22 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 haziran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2013 Perşembe

Bahçelievler Dayanışması Forum Notları (20-24 Haziran)


ORTAK GÖRÜŞ: ÖRGÜTLENMELİYİZ…
Taksim Dayanışmasının çağrısıyla otuz beş ayrı noktada düzenlenecek olan forumlardan bir olan Bahçelievler Milli Egemenlik Parkı forumu ilk olarak 20 Haziran 2013 Pazartesi günü saat 21.00 da başlayan forumumuz yaklaşık iki saat sürdü. Öncelikli olarak forumda Gezi Parkına yapılan saldırının aslında yaşam alanına yapılan bir saldırı olduğu;  bunun da halkın öfke patlamasına yol açtığı ve apolitik denilen gençliğin politikleşmeye başladığı ifade edildi. Forumlar yaparak; bir halk demokrasisinin oluşturulmaya çalışıldığının altı çizilerek; bu forumlarda birbirimizi dinleme ve düşüncelerimizi özgürce ifade edebilme olanağına kavuştuğumuz belirtildi. Bundan sonrası için nasıl bir yol izleyeceğimizi konuşma önerisiyle forumdaki katılımcılara söz verildi. Foruma katılanlar söz alarak görüşlerini belirttiler.
-          Katılımcı: “Toplumsal muhalefetle bu halk yapılan bütün baskılara karşı çıktı; Taksim direnişi, toplumun bütün kesimlerine yönelik saldırılara karşı yapılan bir halk hareketidir. Toplumsal bir uyanıştır.” dedi.
-          Bir kadın katılımcı: “Taksim direnişine kadın olduğum için gittim. Kadınlara yönelik yapılan baskı uygulamalarına meydan okumak için gittim. Memleketimde siyanürle altın arandığı için gittim.” dedi.
-          Bir başka katılımcı “21. yy ekolojik olayların tetiklediği bir mücadele yüzyılı olacak. Belgrat ormanlarının talan edilmesi, yeşil alanlarının yok edilerek havaalanı inşaatlarının yapılması gibi konuları göz önünde bulundurarak Taksim Dayanışması toplumsal muhalefeti bütünleştiren bir yapı oluşturmalı” diyerek görüşlerini belirtti.
-          Gezi parkı direnişçisi olan bir başka katılımcı örgütlenmenin gerekliliğine vurgu yaparak “Örgütsüz olarak başladık; ama bu işi örgütlenmeden devam ettiremeyiz, örgütlenmemiz gerekiyor ve somut bir yere varmamız gerekiyor. Gezi Parkı olaylarında ve ertesinde hepimizin birleşmesi beni çok mutlu etti. Bu olaylar bizim dağınıklığımızı ve yalnızlığımızı yok etti.” dedi.
Forum sonucunda mahalle komiteleri oluşturulması, bir meclis oluşturma ve iletişim ağı oluşturmak üzere Facebook ve Twitter üzerinden Bahçelievler Dayanışması grubu kurulması kararları alındı. Foruma ertesi gün yine Milli Egemenlik Parkında 21.00’da bir araya gelmek üzere karar alınarak son verildi.

21 HAZİRAN 2013 CUMA
Bahçelievler Milli Egemenlik Parkı Forumu yaklaşık 50 -60 kişilik bir katılımcıyla saat 21.00 da toplanmıştır. Forum çevresinde toplanan bazı grupların formun güvenliğine tehdit oluşturabileceği düşüncesiyle 15 – 20 dakikalık ayakta bilgilendirmeler yapılmış, oluşturulan sanal iletişim ağları hakkında bilgiler verilmiş ve gönüllülerden oluşan Bahçelievler Dayanışması Komisyonu belirlenmiştir. Forum; hafta sonu güvenlik düzeyi daha yüksek bir park araştırması yapmak, Taksim Dayanışması’nın çağrı yaptığı anma programına ve diğer Sivil Toplum Kuruluşlarının düzenleyecekleri miting ve organizasyonlara katılımın sağlanabilmesi için bir sonraki toplantıyı 24 Haziran 2013 Pazartesi günü gerçekleştirmek üzere bitirilmiştir.

22 – 23 HAZİRAN 2013
Cumartesi günü Bahçelievler Dayanışması Komisyonu saat 15.00 – 17.00 saatleri arasında mazeret bildiren üyeler haricinde toplanmıştır. Forumun güvenli toplanabilmesi için çözümler tartışılarak Pazar günü komisyon içerisinde ki bazı gönüllü arkadaşlarımız tarafından çevre araştırılması yapılmasına ve sonrasında nihai toplanma yerinin belirlenmesine karar verilmiştir. Toplantı da foruma taşınması düşünülen konular belirlemiş, komisyon çalışmaları tartışılmış, katılımcı çoğunluğu için yöntemler üzerine fikir birliğine varılmış ve Taksim Dayanışması’na temel anlamda iletilmesi düşünülen içerik belirlenmiştir. Komisyon Taksim Dayanışması hareketinin çıkış noktası ve bugün gelinen noktada kitlesel bir harekete dönüşmesi konusunda görüş ve heyecanlarını paylaşmıştır. Pazar günü gönüllü komisyon üyeleri tarafından Bahçelievler civarındaki alternatif parklar incelenerek bir sonraki forumun Bahçelievler Soğanlı Mah. Levent Kırca – Oya Başar Parkı’nda düzenlenmesi kararı alınarak forum için oluşturulmuş iletişim ağlarında katılımcılara bildirilmiştir.

24 HAZİRAN 2013 PAZARTESİ
Bahçelievler Dayanışması Forumu’nda Komiteler Oluşturuldu
Bahçelievler Dayanışması Forumlarının üçüncüsü 24 Haziran Pazartesi günü yeni forum parkı olan Soğanlı Levent Kırca-Oya Başar Parkı’nda gerçekleştirildi. Forum katılımcılarına komisyon toplantılarında alınan kararlar ve konu başlıklarının iletilmesinden sonra geriye dönük forumlarda görüşülen konuların ele alınmasıyla başladı. Ardından forum katılımcıları ilgili konularda söz alarak düşüncelerini dile getirdiler.
-          Söz alan katılımcılardan biri: “Türkiye’nin en büyük sorunu işsizlik ve emperyalizmdir. Bu emperyalist zincir bu forumların yarattığı örgütlenmeyle kırılacaktır. Gezi Parkı olayları da bize bu anlamda yardımcı oldu. Tüm halkı bütünleştirdi. Diktatörler ne kadar baskı yaparsa yapsın halkın gücüne karşı koyamaz. İşimiz forumlara devam ederek; toplumun geleceğini düşünmek olmalıdır.” dedi.
-          Gezi parkı olaylarında gözaltına alınan bir katılımcı, arkadaşlarının gözaltı sırasında polisten şiddet gördüğünü, kendisinin ise şiddet görmediği için şanslı olduğunu belirtmesine ek olarak polisin sendikalaşma hakkının olması gerektiğini önerdi. “Polise uygulanan politika polisi vahşileştirmekte ve canavarlaştırmaktadır. Polisi vahşileştiren bu sistemdir. Bu bir sistem sorunu; bu değişmeli” diyerek görüşlerini belirtti.
-          Bir başka katılımcı “Gezi Parkı gençleri politikleştirdi. Bu olaylar sistemin bugüne kadar baskı altına aldığı kişilerin artık başkaldırdığı bir durumdur.” dedi.
-          Üniversite Öğrencisi bir katılımcı: “Okumuş İnsan Halkın Yanındadır” kampanyasıyla Halkevleri Yaz Okulları’nda çocuklara ücretsiz dersler veren üniversiteliler adına konuşarak üniversiteli katılımcılardan kampanyaya destek istedi. Halkevlerinin düzenlemiş olduğu bu yaz okullarının hâlihazırda mevcut hükümet tarafından devam etmekte olan gerici eğitimlere karşı bir alternatif olabileceğini belirtti.
-          Doğa sporları ile ilgilenen bir katılımcı; talep gelmesi halinde forum katılımcılarına yaş gruplarına göre gönüllü olarak spor faaliyetleri düzenleyebileceğini belirtti.

A.     Forumda Alınan Kararlar

-          Forumun bundan sonra Levent Kırca-Oya Başar Parkı’nda gerçekleştirilecek.
-          Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi, Soğanlı Mahallesi ve Yayla – Basın Sitesi – Siyavuşpaşa Mahallesinde halk komiteleri oluşturuldu.
-          Alınan kararların Taksim Dayanışması’na iletilerek dayanışmanın önerileri alınacak.
-          Direnişin ardından yapılabileceklerle ilgili bildiri ve broşür bastırılacak.
-          Ertesi gün gerçekleştirilecek foruma broşür örneği getirilerek katılımcılara sunulacak.
-           
B.      Forumda Dile Getirilen Öneriler

-          Forum duyurulması ve yaygınlaştırılması,
-          Forumların tüm Türkiye çapında belli bir formata dönüştürülmesi ve ortak sorunların saptanması,
-          Forumumuzda birlik ve beraberliğin sağlanarak daha geniş kitlelere ulaşılması ve paylaşımların artması için piknik, kahvaltı, çay saati vb. ortak organizasyonlar yapılması,
-          Komiteler oluşturulurken genç arkadaşların katılımının arttırılması, herkese eşit şekilde yaklaşılarak herhangi bir ayırım yapılmaması,
-          Gençler ve Sivil toplumun bir örgütte toplanması,
-          Destek olabilecek televizyon kanallarından forum ile ilgili bilgilendirme yapılması ve forum yeriyle alakalı olarak internet blog’larına bilgiler verilmesi,
-          Bahçelievlerin Sesi Gazetesi’nde forumların haber olarak yer alması.
Forum ertesi gün yine saat 21.00’da gerçekleştirilmek üzere sonlandırıldı.

Her Yer Taksim, Her Yer Direniş…
#DirenTürkiye

https://twitter.com/BhclevlerDynsma

25 Haziran 2013 Salı

Heybeliada Forumu Notları (22 Haziran)


Heybeliada’dan merhabalar
Tweeter hastagı:   #heybeliadaforumu
Periyot : Her Çarşamba-Cumartesi 21.00-23.00
Yer : İsmet İnönü Parkı
Sevgiler
Heybeliada Forum Ekibi

1.Forum Tutanağı :
22 Haziran 2013 tarihinde Heybeliada İsmet İnönü Parkı’nda yapılan foruma yaklaşık 50 kişilik bir katılım sağlandı. 12 eylülde cezaevinde yatan da ordaydı, 20 yaşında olup da ‘yeni uyanan’ da. Köpeğiyle gelen, çocuğuyla gelen, anne, mühendis, doktor, öğrenci, erkek, kadın. Her kesimden insan olsa da her kesimi temsil eden insan diyemeyeceğimiz bir grup toplanmıştı.

İlk olarak diğer forumlarda artık ortak dil haline gelen alkış, lafı fazla uzattın ve fikrine katılmıyorum anlamına gelen el-kol hareketlerinin de burada uygulanması ve nasıl uygulanması gerektiği açıklandı. Konuşma yapanların sırası, konuşma yapanın kendi seçtiği bir diğer konuşmacıya söz hakkı vererek belirlendi.

