası kullanmaya başladığını söyledi. Umur arkadaşımız, bu olaylar sırasında yakınındaki insanlara yardım etmeye çalışıyordu. Orantısız müdahaleden kaçmaya çalışırken gaz kapsülünün isabeti ile yaralanışını ve o anda hissettiklerini bizimle paylaştı. Kapsül isabet edene kadar Beşiktaş’ın durumundan söz etti. Polislerin sokaklarda çok sayıda olması9ndan ve kimsenin kaçamaması için TOMAların stratejik bir biçimde sokak başlarını kapattıklarından bahsetti. Yapılan bilinçli bir polis saldırısıydı.
- Yaralanama sonrası hastanede yaşadıklarını da paylaştı Umur arkadaşımız. Doktorların, sağlık personelinin yaralanan insanlara müdahale ederken siyasi görüşlerine göre davrandığından bahsetti. İktidar karşıtıysan istemeye istemeye iğne yapmalarını, umursamadan tedavi etmelerini hiç önem vermeden ve özen göstermeden yaralılarla ilgilenildiğini anlattı. Gezi olaylarının genel bir değerlendirmesini yaptı. Kendi yorumlarını bizimle paylaştı. Gezi parkında insanların demokratik haklarını en demokratik biçimde kullandıklarını söyledi ve konuşmasını bitirdi.
- Serbest kürsüye geçildi. Genel olarak konuşulacak konular hakkında bilgiler verildi. Forumlarda neler yapılmalı ve ne istiyoruz konuları ile başlandı. Mahalle sorunları dile getirildi. Mahalleliler çözüm önerilerinde bulundular. Başka bir katılımcı Yeni Levent Lisesi’nin yıkılarak yerine İmam Hatip Lisesi yapılmaya çalışılmasını eleştirdi. Bunun bir yaptırım, baskı olduğunu belirtti. Bunlar kimin parasıyla yapılıyor, hangi ideolojiye hizmet ediyor, kimseye sormadan bu yaptırımları zorunlu kılma durumunun sorgulanması gerektiği vurgulandı.
- Bir katılımcımız gaz bombasının Yargıtay tarafından silah olarak kabul edildiği bilgisini paylaştı. Başka önemli bir duyuru yapıldı. 1 Eylül Barış günü yapılacak olan “1 Eylül’de Barış İçin El Ele” organizasyonundan bahsetti. Yeri ve zamanını katılımcılarla paylaştı.
- Serbest kürsü yapılırken ara ara forumlarda neden toplanıldığı, Gezi parkının devamı olduğu, Gezi ruhu ile forumların devam edeceği katılımcılarla paylaşıldı.
- Başka bir katılımcımız tarafından kadına şiddete karşı yapılan eylemlere destek verilmesi, istendi.
- Bir başka katılımcımız insanların Gezi ruhunun devamı için forumlara katılması gerektiğini vurguladı. Forumlara neden katılıyoruz sorusuna cevabı:
“Burada olmamız yeni bir olay değil. 10 yılın birikimi ve yapılanlar bizim burada olmamızın nedeni. Forumlarda çalışmalar kurumsal bir şekilde ilerliyor ve nitekim öyle de olmalı. Eğer kurumsal çalışamazsak iktidar yaptıklarına devam edecektir. Eskiden Levent bölgesinde düzenli yapılaşma mevcutken şimdi her yerden bir inşaat yükseliyor ve rant bölgeleri çoğalıyor. Yapılanlara sessiz kalmamalıyız. Bu yüzden buradayız.”
- Bu semtin başka bir sorununun minibüs ve servislerin okul bahçeleri ve Konaklar mahallesi etrafında park etmesi ile oluştuğu söylendi. Bu durum hiç trafik olmayan yerlerde trafik yarattı. Şimdiler de Levent ve çevresi trafik sorunuyla uğraşıyor. Bu şehir sürekli büyüyor ve sorunları da aynı şekilde. Bununla ilgili bir olayı anlatıyor katılımcımız:
 ”Biri Halkalı’dan arsa almış. Boş arsa işe yaramaz durumda. Ama bu arsanın alınma nedeni bilinmiyor başlarda. Tem Otoyolu oradan geçecekmiş oysa. Bu arsanın sahibi de bunu bilen yönetimdeki 5 kişiden birisi. Bunun ardı arkası kesilmiyor. Yine başka bir yerde aynı şekilde oto yol geçecek olsa parsel parsel arsalar kapışılır bilenlerin direktifleriyle şimdilerde 3.köprüde olduğu gibi. Bunların hepsi rant meselesi. Yapılan ihaleleri verilen ruhsatlar, izinler… Bunları kimler veriyor? Ne kadar pay ve çıkar için izinler veriliyor, anlaşmalar yapılıyor? 4.Levent ve çevresi bu bakımdan iştah kabartan bir bölge. Sitelere de göz dikilmeye başlandı. Ada ada toprak parçaları alınarak kentsel dönüşüm adıyla yapılanlar rantsal dönüşümdür.
                Gezi olaylarında yapılanlar Türkiye’yi ayrıştırdı. Büyükşehirleri ayrıştırdı. Kahrolsun demokrasi diyen insanlar var. Buna ne yapabiliriz? Bunu tartışmalıyız. Gezi parkı ile bir bilinç bir siyasi anlayış geliştirdiler.”
- Katılımcılardan biri hukuki yollarla “Baro”dan birisinin Kuzey Ormanları vb. konularda bizleri bilgilendirmesi fikrini paylaştı.
- Duyurularda çalışma gruplarından ve bu gruplara katılımların öneminden söz edildi. Seçim ve siyaset çalışma gruplarının kurulabileceğinden bahsedildi ve gruplara dair bilgilendirmeler yapıldı.
- Futbol Avrupa ülkelerinde insanları siyasi konularda uyutma amacıyla da kullanılırdı. Bu Türkiye’de ters etki yaptı, uyarıcı oldu. Statlarda herhangi bir siyasi öge olmayacak dendi mursi yi kendileri soktu. Bizlerin demokrasi çerçevesinde demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmamız lazım. Birlik ve beraberlik üzerinde önemle durmalıyız diyerek konuşmacımız sözlerini noktaladı.
- Çağlayan Forumundan gelen katılımcımız söz aldı. Gezi olaylarından polis şiddetinin yaralı sayıları açısından sonuçlarını söyledi. “Bu saldırıların karşısındayız ve olmalıyız. Örgütlenmenin de önemine değindi. Eğitimle ilgili ciddi sorunlar var ancak yapılanlara önce kendi içimizde örgütlenmeyle başlamalıyız. Bunu Gezi ruhuyla yapmalıyız.”
- Başka bir katılımcımız gezi değerlendirmelerinde bulunup katılımcı sayısının artırılması için öneri de bulundu. Bir şenlik düzenlenebilir ve bunun işe yaradığı forumlar olmuştur. Forumlar okulların açılmasıyla daha iyi hale gelecektir. Yapılan şenliklerin Maçka Forumunda çok güzel sonuçlar verdiğinden de söz etti. Herhangi bir ayrım olmadan parti, siyasi görüş vb. demokratik etkinliklerle, herkesin katılımıyla halkı daha iyi bilinçlendirebileceğimiz önerisi sunuldu.
- Katılımcılarımızdan birisi “Forumlarda parti propagandası yapılmaz ama siyaset konuşulur. Siyaset farklı bir şeydir. Herkesin bir dünya görüşü, siyasi görüşü vardır. Gezi parkında da herkesin safı, durduğu yer belli oldu. Burada siyaset konuşması bolca yapılmalı.”
- Son sözü alan katılımcımız tarihte verilen Kurtuluş Mücadelesinden bahsetti. “O zaman o insanlar Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ile geri çekilmemişler, pes etmemişler. Bir şekilde insanlara milli bilinci aktarmışlardır. Bizler de bunu yapmalıyız, pes etmemeliyiz.” bu sözlerle forumumuz noktalandı.

