18 Temmuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Temmuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2013 Perşembe

Kozyatağı Kriton Curi Parkı Forum Notları (18 Temmuz)

Toplam olararak 6 kisinin hayatini kaybettigi gezi parki eylemi ardindan baslatilan polis operasyonlari medya karartmasi altinda devam ettigini dusunen bir konusmaci sole  bir elestiri dile getirdi.. goz altina alinan ve  evlerinden is yerlerinden alinan insanlara istinat edilen suclamalar gasp kamu malına dolaylı yoldan saldırı ve yagma. emnıyet kuvvetlerıne tacız mukavet  darp  gibi adi suclar kapsaminda eylemcilerin itibarsizlastirilmaya calisildigini solemeye calismisti.
Bir diger konusmaci ise sirf gezi parki eylemine katilan arkadasinin isten cikarildigini ve 6 arkadasinin goz altinda bulundugunu ifade ederek sirketin isten cikarmalarini personelden gizleyerek  taraf oldugunu solemisti. sosyal medya da da yalan ve maniplasyonlari elestirmisti..
Bir diger konusmaci legal ve illegal orgut normlarini elestirmisti ve illegalizmi sorgulamaya calisan kucuk bi konusma yappti fakat konudan cok uzaklasti...
Sonra kadin haklari ve 16 yasinda ki ozurlu bir kiza yapilan tecavuz ortpas operasyonunu dile getiren guzel bir insan konusma yapti. Feodal yapıdan, bu yapıdaki kadının yerinden, toplumun kadın algısından, feminizimden bahsetti ve erkeklerin feminist olması gerekir dedi. Bu algıyı yıkması gereken ve buna emek vermesi gerekenin kadınlardan çok erkekler olması gerektiğini vurguladı.
Başka bir katılımcı konusma yaparak cinsellik dinsellik ve toplum adina etkisi dusuk bir konusma yaptı.
Aile kavraminin sorgulanmasi ve insanlari sevismeye daha fazla sevismeye ihtiyaclari oldugunu ifade etmeye calistim.
Başka bir katılımcı sınıf kavramından bahsetti ve Gezi’deki süreci değerlendirirken beyaz yakalıların başı çektiğine değindi. İşçi sınıfının neden bu kadar geri çekildiği, sendikaların neden bu kadar vasıfsızlaştırıldıkları ile iligli fikirlerini paylaştı. Basınla ilgli yaptığı değerlendirmesinde Sözcü gazetesininde gayet yanlı haber yaptığından bahsetti. Milliyetçilik kavramının değerlendirmesini yaparken forum biraz hararetlendi.
Bir arkadasimiz daha sonrasinda Sahte esnaf manifestosundan bahsederek esnafin satin alindigini ve hukumet tarafindan kontrol edildigini ifade etti.
Bir diger konusmaci gezi eyleminin kisisel ozgurlukler eylemi oldugunu ve hukumetler tarafinda kontrol edilmek istemedigini belirti.. kimse cocuk sayimiza yememize icmemize karisamaz diye ekledi...
Hukumeti istemiyoruz demek yetmez bence oy kullanirken sandiklarimiza daha fazla sahip cikalim dedi bir bayan arkadas..
Bir dostumuz da yarginin hantal ve yetersiz oldugundan bahsetti ve bagimsizlik yok dedi...
Başka bir katılımcı tek bagimsiz olan yapilar bizleriz. Zaten onemli olanda bizleriz. Anarsizim degil fakat bireysellik kitlesellikten daha muhtesem ve egitici  dedi.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Ankara Eryaman Forum Notları (18 Temmuz)

Ankara Eryaman Forum Notları #201307-18
Forum iletişim bilgileri:
Facebook: https://www.facebook.com/groups/307882042677329/   Eryaman Direniyor
Yer: Eryaman 3. Etap (Gezi) Kavşağı Parkı
Tarih ve saat: 18.07.2013 21:00
Kişi sayısı: 60
Duyurular:
  • 16.07.2013 tarihli forumdaki gelişmelerle ilgili olarak, daha önce foruma katılmakta olan bir kişi tarafından düşünülerek uygulanan “bayrak Yürüyüşü” adlı yürüyüşe katılmama kararı ve gerekçeleri açıklandı.

GÜNDEM:
  • 20. Temmuz Cumartesi günü yapılması düşünülen eylem.

TARTIŞMA KONULARI/KONUŞMALAR
  1. 20 Temmuz Cumartesi günü bir grupça planlanan “bayrak yürüyüşü” adlı yürüyüş bir partinin güdümündedir. Bu yürüyüşün asıl amacı bayrak için yürümek değil bir siyasi partinin propagandasıdır. Bayrakla kimsenin bir sorunu yoktur ve gündemde böyle bir sorun yoktur.
  2. Bu ayın özelliği göz önüne alınarak, 20 Temmuz Cumartesi günü yürüyüş değil öncesinde konser ve sinevizyon gibi etkinlikler de olan bir Yeryüzü İftarı düzenlenmesi önerildi.
  3. Cumartesi günü Yeryüzü İftarı düzenlenmesi yerine Güvenpark’taki geniş katılımlı Yeryüzü İftarına gidilmesi önerildi.
  4. Güvenpark’taki iftara bireysel katılım olabileceği, ancak gidemeyenler de düşünülerek Eryaman’ın boş bırakılmayıp bir etkinlik düzenlenmesi önerildi.
  5. Gezi direnişi süresince tutuklanmış arkadaşlarımızla dayanışma konusu konuşuldu ve diğer forumda tartışılabilmek üzere gündeme alındı.
  6. Eryaman'da önemli sorunlarımızdan olan Susuz Gölü Rant Yolu ve hastane yapılmak üzere imarda görülen arazinin kentsel dönüşüme açılmasının yanı sıra, Optimum AVM ve Şeker Fabrikası arasında kalan alanda tren bakımistasyonu yapılacağı konusu daha sonraki forumda konuşulmak üzere gündeme getirildi.


KARAR
  1. Bir grupça Cumartesi günü düzenlenecek olan “bayrak yürüyüşü” adlı yürüyüşe, bir siyasi partinin propagandası amaçlı olduğundan katılmama kararı oybirliği ile alındı.
  2. 20 Temmuz Cumartesi yeri ve tam saati ertesi gün belirlenmek üzere, Yeryüzü İftarı ve öncesinde de konser ve sinevizyon gibi etkinlikler düzenlenmesine karar verildi.