Ağırlıklı olarak yaşanılan süreçte kişisel olaylar ve tanık olunanlar anlatıldı. Öneriler geldiyse de ortak konu bu ilk toplantıda herkesin birbirini dinlemesi ve birbiriyle tanışmasıydı. Aşağıda, konuşanların sırasıyla neler anlattıklarına dair bilgiler vardır. Çok ayrıntılı olamasa da gelemeyenler, bırakıp gidenler ve hatırlamak isteyenler için, buyurun;

Toplantıya başlanıldığı sırada Taksim’e yeniden müdahale başlamıştı. Ellerinde karanfillerle Taksim’e gelenler 31 Mayıs’tan itibaren hayatını kaybedenler için toplanmış ve bu insanlara müdahalede bulunan polisin öncesinde yaptığı anons ‘Halka açık alanı işgal ediyorsunuz, lütfen burayı terk edin.’ ilk konuşmacıyla yeniden hatırlatıldı ve şu soruldu: Biz kimiz, halk kim?

Gaz yemeyen ama yaşananların çoğunu, işi dolayısıyla, her saniye takip edebilen konuşmacı Abbasağa Parkı’ndaki forumların kararlarını anlatıp bu kararların adada da uygulanıp uygulanamayacağını sordu. Abbasğa Parkı’ndan çıkan kararlardan biri: Çocuklara ders vermeye yönelik öğrenci masalarının oluşturulması, tutuklu arkadaşlara destek için avukat masalarının oluşturulması, yaralılara yardım için doktor masalarının oluşturulması.

İstanbul’un Taksim’e uzak yerlerinde yaşayan ya da bu olayları hiç bilmeyen insanlara bu olayların anlatılması gerektiği söylendi. Nasıl örgütlenildi, hükümet bizi bunca zaman nasıl ve neden kandırıyordu?

Açık teklif internet sitesinden bahsedildi. Yandaş medyada çalışan insanlar olur da istifa ederse burası o insanlara kucak açmaktadır. Ayrıntılı bilgi için:acikteklif.tumblr.com

Apolitik gençliğin yaptığı bu ayaklanmayı destekleyen bir anne onların önünde değil arkasında olduklarını söyledi. ‘Bir amaç için toplanıyoruz. Biz de kendi içimizde bölünüyoruz. Buradaki insanlar aynı görüşte de olsalar aynı partiye oy vermiyorlar. Peki bundan sonra ne olacak, siyasi bir parti mi kurulacak? Halk coşkuyla bir şeyler yapmaya çalışıyor ama bu nedir?’ sorusunu yöneltti.

17 yaşındaki bir arkadaş Kocaeli’ndeki kitap fuarında Banu Avar’ın konuşmasından etkilendiğini söyleyerek konuşmadan bölümler aktardı. Okulunda sağ görüşlü insanların olduğunu ve o insanların da ne düşündüğünü öğrenmenin önemli olduğunu dile getirdi.

Gaza maruz kalan çocukların akıbeti konusunda endişe duyan bir başka anneyi aramızda bulunan tek doktor yanıtladı:

Gazın ilk etkisinin küçük bir astım başlangıcı olduğunu ve bunun solunum testiyle tespit edilebileceğini söyledi ve ekledi ‘Hassas bünyelerde kalıcı hasara yol açabilir. Akciğerin nefes alıp verebilme kapasitesini düşürebilir. Kansere yatkınlığı olanlarda (mesela sigara içenler) ilerleyen dönemlerde kansere çevirebilir. Yoğun gaza maruz kalanlar sağlık kontrolünden geçmelidir.’

Gezi parkı direnişinin ortaya çıkışının alışıldık olmadığını ama bu hareket politik değildir düşüncesini de doğru bulmadığı dile getirdi bir genç. ‘Bir anarşist olarak parlamenter sisteme karşı olsam da kendi içinde yaşadığım çelişki bu toplanan insanların seçim barajı üzerine çalışma yapması gerekliliğidir. Buradan birçok öneri ve sonuç çıksa da insanların bunları körükörüne kabul etmeyip önerilere karşı fikirlerini söylemeliler.’

Forumların önemliliğin altı çizildi çoğu kez. Yoğurtçu Parkı’ndaki forumlarda iki farklı düşüncenin ortaya çıktığı söylendi: ‘Bu forumlarla bölünüyoruz/yayılıyoruz.’ Yerellerdeki toplanmaların daha çok insana ulaşılmasını sağlayabileceği fikrini destekleyenlerde ‘peki sonrasında ne olur’ düşüncesi vardı. ‘Evetlerde ortaklaşmak meşakkatli bir süreç bu yüzden öncelikle herkes birbirini dinlemeli herkes konuşmalı illa ki bundan sonra süreç mutlaka evrilecektir. Birbirimize güvenmeyi öğrenmeliyiz.’

12 eylülü, 12 martı ve bugünleri gören, cezaevinde yatan birinin heyecanını herkes şu sözlerle yeterince hissetti. ‘Bu ayaklanma benim ve arkadaşlarımın yüreğini soğuttu. Ölsem de gam yemem artık. Bunu nasıl görmez insanlar? Bu hareket olmasaydı kadın/erkek ayrı otobüslerde seyahat edip evimizde bile içki içemez duruma gelecektik. Bunu görmek için âlim olmaya gerek yok. Hükümet cehaleti örgütlüyor. Bizse sıfırdan bir şeye başladık. Temelleri güçlü attık. Bundan sonra gençler meydanlarda, gerekirse onlar için ölürüm.’

Bu süreye kadar genel olarak yaşanan olayları aktaranlara biri karşı çıkarak forumun amacının bir şeyler üretmek olduğunu ve buraya çıkanların geçmişi değil geleceğe dair bir şeyler anlatması gerektiğini söyledi. Önerilere ihtiyaç vardı geçmişteki yaşananlardan ziyade. Bunun üzerine topluluktan ‘Peki senin önerin nedir’ sesleri yükselse de arkadaşımız sözü başkasına vermeyi tercih etti.

Feminist olduğunu belirten biri ise bir önceki arkadaşın öneri sunulması gerekliliğine açık olduğunu ama öncelikle birbirimizi tanımamız gerektiğini dile getirdi. Tekel direnişine benzer bir duygunun yaşandığını ve bu müzakere sürecinin yaşanması gerektiğini vurguladı. Bu sırada topluluktan bayan/kadın meselesinin açıklığa kavuşturulması gerektiği söylendi ve bu konuda bir açıklama yapıldı.

Direnişin içinde yer alan bir diğer kişi insanlık namına, yapılanlardan utandığını bu yüzden bir öneri sunamayacak kadar şaşkın olduğunu söyledi. ‘Olanları çevremize anlatalım, görmeyenlere duymayanlara anlatalım. En kısa ve en verimli çözüm budur.’

Gezi olaylarının insanlara nefes aldırdığını ne yapacağını henüz bilmese de güvenmemiz gereken bir kuşak olduğunu dile getiren başka bir konuşmacı ‘Bizim düşündüğümüz eski örgütlenme biçimlerinden bambaşka örgütlenme biçimleri var. Onları dinlemeliyiz.’ dedi ve ayrıca Haydarpaşa, Emek sineması gibi savaşılacak birçok yerin varlığını hatırlatarak gücümüzü oralara da aktarmamız gerektiğini söyledi ve direnen herkese teşekkür etti.

12 eylülü, 12 martı görmemiş ama bu günü yaşamış başka bir heyecanlı arkadaşımız daha vardı aramızda. Her şeye ve herkese lanet yağdırdı. AVM’lere, o AVM’lerden alınan çantalara, sessiz kalanlara vs. Adayı çok sevdiğini ve adalar üzerinde son zamanlarda planlanan yeni düzenlemelere de lanet yağdırarak adalara sahip çıkılması gerektiğini dile getirdi. Gezi Parkı olaylarıyla artık insanların birbirine gülümsediğini ve birbirleriyle konuştuğunu ve bunun bir kazanım olduğunu da dile getirdi. (Kahrolsun ba(ğ)zı şeyler)

Bir başka arkadaş ise korkusunu dile getirdi. ‘Farklı sesler olsa da birbirimize benziyoruz. Beni korkutan budur. Burada AKP’den birinin olmamasıdır. Onları da tanımalıyız. Diğer kitlenin de burada olması gerekli, burada olmamalarını tehlike olarak görüyorum.’

Taksim gezi parkını koruma ve güzelleştirme üyesi bir arkadaş Türk insanının medyasının TV olduğunu ve onu kontrol altında tutanlar bu insanların algılarını da kontrol altında tuttuğunu hatta bu konuda da gayet başarılı olduklarını söyledi. Bu yüzden o insanlarla konuşmamız gerektiğini onları buraya davet etmemiz gerektiğini ve onların da konuşması gerektiğini söyledi.

Bunun üzerine başka biri ise o kişilerin içinde zaten ikna edileceklerin edildiğini, bu saatten sonra davet etmeliyiz dediğimiz insanların rüzgârına kapılıp gidebileceğimizi ve isteyenin gelebileceğini ama özel davete gerek olmadığını söyledi.

Kınalıada’nın forumundan çıkan mesajın burada da uygulanması gerekliliğine değinildi. Doğayı koruma, kültürel mirasın önemi ve iletişim. Kamusal alanların varlığının ve katılımın önemi vurgulandı. Ada kütüphanesinin restore edilip yeniden açılması hakkında bilgi verildi. Bunun için 6 temmuza kadar imza toplanıldığı söylendi. Adadaki kütüphanenin yeniden halka açılması için gerekenler için Orhan Silier’den bilgi alabilirsiniz. Ayrıca imza için de Gencay Cafe ve HSSK’de formlar bulunmaktadır. 
#direnkütüphane

Son olarak bu hafta LBGT Onur Haftası olduğu hatırlatılarak 30 haziran’da Taksim’de Onu Yürüyüşü yapılacağının bilgisi verildi.

24 Haziran 2013 Pazartesi

Ethem Sarısülük Parkı Forum Notları (22 Haziran)


Ankara Direniş ve Dayanışma Forumu; “Biz De Oradaydık Bizi De Al”

Ankara Direniş ve Dayanışma Forumu 2. toplantısında direniş  ve dayanışmayı birleştirdi. Ethem Sarısülük Parkı’nda yapılan forumda ülke çapında süren polis saldırısına tepki yağarken, devletin gözaltı ve tutuklama saldırısına karşı “Ben de oradaydım beni de al” minvalli bir kampanyanın geniş çapta örgütlenmesi kararı alındı.

Ankara Direniş ve Dayanışma Forumu (ADDF) 22 haziran günü  Ethem Sarısülük Parkı’nda toplandı. Forum öncesinde alanın hazırlığını sağlayan katılımcılar, forum alanını bir bölümünü Ethem için saygı köşesine dönüştürdüler.

“Enstrümanını kap gel” çağrısıyla toplanan müzisyenler ezgileriyle forum alanını canlandırdı. 2 saati aşkın süren müzik etkinliği horonlarla yerini foruma bıraktı. Forum çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi saatlere yayılan tartışmalar ve deneyim aktarımlarıyla Ankara direniş sürecinin geride bıraktığı döneme ve ileride alacağı biçime yönelik  katkılarda bulundu.