 * Forum başlangıç saati yapılan oylamayla 21:30’dan 21:00’a alınmıştır.
 * İstanbul Tabipler Odası tarafından forumlarda ilk yardım eğitimi verilmesi projesi oylanarak kabul edildi. Bu konuda Tabipler Odası ile iletişime geçilecek.

25 Temmuz 2013 Perşembe

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (16 Temmuz)

Forumumuza Av. Yılmaz SUNAR’ın katılımıyla başlandı. Ceza hukuku konusunda bilgilendirme yapıldı. 2005’te şimdiki ceza hukuku mahkemesinin çıkışından bahsedildi. Yakalamanın sıradanlaştırıldığı ve durdurma gibi kullanıldığından bahsedildi. Çağdaş ceza hukukunda suçlama başladığı an savunmanın da söz olduğu konusu ele alındı.
- Bireysel suçlarda gözaltının 24 saat olduğu hatırlatıldı. Toplu suçlarda ise 4 gün. Terör suçlarında ise 12 saat olarak gözaltı süresi vardır. Kolluktan bahsedildi. Susma hakkımız olduğundan, ne ile suçlandıysak bu suçun kanuni olarak belirtilmesi gerektiğinden ve bilme hakkımız olduğundan bahsedildi.
 - Tutuklama sayımızın yüksek olduğundan bahsedildi. Tutuklamaların üst sınırından söz edildi. Ağır cezalarda bu süre 2-3 yıl olarak belirlenmiştir. Tutuklu insan sayısı belirtildi. İzmir’de bir operasyon başlatıldığı -adına “Cadı Avı” denir- ve tutuklamalar yapıldığı konuşuldu ve bu tutuklama olaylarının artık terörle mücadele başlığı altında yürütüldüğünden bahsedildi.
- İnsanların kışkırtılmasının suç olduğundan ve ülke başındaki yöneticilerin bunu birçok kez yaptığından bahsedildi.
- Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Sorularla birlikte genel bilgilendirmelere devam edildi.
- Kanunda ve hukukta gece kesinlikle arama yapılmasının yasak olduğundan söz edildi. Orantısız şiddete maruz kalındığında derhal doktor muayenesi ile şiddetin raporlanması gerektiğinden ve uygulanan darbın bu raporlar sayesinde ispatlanabileceğinden bahsedildi. Arama süresi ve arama sınırları üzerine bilgilendirmeler yapıldı. Gezi Parkı olaylarında polisin orantısız güç uygulaması sebebiyle: rapor, tanık, insan hakları ihlali ve kanıt taşıyan bir belge var ise anayasa mahkemesine başvuru yapmanın mümkün olduğundan söz edildi.
- Bazı delillerin yok edildiğinden bahsedildi. Eskişehir’deki 18 dakikanın hesabını kimin vereceği söylendi. Bir takım kişilerin bulunup, bir takım delillerin oluşturulduğundan bahsedildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 yıl bizim için çalışmasıyla bile bu olaylarla baş edemeyeceği misal verildi.
- Çift standart olaylarından, savcının ve hâkimin fikir farklılıklarından bahsedildi. Bazı insanların esnaf olmadığı halde “esnafız” diyerek yalan haberler ortaya attığından söz edildi.
- Hatay savcısının Halk TV ve Ulusal Kanal’ı kapatma davası açtığından bahsedildi. Bütün illerin başsavcılarının seçme olduğu konuşuldu. Geçen yıl üçlü yargı  paketinin yürürlükten kaldırılmış olduğu söylendi.
-Polisin avukatları adliyeden “alma”  gibi bir yetkisinin olup olmadığı konuşuldu. Başsavcıların yetkililerin hesap verme düşüncesiyle çalışması gerektiğinden bahsedildi.
- Portakal gazı, ağırlaştırılmış biber gazı  vb. kimyasal gazların ve plastik mermi kullanımının sağlığına zarar verdiğine dair konuşmalar yapıldı ve bunlarla alakalı  toplu davaların açıldığı söylendi. Kapsül vb. görüntüler olmasına rağmen portakal gazı, plastik mermi kullanılmadığı  yalanlarının eleştirileri yapıldı.
- Tutanak tutulduğu zaman hiçbir belgeyi imzalamayın uyarısı yapıldı. Gezi olayları sırasında yaralanan vatandaşlardan bahsedildi. TOMA saldırıları sırasında yaralanan vatandaşlara, doktor-polis işbirliğinde gerçeği yansıtmayan raporlar düzenlendiğinden söz edildi. Avukatımız konuşmasını sonlandırdı.
- Serbest kürsüye geçildi. Çalışma gruplarının geliştirilmesi gerektiği hatırlatıldı. Sosyal medya adreslerimiz bir kez daha hatırlatıldı. Forum sonlandırıldı.

*Çocuk atölyemiz için boya, defter, kalem vb. ihtiyaç  listesi oluşturuldu ve liste forum halkıyla paylaşıldı.
*444 18 78 Gezi Parkı Olaylarıyla ilgili irtibat telefonu duyuruldu.
*Perşembe günü Konsensus Araştırma ve Danışmanlık konuğumuz olacaktır.

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (15 Temmuz)

