Kadın Forumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın Forumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2013 Salı

Ankara Güven Park Forum Kadın Forumu Notları (3 Ağustos)

3 Ağustos 2013 Güvenpark Dayanışması  Kadın Forumu Notları
Forum ODTÜ oyuncularının tiyatro gösterimi ile başladı.
Konu:  Aile ve Sosyal Güvenlik Politikalar Bakanlığı ne işe yarar?
-Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans kampanyası başlatıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu kampanyayla yeni açılan bir avm gibi kendi reklamını yapmış oldu. Kadın ölümleri, kadına yönelik şiddet ve tecavüzler artarak devam etti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından medet ummayalım.
Kadınlar yurtlarda ‘kızlar ve erkekler odalarına çıkarlarken aynı merdivenleri kullanıyorlar. Bundan büyük rahatsızılık duyuyorum’ açıklamasında bulunan Trabzon il Milli Eğitim Müdürüne mor kart çıkarıyorlardınlar olarak yaşam hakkımıza sahip çıkalım.
-Fotoğraflarla aile yarışması düzenleniyor, yarışmada erkek jüri sayısı fazla kadının aile içindeki rollerini pekiştriren, yücelten fotoğraflarla katılmanız bekleniyor.
*ÖNERİ: Yarışmaya biz de katılalım, kadına yönelik şiddeti teşhir eden fotoğraflarla katılabiliriz ya da direnişteki kadın fotoğraflarını yollayabiliriz.
-Kadınların çalışma oranı çok düşük. Çoğu sigortasız, kayıtsız çalışıyor. Ücret farkı çok fazla. En çok tarım sektöründe çalıştırılıyorlar ve ücretlerini alamıyorlar. Yani kadınlar çalışma alanında görünmeyen emek olarak kullanılıyorlar.
Kadınlar ‘ kadınlar iş  aramazsa işsizlik oranı yükselmez’ diyen Mehmet Ali Şimşek e mor kart çıkarıyor.
-ALO 183 kadına yönelik şiddeti durdurma hattı açıldı. Fatma Şahin Gaziantepli olduğu için merkezi  Gaziantep’e kurdular ve başka merkezden ulaşmak ve yardım istemek mümkün değil.Başka hatlara yönlendirip dönüş yapmıyorlar.Ayrıca merkezde taşeron işçi çalışıyor.
-Belediyeler kanununda yapılan değişiklik ile sığınma evlerinin adı konuk evi olarak değiştirildi ve kısa süreli sığınabileceğiniz merkezler haline getirildi. Kadınlar sığınma evi yasasına mor kart çıkarıyor.
-Bize anlatılan bir yanlış var; ataerkil bir yapıdan gelmedik, kültür olarak anaerkil bir yapıdan geliyoruz. İktidarlar yıllarca bunu tersine çevirmek için uğraştılar. Bugün bu yüzden ataerkil toplum düzeni mevcut.
-SGK Müdürlüğünde ilk kez bir kadın çalışıyor ve kendisi göreve gelir gelmez ilk iş olarak hileli boşanma oranlarını araştırdı. Kadınların ev içi emeği hiçe sayılıp hiçbir sosyal güvence hakkı tanınmazken bunlar için araştırma yapmak yerine hileli boşanma meselesini araştırıyor. Bu nasıl bir kadın düşmanlığıdır?( Yetim maaşı alan bir kadın evlendiği zaman yetim maaşı kesiliyor. Hileli boşanma kadının yetim maaşını alabilmesi için başvurduğu bir yöntemdir.)
*ÖNERİ: Bir hafta boyunca günlük tutalım ve bir hafta boyunca bir kadın olarak  neye öfkelendiğimizi yazalım.
*ÖNERİ: Kadın pankart atölyesi kuralım.
-İ.Melih Gökçek belediye imkanlarını evlilikleri çoğaltmak için kullanıyor. Düzenlediği alışveriş festivalinde  konsere harcanan parayla kadınlara iş imkanları yaratılabilir.(Alışveriş festivalinden sağlanan kazanç toplu evlilik törenlerine harcanıyor.)
-Çalışan kadınların iş yerlerinde maruz kaldıkları ayrımcılıklara karşı örgütlenmesi gerekir.
-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı erken evlenme teşviği adı altında 10.000 TL kredi veriyor. Evlendikten sonra 3 çocuk için 5.000 TL veriyor. Siyasal iktidarın ehlileştirme yolu olarak yaptığı evliliği destekleyen çalışmaların örnekleridir.
Kadınlar Trabzon İl Milli Eğitim müdürünün açıklamasını protesto etmek için forum alanında bulunan merdivenlerden kızlı erkekli ! inip çıktılar.