SONRAKİ TOPLANTI:
Tarih ve saat: 23.07.2013 Saat: 21:00
Yer: Eryaman 3. Etap (Gezi) Kavşağı Parkı
Önerilen Gündem Maddeleri:
  • Gezi direnişi süresince tutuklanmış arkadaşlarımızla dayanışma
  • Optimum AVM ve Şeker Fabrikası arasında kalan alanda tren bakım istasyonu yapılma planı

19 Temmuz 2013 Cuma

Esenyurt Havana Park Forum Notları (18 Temmuz)

Forum, Şahin Aydın müzik dinletisi ile başladı. Şahin Aydın, “Geçen forumlardan birinde, ayrıştırıcı konuşmalar izledim. Oysa kapsayıcı, birleştirici olmalıyız. Burada her düşünce kendini özgür ve güvende hissedebilmeli. ‘Gezi ruhu’nu tüm parklara taşımalıyız” dedi.

“Ne bir haram yedin, ne cana kıydın. / Ekmek kadar temiz su gibi aydın.

Kimseler duymadan hükümler giydin. / Yiğidim aslanım burada yatıyor” diyerek gezi direnişinde öldürülen Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım ve Ali İsmail Korkmaz’ı andı. Katılımcılar türküleri birlikte söyleyerek bir gönül zinciri oluşturdular. Program, “Görecek günler var daha. Aldırma gönül aldırma” denilerek, Sabahattin Ali’den gelecek forumlara gönderilen umut esintileriyle sona erdi.

Katılımcı sayısı başlangıçta 58, ilerleyen saatlerde 70’e yükseldi. Bu sayı, başlangıç günündeki 35 sayısını saymazsak, en düşük sayı olarak gözlendi. Bunda, hava durumu ve dışarıdan katılımların çok az olması etkili oldu.

Forumu yöneten arkadaş, gündemin;

1. Önceki forumun değerlendirmesi (Olumlu yanlarımız, eksiklerimiz, bugüne kalanlar),

2. Forumun ilkeleri üzerine görüşlerin alınması,

3. Gelecek forum gündem önerileri ve duyurular olarak belirlenmesini katılımcıların onayından geçirdi. Gündemlerle ilgili görüşler şöyle:

· Forumlarda 70’in altına düşmeyen, 250’yi de geçmeyen bir katılım ve süreklilik sağladık. Bugün cep mesajlardan bir bölümünü kullanmadık. Mesajla uyarı yine de önemli. Devam ettirmeliyiz. Tanıtım ve çağrı için metin çoğaltıp dağıtmayı sürdürmeliyiz.

· Forumların niteliği düşük. Bunda gündemler için yeterli hazırlık yapmadığımızın payı var. Yürütme, forumlardan bir gün sonra toplanmalı; hem o günün değerlendirmesini yapmalı, hem de gelecek forum için hazırlık yapmalıdır.

· Yürütmenin bilgi ve deneyim akışını sağlayacak 10-20 kişilik bir meclisi olmalıdır. Bu meclis, bireylerden ve temsil yetkisi olabilen kurum yetkililerinden oluşmalıdır. (Toplu Yapı Yönetimi, Muhtarlık, dernekler, sendikalar, odalar, siyasi partiler vb.) Yapılacak ön hazırlıklar bu meclisin çabalarıyla forum meclisinin (kent meclisi) işini kolaylaştıracaktır.

· Çalışma gruplarından ve atölyelerden her forum söz ediliyorsa da fiili bir süreç henüz başlatılamadı.

· Tartışma konuları kentin sorunları ve çözümleri eksenine oturmalıdır.

· Önümüzdeki süreç, seçimler sürecidir. Önümüzdeki forumlarda bu konu tartışılabilir.

· Alternatif iftar sofrası (yeryüzü sofrası) kurabiliriz. Boğazköy’de olduğu gibi.

· Aynı amaç için toplanıyoruz. Sokak gösterileri de yapmalıyız.

· İş cinayetlerine duyarlı olmalıyız. Forum konularından biri de bu olmalı, işçileri de foruma katabilmeliyiz.

· Gelecek forumda Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı, Etopya Gençlik Tiyatrosu’nun oynadığı oyunu forum öncesi oynayabilir miyiz? (Alkışlarla evet.)

· Forum ilkelerinden birkaçı; başlama, bitiş saatleri, konuşma süresi(3-5)dak.), foruma siyasal sembollerle katılmama, konuşmalarda öteleyici, dışlayıcı olmama, hakaret ve aşağılama içeren sözler kullanmama; herkesin konuşmaya çalışması, bir söz alanın çok gerekli değilse ikinci kez söz almaması olabilir. Bu konuda yürütme bir hazırlık yapmalı, meclis dolayımından geçirerek ilkeleri onaylatmalıdır.

Toplantı, gösteri vb. duyuruların ardından forum sona erdi.

Merter Sami Menteş Forumu Notları (18 Temmuz)

Forum öncesinde Merter'de dolaşılarak Sami Menteş forumu hakkında bilgilendirici bildiriler dağıtıldı.

Forumda önce pazartesiden beri yaşanan gelişmeler özetlendi. Gözaltına alınan üniversite öğrencileri ve polisin Taksim'i yavaş yavaş gösterilere kapatmak istemesi konuşuldu.

Merter Muhtarı Osman Kartal forumumuza katılarak sorunlarımızı dinledi ve özellikle Tozkoparan'daki kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili açıklamalar yaptı. Kentsel dönüşümde yıkım kararı için bir tek kişinin başvurusunun yettiğini ve bunun nasıl ranta dönüştüğünden bahsetti.

Muhtar Bey'in söylediklerinden bazıları:
- "Tozkoparan'da devasa bir rant var. 4000 konut yıkılacak, 12000 konut yapılacak. Buralarda henüz rant yeterli değil, ama ileride ne olur bilemiyorum."
- "29 Ekim Parkı'nda ışıkların niye yanmadığı malumunuz."
- "Dere, Merter'in en büyük sorunudur."
- "Merhaba Pastanesi'nin karşısına Ak Çarşı gibi bir yer inşa edilecek."