Forumumuza Uzman Dr. Zeynep Civelek’in konuşması  ile başlandı. Zeynep Hanım hastanelerde uygulanan “Performans Sistemi” nden bahsetti. Bu sistemin doktorun kaç hasta aldığı, kaç operasyon yaptığı vb. puanlama sisteminden oluştuğundan ve puanlama da branşların da etkili olduğundan söz etti. Maaşlar alınan puanlarla orantılıdır. Ancak doktorumuz bu sistemin getirdiği dezavantajları açıkladı. Hastanelerde meslektaşlar arasında “Sen kaç puan yaptın?” gibi diyalogların yaşandığını söyledi. Bu diyaloglar verilen sağlık hizmetinin niteliğini artıracağı yere doktorlarımızı sayı rekabetine sokarak sağlık hizmetinin kalitesini yerlere indirmiştir. Doktorumuz Zeynep Hanım bunun eleştirisini yapıp forum halkına bu konuda aydınlatıcı bilgiler vermiştir.
- Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Gelen sorular üzerine bazı konularda daha ayrıntılı bilgiler verildi. Eczanelerde uygulanan ilaçlardaki fiyat farkları üzerine konuşuldu. Sigortalar piyasadaki benzer ilaçlar içinden fiyatı  en düşük ilacı baz alarak ilacın ücretini karşılıyor. Kalan fiyat farkı vatandaşın cebinden çıkıyor. Burada bazı  doktorların reçetelerinde özelilikle ilaç markası belirttiğinden söz edildi.
- Sorulan diğer bir soru doktorların sendikal hakları  ile ilgiliydi. Zeynep Hanım doktorlar için bunun bir sorun olduğunu söyledi. Çünkü sendikalı olan doktorlar işten çıkarılma korkusu ile karşı karşıyalar ya da hangi sendikanın üyesi ise ona göre davranılıyor o doktorlara. Yani burada sendikalı olma konusunda “Çifte Standart” tan söz edildi.
- Hastaneleri denetleyecek bir kurum olmadığından daha doğrusu denetlenen tek şeyin doktorların operasyon sayılarının olduğundan bahsedildi. Yani işin aslı sadece sayılar denetlenince verilen sağlık hizmetlerinin niteliği denetlenmiyor bu da hastaneleri denetleyen bir kurum olmadığı anlamına gelmektedir.
-Başka bir soru da “Sivil bir kurum veya kuruluş  nasıl denetlenmeli?” şeklindeydi. Bunu denetlemek çok zor değil. Misal siz bir bankada çalışıyorken maddi olarak kendi hesabınıza aktarım yapmanız veya herhangi bir şeyi menfaatinize kullanmanız pek olası değildir. 300 yataklı bir hastanede de iç  denetimle bunu gerçekleştirebilirsiniz. Doktor Hanım birkaç bilgi verdikten sonra konuşmasını bitirdi.
- Medya çalışma grubu katılımı ile serbest kürsü başlatıldı. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı  tarafından Halk TV’ye ve Ulusal Kanal’a darbecilikten ötürü  dava açıldığından bahsedildi. Basına çok ağır baskılar yapıldığı  üzerine konuşuldu. Halk TV, Ulusal Kanal vb. televizyon kanallarına gün aşırı RTÜK cezaları geldiğinden ve düşük bütçeli bu kanalların aylık 70.000-80.000 TL gibi ciddi rakamları ödemek zorunda bırakıldığından söz edildi. Bir Gün Gazetesi’ne de bugün attığı manşetten dolayı soruşturma açıldığı bilgisi verildi.
- Forumumuz bugünlük noktalandı.

*Çalışma grubu önerileri konuşuldu: “Siyaset Çalışma Grubu” kurulabilir.
*Yarın Ağır Ceza Avukatı Av. Yılmaz SUNAR konuğumuz olacaktır.
NOT: Katılımcı sayımız 70-75 kişiydi.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (12 Temmuz)

Forumumuza başlarken ilerleyen günlerde yapılacak olan organizasyonlar için genel bilgilendirmeler yapıldı. Bu organizasyonlar hakkındaki gelişmeler sosyal medya ile de paylaşılacaktır. Bugün konuşulması için belirlenmiş konu başlıklarımız yoktu. Önceki gün gerçekleşen forumumuzda bugünün çalışma gruplarına ayrılmasını ve kalan zamanın serbest kürsü şeklinde geçmesini planladık.
- Daha önceki günlerde bir manifesto hazırlama fikri öne sürülmüştü. Bir katılımcımız bu konu ile ilgilenmiş ve taslak halinde bir manifesto hazırlamıştır. Amacımız “Biz kimiz? Ne istiyoruz? Neyi destekliyoruz? Neye karşı çıkıyoruz?” sorularına cevap vermektir. Manifestonun henüz bir kesinliği bulunmamaktadır. Maddeler tek tek okunarak Forum Halkı tarafından oylamaya sunulmuştur. Bütün maddeler oy birliği ile kabul edilmiştir. Oylamadan sonra Forum Halkının manifesto hakkında fikirlerini dinledik ve eklenmesini istedikleri maddeleri yine not alıp tartıştık ve oylamaya sunduk. Bu maddeler genel başlıklar halinde manifestoya eklenecektir.
- Çalışma grupları hakkında bilgiler verildi. “Boykot ”, “İletişim” ve ”Medya Çalışma Grubumuzdan bahsedildi. Çalışma gruplarına katılımlar için duyuru yapıldı.
- Medya grubu konuşmaları sırasında 3.köprünün yapımının durdurulduğu ile ilgili haberden bahsedildi. Ama bu haberin yalanlandığı ve köprü ile ilgili değil köprünün devamında yapılacak yollar ile ilgili olduğu paylaşıldı ve tekrar 3.köprü üzerine konuşuldu.
- Katılımcılarımızdan biri Gezi Parkı olayları dâhilinde hayatını kaybeden demokrasi şehitlerimiz için anma töreni yapılması fikrini paylaştı. Önümüzdeki günlerde organizasyonu yapılması kararı alındı.
- Serbest kürsümüzde bahsi açılan bir başka konu ise forumumuzun yayılma hareketlerinde, fiili hareketlerinde ve organizasyonlarında kurallara ve izin alma işlemlerine çok takılmamak gerektiği fikriydi. Bu konuda da katılımcılarımızın düşünceleri alınmıştır.
- Forumumuza önümüzdeki günlerde katılacak olan isimler duyuruldu. Ayrıca katılacak olan uzman kişilerin hangi alanlarda olması Forum Halkına soruldu ve fikirler not edildi.
- Bugün oluşturulan “sporcuparkmedya.blogspot.com” adresli blog sitemizin duyurusu yapıldı. Blog sitesi için gönüllü çalışma arkadaşlarının arandığı duyurusu yapıldı.
- Çalışma grupları için amacımızın “hangi gruplar açılmalı, ne için açılmalı ve katılacak gönülleri belirleme” şeklinde olduğunu söyledik.
- 4. Çalışma grubumuz belirlendi: “Çocuklara Yönelik Çalışma Grubu”.
- Katılımcılarımızdan biri bu çalışmalar için forum genelinde genç arkadaşlarımızın gönüllü olması gerektiğini söyledi.
- Bir katılımcımız: “Polisin yaptığı müdahaleler için ‘Orantısız Güç’ terimini kullanmak oldukça yetersizdir. Bu zulüm, vahşet ve işkencedir. Lütfen bunu ortaya çıkartmak için elimizde olan tüm görüntüleri, ifadeleri sosyal medya organlarında yayalım.” şeklinde açıklama yapmıştır.
- Diğer bir katılımcımız: ”Ben hayatımda bu hükümettekiler kadar yalan söyleyen bırakın siyasetçiyi hiçbir insan görmedim. Bu nasıl bir durumdur, aklım almıyor. Biz her 19 Mayıslarda vb. millî bayramlarda Atatürk’ün takipçisi olacağız ve sonunda bu insanları bulundukları yerden indireceğiz.”
- Moderatör arkadaşımız önümüzdeki hafta hükümetin yaptığı bu “psikolojik savaşı” daha detaylı konuşmak, tartışmak gerektiğini söyledi.
-Başka bir katılımcı: ”Hükümet, ekonominin kötü gidişatını Gezi Parkı olaylarının tetiklediğini belirterek yaptığı yanlışlar için kılıf hazırlamayı düşünmektedir” şeklinde açıklama yapmıştır ve forumumuz bugünlük bitirilmiştir.

12 Temmuz 2013 Cuma

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (11 Temmuz)

* Forumumuz gün sayılarının düşürüleceğinin duyurulmasıyla başladı. Pazartesi, Salı ve Perşembe olmak üzere üç gün üzerinde duruldu. Bununla ilgili öneriler 12 Temmuz Cuma günkü forumumuzda alınarak, oylamayla kesin karara bağlanacaktır.