Foruma Ethem Sarısülük’ün ailesi’nin yanı sıra geçtiğimiz gün sosyalistlere yönelik cadı avında tutuklanan Yoldaş Aydın ve  Yusufcan Yıldırım’ın aileleri katılarak forumda söz aldı. Tutuklanana sosyalistlere destek mesajları verilen forumda tutuklama saldırısına karşı verilecek kitlesel yanıtlar arandı.

Kızılay, Kolej, Seyranbağları ve Küçük Esat bölgesinden mahalle halkının yanı sıra Kızılay direnişlerinde yer alan çok sayıda gencin katıldığı forum söz alan ve direniş  sırasında polis işkencesine maruz kalan katılımcıların aktarımlarıyla duygusal anlara şahit oldu.

Üç saati aşkın süren forum boyunca Taksim’de yaşanan polis saldırısı da yakından takip edilerek anonslarla paylaşıldı. Onlarca katılımcının söz aldığı forumda;

Mücadelenin sürdürülmesi
Yaralanan ve tutuklanan direnişçilerle dayanışma gösterilmesi
Ankara’nın diğer forumlarıyla koordinasyon sağlanması
Başta İHD, ÇHD ve THİV olmak üzere süreci takip eden kurumlarla bağ kurulması
Psikolojik desteğe ihtiyacı olan direnişçilere gerekli olanakların sağlanması
Forumun mahalle ayağının örülmesi
Forumun atölye, etkinlik ve gösterimlerle geliştirilmesi
başlıklarında tartışmalar sürdü.

Forumda dayanışma mesajı öne çıkarken, forumda alınan kararların uygulanması için katılıma açık bir yürütme oluşturulması kararı alındı. Yürütmeye geniş  bir katılım oluşurken, forumda ortaya çıkan;

Ethem Sarısülük Parkı’nın yaşam alanı olarak kurulması  ve Park adı için gerekli sürecin örgütlenmesi
Ethem Sarısülük davasının takibi ve aile ile dayanışma içinde olunması
Park alanının içinde bir sosyal-sanatsal bir atmosfer oluşturulması için; atölyeler, etkinlikler, dinletiler ve gösterimler gerçekleştirilmesi
Sarısülük ailesinin çağrısı üzerine gözaltına alam ve tutuklama saldırısını geriletmek için “Ben de oradaydım, beni de al” kampanyasının örgütlenmesi
Ankara’da yaşanan polis saldırı ile ilgili suç duyuruları için gerekli birimlere destek olunması
Ankara’da süren forumlarla bağlar kurulup ortak gündemler oluşturulması
Ankara’da polis saldırısının sürdüğü  yerlerle dayanışma ve direnişin büyütülmesi
Hafta içleri yerel forumlara destek verilmesi, forum kararlarının takibi, park etkinliklerinin organizasyonu ve cumartesi günleri büyük forum/meclisin toplanması
kararlarıyla ilgili takip yine bu yürütme tarafında sürdürülecek ve her forumda alınan kararlarla ilgili ortaya çıkan gelişmeler paylaşılacak ve yeni katılıma açık yürütme ve forum birleşerek yerel meclis biçiminde çalışacak.






İletişim:
https://www.facebook.com/pages/Ethem-Sar%C4%B1s%C3%BCl%C3%BCk-Park%C4%B1/525535487494920?ref=hl
https://www.facebook.com/Fraksiyon
https://twitter.com/fraksiyon_org
https://www.facebook.com/AnkaraDirenisPostasi?fref=ts

23 Haziran 2013 Pazar

İzmir Gündoğdu Meydanı Notları (22 Haziran)

Kültürpark taki duvarların kaldırılması,fuarın gerçek manada halka açılması için imza kampanyasının başlatılması

Akp hükümetinin mitinglerini toplu taşıma araçları vasıtasıyla gerçekleştirmesinin önününün kesilmesi amacıyla imza kampanyası başlatılması.(en azından bu kadar ulu orta yapılmasındansa akp araçları tarafından gerçekleştirilmesinin sağlanması)

Elektronik seçim sisteminin kaldırılması,sandıklara sahip çıkılması,seçim barajının kaldırılması.Konuşmacılardan biri bu konu hakkında bir blogspot önerdi. http://www.secimyasasihareketi.blogspot.com/

Avmler boykot edilmeli; sosyal medya aracılığı ile halk pazarlarının ve mahalle esnaflarının reklamı yapılmalı.

Aliağa da kurulması planlanan 7 termik santral,hali hazırda gündemde olan Gaziemir deki nükleer atıklarla ilgili sosyal medya da paylaşılabilir, imza kampanyaları başlatılabilir,yürüyüşler düzenlenebilir.

Gezi Parkı olaylarında direnişin simgesi haline gelen fotoğraflar İzmir in çeşitli semtlerinde sergilenebilir.

Esnaf ve mahalle sakinlerinin forumlara katılımını sağlayabilecek öneriler:1-Esnaf ve mahalle sakinlerine ziyaretler yapılması.2-Forum yerine "söyleşi" kelimesinin kullanılması(söz alan arkadaşın fikri)3-forumlara çağrı için el ilanları basılıp dağıtılması, 4-çeşitli mahallelerde oyunların tiyatroların düzenlenmesi.

Aktif STK(sivil toplum kuruluşları) ların belirlenerek misyon ve vizyonlarının neler olduğu hakkında paneller düzenlenmesi(söz alan arkadaşın fikri)

Petrol, MIT , Meracılık yasaları ve getirecekleri hakkında uzman kişilerce bir panel düzenlenmesi

Yer ve saat belirlenerek çok sayıda kadın direnişçinin (kırmızı elbise ile katılım sağlanarak) katılımıyla yürüyüş düzenlenmesi bu bir turistin fikriydi)

90 küsür yaşında bir amca söz istedi ve köy enstitülerinin öneminden bahsetti.

İzmir Gündoğdu Forumu Notları ve Öneriler (22 Haziran)

22.06.2013 İzmir Gündoğdu forumu notları ve öneriler
Forumların, insanların rahatlayıp dertlerini anlatacağı rehabilitasyon merkezlerine dönmemesi konusunda uyarıda bulunuldu.
Dekan ve rektör seçimlerine öğrencilerin katılması gerekliliğinden bahsedildi.
Düzenli yürüyüşler yapılmalı dendi, bunun üzerine 24.06.2013 saat 19:00’da Gündoğdu’da başlayacak bir yürüyüş planlandı.
AVM’den alışveriş yapan insanlara farkındalık sağlamak amacıyla AVM önlerinde kitap okuma eylemi yapılması teklif edildi. Teklif kabul edildi ve 23 Haziran 2013 pazar günü saat 16:00’da Forum Bornova IKEA önü bu eylem için kararlaştırıldı.
Gezi Parkı kararları aynen onaylandı.
Pazarların kullanılıp bunların duyurulup yaygınlaştırılması kararları alındı.





Öneriler:

Rozet yaptırılması kararlaştırıldı.

AVM boykotu kabul edildi.

Alteratif medya kurulması yönünde karar alındı.
İzmir’de direnişe katılan insan sayısının azalmasının nedenlerini konuşalım (oylanmadı).
Belirli yerlerde “duran adam” eylemi yapılması istendi (oylanmadı).
Seçim yasası ve barajla ilgili bir gündem önerisi geldi (oylanmadı).
Mahallelerde parklarda sinema ve tiyatro gösterimi yapılması önerildi.
İlkelerimiz ve ortak değerlerimizin konuşulması önerildi
Sekretaryanın Taksim Dayanışması’yla direkt bağlantıya geçmesi ve Taksim Dayanışması deklarasyon maddelerinin Parklar Bizim İzmir forumlarının önceliği olması.
Sokak Tiyatroları yapılmalıdır.
Polisin okullara ve stadlara girmesinin ve müdahalesinin kabul edilemez olduğuyla ilgili somut eylemler planlanmalıdır.
Toplu taşıma araçlarının sadece halk için kullanılması gerekirken polis vs. taşıdığı için belediye önünde bir eylem yapılması gerekliliğinden bahsedildi.
Kültürpark’ın duvarlarının yıkılarak halkın daha kolay kullanımına hazır hale getirilmesinden bahsedildi, bu konu hakkında neler yapabileceğimiz hakkında görüşme talep edildi.
Yapılacak boykotlarla ile ilgili el bildirisi dağıtılması ve alternatif yöntemler.
Forum ile beraber mücadele evrilmelidir, alternatif yollar belirlenmelidir.
Seçim yasası ile ilgili 5 maddelik -seçim yasası hareketi tarafından yapılan çalışma- incelenmel ve değerlendirilmeli. secimyasasihareketi.blogspot.com
9-İzmir Semt Pazarları araştırılıp bir liste halinde yayınlanmalıdır.
Forum yapıldığı sırada genel alkol tüketimi minimize edilmelidir.
Sanat atölyeleri kurulmalıdır; fotoğraf-resim vs çeşitlendirilmelidir.
İmar planları incelenmelidir, rant kaynağı var mıdır, varsa kimlerdir; ifşa edilmelidir.
İzmir’de yapılacak Expo’da rant sağlayacak, yeşil alanların kesilmesine, yaşam alanlarının kısıtlanmasına sebep olacaklar tespit ve ifşa edilmelidir.
İzmir Fuarı kurulmadan önce bir Ermeni mahallesiydi, tarihsel anlamda arastırılıp Ermeniler adına bir anıt dikilmelidir.
Çok farklı önerilerin sunulması enerjimizi dağıtıyor, bu nedenle ağırlıklı olarak insanlarla iletişime öncelik verilmelidir.
AVM boykot kararıyla beraber semt esnaflarıyla konuşulup insanların buralardan alışveriş yapmasıyla ilgili ortak hareket edilmelidir.
Boykot genişletilmeldir, ana akım medya, bunların bağlı bulunduğu holdingler ve holdinglere bağlı şirketlerin boykot edilmesi ile ilgili calışma yapılmalı ve bu şirket ve markalar açıklanmalıdır, konuyla ilgili hukuksal destek alınmalıdır.
Yeni MIT yasa tasarısı nedir? Uzmanları tarafından yasa ile ilgili panel verilebilir mi? Boykotlarla ilgili ekonomik bir çerçeve çizilmelidir, uzman bir ekonomist tarafından çalışma yapılmalı, konuyla ilgili bilgilendirme sağlanmalıdır. Bahsedilen paneller forumlardan ayrı düşünülmelidir
Mahalli forumlar, tüm halka ulaşması açısından daha erken saatlerde yapılmalıdır. Bu mahalli forum-söyleşiler için evlere davet veya alternatif yollar izlenebilir.
Forumlar daha kolay ulaşılabilir olmalıdır.
Forumlar tum halka hitap etmesi açısından söyleşi olarak adlandırılmalıdır.
Laz Marx tek kişilik gösteri yapılmalıdır. (Oylandı ve kabul edildi)
Bundan sonra yapılacak yürüyüşlere tüm STK, sendika ve diğer gruplar katılmalıdır.
Direnişte kaybettiğimiz insanlar sokaklara, duvarlara resmedilmelidir/urban arts-kabul edildi.
Kırmızı elbiseli kadına atfen kadınların tek tip kırmızı elbıse ile bir yürüyüş yapması önerildi.