Bunların dışında Marmara Forum ve Kale Center gibi AVM'lerin ve büyük rezidans projelerinin Merter trafiğine olumsuz etkilerinden bahsedildi.

Merter ve Tozkoparan'daki kentsel dönüşüm projelerine karşı kitlesel bir duruşa ihtiyaç olduğu konuşuldu.

Forumumuz başladığı günden beri 29 Ekim Parkı'nda yaşadığımız aydınlatma sorunu dile getirildi. Konunun belediye meclis üyesindeki bazı tanıdıklar vasıtasıyla halledilmesine çalışılacak. Olmazsa kendimiz harekete geçeceğiz. Pazartesi gününe kadar sorun çözülmezse Belediye'ye yürümek, yine olmazsa Belediye önünde basın açıklaması yapmak fikri konuşuldu ve destek gördü.

Foruma gelen bir vatandaş "Siz hangi örgüttensiniz?" diye sordu.

Foruma katılanlardan çeşitli fikirler/öneriler:
- İnsanlara yürüyüş yaparak ulaşabiliriz. İnsanlar bildirileri yırtıyor.
- Mahalleliler olarak güçlerimizi birleştirmeliyiz.
- Sorunlar RTE'nin gitmesiyle çözülmez. Meseleye ezen-ezilen çatışması olarak bakılmalıdır.
- Cumartesi günü Taksim'de yapılacak halk-esnaf yürüyüşüne forum olarak katılalım.
- Yeryüzü sofrasını Merter'de de yapalım.
- İftar yemeği düzenlememiz birleştirici olacaktır.

Bir sonraki toplantı için konu başlıkları:
* Aydınlatma sorunu çözülmezse ne yapacağız?
* Seçim yaklaşıyor, adreslerimizi belirleyelim.

Son olarak 20 Temmuz Cumartesi Taksim'e topluca gitmek için saat 17.30'da 29 Ekim Parkı'nda buluşma kararı alındı.

Kınalıada Forumu Notları (18 Temmuz)

Haftalık forumlara devam edilip edilmemesi tartışıldı. Buna ek olarak forum alanının elverişsizliği üzerinde duruldu. Forumlara, forum alanının değiştirilerek devam edilmesi kararı alındı. 

Yassıada ve Sivriada’nın imara açılıp rant alanı haline getirilmesini protesto etmek üzere tüm Adalılar olarak yapılacak Sivriada’da basın açıklaması yapma eylemine bütün gücümüzle katılma kararı alındı. Gelecek afişlerin yapıştırılması ve bildirilerin dağıtılması için görev bölüşümü yapıldı.
Kınalıada’daki işçi koğuşunun Büyük Şehir Belediyesi görevlileri tarafından yıkılmasının ve keza Büyükada’daki işçi koğuşunun polis nezaretinde Büyük Şehir Belediyesi zabıtaları tarafından hoyratça boşaltılmasının protesto edilmesine karar verildi. Ayrıca, Adalar Belediyesi, böyle durumları halka duyurmadığı ve gerekli tepkiyi göstermediği için eleştirildi. 

Forum, Toplantı ve Etkinlikler
Kınalıada Forumu, 28 Temmuz 2013, Pazar, saat: 17.00’de, Hrant Dink Parkı’nın çaprazında bulunan İDO iskelesinin önündeki alanda yapılacak. 
21 Temmuz 2013, Pazar günü yapılacak Yassıada-Sivriada eylemine gidiş. Adalardan gelen motor 13.45’te iskelede olacak, buradan Sivriada’ya gidilecek. 
20-21 Temmuz günleri bir doktor arkadaş tarafından ilkyardım kursları verilecektir. Yeri ve saati Protiotonom sitesinden duyurulacaktır. 
Çocuklara resim atölyesi devam etmektedir. Yer ve saat Protiotonomdan duyurulacaktır. 

Kınalıada ForumuAdalar ve İstanbul düzeyinde temsilci koordinasyonları oluşturulmaktadır. Kınalıada Forumu olarak bu koordinasyonlarda yer alıyoruz. Duyurulur. 

Kınalıada Forumu

İcadiye Forumu Notları (18 Temmuz)

1) Atatürk Anıtlarında nöbete başlıyoruz. Pazar günü (21 Temmuz 2013) saat 17:00 itibari ile Şemsipaşa Atatürk Anıtı'nda nöbete başlıyoruz. Nöbetimiz gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam edecektir. Her nöbet 30 dakika sürecek ve 4'er kişi ellerinde meşaleler ile duracaktır. 30 dakika dolduktan sonra diğer 4 kişilik grup nöbete devam edecektir. Sadece Türk Bayrağı olacak olan eylemimizde çevreye zahatsızlık verici slogan vs olmayacaktır.

2) Fethi Paşa Korusu içerisinde yer alan bir restoranın otopark ihtiyacı nedeni ile basket sahasının potalarının sökülmesi ve otopark alanının açılmasına yönelik yapılan çalışmaların durdurulması için dilekçe örnekleri hazırlandı. Önümüzdeki hafta imzalı dilekçelerimiz ile şikayatimizi gerçekleştireceğiz.

3) Pazartesi günü (22 Temmuz 2013) tüm gün devam edecek olan takas şenliğimiz olacaktır. Takasımız İcadiye GEZİ Parkında (Üsküdar Lisesi Karşısındaki Park) yapılacaktır. Katılımınız ve desteğiniz önemlidir.

4) 05 Ağustos 2013 Pazartesi günü Silivri'ye gitme kararı alınmıştır. Katılım sağlayacak olan arkadaşlarımız isimlerini bir sonraki forumumuzda (23 Temmuz 2013 Salı) kesin katılım sağlayacak arkadaşlarımız isimlerini yazdıracaklardır. Otobüsümüzde boş yer olması durumunda komşu mahallelerimizden gelmek isteyenlere bilgilendirme yapılacaktır.

5) İcadiye Mahallesi Forumu olarak gelecek hafta bir yeryüzü iftarı organize edeceğiz. İftarımız parkımızda yapılacaktır, katılımın fazla olması durumunda iftar alanımız genişletilecektir. (Kesin tarih duruyusu yapılacaktır.)

6) Çalışma gruplarımız eğitimlerine başlayacağının duyurusunu gerçekleştirdi. İngilizce, Muhasebe ve Bilgisayar eğitimlerimiz katılım ve talep olması durumunda başlayacaktır. (Eğitim yanı sıra bilgisayar ve muhasebe konusunda gelecek olan sorularada çalışma grubumuz yardımcı olmaya çalışacaklardır.)