* İkinci olarak Beşiktaş Belediyesi'nin 24 Temmuz Çarşamba günü iftar vereceği duyurusu yapıldı. Tüm forumlar davet edilmiştir.

- Duyuruların ardından TMSF ile gündem konusu başlatılmıştır. Bu konu hakkında katılımcılarımızdan Namık Bey söz aldı ve bir takım bilgiler verdi. Anlatılanlardan bazı notlar şu şekildedir: TMSF hakkını kötüye kullanıyor. AKP'li vekili Akşam Gazetesi'nin başına getirdiler. Aynı şekilde Show TV gitti. Eskiden TMSF bir kişi ihaleye girdiğinde, adil olmadığı için ihaleyi iptal ederdi. Şimdi yandaşlar tekli olarak ihaleye girip, ihaleyi kazanıyorlar. İhaleler sonucu tek kişilik satışlar gerçekleştiriliyor. 
TMSF'de 3. kişilere inanılmaz rant sağlandığından bahsedildi. Teksaslı fonun zamanında devletin kasasından %10 fazla kâr sağladığı söylendi. Çalık Grubu'na, elektrik faturasını ödeyemezken Halkbank ve Vakıfbank'tan 750 milyon $, çok düşük faizli kredi ayarlandığı ve Sabah, Takvim, atv'nin bu gruba verildiği belirtildi. Normalde, dünyada hiçbir devlet bankasının batmak üzere olan bir şirkete bu kadar düşük faizli kredi vermeyeceği söylendi.

- Seçimlerde yanlışlık olduğu ve bunların kontrol edilmesi gerektiğinden bahsedildi. Oy verme konusunda bilgili olmamız, bununla ilgili ilerleyen zamanlarda eğitim verileceğinden bahsedildi. Okuma yazma seviyesinin düşük olduğu yerlerde, bilgilendirme yapılıp oyların bilinçli bir şekilde verilmesi gerektiğinden bahsedildi. 300 nüfusa sahip bir köyden 6000 oy çıktığı belirtildi bir katılımcımız tarafından.

- Ülkemize insanların öldüğünden ve bunların televizyonda yayınlanmadığından ancak Mısır olaylarının naklen görüntülendiğinden bahsedildi. Bunun üzerine medya grubumuzun kurulduğu ve haber yayınlamak için internet sitesi kurmaya çalıştığımız söylendi. Bu hatırlatmadan sonra; kentsel dönüşüm konusuna geçildi. Bununla ilgili Mimarlar Odası'ndan bir mimarla iletişime geçildiği ve konuşma yapacağı belirtildi.

- Çilekli Mevkii'ndeki sahanın sabah 06:00-10:00 arasında halka açık olduğu belirtildi. Forumumuzu tanıtmak ve programlarımızı duyurmak için oradaki insanlara da ulaşmamız gerektiği önerisi geldi.

- Belediye ile irtibata geçilip, mahallelilerden imza toplanıp, isimsiz parklara oy birliği ile belirlenen bir isim verileceği konuşuldu. Bununla ilgili "Gezi Şehitleri Parkı" ismi önerildi. İlerleyen forumlarda da bu konunun konuşulacağı ve başka öneriler alınıp karar verileceği belirtildi.

- Bir katılımcı tarafından foruma katılmayan insanların düşüncelerinin öğrenilmesi gerektiği, bunun için bir anket yapabileceğimiz ve birlik beraberlik sağlanması 
gerektiği söylendi. Forumumuzda ötekileştirme yapılmadığının ve kapımızın herkese açık olduğunu net bir şekilde anlatmamız gerektiği üzerinde duruldu.

- Halk hareketlerinin apolitik kalması, her kesimi çekme çabasında olması gerektiği tekrar hatırlatıldı.

* 15 Temmuz Pazartesi günü doktorumuzun geleceği bilgisi yinelendi. 23 Temmuz Salı günü Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde bir panel gerçekleşeceği duyurusu yapıldı. Panel saat 11:00'de başlayacak ve Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Hakan Aygün ve Oda TV katılacak. Bu duyurularla beraber forum noktalandı.

11 Temmuz 2013 Perşembe

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (10 Temmuz)


*Bugüne Ali İsmail Korkmaz anılarak başlandı. Hatay’daki diğer kayıplarımızdan da bahsedildi ve acılarımızın taze olduğu yinelendi. Ali İsmail’in darbe aldıktan sonra geçtiği süreçlerden, hastanenin kabul etmeyip tedavisinin geç başlamasından konuşuldu. Acımasızlığın ve orantısız şiddetin artık bireysel boyuta indiği ve sivil, eli sopalı kişilerin bile adam öldürmeye başladığı dile getirildi.
- TMMOB’nin ve hatta mimarların evlerinin hukuksuz, usulsüz bir şekilde basılması üzerine konuşuldu. Birçok rant sağlama projesini engelledikleri için, bu baskınların ve TMMOB’nin yetki ve gelirlerinin elinden alınmasının bir sindirme ve yok etme operasyonu olduğu söylendi. Bu bağlamda bir katılımcımız tarafından Beyoğlu’nun en güzel, izin verilmemesi gereken yerlerinin katledildiğini dile getirdi. Benzer şekilde Devlet Opera ve Bale’sinin de ödeneklerinin kaldırılacağı ve bu sebeple operanın kapatılma tehlikesi olduğu ele alındı.
- Bunların ardından Ekonomi konu başlığımıza geçildi. Ülkemizin şu anki ekonomik durumundan bahsedildi. Bir katılımcımız ‘ekonomik açıdan büyüyoruz’ derken neyin kastedildiğini, gerçekte ne durumda olduğumuzu anlattı. Bu konuya gayri safi milli hâsıladan (GSMH) bahsederek başladı. Ülkemizin yıl olarak büyüme oranı %6’dır. Bu bazen %8, -%5 %10’dur fakat ortalama %6 olarak belirtilmiştir. GSMH 2009’dan sonra yerinde saymaya başlamıştır. Kamu borç stokumuzun 2009’dan bu yana büyüdüğü ve bunun altında neyin yattığının merak uyandırdığı belirtildi.
 Ülkemizdeki Türk bankası dediğimiz bankalar ve kuruluşlarımızın artık yabancıların elinde olduğundan bahsedildi. Bu oranın %80 civarında olduğu ve bu kârların yabancılara gitti, milli gelirimizin oldukça azaldığı belirtildi. Halkalı, Ataköy, Ataşehir vb. semtlerimizde artık yeşil alanların gittikçe AVM’ye dönüştürüldüğünden bahsedildi.
Daha sonra ihracat konusu ele alınarak devam edildi. Ülkemizin büyük bir bölümü ekilir halde olmasına rağmen Amerika’nın göbeğinden geçinerek; GDO’lu mısır, saman ve buğday ithal edildiği belirtildi. Nedeninin elimizde ekim yapacağımız alan olmasına rağmen ekim yaptırmamak olduğu söylendi. İhracat oranının 150 milyara yaklaştığı ancak ithalat oranının televizyonlarda neden gösterilmediği, neden söz konusu olmadığı tartışıldı. Her yıl ortalama 50 milyar dolar açığımızın olduğu belirtildi.
Faiz lobisinden bahsedildi. Avrupa’nın işçisi haline geldiğimiz konuşuldu. IMF’ye olan borcumuzu bitirdik denmesi, buna rağmen dış borcun neden arttığına değinildi. Bir sürü  mimari yapılanma olduğu ve bunların vatandaşın vergileriyle yapılandırıldığı  eklemesi yapıldı. Sırma Su’nun bile Fransızlara satıldığı belirtildi. 2004’ten bu yana dış borcumuzun artış gösterdiği ve bu sayının 156 milyar dolardan, 336 milyar dolara çıktığı söylendi.
 Ülkede üretim oranının gerileme yaptığı, rant ekonomisine yönelik büyüme olduğundan bahsedildi. Ekonomik büyüklük açısından dünyada 17. sırada olduğumuz ancak ilk sıralardaki ülkelerle aramızda uçurum olduğu söylendi. Ülkemizde neden tarım yapılmadığı üstünde duruldu. Hollanda’nın ülkemize göre daha küçük olduğu fakat tarım üretiminin bizden daha fazla olduğu belirtildi. Katılımcımızın verdiği bu bilgilerden sonra diğer katılımcıların bazı soruları cevaplandı ve ekonomi konusu bitirildi.
- Bir diğer konumuz Kadın Hakları ve Kadına Şiddet’ti. Çocuk gelin oranında dünyada 2. olduğumuz belirtildi. Levent Kültür Merkezi, MKM ve Afife Jale Toplantı Salonlarında kadına şiddet ve kadın hakları temalı paneller yapıldığı söylendi. Beşiktaş Belediyesi’nin kadın sığınma evi için istekte bulunduğu vurgulandı. Kadın Koruma Kolları başlığı altında bir grup açılabileceği öne sürüldü.
Forumumuzun sonunda bir milletvekilimiz ve Konsensus adlı araştırma firmasının yöneticisi ziyarette bulunmuşlardır. Forumumuz 15 Temmuz Pazartesi akşamı Uzm. Dr. Zeynep Civelek Çaynak’ın “Sağlık ve Sağlık Sistemi” üzerine konuşma yapacağının bilgilendirmesiyle noktalanmıştır.