Özel gözlemler:

Film gösterimi konusunda yoğun bir ısrar ve aktivasyon var.

İzmir Gültepe Forumu Notları (22 Haziran)

İlk olarak “Neden forum yapıyoruz?” konusunda konuştuk ve daha sonra direnişçiler neden sokağa çıktığına dair sunuşlar gerçekleştirdi. Mahallede el hareketleri ile anlaşmak olmayacak gibi duruyor. Mahallede 3 adet düğün vardı, o yüzden 2 saat kadar sürdü ve 25 Haziran 2013 Salı akşamı Çınar Tepe Düğün Salonu yanında forumun ikincisini yapmak üzere dağıldık. Foruma yaklaşık 35 kişi katıldı, ağırlıklı olarak kadınlar vardı.

İzmir-Karşıyaka Osmanbey Parkı Forum Notları (22 Haziran)

22.06.2013 İzmir-Karşıyaka Osmanbey Parkı forum notları



- Halk forumuna giriş konuşması yapıldı.

- Direniş süresince hayatını kaybeden insanların isimleri okundu, saygı duruşunda bulunuldu.

- İzmir için örnek teşkil eden Alsancak”taki ilk forum üzerine konuşuldu. Alınan kararlardan ve yerel forumlardan bahsedildi. Gürültü konusundaki hassasiyet dile getirildi, konuşma süreleri 2 dakika olarak belirlendi.

- 21.06.2013 tarihli Gündoğdu forumu kararları okundu.

- İlk gündem maddesi “Neden sokaktayız?” oldu.

- Alternatif medya ve haber kanalları kurulması gündeme getirildi, oylama sonucu onaylandı.

- Gençlerin yoksul mahallelerde alternatif eğitim merkezleri kurması konuşuldu, oylamayla kabul edildi.

- Konuşmacı 1: “Paralı kurslar yerine halk arasında birbirimize ücretsiz dersler verebiliriz.”

- Konuşmacı 2: “Söylenenler duyulmuyor, ses gelmiyor” anlamına gelecek bir hareket önerildi, oylama sonucu kabul edildi.

“İzmir”deki durum beni üzdü, protestodan çok bir konser havası hâkim, ayrıca katılım da çok zayıf. Katılımcılar sosyal alanda forumlarda konuşulanları ve bilgilerini paylaşmalı.”

- Konuşmacı 3: Seçim sisteminin yanlışlığından bahsetti, düzeltilmesi için yapılabileceklere önerilerde bulundu.

- Konuşmacı 4: “Tüm ayrılıklarımızı bir kenara bırakıp hepimiz bir ortak paydada birleşmeliyiz.”

- Konuşmacı 5: “Siyasetin biçimi değişiyor, halkın gündelik siyasette söz sahibi olması ve yön vermesi için mahalle komiteleri oluşturulsun.”

- Konuşmacı 6: “Park forumlarını düzenleyen gençlere teşekkür ederim, farklı politik görüşlerimiz olsa bile temel sorunlarda bir ortak yaklaşımla hareket etmeliyiz. Park forumlarının saati sabit olmalıdır.”

- Konuşmacı 7: “AVM boykotu çok önemli, alanlarda ve sokaklardaki eylemlerin yanı sıra boykotlar da uygulanmalı. Forumlar arası iletişim önemli.”

- Konuşmacı 8: “Adaletsizliğe karşı da adil olmak zorundayız, toplumun her kesimiyle diyalog kurulmalı.”

- Konuşmacı 9: “Pasif direniş önemli, fakat sokaklardaki insan sayısı giderek azalıyor.”

- Konuşmacı 10: “Polislerin de emir kulu olduğunu düşünüyorum, polisle halk karşı karşıya gelmemeli.”

- Konuşmacı 11: “Aynı düşünceleri paylaşıyoruz, lakin yine kendi aramızda konuşuyoruz hep, böylece yol alamıyoruz.”

- Konuşmacı 12: “Demokrasi yalnızca sandık değildir. Seçimlerde bütünleşmeliyiz.”

- Konuşmacı 13: “Pasif direniş sürmeli, yalnızca iktidara değil genel siyasete karşı bir duruşumuz olmalı.”

- Konuşmacı 14: “Jenerasyonlar arasında iletişim eksikliği var. Gençliği temsil edecek bir siyasi sistem oluşturulmalı.”

- Konuşmacı 15: “Nicelik ve nitelik olarak hareket düşmeye başladı.”

- Konuşmacı 16: “Parklar meydanlar bizimdir, şiddete hayır! Siyasallaşmamış bir grubuz, siyasete yaklaşmalıyız.”

- Konuşmacı 17: “Direnişe devam ederken bir yandan da araştırmalı, yolsuzlukları su yüzüne çıkartmalıyız.”

- Konuşmacı 18: “Madımak unutulmamalıdır”

- Konuşmacı 19: “Hükümetten istediğimizi henüz alamadık, devam etmeliyiz.”

- Konuşmacı 20: “Marjinallik suç değildir. Hükümet ve devlet birleşmiş, polis ve asker sindirilmiştir.”

- Konuşmacı 21: “Geçmişte yaşanan yaralanmalar ve ölümler unutulmamalı, pasif direnişin önemi büyük, kurulan forumlar çok yararlı.”

-Konuşmacı 22: “Bir faşist düzen yıkılırken bir başkası çıkmamalı. Ankara ve İstanbul’da direniş sürüyor, onları yalnız bıraktık. Örgütlenmiş yapılar olmasaydı buraya kadar gelinemezdi.”

- Konuşmacı 23: “73 yaşındayım, bu ülke bizim, hiçbir yere gitmiyoruz, gençlerin arkasındayım.”

- Konuşmacı 24: “Ankara’daki direnişte bulundum, İzmir’in büründüğü rahat havayı anlayamıyorum, diğer şehirlerde protestolar hâlâ sürüyor.”

- Konuşmacı 25: “Çevre duyarlılığı konusunda hassas olmalıyız.”

- Konuşmacı 26: “Sandığa gidelim, oy verelim. Her sistemi değiştiren durumu uç sınırlara taşıyor.”

- Konuşmacı 27: “Toplumun aynı bilinç düzeyinde olması lazım. Pasif direnişin karşısında yine şiddet var.”

- Konuşmacı 28: “Artık insanlar özgürlüğü tattılar ve bunun geri dönüşü yok.”

- Konuşmacı 29: “İzmir festival havasına çok erken girdi. Herkesin sandıklara gidip oy vermesi gerekiyor.”

-Konuşmacı 30: “Dincilerle dindarları birbirinden ayırmak gerekir.”

Eskişehir Espark Forumu Notları (22 Haziran)

http://eskisehirdirenisforumu.tumblr.com/post/53671709826/espark-22-haziran


-Forum, civardaki Eskişehirspor kutlamaları nedeniyle her zamanki yeri olan Eti Park yerine, bir sefere mahsus Espark AVM önünde gerçekleştirildi. Foruma önceki günün konu başlıklarının okunmasıyla başlandı.

-İdam edilen Denizler’e atıfta bulunarak, hepimizin kardeş olduğu vurgulandı. Bu faşist devleti ve diktatörü yıkacağız, sonu Kaddafi’den kötü olacak dendi.



-”Türkiye birlik olsun, bu oyunu bozalım”.



-96’ ODTÜ mezunu biri, geçmiş yıllara göre çok daha orijinal eylemler yapıldığını, bu direnişin başarısını buna bağladığını söyledi.



-Bisikletli eylem önerisi yapıldı. Bisikletlerle Eskişehir’i turlayıp slogan atarak farklı bir eylem yapılabileceği söylendi. Bu konu eylem komitesi tarafından hayata geçirilecek.



-Türkiye genelinde polisin gözaltı için ev baskınlarına başladığı, yakında Eskişehir’de de bunun olacağı söylendi. O arkadaşlarımıza da eylemler düzenleyerek destek olmalıyız dendi.



-8 yaşında bir direnişçi kardeşimiz söz aldı ve “Haydi hep beraber Taksim’e gidelim, daha güçlü oluruz” önerisinde bulundu.



-Polis çadırlar dağıttıktan sonra direnişçiler arasında çok bölünme yaşandığı söylendi. Hergün sosyal medyada birkaç farklı sayfadan birkaç farklı eylemin aynı saat için duyurulduğu, bunun da bölünmeye yol açtığı belirtildi. “Bir kısım Eti Park’ta forumdayken, diğerleri Espark’ın önünde toplanıyor. Bu olmamalı, birlik olmalıyız” dendi. Sosyal medyada da tek bir sayfanın çatısı altında toplanılırsa daha iyi organize olunabileceği söylendi.



-31 Mayıs’tan beri olan süreçte çok şey değiştiği, bugün AKP’ye karşı ayağa kalkan bir halk olduğu belirtildi. Forumların parklarda yapılması gerektiği söylendi ve bu forumların çok önemli olduğu, zamanla katılımcı sayısı arttıkça forumların mahallelerdeki parklara yayılması gerektiği vurgulandı.



-Umudunu kaybetmeye başladığını söyleyen bir katılımcı, artık yapılanların boşa gittiğini düşünmeye başladığını, aramızda para toplayarak bir temsilciyi meclise sokmak için içimizden liderler çıkarabileceğimizi söyledi.



-Ağaç kostümü giyen bir arkadaşımız şöyle konuştu: Gezen ağaç olarak şehirde dolaştık. Ağaçlar kesilip AVM yapılsa bile ağacın ruhu hiç gitmeyecek. Herkes mesele ağaç meselesi değil dese de aslında öyle. Ağaç dallarını gökyüzüne, köklerini toprağa uzatıyor. Betonu da sabırla deliyor. Hepimiz bir ağacız bence ve ne kadar sabırlı olup ne kadar toprağa kök salarsak o kadar başarılı olacağız.



-12 Eylül’ü gördüğünü söyleyen bir konuşmacı, “Bu adilere prim vermeyelim. Grev yapalım, boykot yapalım” şeklinde konuştu.



-Redhack denen yasadışı ve yurtdışı destekli bir oluşumun sosyal medya güvenliğimizi tehdit ettiğini söyleyen bir konuşmacı, Türkiye olarak AY Yıldız adlı hacker grubuna güvenmemiz gerektiğini belirtti. 30000 şehit verildiğinde direnmeyen bu halk, 3 ağaç için niye direniyor diyen bir zihniyete karşı mücadele ettiğimizi hatırlatıp, “Bir ağaç kolay yetişmiyor, tıpkı bir evlat gibi…” dedi.



-Daha önceki forumlarda da dile getirilen “Takas Pazarı” fikri yinelendi. Sermaye karşıtı bu eylem 23 Haziran günü saat 18:00’de hayata geçirilecek.



-Pazarlarda tezgah açıp bedava biber ve limon satma önerisi sunuldu. Bu sayede o pazara gelenlere derdimizi anlatabileceğimiz söylendi.