İcadiye GEZİ Parkı Sakinleri

Maçka Parkı Forum Notları (18 Temmuz)

Duyuru:
Arda arkadaşımızın duyurusu... Zor durumda olan arkadaşlarım ve kendim için yardım isteğinde bulundu. Hakan Telefon no: 0555 8698476
Bu hafta Pazar etkinliği için duyuru: Yassıada eylemine katılım serbest. Sandalye eylemi için (saat 17:00) buradan da hareket edilebilir. Dileyenin katılabileceği bir etkinlik. 
Arda arkadaşımız tarafından Umut Evleri (kimsesiz 35 yaşından büyükler için) derneği kurulumunda yaşanılan zorluklar paylaşıldı. "Ülkemizde insana değer verilmiyor" 
Savaş arkadaşımız Darülacize'deki kötü şartları paylaştı.
Yarın Taksim Dayanışması 11:00'de basın toplantısı var... Son gözaltıların dayanışma üzerinde bir dava yürütmek üzerine gibi duruyor. Buna dair en yüksek seviyede katılımın amaçlandığı açıklama yapılacak. Oradan çıkıp adliyeye gidilecek. 
Pazar günü esnaf masa sandalye eylemi var. Galatasaray lisesi önünden yürüyüş olacak Tünel'e doğru. 
Ayrıca pazar günü ada eylemi var. 

Gündem:

Vicdani red grubu sunumu
Forum organizasyonu 

- VİCDANİ RED SUNUMU -

- Beyoğlu Tokatlıyan Han 4.katında 28 numara. Türkiye'deki vicdani red süreci ve dernekleşme süreci, amacımız nedir.
- Türkiye'de 1989 yılından itbaren anarşist Tayfun Gönül ile başlayan hareket giderek örgütleniyor. 
- Daha önce barışçı vicdani red platformu vardı, burada yaşanan savaşı durdur abilecek aktif bir eylem olarak düşünülmüştü. Panel ve söyleşiler düzenleyip etkinlik yaptık. Bu süreçte tutuklanan arkadaşlarımız oldu. 
- Askere gitmeyi reddeden herhangi biri içn süreç şöyle... Zorla askere alınıyor, üniforma giymeyi reddedince yargılanma süreci ve bununla birlikte gelen cezalar silsilesi geliyor. Vatan haini muamelesi görülüyor. Uzun süren tutukluluk sonunda hastaneye gönderiliyor, ve çeşitli sebeplerden (antisosyal kişilik bozukluğu gibi) çürük raporu veriliyor. 
- Çözüme dair en somut hamle anayasada bnunbir görünülürlüğü olması olarak görüyoruz. 
- Yakın zamanda dernekleşmenin sürece katkısı olacağını, hukuki sürece faydalı olabileceğimizi düşünerek 18 Mayıs'da yaklaşık 120 kurucu ile kuruldu dernek. 
- Dernek olarak ilk etkinliğimiz için bir toplantı yaptık. Bir dizi panelden sonra açıklama yaptık. 22 arkadaşın da eklenmesi vicdani redci sayısı 200'u aştı. 
- Şu an tutuklu arkadaşımız Onur Erdem ile ilgili (2011'de açıkladı) durumu paylaşıp vicdanıi red ile ilgili sunumlar ile birlikte forumlarda sonum yapıyoruz. Bu konuda yakında bir kampanya başlatılacak. Ayrıca Onur'un yalnız olmadığını anlatan bir yazı oluşturduk ve cezaevlerine faks yolluyoruz. Daha önce yapıldı ve içeride arkadaşlara davranışları etkiliyor. Bu dilekçe formunu paylaşabiliriz, destek verebilirseniz seviniriz. 
- Dernek olarak vicdani reddi bir insan hakkı olarak görüyor ve bunun resmileştirilmesimi amaçlıyoruz. Ülke olarak bunu tanımaya yönelik anlaşmalarda imzamız var, Avrupa birliğine girme şartlarından biri. 
- Ordudaki haftada 4-5 şüpheli asker ölüm oluyor. Bu konuda da çalışmak istiyoruz. Çünkü buradaki gerçekliği ortaya çıkarmadıkça olaylar artarak devam edecektir diye düşünüyoruz. En son öldürülen ermeni arkadaşımız Sevak örneği anlatıldı. 
- Militarizme karşı çalışmayı planlıyoruz. En somut olarak kadın erkek ilişkilerinde de görülen militarizm kültürüne yönelik antimilitarizm çalışmalarımız var. Sadece bu coğrafyada değil dünya çapında bu konuda söz üretmek istiyoruz. 
- Derneğimize üye olmanızı isteriz. Oluşturulan çeşitli çalışma grupları oluşturduk. Bu gruplar ile faaliyet gösteriliyor. Bizimle birlikte bu mücadeleyi yürütmeye el atarsanız hep birlikte daha da büyüyebiliriz. 