* 11 Temmuz için belirlenen konu başlıkları:
- TMSF ve Kuruluşlara El Koyması
- Kentsel Dönüşüm

10 Temmuz 2013 Çarşamba

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (9 Temmuz)

Forumumuz bugün konuşulacak başlıklar hakkında genel bilgilendirmeler yapılarak başladı. Medya konusu başlangıç konumuzdu.

- Medya günün önemsenen konusuydu. Gazeteci olan bir katılımcımız medya konusunu konuşmaya öncelikle dışarıdan nasıl göründüğünü sorgulayarak başlanması gerektiğini vurguladı. Diğer bir katılımcımız konu ile ilgili araştırma yaptığı George Orwell’in tespit ve örneklerini paylaştı. Orwell’e göre “Medyaya hakimseniz, ülkeye hakimsiniz” dir. Siyaset içindeki kavramların ve olayların içi boş ve son derece yalan ve yanlış bilgiler içermesine rağmen medya tarafından halka propagandasının yapılması konuşuldu. Çoğu televizyon kanalının yandaşlığından bahsedildi. İsimleri belli olan ve belirtmek de gerekirse “Halk TV”, “Ulusal Kanal”, “Artı Bir TV” televizyon kanallarının izlendiği belirtildi.
- Medyanın halkı bilinçlendirmede tamamen pasif kaldığı belirtildi. Bu konuda medyanın görevini sosyal medya ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin yaptığından bahsedildi. Bir katılımcı ise örgütlü toplumdan bahsederek örgütlenmenin ve hareketleşmenin sözcük anlamlarına değindi. Hitlerin bir konuşmasından bahsedildi. Bilgili bir toplumun her türlü gücün başına gelebileceğinden bahsedildi. Yine bunların yapılması için tek yolun gerekli örgütlenmeyi sağlayabilmek olduğu forumdaki herkesin katıldığı ortak fikirdi.
- Gazeteci olan konuşmacımız medya ve gazetecilikle ile ilgili ayrıntılı ve aydınlatıcı bilgiler aktardı. Eskiden medyanın sadece gazetelerden oluştuğundan ve bu yüzden gazete patronlarının aynı zamanda günümüzde adı o şekilde anılan medya patronu olduğundan söz etti. Önceki yıllarda gazete patronları sadece medya sektörü ile ilgilenirken belli bir dönemdir medya patronlarının sadece medya ile ilgilenmeyip paranın ve sermayenin havuzuna katıldıklarından bahsetti. Bu da halkı bilgilendirirken sermaye kiminse, yayının da o kurum ve kişilerin isteği doğrultusunda yapıldığını gösteriyor. Yani sermaye kiminse yayın aynı paralelliktedir. Katılımcımız, bütün bunların bir kapıya açılıp hükümet kimdeyse hükümetin alacağı kararların gazete sahiplerini ilgilendirdiğinden ve gazete patronlarının da güç kimdeyse ondan yani iktidardan yana olduğundan bahsetti.
- Batı demokrasisi standartlarından bahsedildi. Medyada sendikal bir yaşam olmadığından bahsedildi. Medyanın sırt dayaması için sendikal hakları olması fikri paylaşıldı.
- Medyanın örgütlü ve sosyal medya olmak üzere ikiye ayrıldığından söz edildi. Ve sosyal medyanın artık daha çok ağırlık kazandığından, toplumda 3G ve internet ile büyük bilgi paylaşımlarının yapıldığından bahsedildi.
- Halkın öğrenme hakkı olduğu, milyonlarca insanın neler olup bittiğini öğrenmesi gerektiği ve insanların medyanın yalanlarından ve yalan haberlerinden bıktığı ortak görüşlerdi. Türkiye içinde ayrışma olduğunda ülkemizin korkuya ve öfkeye teslim olmasından ve bu tip olaylar sırasında Mısır’daki olayları medyadan izleyebilirken neden kendi içimizdeki olayları izleyemiyoruz sorusu vurgulanması gereken önemli bir noktaydı. Medyanın teknik tarafının müthiş olduğundan fakat halkın her şeyi sansürsüz olarak sosyal medya ve Halk TV gibi belli kanallardan öğrendiğinden bahsedildi. Bu olayların önüne geçilmesi için ortak fikir medyada örgütlü olması gerektiğiydi.
- RTÜK’ün Ulusal Kanal’a ve Halk TV’ye vermiş olduğu cezalar eleştirildi. Ayrıca Halk TV’nin Digitürkten kaldırılması da eleştirildi.
- Yiğit Bulut’un Başbakana baş danışman olması da eleştirilen başka bir konuydu. Bununla birlikte şahsın geçmişteki faaliyetleri ve o zamandan beri süregelen yandaşlık hırsı konuşuldu.
- Polis şiddeti üzerine konuşmalar yapıldı ama vakit darlığından çok üzerinde durulamadı. Yarın akşamki Forumumuzda polis şiddeti ile konuşmalar ve fikir alışverişleri devam edecektir.
- Boykot uygulanabilecek isimlerin listesinin Facebook’taki “Sporcular Parkı Forum” grubumuzda olduğunun bilgisi verildi.
- İletişim çalışma grubu için katılımlar sağlandı.
- Çalışma grubu önerileri alındı ve çalışma grupları açılacak.
-Daha sonra serbest kürsü ile devam edildi ve Forumumuz noktalandı.