-Pasif eylemler devam etmeli, herkes çevresinde AKP’ye oy veren en az 1 kişiyle konuşup AKP’nin yanlışlarını anlatmalı dendi.



-Önceki konuşmacıların semt pazarlarıyle ilgili eylem önerisi hakkında konuşan biri, “Pazar gibi kalabalık yerler diyalog için uygun değil. Ayrıca orda bildiri dağıtmak da propaganda gibi algılanır. Bence yemeklerin yapıp getirildiği bir kermes düzenlenmeli ve diyalog orada kurulmalı. Ama yemeklerde hayvansal yağ kullanılmamalı çünkü eziyetin en büyüğünü hayvanlar çekiyor” dedi.



-Fidan dikme kampanyası başlatılıp, bu fidanlara katledilen arkadaşlarımızın isimlerinin verilmesi önerisi sunuldu.



-”Bizim AKP’siz bir ülkeyi konuşmamız lazım. Hak yiyen hack yer. RedHack’e selam!”.



-1 hafta içinde bir gün belirlenip kitlesel büyük bir eylem yapılması fikri sunuldu. Destek gördü.



-Yaşlı insanların direnişçilere önyargıyla baktığı, hedef kitlemizin onlar olması gerektiği anlatıldı.



-Bu hareketin örgütlü bir şekilde devam etmesi gerektiği yine tekrarlandı. Yine somut bir gelişme yaşanmadı.



-Anadolu Üniversitesi’nin 23 Haziran’daki mezuniyet töreni nedeniyle o gün forum yapılmayacak. Foruma 24 Haziran günü saat 21:00’da Eti Partk’ta devam edilecek.

Kocaeli Cumhuriyet Parkı Forumu Notları (22 Haziran)


-->


19:37 : Forum başladı.
Gezi parkı direnişinin Kocaeli’nin yerel sorunlarını konuşulacağı herkesin özgürce konuşabildiği, söz kesemeden birbirimizi dinleyebileceğimiz bir forum olması gerektiği vurgulandı. Direnişte yitirdiğimiz yoldaşlarımız için saygı duruşunda bulunuldu.
19:41:
Sinan: Ülkemizde ilk defa böylesine tarihi bir direniş başladı. Bu durum gençliğin Erdoğan’ın “Senin için en iyisini ben yaparım” tavrına isyanıdır. Devrimciler, sol olarak sürekli sokaklarda “en öncü biziz” deriz. Kitleselleşemedik, job ve gazla dağıtıldık, TOMA’nın önünde korkusuz duran gençlerin arkasında bu zaman kadar ki devrimci duruş ve Kürt Hareketinin pratikleri rol almıştır. Bütün toplumla iletişime geçen kavrayıcı bir hareket tarihimizde olmamıştır. Toplumsal muhalefet, gençlik “ben buradayım” demiştir. Tüm eylemlere katılmaya çalıştım. Teşekkürler.
19:45:
Erkut: Gezi parkı eylemlerinin İzmit te katılımcısıyım. Buraya müthiş bir heyecanla geldim. Yeni eylem tarzlarını konuşarak birbirimizin fikirleriyle gelişeceğimizi düşünüyorum. Dünya da her saat eylemler yapılmakta. Sokakları ele geçirmişken kıymetini bilelim. Bu muhalif sesin büyütülmesi gerekmektedir.
19:48:
Yağız: Kamu Yönetimi öğrencisi gözlemleri: İnsanların bireysel özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı çıktığını düşünüyorum. İktidara tepki gösteren ama sokağa çıkmayanların artık sokağa çıktığını düşünüyorum. Diğer %50’nin nasıl sokağa çıkabileceğini konuşmak onlarla tartışmak gerekiyor. Tüm bunların örgütlenmekten geçtiğini düşünüyorum.
19:52:
Hasan: Haziran İsyanı’nın neler getirdiğine değinmeyeceğim. Sokakların ne kadar anlamlı olduğunu gördük. En önemli meydan okumanın sokak olduğunu gördük. Kocaeli’den örnek vermek gerekirse bir yıldan beri Yürüyüş Yolu eylemlere yasaklıydı. Haziran Direnişi bu yolu açmış ve buna ek olarak yeni bir meydan eklemiştir.
19:50:
Örgen U. (Akademisyen): Tek noktadan konuşmak istiyorum. Artık Parklar keşfedildi. Üstten bakan, büyük ideolojilerden konuşmak yerine yerellerden bahsetmek istiyorum. Nasıl bir kentte yaşamak istiyoruz ve İzmit ten neler bekliyoruz onu konuşmamız gerekir.

19:57:
Bora Yıldız: İnsan duygusuna yoğunlaşmamız gerekiyor. İnsanlardan beklediğim tek şey direnişe destek olmalarıdır. İnsanların birbirine destek olmasıyla büyüdü bu direniş. Sesimizi duyurmamız gereken tek şey direnişi bırakmamız gerektiğidir. Herkesi birbirine destek olmaya çağırıyorum. Bizleri psikolojik savaşla yıldırmaya çalışacaklardır.
20:00:
Babür: karşıdaki %50 ye ulaşmamız lazım. AVM’leri boykot etmemiz ve insanları tüketim çılgınlığından vazgeçirmemiz gerekiyor.
20:02:
Okan: Medyadan bahsetmek istiyorum. Polise taş atanların arkasında Faiz Lobisi olduğu söylendi. Sosyal Medya’nın halktan yana yayın yapan kanalların dört elle sarılmamız gereken tek şey olduğunu düşünüyorum. Kürtlerin yaşadıklarını yıllardır bu burjuva medyadan gördük, bizim artık halktan yana yayın yapan kanalların yanında yer almamız gerekiyor.
20:05:
Utku Akgün (Elektrik mühendisi): Sosyal medya üzerinden foruma çağrı için ulaştığımız insan sayısı çok az. Sokağa çıkarak da duyuru yapmamız gerekiyor. Diğer forumların notlarını da okumamız gerekiyor. Basit bir başlangıç ama önemli bir başlangıçtır.
20:08:
İlker: Kocaeli’nin tanıklık ettiği bir Posco süreci oldu. Eskileri yetmezmiş gibi endüstriyelleşmeye doyan ve kanser oranı yüksek olan Dilovası’nda halk buna karşı bir çevre duyarlılığı örgütledi. Mücella Yapıcı tüm “İstanbul un pisliğini size gönderiyoruz” demişti. Hatta taksimdeki direniş başlamadan imza kampanyası vardı. Sonra tepkiler cılız kaldı, çağrılar da ciddiye alınmamıştı. Şimdi ters köşe oldum ve bu direnişle birlikte büyük bir patlama yaşandı. Geri kalan %50 kapsayıcı olacak şekilde onları da ötekileştirmeden bir çalışma yapmamız gerekiyor.
20:11:
Selen (Gazetecilik Bölümü): Göğsümü gere gere ben gazeteciyim diyeceğim. Başından beri Taksim’deydim. Bizim artık bir sonuca varmamız gerekiyor. Direnişe geçenlerin artık aktif bir şekilde boykota gitmesi gerek. Halkın boykota katılmasını da sağlamak gerek. Diğer %50 ye ulaşmamız gerekiyor.
20:15:
Ebru: Hareketi doğru yerden tanımlamak için herkesin taleplerini incelememiz gerekiyor. Bir kadın olarak baktığımda kaç çocuk yağacağıma karışılıyor. Hangi diziyi izleyeceğime karar veriliyor. Bizi buraya süreci kavrayamayışımız getirmiş olabilir. AKP iktidarının düşeceğini düşünmüyorum ama bizim umutsuzluğa düşmememiz için de özgürlük taleplerini kavrayabilmemiz gerekiyor. Örneğin; ulaşım, barınma gibi şeyler her zaman sorundur.

20:20:
İlyas: Kazlıçeşme mitingini düşündüğümüzde AKP seçmenini ikna etmenin zor olduğunu düşünüyorum. Taksim deki dayanışma ortamı gördüm. Müslüman ateist deist vs. bir çok insanın aralarında hiçbir sorun olmadan birlikte mücadele ettiğini gördüm.

20:24:
Coşkun: Bundan 2 ay önce bu toplantıyı yapsak polis saldırırdı. Şimdi rahatça yapıyoruz. İktidarın düşmesi iktidarın değişmesi değil mesele. Biz bu iktidarı döve döve terbiye edebiliyorsak mesele budur. Kadir Topbaş’ın açıklamalarında söylediği şey söylediğimi kanıtlar niteliktedir.
Bir Üniversiteli: Erdoğanı ve AKP’nin yaptığını anlamlandırmaya çalışacağım. Erdoğan sanılanın aksine çok zeki bir insan çünkü kitleleri parçalayarak yönetmeyi çok iyi biliyor. Sıkıştığı zaman konu değiştirmeyi çok iyi biliyor. Ben bir Kürt’üm ve bir polisin ne kadar zalim olduğunu Diyarbakır da yaşadıklarımla biliyordum zaten. O zamanlar bunu arkadaşlarıma anlattığımda insanlar bana tepkiyle yaklaşıyordu. Uzaydan gelmişim gibi bakıyorlardı. Oysa şimdi polis şiddetini gören herkes biz Kürtleri anlamaya başladı. Bir de Eylemlerde içki içilmesi konusuna dikkat edilmeli, AKP muhafazakar kesimlere karşı bunu istismar edip bizi kutuplaştırmaya çalışacaktır.
20:26:
Zeynep: Sorumluluk ve görevlerimin olduğunu düşünüyorum. Ben güneşi gördüm ve sırtımı dönmeyeceğim çünkü güneşi görmeyenlere ulaşmam lazım. Direnişi, polis şiddetini göstermeyen medyaya karşı bu olanları insanlara anlatmam lazım. En ufak bir haksızlıkta sokağa çıkmamız gerekiyor.
20:28:
Merve : Ben bu direnişte mizahın ne kadar önemli bir silah olduğunu gördüm. AKP bu mizah karşısında çaresiz kaldı. Mizahi dille gelen eleştriler oldukça zekiydi. Bizim artık bu direnişi Akçakoca, Bayındırlık, Yahya Kaptan vb. mahalleler taşımamız gerekiyor. Bunun nasıl yapabileceğini konuşmamız gerekiyor.
20:30:
Çağla: Benim siyasi bir düşüncem yoktur. Bence bizim ülkede Kürt sorunu yoktur. Bu ülkede seçim barajı var. Birbirimize destek vermemiz gerekiyor.
20:32:
Newroz: Öncelikle konuşan Çağla arkadaşa cevap vermek istiyorum. Benim ismimin Newroz olmasından dolayı şimdiye kadar çok baskıya ve şiddete maruz kaldım. Sizce bu Kürt olmamdan kaynaklanmıyor mu? Kürt sorunu varmış demek ki. Gezi parkından da bahsetmek gerekirse. Halka özgürlükleri anlatarak onları bilinçlendirmemiz gerekiyor.