SORU / CEVAP:
S: Avrupa'daki durum nedir? 
C: Çoğu Avrupa ülkesinde askerlik hizmeti için sosyal hizmet alternatifi var, bazı yerlerde askerlik süresinin iki katı (Yunanistan gibi) oluyor bu süre. Eğer bunu da yapmayı reddederseniz total red oluyor, buna farklı bir yargılama süreci oluyor. 
S: En ılıman yaklaşan ülke neresi?
C: Profesyonel ordusu olan ülkeler buna daha rahat bakıyor. Almanya'da da çok sıkıntılı bir süreç olmadığını tahmin ediyorum. Daha detaylı bilgi için araştırma gerekli. 
S: Türkiye'deki süreç için anayasaya girmesi için milletvekilleri ile görüşüldü mü? 
C: Henüz yapmadık ama mecliste bu konuda halihazırda yapılan çalışmalar var. Biz de imza kampanyası başlatmayı planlıyoruz. Genelde BDP milletvekilleri destek veriyor, çünkü kendileri de böyle bir çalışma yaptılar daha önce. Chp milletveki Melda Onur da Onur Erdem için kampanyamıza katıldı. 
S: Vicdani redci arkadaşlar olarak kendinizi militarizme karşı bir duruş olarak mı tanımlıyorsunuz yoksa zorunlu askerlik hizmetine karşı mısınız? Çözüm öneriniz nedir?
C: Herhangi bir sebeple askerliği reddetme ortak paydasında anlaştık. Bu görev iradeniz yok sayılarak size dayatılan bir görev olduğu için herhangi bir sebeple reddedebilirsiniz. Vatandaşlık görevine dair dernek olarak görüşümüz ortak var diyemeyiz. İki alternatif sunulabilir; kamusal görev olabilir bir de total red kavramı var. 
S: Üye olmadan nasıl destek verilebilir?
C: Çalışmalarımıza ve etkinliklerimize katılabilirsiniz. İlerleyen süreçlerde atölyelere katılabilirsiniz. Yeni örgütleniyoruz. Etkinliklere katılmak için üye olmanız gerekmiyor. 
S: Kadınlar ve vicdani red durumunu açıklar mısınız?
C: Kendim vicdani redci olarak zorunlu askerlik militarizmin en önemli parçası. Toplumumuzdaki şiddet unsurunun da ortak paydaları var. İktidarın elinde güç olmayana şiddet uygulaması kavramı çerçevesinde örgütlenmiş şiddet olarak görüyorum militarizmi ve bu nedenle reddediyorum. Kadına bu anlamda toplumda biçilen rolere karşı daha geniş perspektiften bakarak reddediyoruz. Dernek içinde kadınlar içn de çalışmalar yapmayı amaçlıyoruz. 
S: Farklı sebeplerden vicdani red olabiliyor, derneğin çoğunluk grubu veya bu şekilde yapılandırması var mı? Açıklamalarınızda "askerlikten soğutma" maddesinden yargılanmaktan korkuyor musunuz? Bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz? Derneğe üye olsak böyle bir suçlama ile karşılaşma olasılığımız var mı?
C: Derneğin kuruluşundan itibaren kişinin nedeni ne olursa olsun vicdani red hakkı vardır insanın. Bu nedenle red sebebinde bir oranlama yapamayız. Yelpazeyi mümkün olduğunca geniş tutmaya çalışıyoruz. Farklı gerekçelere var. Diğer soruna dair... Böye bir ihtimal var her zaman. 318. Madde olan bu madde ile açıklama yapmama rağmen bana böyle dava ile karşılaşmadım. Ama dernek üyesi başka arkadaşlardan yargılanan var. Ama böyle bir süreçte tutuklanma durumu yok ve böyle bir durumda sizin de yapabileceğiniz şeyler var ve bu nedenle zor durumda pek kalınmıyor.


- FORUM ORGANİZASYONU - 

Yöntem önerisi: başlıkları tek tek hatırlatırsak üzerinden tek tek gidelim.
Ekip için gönüllülük olarak birimler oluşsun kendi aralarında sorumlu seçsinler.
Saymanlık gerektiğinde olsun. 
Moderasyon aylık olabilir, diğerleri süresiz olsun ama aylık rapor olsun. 

Koordinasyon ekibi alt bileşenleri:
Moderatör / Kolaylaştırıcı: EVREN arkadaşımız seçildi, yedek MİRAY
İç iletişimci (paylaşım ve sosyal ağlar): Ece, Tuna, Fatih, Zeynep (aynı zamanda yazmanlık diğer arkadaşlardan destek ile) 
Dış iletişim (diğer forumlar stklar ve dayanışma): Ahmet Bey, Ece (kendi burada değil seçsin), Nazan (teklif edilecek), Kaan (eylül itibariyle), 
Medya operatörü (tasarım işleri): Volkan, Hatice, Tolga, Eli
Hukuk Komisyonu: tüm avukatlar Erdem Çağlar, Batuhan Bal, Hikmet, Gonca 

Sanat için görevli atanmalı mı konusu:
- Zaten hepimizin bağlantıları ve yetileri var ayrıca komisyon gerekmiyor bence.
- İyi birşey çıkmama riskine dair zorunlu bir komite olmasa
- Olmalı... Daha renkli olacağını düşünüyorum. Hatta başka forumlardan gelen renkli etkinlikleri beğenenler oldu. 
- Bir forum bu sanat konusunda ön plana geçebilir diye düşünüyorum. Toplantılara ek bir takvim ile yan grup oluşturarak yürütülebilir diye düşünüyorum. 
- Her iki arkadaşa katılıyorum, zaten forum günleri dışında forumun yüzü olarak bunu yapmalıyız. 
- Bunu semt kolektifinden çıkartıp sanatçılar ile bu organize edilsin. Zaten böyle bir kolektif var. 
- Etkinliklerin dışarı açılmak içn faydalı olacağını düşünüyorum. Konuşmaların kısır döngüye girmesine de engel olur. 
- Çalışma grubu fonksiyonu oluyor bu daha çok. Daha çok etkinlik odaklı bir örgütlenme olacaktır. Proje bazlı çalışma olsun bence. 
- Aynı şekilde herkesim projesi ile ilerlenmesi gerekli diye düşünüyorum. Dışarıya açılmak tanıtım için çok önemli. 
- Belirli bir ekip tarafından organize edilecek sanat etkinliklerinin perspektifi kısıtlı kalabilir. 
- Sanatla ilgilenen arkadaşlar ayrıca toplanıp bizlerle paylaşımlarda bulunsunlar diye öneri değişiyor. Birlikte tiyatroya gidebilir, kitap tartışılabilir, bunun gibi etkinlikler yapalım. Koordinasyonun içine girmeden bu konuyu görev edinsinler. 
- Çalıştay oluşturalım değildi önerim. Komisyon olması lazım diye düşünüyorum bu arkadaşları koordine edip duyuracak bir ekip olsun. 
- Sanat ve kültür etkinlikleri olmalı, komisyon olursa daha etkili olur. 
- Koordinasyon için ekip olmalı bence. 
- Zaten birlikte oldukça tanışıp kaynaşıyoruz, kendimiz organize olabiliriz komisyona gerek yok.
- Zaten kültür sanat olması gerekiyor dinamiğin içinde. Komisyon organizasyon için faydalı. 
- Sanat kolektifi ile iletişim yapacak bir arkadaş olabilir. 
- Bu tip sunumların Pazar günü olmasını öneriyorum. 
- Forumun bir cümle ile anlatılabilir bir amacı olmalı diye düşünüyorum. 
- Hedefimiz bu parkta bu forumu kalıcı kılmak ve direnişi burada devam etmek
- Tek bir hedef yerine çeşitli ve değişik konularda burayı örgütlenme alanı olarak kullanmak amaç olmalı
- Yarın bu konuya devam edebiliriz yarının gündemi olabilir. Yarın bu konuda erken toplanılsın 20:00'de ve forum başında oylansın.