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Duyuru: Göztepe Parkı ve Özgürlük Parkı Forumu "Kadınız Özgürüz İsyandayız!"

KADINA YÖNELİK BASKININ KATLANARAK ARTTIĞI VE DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELDİĞİ ŞU GÜNLERDE
GELİN BU GİDİŞE ''DUR'' DİYELİM

      Kendi hayatlarımıza, kendi irademizle şekil veremediğimiz bir tarih yazıldı. Bedenimiz, kimliğimiz yok edilmeye, emeğimiz sömürülmeye çalışıldı. Yaşamımız sermaye ve toplumsal cinsiyet rolleriyle sarmalandı. Yapmamız, yapmamamız gerekenler hep işaret edildi. Hayallerimiz kısıtlandı.
Bugün ise bu kadın düşmanlığı iyice ayyuka çıktı. Her geçen gün erkek egemen devlet politikaları bize bir zincir daha vurmaya çalışıyor. Fakat bizler bu politikalara geçit vermeyeceğiz. 


-Ne zaman sokağa çıkıp ne zaman çıkmayacağımıza karar verme cüretlerine 'DUR' demek için,
- Eşit, parasız, bilimsel ve anadilde olmayan, cinsiyetçi eğitim politikalarına ‘DUR’ demek için,
-İş yerlerinde maruz kaldığımız düşük ücrete, esnek, güvencesiz çalışma şartlarına 'DUR' demek için,
-Ev işlerinin ve her türlü bakım işinin üzerimize yıkılmasına ve bu emeğin görmezden gelinmesine 'DUR' demek için,
-Kürtaj ve sezaryen yasaklarına, 5 çocuk doğurun fetvalarına, üzerimizde uygulanmaya çalışılan nüfus politikalarına 'DUR' demek için,
-Her gün 5 kadının öldürülmesine ve katilleri 'denetimli serbestlik' bahanesi ile koruyan yargıya 'DUR' demek için,
-Gözaltında 'ince arama' bahanesi ile yapılan taciz ve tecavüze 'DUR' demek için,
-Çocuk gelinlerin, şiddet ve tecavüzün, ensestin,  'aile içine müdahale edemeyiz' denilerek görmezden gelinmesine 'DUR' demek için,
-Tecavüz davalarında mağdur olan kadının yanında olmak yerine 'tahrik indirimi' adı altında suçluyu serbest bırakan yargıya ve sapık zihniyete 'DUR' demek için,
-Tüm bunları görmezden gelen cinsiyetçi medyaya 'DUR' demek için,
-Emperyalist çatışma ve bölgesel yağma savaşlarında yüzlerce kadın tecavüz, göç ve katliama maruz kalıyor. 'SAVAŞLARINIZ SİZİN DAYANIŞMA BİZİMDİR' demek için,
-Özgürlüğümüz ve  kararlarımız hakkında tek söz sahibi olan 'BİZ KADINLARIZ' demek için:

4 AĞUSTOS PAZAR   ŞAŞKINBAKKAL MARKS&SPENCER ÖNÜ

18:00                     : BULUŞMA
18:00-20:00        : SES ÇIKARMA - KONUŞMALAR – KADIN MAĞDURİYETLERİ TEMSİLİ  – GÖZALTINDA İNCE ARAMA KONULU FORUM          TİYATROSU - OTURMA EYLEMİ – KADIN HİKAYELERİ VE KADIN DÜŞMANI SÖYLEMLERİN DEŞİFRESİ
20:00                     : GÖZTEPE PARKINA YÜRÜYÜŞ 
21:30                     : FORUM BAŞLANGICI  –  GÜNDEM: KADIN