20:35:
Çağan: 90 kuşağı gençleri bizler, sokakta top oynarken benim babam polis diyerekbize böbürlenen arkadaşlara öfkelenerek büyüdük. Durumu anlatmak gerekirse devletin yaptığı 80 sonrası yan yana gelme durumunu engellemektir. İnsanların dayanışması o kadardı ki 2metrelik barikatlar 2 dakikada kuruldu. Belediye bir duvarı örmek için bile bir hafta uğraşırken, insanların birbiriyle dayanışması bu süreyi dakikalara indiriyor.
20:38:
Emrah Durmuş: Ben Erzurum İspirliyim. 9 yaşında İzmit e geldim. Ben her şeyi bu şehirde öğrendim; Sevdayı da kavgayı da. Gezi Direnişi de bana insanlarla bir araya gelmeyi öğretti. Temsili demokrasinin hiçbir işe yaramadığını bundan sonra doğrudan demokrasiye ihtiyacımız olduğunu gördüm. Önceleri Erdoğan muhalefet partileri için “böyle muhalefeti Allah herkese versin” demişti. Artık alternatif bir muhalefet var. Ve bunun için Allah Erdoğan dan razı olsun çünkü bizi onun bu kibri birleştirdi.
20:41:
Bir kadın arkadaş: Kısa konuşacağım. Taksimde düşenlere dövüşenlere bin selam olsun. Polise de şunları söylüyorum. Polislik yapmayı bırak onurunla simit sat ! Halkız haklıyız kazanacağız.!
20:42:
Babür: Bazen eğlencesine STV ye bakıyorum. Bizi terörist olarak gösteriyorlar. Yıllardır bu aynı medyadan Kürtleri izlediğimizi unutmayalım. Biz bunu şimdi anlamazsak hiçbir zaman anlayamayız.
20:45:
Gürkan: Taksimde ki dayanışma çok önemliydi. Orada kapitalizme karşı alternatif bir yaşam olduğunu gördük. Rekabetçiliğin aslında sistem tarafından insanlara empoze edildiğini gördüm. Örnek verecek olursak, Gezi Direnişindeki sokak çocukları daha önceleri yiyecek yemek bulamazken, direnişten sonra o dayanışmayı, o komün yaşamı gördükten sonra sosyalist yaşamı benimsediler. Biz böyle bir sistemde yaşamak istiyoruz dediler. Bu çok önemlidir. Bu pratiği devam ettirmemiz gerekiyor.
20:48:
Okan: Bundan 100 yıl önce Karl Marks Paris Komünü için :“bilmiyorlar ama yapıyorlar” diyordu. Eğer böyle devam ederse Taksim Gezi komünü için de onlar söylenecek. Bizim buradan örgütlenerek çıkmamız gerekiyor. Forumda somut adımların konuşulması gerekiyor.
20:50:
Bir işçi arkadaş: Bizler %50 değil %90’ız. Egemenler ayırdıkları farklı kesimlerin nasıl bir araya geldiğini merak ediyorlar ve bizi farklılıklarımızla bölmek istiyorlar. Bunun için birleşelim diyorum. Ayrılacaksak da Türk, Kürt, Alevi, Sunni diye değil demokrat olanlar ve olmayanlar diye ayrılmamız gerektiğini düşünüyorum.


20:53:
Çapulcu Rıza: Aleviyim. Ben her zaman özgürlükten ve kardeşlikten yanayım. Erdoğan benim gençlerim bunu yapamaz diyor. Biz onun gençleri değiliz.
20:56:
Bir kadın arkadaş: Tayyibin bize söylediği hiçbir sıfatı kabul etmiyorum. Biz sadece insanız. Geçen hafta Gezi Parkındaydım. Müdahale olunca gazdan etkilenip Divan Otele sığındım. Onlara da teşekkür ediyorum. Direnince çok güzel oluyorsun Türkiye.
20:59:
Bir kadın arkadaş: Gezi Parkındayken oturma eyleminde arkamda duran teyze otururken ayakları ağrıdığı için “sana tutunabilir miyim” dedi. Daha sonra “zıpla, zıplamayan tayyiptir” sloganı atılmaya başlandı. Ben zıplamadım ve arkamda bir el beni dürttü. Beni dürten o Teyzeydi ve şöyle diyordu :
“ kızım bak neler diyorlar zıplamayana, hadi durma sen de zıpla. 
21:02
Bir Beşiktaşlı: Bizler İnönü stadı yıkılsın yerine park yapılsın da deriz . Çarşı daha önce Tekerlekli sandalye kampanyası için mavi kapak toplamak ve buna benzer bir çok sosyal projeleri yürütmüştür. Neler yaptığı ortadadır. Çarşıya örgüt diyorlar. Halkın yanında duranlara örgüt deniyorsa, evet biz örgütüz.
21:04:
Esma: 21 mart doğumlu bir Türk’üm. Ben Newroz gününde doğmuş olmaktan gurur duyuyorum. Ben insanları ayırmanın ve ötekileştirmenin zamanı olmadığını düşünüyorum. Ayrıca önceki İzmitte önceki eylemlerde küfürler olduğunu görmüştüm. Cinsiyetçi ,homofobik ve ırkçı söylemlerden uzak durulması gerektiğini ve ancak bu şekilde gerçek bir dayanışma yakalayacağımızı düşünüyorum.
21:05:
Necati: Gezi Direnişinin arkasında yatan sebebin aslında kapitalizm ve sömürüye karşı verilen bir tepki olduğundan eminim. Nasıl yemek yemesine karışan bir babaya karşı çocuğunun bir isyanıdır bu. On yıldır AKP ile yaşıyorum. Bu da bizim isyanımızdır artık.
21:08:
Yağız: Kocaeli nin bir işçi kenti olmasına karşın yanımızda fabrikalarda çalışan işçilerin sayısının az olması bir eksikliktir.
21:10:
Bir üniversite öğrencisi kadın (iletişim fakültesi): Ben kendi irademle başörtüsü giyiniyorum. bu ülkede 11 yıllık AKP iktidarına rağmen hala bir başörtü sorunu vardır. Başörtülülere ayrıcalık olduğu iddiası var, fakat ben başörtülüyüm ve işsizim. AKP gençlik kollarına üye olup tanıdıklarımın aracılığıyla iş bulabilirdim. Ama ben bunu yapmak yerine kimsenin hakkını yemek istemedim. Ben gerekirse başımı açıp bir işe girerim ve kendi günahımı düşünürüm ama başka insanların günahına girmem. Devlet hiçbir inanca bağlı olmamalı, benim inancımla aynı olup olmaması farketmez. İnançlardan bağımsız bir devleti anlatabilmemiz gerek. Bu hareketlenmeyi ileri taşımak için üniversitelere ve akademisyenlere büyük görevler düşüyor.
20:16:
Bir işçi: Ben bir işçiyim. Numunelik olarak geldim. Üniversitelilere soruyorum. Sizler çok mu iyi eğitiliyorsunuz? Çok mu iyi yerlerde barınıyorsunuz? Neden sorunlarınızı dile getirmiyorsunuz? İşçiler az diyorsunuz. Devrim yapacağız diyorsunuz. Siz devrimci gençlik ne kadar çok olursanız bizler de o kadar çok oluruz. Bizi bilinçlendireceksiniz ki biz çoğalalım. Bundan sonraki forumlar için gündem başlıkları belirlemeliyiz.
21:20:
Akın Şişman: Kocaeli de 31 Mayıstan itibaren sürdürülen cadı avıyla 2 arkadaşımız tutuklandı. Biz bu dayanışmayı güçlendirirsek ve buna benzer durumlar karşısında bir araya gelirsek bunların üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. Bu baskıları dayanışmayla püskürtebiliriz.

ÖNERİLER:
  • Forumların bir sekretaryası oluşturulması,
  • Ustream TV üzerinden forumun canlı yayınlanması,
  • Haber portalı kurulması,
  • Facebook ve twitter iletişim sayfalarının açılması,
  • İnternete ulaşamayacaklar için broşür dağıtılması,
  • Forumdan haberlerin olduğu fanzin gibi basılı bir yayın olması,
  • Daha fazla katılımın sağlanması açısından herkesin çevresini bilgilendirmesi ve mümkünse en az 1 arkadaşını getirmesi ve sürece katması,
  • Mahallerde de forumlar düzenlenmesi önerileri yapılmıştır.

NOT : Bu notlar forum esnasında alelacele yazıldığı için konuşmaları birebir yansıtmaya bilir veya eksik yansıtabilir. Sonraki forumda videolu görüntü alınacağı için daha rahat not alınabilecektir.