Bozcaada Forumu Notları (18 Temmuz)

"Bozcaada Forumu"na katılım ve destek günden güne artıyor. 

Bugün (18 Temmuz perşembe) yapılan forumda 60'ın üzerinde katılımcı vardı. Önemli kararların alındığı ve adımların atıldığı forum yaklaşık 2 buçuk saat sürdü. 

Forum sonucunda "Poyraz Limanı"yla ilgili eylem ve gerekli tüm mercilere başvuru sürecinin başlatılması kararı alındı.

18 Temmuz tarihli toplantı notları :

- Forum katılımcıları, konuşulacak gündem maddeleri ve atılan adımlarla ilgili bilgilendirildi.
- İletişim Çalışma grubu, yerel ve ulusal basınla iletişime geçilerek, hareketin duyurulmaya başlandığını, Greenpeace ile bağlantılı bir avukatın hukuki destek sağlayacığını, Çanakkale Mimarlar Odası’nın ilk yönetim kurulu toplantısında konuyu ele alacağını belirtti. Bozcaada Forumu’nun websitesi ve facebook sayfasına yoğun bir ilgii olduğunu söyledi.
- Altyapı (kanalizasyon) çalışma grubu, yaptığı çalışmalarla ilgili katılımcıları bilgilendirildi. Daha önce, 2010 yılında Çanakkale Valiliği – Çevre Koruma İl Müdürlüğüne, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne, Çevre ve Orman Bakanlığı’na, Bozcaada Kaymakamlığı’na, Bozcaada Belediye Bakanlığı’na yapılan müracaatlar, verilen dilekçeler ve alınan cevaplarla ilgili katılımcılar bilgilendirildi.
- 02.09.2010 tarihinde, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından ele alınan tutanakta :
- Poyraz Limanı’nda denize deşarj bulunduğu
- Kanalizasyon deşarjının ve kaynamanın olduğu alanda yosunlanma ve yoğun koku, kirlilik bulunduğu
- Söz konusu deşarjın olduğu noktadan Bozcaada İlçesi merkeze doğru olan alanda yapılan incelemelerde Belediye’ye ait kanalizasyon hattının bulunduğu ve rögarların dolu olduğu ve akışın mevcut edildiği tespit edilerek, fotoğrafla belgelendirildiği 
katılımcılara aktarılmıştır.
- Bu tespite rağmen Belediye Başkanı Mustafa Mutay imzalı cevabın şu şekilde olduğu belirtilmiştir: 
“İlgi dilekçenize bahsedildiği gibi arıtma yapılmadan kanalizasyon denize basılmakta denilmektedir. Belediye Başkanlığı olarak yapılan alt yapı kanalizasyon çalışmasında ev şebekelerinin arıtma olmadığından dolayı henüz bağlanmadığı, yani halen ada halkının fosseptik kullandığından dolayı denize kanalizasyon basılmamaktadır. Bu konuda Belediye Başkanlığı gerekli çalışmaları yaparak tedbirleri alacaktır”
- 15.10.2010 tarihli bu cevaba rağmen, 17.07.2013 tarihinde Poyraz Limanı’na yapılan incemelerde, rögarların dolu olduğu, Poyraz Limanı’nın güney ucunda atık noktası olduğu ve fokur fokur kaynadığı tespit edilmiştir. Deşarj noktasında kayaların siyahlaştığı, balçıklanmaya başladığı görülmüş ve fotoğraflanmıştır.
- Çalışma grubu hazırladığı hareket planında şu önerilere yer verdi :
* Forumdan seçilen bir heyetle Belediye’ye bir ziyaret yapılarak güncel bilgi alınması
* Belediye’ye 2010 yılında verilen dilekçelerin de eke konarak yeniden dilekçeyle müracaat yapılması
* Çanakkale Valiliğin, Belediye’ye 15.10.2010 tarihinde gönderdiği “Atıksu Arıtma Tesisleri” konulu yazısındaki şu ifadelerinden yola çıkarak savcılığa suç duyurusunda bulunulması : “Şikayet konusu alanda, gerekli çalışmaların yapılarak alınan tedbirler hakkında Valiliğimize bilgi verilmesi gerekte olup, İl Müdürlüğümüz teknik personellerince yapılan denetimlerde kirliliğin devamı ve arıtma tesisiyle ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığını tespiti halinde, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili maddelerini ihlal etmekten, 5941 sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 4.Maddesi uyarınca tarafınıza idari para cezası uygulanarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulunacağının bilinmesi hususunda gereğini rica ederim. Cemal Yıldızer Vali A. Vali Yardımcısı”
* Çanakkale Valiliği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Bozcaada Kaymakamlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı nezninde tekrar hareket geçilmesi
* Ulusal ve yerel basınla konuyla ilgili iletişime geçilmesi
- Bir katılımcı, iç hukuk yollarının tüketilmesi halinde bile sonuç alınmaması halinde, konunun Avrupa Birliği ve karasuları gibi boyutlarının da olduğu belirterek, bu kanallarında işletilebileceğini söyledi
- Bir katılımcı, “Koruma Amaçlı İmar Planı” 6.2 nolu maddesinde pis su hanelerinin tesis edilmesi ya da bağımsız su çukuruları yapılarak, atık suların kesinlikle denize aktarılamayacağı ve mutlaka arıtma tesisi kurulmasının gerekliği olduğunu belirtti.
- Bir katılımcı, hazırlanacak dilekçenin Belediye Meclis toplantısına grupça gidilerek elden verilmesi önerisini getirdi.
- Belediye Meclisinin her ayın ilk Çarşamba günü toplandığını aktardı.
- Bir katılımcı mevcut kanalizasyon projesinin detayının öğrenilmesi için Belediye’ye gidilmesi önerisini getirdi.
- Bir katılımcı geçen yıllarda iyi su şebekesine kanalizasyon karıştığını ve salgın yaşandığını, insanlarin hastanelere giderek serum bağlanttığını belirtti.
- İmar-yapılaşma ve yerel seçim grubu kurulması yönünde öneri dile getirildi. Grupların temsilcileri belirlendi.
- Bir katılımcı öncelikle olarak dilekçeye durum tespiti yapılması gerektiğini belirtti. Bu dilekçede mevcut kanalizasyon sisteminin çalışmadığı belirtilerek, konunun toplum sağlığını etkiler hale geldiğinin gösterilmesinin önemli olduğunu belirtti.
- Bir katılımcı, İl Özel İdaresi’nden Belediye’ye 250.000 TL para aktarıldığını belirtelerek, Belediye’nin İmar Planı’nı bahane ederek, altyapı konusunda herhangi bir adım atmadığını söyledi. Belediye’nin paranın bir kısmıyla çevreyolu yaptığını, altyapıyla ilgili hiçbir adım atmadığını söyledi.
- Bir katılımcı, mecliste 4 tane Çanakkale Milletvekili olduğunu ve onlarla iletişime geçilmesi gerektiğini söyleyerek, milletvekillerini adaya davet edilmesi gerektiğini söyledi.
- Bir katılımcı, Belediye’yle iletişime geçmenin zaman kaybı olduğunu, gerekli mercilere zaman kaybetmeden başvuru yapılması gerektiğini söyledi.
- Serbest gündem maddesine geçildi. Bir katılımcı, çöp ve sahiler konusunu dile getirdi. 
Akvaryum’daki siyah sinek istilasından bahsetti. Oraya gelen ziyaretçilerin dışkılarını çevreye yaptığını belirterek, portatif duş ya da tuvalet yapılması gerektiğini söyledi.
- Bir katılımcı, adanın sürekli kan kaybetmeye başladığını ve yok olmaya doğru gittiğini belirtti.
- Bir katılımcı, arka denizdeki kimi işletmelerin sahili işgal ettiğini ve Belediye’nin buna göz yumduğunu belirtti.
- Bir katılımcı, turistlerin 4m2 odaya yüksek bir para ödediğini, sonrada restorana gidip kazıklanması nedeniyle bir daha adaya gelmediğini dile getirdi.
- Bir katılımcı, ada sokaklarının otopark haline geldiğini belirterek, trafik çalışma grubu kurulması önerisi getirdi.
- Bir katılımcı, Bozcaada Derneği’nin 17 yıl önce kurulduğunu belirterek, 17 senedir hala aynı sorunlarla uğraşıldığını belirtti. 
- Bir katılımcı, meclis üyelerinin adayı seven ve menfaat gözetmeyen kişilerden seçilmesi gerektiğini belirtti.
- Bir katılımcı, işletme ismi vererek, misafirhaninin yıkıldığını ve oraya bir yapı inşa edildiğini belirterek, o bölgeye adalının giremediğinden bahsetti.
- Bir katılımcı, Poyraz Limanı’nda çocuklara yelken (optimist) dersleri verildiğini, ama o bölgenin kanalizasyon nedeniyle kokmaya başladığı ve doğasının değiştiğini, bu nedenle sağlığı tehdit eden durum nedeniyle zaman kaybetmeden önlem alınması gerektiğini belirtti.
- Poyraz Limanı’yla ilgili eylem kararı alınarak, ada halkınını ve balıkçıların katılımıyla bir protesto gösterisi yapılmasına karar verildi.
- Bir katılımcı, ulusal basında görev yapan gazetecilerin neden toplantılara katılmadığını ve destek vermediğini sordu.