EŞİT, ÖZGÜR BİR TOPLUM İÇİN KADINLAR TARİH YAZIYOR 
GELİN SESİMİZİ, İSYANIMIZI BİRLEŞTİRELİM;
KADIN DÜŞMANLARINI DEŞİFRE EDELİM
EMEĞİMİZE, BEDENİMİZE, KİMLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM

'BİZ KADINLARIZ'

GÖZTEPE PARKI FORUMU
ÖZGÜRLÜK PARKI FORUMU

21 Temmuz 2013 Pazar

Ankara Güvenpark Dayanışması Kadın Forumu Notları (20 Temmuz)


20 TEMMUZ 2013 GÜVENPARK DAYANIŞMASI KADIN FORUMU NOTLARI

KONU: Evde, işte, okulda, sokakta, direnişte cinsiyetçi ayrımcılık.

ÖNERİLER
·      Forumlarda yerel yönetimler tartışalım. Belediyelerde kadın birimleri kurulsun.
·      Kadın dayanışmasını büyütmek için paylaşımlarımızı arttıralım.
·   Bütün kadınlar eşlerine hamur işi yaptırsınlar ve fotoğraflarını çekip foruma getirsinler.
·   Evlenince erkeğin soyadını alma konusunda hukuk dışı uygulamalar var. Bu hakkımız için sosyal medya üzerinden imza kampanyası başlatalım.
·      Tutuklu haziran direnişçisi kadınlara kitap yollayalım.
·      Foruma kadın kütüphanesi kuralım.
·   Kızılay meydanında şortlu kısa etekli eylem yapalım.(Kızılay’a şortla yada etekle inmek kadına  yönelik tacizi kaçınılmaz kılıyor buna tepki gösterelim)

Kurulan yeryüzü sofrasının ardından genel forum devam etti.

FORUM NOTLARI
ÖNERİLER VE DUYURULAR
·      Bir sonraki dayanışma soframızı AOÇ’de kuralım.
·      Dayanışma sofrasını artık haftada tek gün(cumartesi) yapalım.
· Günlük hayatta (Mesela otobüse bindiğimizde) forumda kullandığımız hareketlerimizle selamlaşalım. Hareketlerimizi yaygınlaştıralım.
·     Tayyip tencere çalan komşunu ihbar et dedi tencere çalmaya devam edelim ve 1 gün foruma tencerelerimizle gelelim.
·  25 Temmuz saat 17.00’da minik çapulcular Güvenpark’ta yaz okulu şenliği yapacaklar.
· Haftaya ilk forum günümüzde(Çarşamba)konumuz İ.Melih Gökçek.İ.Melih Gökçek’le başa çıkma yöntemleri konuşulacak. Vandalizm müzesine karşılık İ.Melih’le twitter müzesi yapacağız ve foruma bir psikolog  da katkı sunacak.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Duyuru: Yogurtcu Kadın Forumu

-Yoğurtçu Parkı kadın forumu her çarsamba ve 

bu çarsamba saat 19.00'da yapılıyor. Çarşamba 

günü 19:00- 20:00 genel gündemi 

konuşuyoruz. 


-20:00- 21:00 arasi Barış atölyesi yapıyoruz.


-Ayrıca her aksam açtığımız masamız da var.

14 Temmuz 2013 Pazar

Ankara Güvenpark Kadın Forumu Notları (13 Temmuz)