Ataşehir Parkı Forumu 22 Haziran Notları


Ataşehir Parkı forum notları: 22 Haziran 2013, Cumartesi
Çoğunluk Taksim'e gitmiş olduğundan, foruma katılım genellikle 15-20 kişi, en kalabalık halinde aşağı yukarı 30 kişiydi.
Aşağıda listelenenler, bazen tek bir kişinin, bazen de birçok kişinin düşünce, öneri ve tespitleridir:
  • Şu anki oluşum bizim önceden yaşadıklarımıza kıyasla bambaşka. Bu gençlerin bir oluşumu. Burada ben kendime daha geri planda ve destekleyici bir rol biçiyorum.
  • Eğitime dair:
    • Bizlerin Ferhatpaşa gibi bölgelere gidip, orada yaşayanları eğitmemiz lazım.
    • Sosyoekonomik düzeyi bizden daha düşük olanlara eğitim vermeye çalışmamız, arada hiyerarşik bir ilişki kurduğu için sorunludur. Onlardan önce komşularımıza ulaşmamız lazım: Ataşehir'de hala, ideolojileri farklı olsa da, Türkiye ekonomisini geliştirdiğine inandıkları için AKP'ye oy verecek kişiler var.
    • Bizim bugünlere gelmemizin en büyük nedeni eğitim meselesidir. Uzun vadeli bir dönüşüm de eğitimle birlikte olur.
  • Halk, desteğini hayatını güzelleştiren kişiye/gruba veriyor, bu nedenle populist bir tavır da sergilemeliyiz.
  • Türkiye'nin şu an öncelikli hedefi emperyalist çalışmalardan kurtulmaktır
  • Mevcut partilerle birlikte çalışmak istenirse, çoksesliliğin temsiliyeti meselesi çözümlenemez ve bazı gruplar yine marjinalize edilirler.
  • Organize olmaya dair:
    • Facebook grubunda dile getirilmiş gerekli komiteleri bir an önce kurmamız lazım.
    • Parklarda toplanmaktan ümitli değilim, çünkü hem görünürlüğü yok, hem de eyleme geçilmeyi yavaşlatıyor. Bir organizasyon dahilinde ilerlememiz şart.
    • İlerici Gençlik Derneği'nin (İGD) yapısı ve sistemini alıp uygulayarak Erbakan siyasi gücünü kurdu. AKP de aynı teşkilatlanma yöntemini Erbakan'dan miras aldı.
  • Organizasyon anlamında uygulanması gereken süreç şöyledir:
    1. Bir arama toplantısı olmalı; vizyon ve misyon tespiti yapılmalı
    2. Vizyon ve misyondan yola çıkarak; zaman, mekan ve imkan başlıkları üstünden strateji tespit edilmeli.
    3. Stratejiden yola çıkarak, eylem planı geliştirilmeli.
    4. Bir teşkilatlanma ile bu eylem planı uygulanmalı. Ancak, bizim, halk olmamızdan kaynaklanan, teşkilatımızın olmaması gibi uygulamayı zorlaştıran önemli bir eksiğimiz var. Mevcut partiler ya da Milli Merkez'le çalışmak, bir teşkilatlanmaya ulaşmak açısından iyi bir fikir olabilir.
  • Biz şu anda bu dört aşamalı süreçte, vizyon ve misyonun geliştirildiği birinci aşamadayız. Ancak bizim örneğimizde birinci aşama zaman gerektiriyor, çünkü radikal kültürel bir dönüşüm sözkonusu. Bunun aceleye getirilmesi, gezi dilinin gerektirdiği hassasiyeti uygulayamamıza sebep olabilir.
  • Örgütlenmemizin ilk adımı komşularımıza, ailemize anlatmak olmalı, “en yakınımızla örgütlenmek”. Bu uzun bir süreçtir, bu nedenle de kararlı ve dirençli olmak lazım.
    • Halkımıza güvenmeyi bir kez daha öğreneceğiz.
    • Bulunduğumuz alanlarda örgütleneceğiz.
    • Örgütlülüğün değerini göstermemiz gerek.
    • Örgütlü olmayan her halk hareketi sönüp gidecektir.
    • Şu an yaşadığımız boyutta bir halk hareketi örgütlenirse, kazanır.
    • Örgütlenme homojen olmamalı, çoksesli ama haklarının bilincinde olmalı.
  • Türkiye bir daha asla 31 Mayıs öncesi gibi olmayacak.
  • Genel seçime 7-8 ay kaldı; çok az zamanımız var.
  • Ataşehir'in kilit sorunsalları:
    • Kimsenin kimseden haberi yok, diğer mahalleliye ulaşmak güç.
    • Katılımda süreklilik yok (Gezi süreci haricinde de)
  • Ataşehir'in yüksek eğitim seviyesi değerli. Buradan çok iyi fikirler çıkabilir.
    • Bu amfitiyatro dolsun, aynı akşam medyayı buraya getiririm, burada gerçekleştirilen siyaset meydanını yayımlarlar.
  • Burada toplandığımızın bilinmesi için hepimiz kendi apartmanımızın asansörüne veya ana kapısına eliyle A4 kağıdına yazarak duyursun.
    • Facebook grubunda bunun için tasarımıyla hazır bir doküman var.
    • Adresi yazarken “Ataşehir Parkı” yanına parantez içinde “Kamelya Çarşı çaprazındaki amfitiyatroda” gibi bir açıklama da ekleyelim.
    • Yapabilenler site yönetimleriyle konuşup, sitenin tüm binalarına bunu uygulasın.
    • Çoğaltıp posta kutularına da koyabiliriz
      • Ama büyük kağıt sarfiyatı olur
      • Ama bir kere görürler; öbür türlü eve her girip çıktıklarında karşılaşırlar.
    • Kendi binalarında bunu asanlar, astıklarının fotoğrafını çeksin ve grup sayfasında yayımlasın. Bu yöntem katılımı arttıracaktır.

Ümraniye Direniş Forumu (22 Haziran)

İstanbul/Ümraniye/Elmalıkent Mahallesi Şehitler Parkı'nda yaptığımız 2.Direniş Forumuna Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük ve Mehmet Ayvalıtaş için 1 dakikalık saygı duruşu ile başladık. Saygı duruşundan sonra foruma geçildi.
Forumda;
- Taksim Meydanı'nda yapılan müdahale kınandı.
- Medyanın iktidar yanlısı tavrı eleştirildi.
- %10 seçim barajının anti-demokratikliği vurgulandı.
- Polis terörü teşhir edildi.
- Gençlerin seçimde oy kullanmaması eleştirildi.
- İktidarın mezhepçi politikaları teşhir edildi.
- Pazar günü Kadıköy'de yapılacak olan 2 Temmuz mitingine çağrı yapıldı.
- Pazar günü mitinge gidileceği için foruma Pazartesi akşamı devam etme kararı alındı.
- 80'i aşkın kişi foruma katıldı.
- Yerel basından Alptekin Daşargöl forumu takip etti.

Güvenpark Forumu Notları (22 Haziran)

Güvenpark’ta saat 20.00 da forum başlayan forum iki bölüm halinde gerçekleştirildi. 1. Bölümde 23 gündür süren direnişin değerlendirilmesi yapılırken 2. Bölümde bundan sonraki süreçte neler yapılabileceği konuşuldu.
Forumda konuşanlar Tayyip Erdoğan’ın dış borcu kapattık söylemlerinin doğru olmadığını, tecavüzcülerin cezalandırılmamasının ve ya verilen cezalarda indirim uygulanmasının iktidarın kin ve nefretinin göstergesi olduğunu, cehalete karşı savaşmamız gerektiğini, kadınların direnişin en önünde yer aldığını belirttiler.
Değerlendirmelerin ardından öneriler sunuldu ve bu öneriler foruma katılanlar tarafından oylandı. Onaylanan öneriler;
Forumlar Pazar gününden itibaren saat 19.00 da başlayacak.
Tutuklanan bizim gibi çapulcu terör örgütüne üye arkadaşlarımız için mektup masası ve kitap kutusu oluşturulacak.
Forumlardan sonra film gösterimleri yapılacak.
Akademisyenlerle beraber sokak üniversitesi oluşturulacak. Bunun için gönüllüler belirlenecek.
Şiir atölyeleri yapılacak.


22 Haziran 2013 Cumartesi

22 Haziran 2013 Çayyolu Üç Fidan Parkı Forumu Notları

1.       Alkışlanmasın

2.       Forum Hareketleri ne anlama geliyor Ezgi hareketleri anlatıyor. Gönüllüler sıraya girip konuşsunlar. Moderatör değiştirmek isterseniz belirtin. Gözaltılar tutuklamalar, gençlerde Kennedy tarafına gidenlerde hangisi suç hangisi değil diyenler oluyor. Aramızdaki avukatlar konuşacak