* 10 Temmuz için belirlenen gündem maddeleri:
- Polis Şiddeti (ile devam edilecek)
- Kadına Yönelik Şiddet ve Kadın Hakları
- Ülke Ekonomisinin Durumu

9 Temmuz 2013 Salı

4. Levent Sprocular Parkı Forum Notları (8 Temmuz)

Bugünkü forumumuz hafta sonu meydana gelen (Cumartesi – Taksim Gezi Parkı) olaylar üzerine konuşarak başladı. Konuşmalarda “vali ve polisin parkı açmasıyla kapatması bir oldu”,”Polis yine Gezi Parkı’nda çünkü dolacağından korkuyor” gibi ortak söylemler yer aldı. Ayrıca Taksim Meydanı’nda her zamankinden daha çok polis olduğunun ve polis kalabalığının İstiklâl Cadde’sinde gruplar halinde devam ettiğinin de tartışması ve eleştirisi yapıldı. 

Daha sonra planmış konu başlıklarına geçildi.

-  İlk olarak Forumumuz için özel olarak bastırılan “Parkımızda Forum’dayız” temalı renkli el ilanları tanıtıldı. Bu ilanların dağıtılması ile ilgili fikirler paylaşıldı. Ortak fikirler doğrultusunda apartmanlara, arabalara, halk pazarlarında dağıtılması kararlaştırıldı ve dağıtım organizasyonu yapıldı.
- Dün yapılan 1.Gazdan Adam Festivali hakkında konuşuldu. Forumumuzda festivale katılan arkadaşlarımız dünkü ortam ile ilgili kişisel duygu ve görüşlerini paylaştılar.
- İlk çalışma grubumuz olan Boykot Atölyesi için boykot listesi sunuldu ve liste sosyal medyada bulunan gruplarımızda paylaşıldı. Boykot Atölyemizde aldığımız karar; Gezi Dayanışması boyunca isimleri Boykot listesinde de bulunan, dayanışmaya karşı kapılarını kapatan ve arkasını dönen yerli ve yabancı firmalar boykot edilecektir. Aynı zamanda destek veren firmaları da Forum Halkı olarak unutmadık.
- İkinci çalışma grubumuz olan İletişim Atölyesinin işleyişi hakkında konuşuldu.
- İki çalışma grubunda da katılım sayısının öneminden bahsedildi. Katılım sayısının artması ve atölyelerin verimliliği üzerine fikirler paylaşıldı. Atölyelere katılmak isteyen arkadaşlarımız ve büyüklerimiz isimlerini yazdırabilirler.
- Faiz lobisi, gözaltılar üzerine serbest kürsü yapıldı. Bir konuşmacımız faiz lobisi üzerine güzel ve aydınlatıcı bir konuşma yaptı. Bu konular hakkında ilerleyen toplanmalarımızda bilgilendirmelere devam edilecektir.
- Serbest kürsüden gelen sorulardan biri “Forumumuzun manifestosu var mı? Foruma gelenlere neler diyebiliriz? Niye bu forum var? Neden toplanıyoruz?” şeklindeydi. Bu forumumuz adına güzel ve işlerin yolunda gittiği anlamına gelen bir soruydu. Bunun üzerine forumun hedeflerinden, vizyonundan ve gelişim adımlarından bahsedildi. Bu süreçte daha büyük ve organize olmuş parkların örnek alınması gerektiği vurgulandı. Ve bir manifesto hazırlayabilir miyiz konusunu ilerleyen günlerde öne sürebiliriz.
- Serbest kürsü, koalisyon hükümeti ve iktidar kavramları ile seçim sistemi üzerine konuşularak devam edildi. Şu anki iktidarın yani başbakanın yaptıklarını sorgulayacak kimsenin olmadığı eleştirisi yapıldı. Ortak fikirler, Türkiye’nin siyasal yapısında ve seçim sisteminde sorunlar olduğu yönündeydi.
- 3.Köprü ile ilgili gündem fikir alışverişi için ortaya sunuldu. Bununla ilgili;
     * Tayyip Erdoğan 1995 yılında İstanbul Belediye Başkanı iken 3. köprüye karşı çıkıyordu. O zaman doğa katliamı diyordu. Şimdi değişen ne?
     * Göçmen kuşların durakladığı bölge olduğu için hayvanların tabiatını yok etmek anlamına gelecek.
     *”Hükümet yandaşları için büyük rant sağlayacak” fikirleri öne çıkanlardı.
- Eğitim sistemi ve özellikle 4+4+4 eğitim süreci hakkında bilgilendirmeler yapıldı ve fikirler paylaşıldı. Eğitimci olan bir konuşmacımız eğitim sistemindeki yanlışlıkları değerlendirdi. Bununla birlikte üniversitelerde İletişim Fakültelerinin kontenjanlarının fazla olması ile iş bulma oranının zıtlığını anlattı. Her sene birçok bölümün, 2. öğretimler dışında “Uzaktan Eğitim” gibi harç ödemesi için açılan farklı öğretim şekillerinin yanlışlığından bahsetti.
- Üniversitelerdeki niteliksiz öğretim üyelerinden, dekanlardan ve rektörlerden bahsedildi. Ülkede üniversitelerin bu şekilde gelişemeyeceği üzerine konuşuldu. Ve çoğu öğretim üyelerinin, dekanların ve rektörlerin iktidar yandaşlığı yapması tartışıldı ve eleştirildi.
- YÖK ile ilgili de eleştiri ve tespitler yapıldı.
- Forumumuz hafta sonu gerçekleşen palalı, satırlı “insan”ların saldırıları ile bu konudaki yapılan ADALETSİZLİK üzerine konuşularak noktalandı.

* 9 Temmuz için belirlenen konu başlıkları:
- Sağlık ve Sağlık Sistemi Hakkında Bilgilendirme
- Medya
- Polis Şiddeti

6 Temmuz 2013 Cumartesi

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (5 Temmuz)