* Forumun konu başlığı:Kadın düşmanlığı

* AKP bütün direniş etkinlikleri için "bunlar kızlı erkekli" tanımını kullanıyor."Bunlar kızlı erkekli eylem yapıyor bunlar kızlı erkekli yaz kampına gidiyorlar" İçini rahatlatmak için! söylüyoruz evet biz kızlı erkekli eylem yapmaya devam edeceğiz.
* Haziran direnişi tutsaklarından serbest bırakılan Sıla Uzunpınar bütün tutsak kadınlar adına forumu selamladı.
  "Biz kadınlar direniş boyunca sokaklara ne istemediğimizi söylemek için çıktık ama şimdi ne istediğimizi söyleme zamanı.Bu yüzden kadınlar için forumlarda daha fazla söz alma zamanıdır."
* Direniş esnasında barikat kuralım mı nereye kuralım nasıl yapalım yada nereye yürüyelim yürüyelim mi gibi kararları hep erkek arkadaşlar aldı.Fikir beyan etmek istediğimizde geçiştiren tepkiler verdiler.Bütün kadınları karar alma mekanizmalarında söz almaya,fikrini söylemeye davet ediyoruz.
* 25 30 kişilik bir eyleme çok fazla sayıda akrep ve TOMA gelmişti biz de TOMA önünde dans ettik ve tepkimizi bu şekilde dile getirdik.Bu eyleme kadınlar iyice kafayı yedi insanlar ölüyüor onlar hala dans ediyor gibi tepkiler verildi.Biz de oredaydık biz de korktuk biz de taş attık biz de en öndeydik biz de kaçtık! Dans etmek bir eylem şeklidir herkesi kadınca direnmeye davet ediyoruz.
* AKP 3 çocuk gibi kadın politikalarıyla kadınları sokaktan alıkoymaya çalışıyor.Polisler gözümüzün önünde eylemlerden tanıdıkları sendika üyesi bir kadın için "inşallah evlenir de bundan da kurtuluruz" diyorlar.Sokakta olmaya devam edeceğiz.
* Kadınlar AKP'nin kadın düşmanı politikalarına mor kart çıkarıyor!
* Foruma kadın sağlığı konusunda bilgilendirme yapabilecek bir doktor çağıralım. 
* Forumlar arası kadın temasını sürekli tutalım
* Taleplerimizi anlatan kırk yama çalışması yapalım.Diğer forumlardaki kadınların çalışmalarıyla birleştirelim.Oylandı/Kabul edildi.
* Kadın forumlarını artık cuma günleri saat:18.00 da yapalım ve öncesinde salı günleri kadın komitesi toplansın foruma dair fikir üretelim ve iş bölümü yapalım.Oylandı/Kabul edildi.

 Forum kurulan dayanışma sofrasının ardından yarın saat:11.00 da yapılacak olan sincan cezaevinde Haziran Direnişi Tutsaklarına uçurtma şenliği etkinliğine uçurtma yapmak üzere sonlandırıldı.

9 Temmuz 2013 Salı

Ankara Güvenpark Kadın Forumu Notları (6 Temmuz)