3.       91 yılında hukuk fakültesine girdim. Olan biten her şey hukukla açıklanabilir diye düşünürdüm. 91 yılından beri bu ülkede gördüğüm şey şu: ülkemiz bir hukuk devleti değil. Bu yanılsamadan kendimizi kurtarmak gerek.
·         Hukuk devleti olmanın kuralları zor. Hukuk devleti: var olan hukuk bireylere eşit olarak uygulanması demektir. Kürt türk, marjinal, baş örtülü diyerek hep ayrımcılığa maruz kaldınız. Tanıdığın varsa ihale alabiliyor, görüşme alabiliyorsun. Avukat olarak alışmak zorunda kalıyoruz yoksa bu mesleği yapamıyoruz.Bu ayaklanmalar daha önce çok oldu 91 de Yök protestosunda polis öğrencileri dövdü, yediğimizle kaldık hiçbir yere baş vuramadık. Ve sen dersini çalış cevabını aldık. Hala da bu böyledir değimli? İşkence dayak yeme, göz altına alınmak karşısında haklarınız mevcut. Senin yalnız da olsan sokağa çıkma hakkın var. Avukat olarak konuşmaya çalıştığımda Polis bana çekil kenara diyor.Polis gibi biz yürüyemiyoruz. Kendime güvenle yürüyemiyorum. Kızı saçından sürüklediğinde, çocuğu copladığında hiçbir şey olmuyor. Polisle tartışırsanız döverler, polise direndi diye zabıt tutulur, dayak yersiniz üstüne ceza alırsınız. Konuşmayın polisle muhatap olmayın, ağzınızı açmayın onlara tahrik olarak geliyor. Sinirinize hakim olun. Yaralı varsa onlar için yardım isteyin. Aileleriniz ile görüşmek istediğinizi belirtin. Cep telefonlarınızı kilitli tutun. Polise şifre vermek zorunda değilsiniz, kilitli tutun. Çantanı arar Yaralılara yardım edin, ilk yardım öğrenin. Avukatla ilk görüşme şansınız karakolda. Doktora açık açık avukat istediğinizi söyleyin.  
·         Herkes sokaklara çıksın ama yakalandıktan sonra direnmeyin. Meydanda hakkınız ama taş atmayın dükkan kırmayın, yakalandıktan sonra polise mukavemet etmeyin. Bir şey imzalatmak istediklerinde imzalamayın. Eyleme gidiyorsanız cep telefonunuza güvenmeyin, aranmasını istediğiniz telefonları bir kağıda yazın. Cep telefonlarını hemen alıyorlar. Göz altına alındığınızda gönüllü avukatlar geliyor, muayenelere de girmeye çalışıyorlar. Savcı karşısına çıkma durumunda onlara güvenebilir miyiz?Bazı savcılar çok çalışkan idealist, bazısı değil. Kısa net cevaplar verin. Savcı karşısında da susma hakkınız var. Göz altındaki insanlarla ilgili net açıklama yok. Yapmaları lazım. Ama yapmıyorlar. Barolar birliği başkanı avukat ona da bilgi vermiyorlar.
4.       3 haftadır canlı yayın yapıyorum ama bizzat gördüm ki sokaklarda dayanışma var. Herkes duvar oluyor. Bu yardımlaşma polisi şaşırtıyor. Kendine güvenenler biber gazını yiyorlar. Arkadakiler yardım etmek için bekliyorlar.
Devlet organlarımız yanlış işlediği için biz burada toplandık zaten. Yanlışlara karşı çıkıyoruz. Yanlış savcı ve avukatlara karşıyız. Emniyet müdürü ile, grev görevlileriyle de görüştük.Emir kulu, gergin ama polislerle bizim aramızda bir savaş değildir.  Hastanelerde doktorlar, yanımızda avukatlar var. Moralimizi bozmamamız lazım. 3 kişi sayesinde yapabiliyoruz, 600.000 kişi bizi izliyor. Halk halkın yanında.
Herkes konuşmak istiyor, lütfen 3 dk. Maximum konuşma süresi
Hastanede çalışıyorum, polis tarafından darp edilen insanlar gördüm kayıt altına alınmasını istemediği için başka nedenler üretiliyor.
2. hafta yaralılar fazla olduğunda delil toplayalım istedik hastanelere gittik
İl sağlık müdürlüğünden yazı: olaylar sebebiyle tc kimlik bilgileriyle müdürlüğe gönderilmesi isteniyor.
Sağlık çalışanlarına doktorlara tavsiye, gerçekten ciddi yaralanma  varsa, barolar hastane girdiğinde bu konuda bilgi toplandığını söyleyin iki seçenek olsun. İleride hukuki veya cezai takip yapmak isterseniz rapora ihtiyaç olacak. Fişlenebilirsin ama bu rapora ihtiyacın var.
Doktor beyefendi, TTB üyesi milyonların yürüdüğü ama birkaç bin kişinin savcı karşısına çıktığı bir ülke burası. Dramatik olarak yansıtmayalım. Eylem alanından geldiğini söyletmek doğru değil, birkaç gün sonra başka bir doktora TİHV veya TTB’ne giderek yaranın birkaç gün önce oluştuğunu yazdırılabilir. Kamu hastanelerinde beyanda bulunmak istemiyorsa bulunmasın.
Doktor hanım: TTB nde aktivist. Bu olaylar süresince TBB çok iyi çalışıyor. Revirlerde doktor arkadaşlar çalışıyor. 8000 yaralı. 11 göz kaybı. 5 kişi hayatını kaybetti.  Forumlarla ilgili görüşüm: kızılaya gidilebilir. Nerde insan, orda toplantı yapılsın. İnsanların yaşadığı yerlerde toplantıların yapılması önemli. Birikimlerimizle önemli kararlara varabiliriz. Önümüzdeki süreçte neler yapabileceğimizi planlamamız gerekiyor. Toplantılar iyi duyurulamıyor. İnterneti daha iyi kullanalım.
Burda forum yapılması örgütlü değil şehirde direnip burada konuşmamız gerekiyor. Aktif direnişi konuşucaz, pasif direnişte ne yapabiliriz.  Bir nesil öncesi sosyal medyadan uzak. Atölye fikirleri: sosyal medya. Orantısız zekayı kullanarak bir şey üretmemiz gerek.
Sosyal medya atölyesi oylayalım Hukukcu arkadaşlara da yardım etmemiz gerekebilir.  Geleceğe yönelik bir şeyler yapmak. Meclisi devirelim diye bir düşüncemiz yok, ama kendi düşüncelerimizi nasıl paylaşırız.
Ana akım medyadan olan olayları takip edemiyoruz.
Facebooktan beğendiğim yazarları paylaşıyorum. Herhangi ayırımcı bir yorumda bulunmuyorum, facebookta tarafsız paylaşımlar yapmanızı öneririm.
Örneğin nöbetçi eczaneleri sosyal medyadan paylaştığınızda bir çok hayat kurtuluyor. Öğrenebileceğiniz şekilde anlatmaya hazırız.
Sosyal medya aracılığıyla beraber hareket eder olduk, türk kürt ayrımı olmadan paylaşımlarda bulunduk.
 Sosyal Medya Atölyesi uygulaması nerde olacak?
Taksim ve Dikmende müdehale. Taksim dayanışması: mum yakılıcak, karanfil bırakılacak. İstiklalde müdehale.
Polis müdehalesi, tutuklamalar, göz altıları var. AKP korkuyor. Mitinglere belediye otobüsleriyle insan taşındı. Psikolojik baskı. Kuğulu ve Taksimde insanlar direniyor. Korkuyor olabiliriz ama direnişten vaz geçmemeliyiz.  Bu gurur duyulacak bir şey. 20 gündür direniyoruz. Türkiye direniyor. Belgeler yok. Taksim direniyor. Bir şeyleri değiştirmemiz gerek. Adaletsizlik ve eşitsizliğe karşı bu halk yüreyecek.
Kimya mühendisleri odası: kullanılan gaz insan sağlığına çok zararlı. Siyasetsizleştirilmiş ortamda siyasete başladık. Örgütlenerek mücadele edeceğiz. AKP çok örgütlü. Biz de örgütlenelim. Mücadele devam etsin.
Atölye: ilk yardım eğitmenliği ile ilgili öneri.
Forumlara Kızılay’a gitmeye devam etmemiz lazım, ateş sönmesin. 90 doğumlu gençler bizi fişekledi, onlarda bizden güç alıyorlar. Meydana gitmek lazım. Önümüzdeki tehlike, ateşin sönmesi, canlı tutulması lazım. Meydanlara toplu olarak gidelim. İş yerinde takside, bunları konuşmalıyız. Bizlerin şevkimizi kırmamamız lazım.
53 yaşındayım 2 kuşak geçmişte yaşadım. 35 yıl fişlenmiş olarak yaşadım. ezberimizi bozdunuz. Tepkilerinizi tartışmaya başladık. Bir arada yaşamak ve mücadele etme koşullarını sizden öğrendik. Sizden ümitliyiz. Örgütlenmek zorundayız, mahallelerde. Mühendislik fakültelerinde okuyorsanız bir araya gelin.
Meydanlarda pratik birliği çabuk sağladık ancak fikir ayrışması flama alerjisi olan topluluklar var fikir birliği oluşturulmalı ortak zeminler oluşturulmalı,iki gün önce Amerikan büyükelçisi meclise gidip emirler verdi bu nedenle hızla birleşmemiz gerekiyor.
Flama alerjisi olarak bakmayın onlarda mevcut hükümete karşı duruşlarını sergiliyorlar herkes bayrak açabilmeli herkesin görüşü orda yer alabilmeli. Önyargılı olmayalım
Gezi parkı gibi AOÇ peşkeş çekilmesi ile ilgili yarın bir eylem yapılacak-Ankaram platformu-,tabu bilgileriyle ilgili açıklamalar yapılacak.Gezi parkıyla ilgili bir açıklama yayınladık,tehditler alıyoruz. AOÇ gezi parkından daha önemli lütfen duyarlı olalım
Deniz gözlükleriyle geziyoruz Kızılayda hepimiz marjinal oldukJ bahsedilen marjinaller en çok bizi savunan onlardı.öncelikle bizim önyargımızı yıkmamız gerekiyor.
Yine bu marjinallerle ilgili,marjinal sözüyle bizi bölmeye çalışıyorlar.Orantısız zeka muhabbeti beni uslupsal olarak rahatsız ediyor bizi toplumun geri kalanından ayırıyor,akp seçmenini kömür makarnayla oy veren insanlar olarak görmememiz lazım.biz onlardan farklı değiliz,orantısız zeka ile ilgili üstten uslubumuzu yok etmemiz lazım
Flama alerjisi her herhangi bir partiye bağlı olmamak anlamında.herhangi bir partinin altında çıkacak bir temsilci direnişe gölge düşürebilir
Mit yasa tasarısı,sınırlandırılamaz,müdahale gücü olan bir şekle dönüştürülmeye çalışılıyor…
Özellikle reyhanlı olayında istihbarat faciası olarak ortaya çıkan bir durum.bilgim taraf gazetesindeki Mehmet Baransu'nun yaptığı haberlerden geliyor,okuduklarımı paylaşmak istiyorum.mitin şuanda yurt içinde yada dışında operasyon yapma yetkisi yok yasayla yurt içinde bu yetki veriliyor.insanlarla çatışmaya girebilir…..mite yardımcı olanların işledikleri suçların soruşturulması başbakanın özel iznine bağlanıyor-bir özel yetkili mahkeme-ank 13.ceza mahkemesi- başbakanın özel izniyle mit ajanlarının sadece o mahkeme tarafından yargılanabilecekleri söyleniyor.korku mekanizmasını devreye sokar insanlar birbirini ihbar etmeye başlarlar…bizim bu yasaları denetleyecek yerler partiler mv.ler herkesi harekete geçirmemiz gerekiyor.kamuoyu oluşturmamız gerekiyor.
Bu akşam çok moral bozucu konuşmalar dinledim ve bundan rahatsız oluyorum. Türkiye hiçbir zaman aydınlık günler yaşamadı hep kavga mücadeleyle geçti bu kavgaların bedelleri de var bunlar ödenmeyecek bedeller değil.bugün ileri demokrasi denen korku imparatorluğunu yıkmaya çalışırken daha fazla korku unsuru yaratılmamalı.bu yasanın geçme ihtimali yoktur şuanki Türkiye buna izin vermez.moralimizi yüksek tutalım.
Cevap: daha işin başındayken korkacak hiç bir şeyimiz yokken önüne geçmemiz lazım amacım farkındalık yaratmaktı.
-biz 12 eylülde 12 martta sokaklara döküldüğümüzde arkamızda annelerimiz babalarımız yoktu.bir moral bozukluğu oluştuysa oluşmasın.
Provakatör deniyor ama bu sözcüğü de tanımlamak lazım.gelen biber gazını ileri atan insana da provakatör denmemeli bence.
Size emniyetten güzel haberler getirdim.gözaltılar başladı,ilk gece 100-150 kişi sonrasında biraz azalarak da olsa ne zaman gözaltı olsa biz emniyetteyiz.emniyete geldikten sonra artık ohh diyebilirsiniz.orda fazla sayıda avukat var ‘avukat olmasa biz size napacağımızı biliriiz’ gibi laflar da duyduk.uzun süre yemek su vermemek psikolojik baskı oluyor şiddet olmuyor.kumanyamı aldım şunları şunları yedim diye bir kağıt imzalatılıyor insanlar ama girişte x tarihinden itibaren çeşitli stk ve marjinal gruplar organizesinde x yerlerde düzenlenen kanuna aykırı eylemlerde bulunup tüm uyarılara vs direnerek …. . karşı gelmekten gözaltına alındım.. girişli bir yazı imzalatılıyor.yakalndığınız andan itibaren avukat alma hakkınız olmasına rağmen 8-9 saat avukat alınmıyor yanınıza ve bu esnada kağıtlar imzalatılan arkadaşlarımız oldu.polise mukavemet sorusuna ben her şeye direndim diyen arkadaşlarımız oldu:D yakalandıktan sonra yapmanız gereken sukunetinizi korumak.ifadenizi avukatınız olmadan alamazlar bu söz konusu olamaz.
Eylemlerde polisin haklarının korunması olmalı polis bize bir hizmet sunuyor bize gaz atarkende bir hizmet sunuyor.zor şartlarda çalışıyor.polis evine ekmek götürmek zorundadır amirine itaat etmek durumundadır.
-çok doğru söylüyor polisin sendikalaşmasına yardımcı olmuyorsunuz bizim hakkımızı neden savunmuyorsunuz diyen polisler var emniyette.çeviği ayrı tutuyorum polisde çok gergin,evine gidemiyor..uzun vadede bu düşünülmelidir.
Bu konuda girişimler yapıldı sendikalaşmaları için emniyet-sen ama bu durduruldu.buna sahip çıkması gereken polislerin kendileridir.
Polisin kaç saat çalıştığına dair de en ufak bir kayıt yok.
Bir sendikaları var polisin,bu dakkadan sonra sendikaya bağlı hiçbir polis müdahale etmesin diye bir açıklama yapıldı.rte açıklama yaptı o polislerle ilgili,açığa alınmaklar tehdit ediliyor da olabilirler.
Forumla alakalı usulle ilgili önerilerim olacak: başlangıç ve bitiş saati olmalı gündem belirlenmeli arada serbest kürsü olmalı …
İşitme engelliler davet edilebilirse eğer muhtarlarımız aracılığı ile gelemeseler bile bu onları çok mutlu edicektir.engellilere karşı duyarlılık bize daha fazla güç verir diye düşünüyorum.
Bir grup kurulması faydalı olacaktır…
Yürütmenin gündem hazırlası ve sonrasında gündeme maddeler eklenmesi şeklinde olabilir.
Arcadium gibi- herkesin gördüğü yerlere ilanlar asılarak duyuru yapılabilir.
Çayyolu direniş forumu-
Her şey kendi çabamızla oldu bu mümkün olduğunca buraya gelen herkesin çabasıyla olacaktır.
Cayyolu3fidanforumu-

Apartmanlarda dağıtılmak üzere yazılar dağıtılabilir.