ALINAN KARARLAR

- Hukuk desteği de alınarak bir an önce dilekçenin imzaya açılarak, Bakanlık, Valilik, Kaymakamlık ve Belediye neznide sürecin başlatılması
- Poyraz Limanı’yla ilgili olarak eylem yapılması ve eylemin ulusal ve yerel basın nezninde duyurulmasını sağlanması
- Kurulan İmar-Yapılaşma, Trafik, Çöp ve Seçim çalışma grubunun bir önce çalışmaya başlaması ve sonraki forumda sonuçları paylaşması

Yenibosna Forumu Notları (18 Temmuz)

KATILIMCI : Türkiye’nin dışarıya dönük milyarlarca dolar borcu var.Kısa vadede bu borçların ödenmesi için hükümetin tekrar borçlanması ve halkın sırtına yıkacağı vergilerle olcaktır.Benim beklentim şu anki ekonomik durum olarak kısa vadede bir kriz meydana gelicektir.Bizim gibi düşünen ya da düşünmeyen insanlar başka bir seçenek olmadığı için AKP’ye oy verdiklerini söylüyorlar. Bu süreçte bize fazlaca iş düşecektir.Ayrıca mutlaka seçim kanunlarının değişmesi gerekiyor.

KATILIMCI : Türkiye’de sağlam bir muhalefet olmadığından Gezi Direnişi yaşandı.Sırrı Süreyya Önder Gezi’ye milletvekili kimliğiyle geldi.Tek başına gerçek bir muhalefet olabilirdi.Ancak BDP’de olması bazı kesimlerin ona oy vermesini etkiliyor.BDP’de bu sürece çekimser davrandı.

KATILIMCI : AKP 28 Şubat’ın bir ürünüdür.AKP Ortadoğu’yu sıçramak için ABD tarafından desteklenmektedir.Ekonomik krize gelince.Özelleştirme ve sıcak parayla ayakta duran bir ekonomimiz var zaten.ABD istediği zaman musluğu kısar ve ekonomik kriz olur.Bizim AKP’yi zora sokmak için elimizde bir 3.alternatifimizin olması gerekir.Referandumda boykot diyen,bağımsız milletvekilleriyle meclise giren başka bir muhalefet odağı.Ezilen lehine olan şey bizim örgütlülüğümüz olacaktır.Seçimlerde kendi adaylarımızı çıkartıp bunlar üzerinden örgütlenmeliyiz.

KATILIMCI : Bir söz var :’’Seçimlerin sonucunu belirleyen oyu veren değil oyu sayandır.’’ Çok doğru.AKP’nin nice oylar çaldığını hepimiz biliyoruz.Bence oy partiler üzerinden değil milletvekili adaylar üzerinden olmalı.