Bugünkü forumumuz yeni gelen katılımcılara kısaca forum düzeni, hareket dili ve forumu yaymak için yapılan çalışmaları açıklayarak başladı. Bu bilgilendirmeden sonra konu başlıklarına geçildi.
- İlk olarak eylemler üzerinde duruldu. Eylemlerin pasif kaldığı ve tekrar canlandırılması gerektiği konuşuldu. Tencere-tava yürüyüşü fikri ele alındı ancak yeni ve farklı şekillerdeki bir eylemin daha etkili olacağı konuşuldu. Bu konuda ağırlıklı olarak eylemin nasıl olacağı değil de neler için eylem yapılabileceği üzerinde duruldu. Haliç Tersanesi'nin yıkılması ve 3. köprü için çok fazla sayıda ağaç kesilmesi gibi tepki gösterilebilecek konu olduğu fikri ortaya çıktı.
- Doğu Türkistan'da yaşananlar, Çin'in insanlara zulmetmesi konuşuldu. Gerek oradaki Türklere destek olmamız gerekse Çin'e tepki göstermemiz gerektiği vurgulandı. Bu konuda "Made in China" etiketine boykot uygulanabileceği konuşuldu. Bunun dâhilinde ülkemizdeki yabancı firmaların, halka destek çıkmayan yerli ve yabancı firmaların boykot edilmesi gerektiği söylendi. Bu bağlamda bazı milletvekili çocuklarının hakkı olmadan yüksek puanlı bölümlere yerleştirildiği, yandaş insanların ve firmaların rant sağlamaları üzerine konuşuldu. Bunun için boykot atölyesi kurulduğu hakkında katılımcılara bilgi verildi ve araştırmaları yapılacak. Aynı zamanda sadece boykot değil, halka destek çıkan kişi ve kuruluşlara da destek olunması fikri ortaya çıktı.
- Önümüzdeki seçimler hakkında konuşuldu. Parklardaki bu oluşumların bir meclis yada parti oluşturması gerektiği söylendi. Ancak önümüzdeki seçimlere yetişemeyeceğinden, mevcut partilerin kullanılabileceği, parklardan seçilecek kişilerin partilere önerilebileceği söylendi. Belirlenen bir partide söz sahibi olunmasının şimdilik daha cazip olabileceği tartışıldı.
- Seçim barajının düşürülmesi ve bunun parklarda konuşulması gerektiği söylendi. İlerde bütün parkların kararları birleştirilerek meclise sunulabileceği konuşuldu.
- Yoğurtçu Parkı'nda seçim hilelerini engellemek için seçim monitörü getirilmesi üzerine konuşulduğu söylendi. Bizlerin de bireysel olarak hilelere engel olunması adına gözetmenlik yapmamız gerektiği belirtildi. Bunun nasıl yapılacağı, sandık sayımlarında hataların nasıl yapıldığı ve bunları nasıl engelleyeceğimiz hakkında herkes bilgilendirildi.
- Bütün dünyanın Gezi'den etkilendiği söylendi. Bu olayların apolitik gençlere, siyasi olmasa da bir dünya görüşü kazandırdığı belirtildi. Bu forumlar sayesinde ülkemizdeki ve dünyadaki olaylara olan ilgisizliğin ortadan kalktığı konuşuldu. Amerika'da yaşayan bir katılımcımız Gezi olaylarının orada sesini duyurduğunu ve birçok haber kanalının bunu ele aldığını söyledi. Amerika'daki seçimlerde de hileler yapıldığını ve dünya üzerinde de bazı oyunlar oynanabileceğini belirtti.

* Cumartesi günü Gezi Parkı'na girileceğinden, Pazar günü de festivale katılınacağından dolayı hafta sonu forum yapılmaması kararlaştırıldı. Pazartesi günü için de konu başlığı belirtilmedi. Festival ve Gezi Parkı konuşulacak ve serbest kürsü şeklinde gerçekleşecek.

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (4 Temmuz)

- İlk konumuz medya ve gezi olayları sırasında tutunduğu tavırdı. Gerek yanlı gerekse bağımsız yayın yapan kanallar üzerinde duruldu. Oto sansür uygulayan ve yandaş yayın yapan haber kanallarının neden böyle bir duruş sergiledikleri konuşuldu. Ekonomik sebeplerden, gelirlerinin azalabileceği endişesinden dolayı olduğu üzerine görüşler bildirildi.
- İkinci olarak boykot konusu ele alındı. En yaygın örnek olarak AVM'ler konuşuldu. AVM'lere gitmeyip bir tepki göstererek yenilerinin yapılmasının engellenebileceği fikri ortaya çıktı. Olaylar sırasında insanları almayıp, kapı dışarı eden dükkânların da boykot edilmesi gerektiği konuşuldu. Aynı şekilde gazete, kanal, market ve gıda zinciri vs. gibi birçok alanda bunun yapılması gerektiği beyan edildi. Bunun için bir boykot atölyesi kurulması oylandı ve Şule Hanım ile başlatıldı. Katılım arttıkça atölye genişletilecek. Bu konuda diğer parklarla da iletişime geçilerek, bilgi alışverişi yapılacak.
- Serbest kürsüde seçimler ve sandık konusu konuşuldu. Daha önceki seçimlerde olan adres değişikliği, hanelere vefat eden veya yurt dışında yaşayanların da seçmen olarak gösterilmesi gibi olayların tekrar gerçekleşmemesi için nüfus dairelerinde bu bilgilerin kontrol edilmesi gerektiği belirtildi. Aynı zamanda sandık sayımlarında yanlışlıkların ya da hilelerin engellenmesi için gözetmenlik yapılması konuşuldu. Bu konudaki bilgilendirme için her akşam yaklaşık 5 dakikalık kısa bir açıklama yapılacak.
 - Forumumuzun duyurulması için basılan broşürler ve forumda kullanılacak mikrofon, amfi gibi eşyalar için cüzi ücretler toplanması gerektiği ve masraflar ufak da olsa ortak olmamız gerektiği kararlaştırıldı.
- Sayımız arttıkça gün sayılarının düşürülebileceği fikri ortaya çıktı. Hafta sonları eylem ve etkinlikler düzenlendiği için Cuma günleri bunlara gidilip gidilmeyeceği ve ona göre hafta sonu forum yapalım mı yapmayalım mı diye oylama yapılacak. Bu gibi program ve program değişikliklerinde herkesin bilgilendirilmesi için katılımcıların mail adresleri alınacaktır.

*5 Temmuz için belirlenen konu başlıkları:
- Eylemler
- Doğu Türkistan
- Mısır'da Yaşananlar ve Ülkemize Etkileri

5 Temmuz 2013 Cuma

4. Levent Sporcular Parkı Forum Notları (3 Temmuz)


*Bu akşam ilk olarak forumun düzeninin sağlanması, kuralların belirlenmesi ve oylama düzeni konuşuldu.
     - Karmaşa olmaması  açısından konuşmak isteyenlerin söz alması ve kürsüye çıkıp konuşması kararlaştırıldı.
     - Onaylıyorum/Reddediyorum gibi anlamlara gelen hareket dili hakkında herkes bilgilendirildi ve bunun uygulamasına geçildi.

*İkinci olarak bu toplantıyı nasıl duyurabiliriz ve yaygınlaştırabiliriz diye tartışıldı. Bunun için de maddeler belirlendi ve bazılarının görev dağılımı yapıldı:
     - Salı günü  kurulan semt pazarında dağıtılmak üzere broşür hazırlanacak. (Broşürde yazması gerekenler için bir örnek hazırlanacak ve oylamaya sunulacak)
     - Apartman ve sokaklara daha önce dağıtmış olduğumuz ilanların dışında, arabalara da konmak üzere kartvizit boyutunda ilanlar çıkarılacak.
     - İlanlar henüz dağıtmadığımız semtlere ve metro çıkışında dağıtılmaya devam edilecek. (Getirebilen herkes grup sayfamızda daha önce paylaştığımız ilanın resminden çıktı alıp bir miktar getirecek)
     - Diğer parklarla iletişime geçilecek. Ne şekilde temaslarda bulunulacağı ve bunun için temsilciler önümüzdeki forumlarda belirlenip, karara bağlanacak.

*Forumun plan ve programını belirleyecek kararlar alındı. Bunlar dahilinde:
     - Toplanma saati 21.30 olarak belirlendi.
     - Her akşam forumun son 10 dakikasında, yarınki forumda ele alınacak konu başlıkları  belirlenecek.
     - Belirlenen konular 21.30 - 22.30 arası 20'şer dakikalık aralıklarla konuşulacak. Ancak güncele göre konularda değişiklik yapılması forum başlangıcında oylanacak. 22.30’dan sonra serbest kürsü şeklinde devam edecek.