• Kadınlardan tutuklu haziran direnişçisi kadınlara mektup atma çağrısı.
• Tutuklu kadınlardan Sıla Uzunpınar'ın annesi konuşuyor. "Direniş boyunca, kızımla beraber sokaktaydım. Sokakta olmaya devam edecek, AKP karanlığını yıkacağız."
• Üniversiteli kadınlar, kadın düşmanı Melih Gökçek'i teşhir ediyor. Üniversitesinde, yurdunda, evinde, sokakda, tacize, tecavüze maruz kalmamızı, "3 çocuk doğurun" "Gerekirse kadın ölecek, çocuk değil." sözleriyle meşrulaştıran, başta AKP olmak üzere, bütün kadın düşmanlarından hesap sormak için, bize yasaklanan sokaklarda, bize yasaklanan gecelerde olacağız.
• Kadınlar, erkek şiddetine, tacize, tecavüze, mor kart çıkarıyor.
• Bugün, 3-5 çapulcu diyen iktidar, dün 3-5 feminist için "Kız mıdır, kadın mıdır?" diyordu. Biz bu dille, daha önce tanışmıştık. Egemenlerin ayrıştırıcı politikalarına karşı, sözümüzü söylemeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.
• Kadınlar, Haziran direnişi boyunca, kadın bedeni üzerinden atılan, şekillenen sloganlara mort kart çıkarıyoruz.
• Forumlarda kadınlar daha çok söz alsın, slogan atarken insiyatif alsın. Haziran direnişindeki cinsiyetçi tutumları, ancak bu şekilde değiştirebiliriz.
• AKP saldırganlaştıkça, kadınlar sokağa çıkmaya devam edecek.
• Çalışan kadınlar 8 mart günü sokağa çıktığı için, işyerlerinde baskıya uğruyor. İşten atılmakla tehdit ediliyor. Bunu yaşayan bir kadın olarak, 8 mart'ın resmi tatil ilan edilmesini istiyorum.
• Haziran direnişi boyunca gözaltına alınan kadınlar, cinsel tacize maruz kaldı. Biliyoruz ki, birçok kadın, bunun için herhangibi hak arama girişiminde bulunmadı. Gözaltında tacize uğradıysak ya da çevremizde böyle bir hikaye duyduysak, İHD ve TİVİV'e başvuralım.
• Yasalar kadınları korumuyor. Bu durumda, sesimizi daha çok çıkarmamız gerekiyor.
• Çocuk yetiştiren aileler, kadın, erkek değil, insan yetiştirmelidir.
• Saat 6 ve 8 arası, Güvenpark'da kadın forumu yapılsın. Bunun için de bir ekip kuralım.
• Dikmen'de, polisler tarafından taciz edilen Eylem arkadaşımız, kanunen muhattabı olan Ankara Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulundu. Ethem'in katilini saklayan emniyet güçleri, Eylem'in tacizcisini de saklıyor. Durumu kabul etmiyor ve konu hakkında işlem başlatmıyor. Bu da demek oluyor ki, Ankara Emniyet güçleri tacizcidir. Peşini bırakmayalım, tacizci Ankara Emniyetine hesap soralım.
• Dans edemeyeceğim devrim, devrim değildir. Kadınlar ve LGBTT bireyleri, sokakda dans etme eylemi yapsınlar.
• Karşısında mücadele ettiğimiz iktidarın, iktidar olanakları var. Bu yüzden bireysel değil, örgütlü mücadele edelim.
• Bu forumdan, mahallelerimize gittiğimizde, benzer bir kadın komisyon, kadın kürsüleri talebinde bulunalım.
• Kadınlar; Kadın düşmanı Recep Tayyip'e, Ethem'in katili, tacizci polise, kadınlar öldürülürken  susan Fatma Şahin'e, kadınlar tecavüzü hak eder diyen kadın düşmanı İ. Melih'e karşı ses çıkararak forumu sonlandırdılar.

5 Temmuz 2013 Cuma

Cennet Mahallesi Kadın Forumu Sonuç Metni (3 Temmuz)

Cennet forumda kurulan kadın meclisi Hürriyet Caddesi’ndeki müzik etkinliğinden sonra bir araya gelerek, neden Gezi’de kadınların ön planda olduğu, neden orada olduklarını, direnişte yaşanan sorunlar ve bundan sonra kadınların neler yapabileceği üzerine konuşuldu.