KATILIMCI : Ortada bir sorun var ve bunu nasıl çözeriz.Hükümetin kurulduğu tarihe ve bugüne baktığımızda problemin çok büyük olduğunu görebiliyoruz.Ancak AKP’ye de oy veren büyük bir kitle var.Bunların ne düşündüğünü bilmemiz gerekiyor.Hükümetin kibrinin kırılması önemli.Tüm gelişmelerde dönüp halka bakası gerekir.Hükümet ne yaparsa yapsın iktidar olacaktır.Çünkü dindar kesimde bu iktidar yıkıldığında yerine kimin geleceği sorusuna cevap yok.Birey olarak düşünmeliyiz.Oy verdiğimiz partileri eleştirmeliyiz.AKP’ye oy vermeyen ama belli nedenlerle de Gezi’ye gelmeyen başörtülü nice insanı da anlamalıyız.Gezi iki taraf arasında bir iletişim sağladı.Bize göre ‘ÖTEKİ’ olandan korkmamalıyız.

KATILIMCI : Arkadaşın söylediği AKP’nin kibrinin kırılması.Ben buna katılmıyorum.Otoriter bir iktidar var ve daha da otoriter bir rejime doğru gidiyor.Böyle bir iktidarda kibir asla kırılmaz.

KATILIMCI : Bir çok insan güçlü olanın yanında olmak istiyor.AKP güçlü.Büyük bir kitleyi AKP koruyor.Kamuda iş imkanı sağlıyor,yardımlar yapıyor.Böyle olunca o insanların ülkenin geri kalan sorunları umurunda olmuyor.Bireysel düşünüyorlar.Bizler bu bilincin yanlış olduğunu aktarmalıyız insanlara.

KATILIMCI : Konuşan arkadaşlarda hep bir umutsuzluk var.Şunu sormamız gerek.AKP niye iktidar oldu.Türkiye’de çarpık bir sistem var.Seçim sistemi.%10 barajı AKP’ye bir milletvekili kazandırıyor.Bağımsızların aydığı oyun yarısıyla AKP vekilleri seçilebiliyor.Buna karşı çıkmak lazım.Bu forumda en önemli taleplerinden birinin bu olması gerekir.AKP ülkenin tük kaynaklarını peşkeş çekti.Şimdi satacak hiçbir şey kalmadı.Hedefi 2023.Ancak çöküşte.Tırmanan şiddet,barış sürecinde adım atmaması çöküşte olmasından kaynaklı.

KATILIMCI : Bir şeyi merak ediyorum.MHP ve CHP seçimlerde ittifak yapacaklar bir söylenti var.Bu Türkiye’nin genel sürecini nasıl etkiler?

KATILIMCI : CHP ve MHP’nin son 10 yıllık süreçte ortaya koydukları şeylere bakmak lazım.Tek derdimiz AKP’den kurtulmak diye bakarsak CHP MHP ittifakı 3 büyük şehirde AKP’yi bitirir.peki Türkiye’deki halklar temelindeki sorunları bu birleşim karşılar mı?Karşılayamaz.AKP kör topal bir süreç götürmeye çalışıyor.Götürebilir mi?Götüremez.Kürt sorununda çözüm üretmeyen her iktidar düşmüştür.Yaşadığımız sorunların çoğu Kürt sorunundan kaynaklı.Savaşa harcanan 800 milyar dolar var.Eğitime sağlığa harcanması gereken para Silaha yatırılıyor.Aynı zamanda tek dine hizmet eden Diyanet İşlerine milyarlarca para aktarılıyor.Bunlar için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir.

KATILIMCI : Bu tür formlar 1976’dan beri yapıldı.O zamanlar adı direniş komiteleriydi.Çoğu zaman salt bir ideoloji etrafındakilerin oluşturduğu forumlar olsa da vardı.Ancak o zamanlar katılanlar hep öğrencilerdi.Şu an burada olanlar evli,işçi.Hepimiz yaşam mücadelesi veriyoruz.Hepimiz birer emekçiyiz.Hepimizin burada olması da çok önemli.Ancak tartışılan tüm konular hangi parti geldi hangi parti gidecek.Oy yüzdelikleri.Bizler emekçiyiz.Karakterimizden bir şeyler yapmalıyız.Yoksa bu forumlar biter.Gezi ruhu kapitalizme karşı bir duruştu.AKP tıkanmış bir sistemin can simididir.Alternatif toktu ve iktidar oldu.Kapitalizmi merkezine alan ve mücadelesini o yönde yapmayan her forum bitecektir.

KATILIMCI : Herkes barış sürecinden bahsediyor.Bence Türkiye’de bir savaş yok zaten.Düşman da yok ortada.Türkiye’de siyasetin dilinin değişmesi gerekiyor.Daha fazla genç arkadaşın katılması gerekir.İnsanları mutlu etmek gerekir.

KATILIMCI : Arkadaşa kesinlikle katılmıyorum.Savaş vardır.Bu topraklarda binlerce insan öldü.Binlerce köy yakılıp boşaltıldı.Binlerce kayıp var.Savaş olması için iki ülke arasında olmasına gerek yok.Doğu’da 5 yaşındaki bir çocuğunun kafasının üstünden savaş uçağı uçuyorsa orada savaş vardır.

KATILIMCI : Bu forumlarda bizim konuşmamız gereken sosyal konular.Ulusal hareketin yanındayım ancak forumların merkezi ulusal hareket değildir.Bu forumların gezi ruhunun yansıması olarak emekçiler üzerine kurulması gerekir.

KATILIMCI : Eğer herhangi bir mücadele de ordu kullanılıyorsa orada savaş vardır.En çok konuşulması gereken konu Kürt sorunudur ancak bu forumda kadınların ve gençlerin sorunları üzerine hiç konuşmadık.bence bu konuları da konuşmak gerekir.

KATILIMCI : Burada bulunan herkesin çözüm için nereyi işaret ettiğini merak ediyorum.( Zamanın bitmiş olmasından bu konu Cuma akşam ki foruma bırakıldı.)

ALINAN KARARLAR : 
-22 Temmuz Pazartesi konuşma gündemi olarak eğitim ve kadın sorunu belirlendi.
-Bir sonraki hafta günü daha sonra netleştirmek üzere iftar kararı alındı.Bu konuyla ilgili Cuma akşamı teknik detaylar konuşulacak.