*4 Temmuz için belirlenen konu başlıkları:
     - Medya ve Medyanın Olaylarda Tutunduğu Tavır
     - Boykot
     - Bundan sonra yapılacak eylemlerin Şekli ve Uygulanışı

26 Haziran 2013 Çarşamba

4. Levent Sporcular Parkı Toplantı Notları (24-25 Haziran)


4. Levent Sporcular Parkı'ndan: 24 Haziran Pazartesi tarihli (ilk) buluşmamızın notları, bir moderasyon ya da yöntem belirlemediğimiz için sohbet şeklinde ilerledik, yaklaşık 15 kişiydik.

*Bizi forumlara getiren ne oldu?

-İnsanlar Gezi eylemleriyle konuşmaya, ses çıkarmaya başladılar. Daha çok gençler öne çıktı. Y kuşağı denen, bir ayağı sanal alemde büyümüş bireyler birebir temas kurmaya başladı. ("Bu eylemler gençlerin, ne yaparsa gençler yapar." cümleleri de, buna karşı çıkan fikirler de vardı)

-Fiilen birlikte olmamız ve çok çeşitli olmamız yeni bir dil ve hitabet ihtiyacı doğurdu. En çok da eylemlilik, Gezi'nin 2 hafta direnişçilerce tutulmasında bu ihtiyacı hissettik ve gidermeye başladık. 

*Forumlardan ne bekliyoruz? Kendi forumumuzdan ne bekliyoruz?

-Abbasağa Parkı gibi büyük forumlarda (AKP seçmeninin temsilen kullanılan) "%50" ne kadar bulunuyor? Onlara bu forumlar aracılığıyla temas edebiliyor muyuz, yoksa nasıl temas edebiliriz? Onları ötekileştirdik mi? ("AKP'nin ikinci kez seçilmesiyle beraber zaten ötekileşmişlerdi, ayrışmıştık" dedi, 4. Levent'ten Ayazağa'ya taşınan ve farklı yaşam tarzlarına müdahale bağlamında arada büyük farklar gören bir arkadaşımız. Buna katılmayanlar oldu, hala birlikte yaşadığımız, birbirimize temas ettiğimiz düşünülüyor. Öte yandan forumlarda 'Ben de AKP'ye oy vermiştim ama bu haksızlığa tahammül edemezdim' diyen insanlar da çıkmış.) 

-Ötekileştirme mevzusuna ek olarak, 28 Şubat döneminde başörtülü kadınların üniversitelere alınmadığı sıralarda özgürlük için mücadele edilmemesine dair pişmanlıklar itiraf edildi.

-"Kendimizi nasıl anlatabiliriz?" sorusunu cevaplamak için önce ne istediğimizi tanımlamamız gerek, denildi. Buna karşın, böyle bir ortaklaşma olmadan herkesin tamamen kişisel deneyimlerini paylaşarak da derdimizi anlatabileceğimiz söylendi. 

-Bu forumlar sayesinde gündelik yaşamımıza dokunan, kıyıda köşede kalmış ama atlanmaması gereken şeylerle ilgili çalışma yürütülebilir. Mesela seçimlerde sandık görevlisi olmalı herkes. Demokratik bir parlemento için %10 seçim barajı mutlaka düşürülmeli. Hidroelektrik santralleri, 3. Köprü gibi son derece yerel ama herkesi ilgilendiren konular tartışılmalı.

*Duyurular & Öneriler

-'Çapulcular Yaz Okulu' ya da 'Okumuş insan halkının yanındadır' kampanyası ile yoksul yerleşim yerlerindeki çocuklara (ve ulaşılabilirse annelerine) yönelik çalışmalar yürütülecek. Resim, tiyatro, felsefe vb. konularda yaz okulu. (Bu gibi aktivitelerle bahsedilen %50'ye temas da edilebilir denildi)


-----------------------------------------------------

25 Haziran buluşmamızın notları;

Katılımcı sayısı: 20-25
*Toplantı saati 21.30'a alındı. 21.45'e kadar parkı gezip duyuru yapacağız, insanları foruma davet edeceğiz. Forumu 'herkesin katılabileceği, sorunlarımızı paylaşıp çözümler üreteceğimiz bir açık toplanma' olarak tanımlamaya karar verdik (sorulduğunda.)
*Katılımı arttırmak için ne yapabiliriz?
-Facebook event'i açalım.
-Notlar bloga konulacak. Düzenli olarak kondukça insanlar merak edip gelir.
-Parka gelen ve çevrede oturan halkın dikkatini çekmek için etkinlik düzenleyip bunu Belediye'e aracılığıyla duyuralım. Bir müzik dinletisi olacak (muhtemelen pazartesi).
-Büyükçe bir pankartı yanına oturduğumuz heykele asıp görsel daha çok görünür olacağız.
-Taksim Dayanışması katılımcı sayısını arttırmamız için bize yardımcı olabilir.
-Çevre semtlerde Duran Adam eylemleri yapılıp, foruma çağrı yapılabilir. Bunun için direnişe tam destek veren güvenli yerlerden (ilk olarak 1. Levent Çarşı) başlamaya karar verildi. Gruptakiler birbirini tanıyıp her türlü durumda birlikte hareket etmeyi öğrendikçe başka yerlerde (örneğin Çeliktepe, Sanayi Mah. ve Gültepe semt pazarlarında) bu çağrı eylemi yapılabilir. (Tekrar konuşulacak.)
-4. Levent çevresinde apartmanlara el ilanı dağıtılmasına ve afiş asılmasına karar verildi. El ilanı A6 (bir sayfanın dörtte biri) afiş ise A3 (bir sayfanın iki katı) büyüklükte olacak. Dağıtım için iyice organize olmak gerekli. Orduevinde bu tür şeyler yasak olduğu için çağrı sözel olarak yapılacak.
-Grup dayanışmasını ve iç güveni arttırmak için kaynaşma alıştırmaları&oyunları yapılacak.
-Bir ses sistemi bulup ilerleyen günlerde toplantılara getirelim. Böylece hem herkes duyar açık olur, hem daha davetkâr olur. Henüz yapmaya gerek görülmedi, kalabalıklaşınca yapılacak.
*Atölyeler için henüz erken, önce kendimizi toparlayalım denildi. Her parkın atölye yapmadığı, genellikle Abbsağa'da konularında uzmanların atölyeler/açık dersler verildiği belirtildi. Atölyeler için işin uzmanlarına gerek olmadığı ifade edildi. Henüz bir karara varmanın sağlıklı olmayacağı, kalabalığın getireceği fikir çeşitliliğinin beklenmesi gerektiği söylendi.
*Diğer parklardan kopmamamız gerektiği söylendi. Diğer parkları günlük olarak takip edip aktarmak üzere birilerinin görev alması önerildi.
*Yarın (http://www.yurtgazetesi.com.tr/“topcu-kislasi-israri-neden-makale,4875.html) köşeyazısının okunarak tartışmaya açılabileceği söylendi. Atölye yapmasak da fikir alışverişi için bir başlangıç.