- Panik atağım olmasına rağmen oradaydım. Ben Türk – Kürt kökenli aleviyim. Türk ve Kürt halklarının kardeşliği için oradaydım. Sanki dansçı ve müzisyen olduğumu biliyorlarmışçasına kulak ve bacaklarıma coplar yedim. Polislerin arasında bayıldım ama beni oradan polis değil, bir başka direnişçi kaldırdı. Annem de panik ataktır, buna rağmen uygulanan şiddeti görünce sol kolunu kaldırıp Taksim’e geldi, hatta tüm apartman kadınları bir arada evlerde hazırladıkları yiyeceklerle bizlerin yanındaydı.
- Aslında kadın-erkek ayırt etmeksizin oradaydık ama iktidarın kadını sömürüyor ve onun üzerinden oy kazanmaya çalışıyor olması, açıkları ötekileştirerek dışlaması biz kadınlara da “yeter” dedirtti. 52 yaşında annem de oradaydı ve çadırda 2 gün kaldı, çünkü biz evlatları oradaydık. Oradaki herkesi de evladı yerine koydu. Kadının olduğu yerde erkekle iletişim de yumuşuyor.
- Kadın öncü kimliktir. Bu topraklar bizim ve bizim evimiz. Kurtuluş Savaşı’nın da her safhasında kadınlar vardı.
- Ergenliğe giren herkes “kadın” kimliğini kazanır. Bu kimlik RTE’nin “kadın mı, kız mı” dediği şekilde kazanılan bir şey değildir. Kürtaj, 3 çocuk, kurulacak ilişkiler, el ele görmeyi istememeler vs. gibi söylemlerle devlet eliyle kadını farklı örgütlemeye başladılar. Kadının önemini yitirip erkek egemen aileyi kutsallaştırdılar. Ve sömürülen, dışlanan biz kadınlar da, kendimizi 2. sınıf vatandaş gibi hissettiğimiz için oradaydık.
- Cumhuriyet zaten kadınlara haklarını vermişti. RTE iktidarı evde oturan, başka hiçbir iş yapmayan kadınları paralar, arabalar vs. sayesinde örgütleyerek karşı tutuma yöneltti. Sonuçta ötekileştirmeyi, dışlamayı yine kadınlar yaptı.
- Okutulmamış kadınların özgürlükçü olması zor. Oysa aileyi yürüten onlar. Yürüyüşlerde direnişçilere karşı görüşteki bir kadın, erkeğe oranla çok daha rahat laf edebiliyor ve bu rahatlığı iktidarın kendine verdiği güçten alıyor.
- Valinin anneleri Gezi’ye çağırması da ondandı. Gelip götüreceklerini sandı. Oysa gençlere yapılan şiddeti gören anneler, ablalar koruma güdüsüyle oraya gitti.
- Asıl sorunun kadının okutulmamasında olduğunu sanmıyorum. Çünkü modern yaşam içinde dediğimiz, son derece eğitimli kadınlarımızın da erkek çocuklarını yetiştirirkenki tutumları ne yazık ki diğerlerinden farklı değil ve kadını ikinci plana atabilecek görüşte evlat yetiştiriyorlar. Üstelik kadınlar birbirlerine karşı çok daha düşmanca davranıyor. Egoları, kıskançlıkları çok fazla.
- Kadınların bu egolarından kurtulup birbirleriyle dayanışma içinde olması, birbirlerini desteklemeleri lazım.

Kadın meclisinde konuşmalar sonrasında forum etkinlikleri üzerine bazı kararlar alındı. Alınan kararlara göre:
- Hafta içi cadde etkinliklerine kadına yönelik şiddet üzerine bir oyun eklenecek.
- Etkinlik günlerinden birinde “Bakımlı Çapulcu” adı altında mahallemizdeki kadınlara saç bakım, makyaj, geçici dövme uygulanacak.
- Mahallede kurulan pazarda tezgâh açılacak. Aksesuar, takı, zücaciye, hediyelik ve yiyecek gibi ürünlerin bulunduğu bu tezgâhta aynı zamanda mahalle forumu hakkında bilgi verilecek.
- Gezi Fotoğraf Sergisi açılacak. Bu sergi alanına konulacak bir panoya öncelikle kadınların “neyi özledin, neye isyan ediyorsun?” sorularından yola çıkarak içinden gelenleri yazmaları istenecek. 

2 Temmuz 2013 Salı

Kadın Forumu Notları ve Duyuruları

Bu Çarşamba, 3 Temmuz’da saat 19.00’da parklarda bulusuyoruz.

Ortak gündem: Gezi eylemleri sırasında ve gözaltında  polisin cinsiyetçi şiddeti
                         Cumartesi Taksim ortak eylem çağrısı
Ayrica her forum istedigi gundemle konusmayi surdurecek.

Abbasağa parkında   abbasağa küçük forum (amfinin asagisi)
İletisim feride  0537 260 06 00
             Zeynep  0542 716 06 82

Maçka parkında her zaman forum yapılan yerin az ilerisinde mor ortu serilen yerde

İletişim Melek  0532 405 65 28
             Banu 0532 464 86 32

Yoğurtçu parkında  her zaman forum yapılan yerin az ilerisinde mor ortu serilen yerde
İletisim  Ayfer  532 494 30 71

              Nacide 532 397 08 52


Forum kararlari



Gözaltında Taciz Toplantısı - 29 Haziran Cumartesi, Yoğurtçu Parkı

- Durum bilgilendirmesi: şimdiye kadar sosyal medyadan ve tanıklıklardan toplanan bir bilgilendirme yapildi. taciz vakalarıyla ilgili. Ankara’daki Eylem K, İzmir’de Şakran cezaevindeki 3 kadın, Facebook’ta yayılan Deniz ve daha eylemin ilk gününde alınan 8 kadın hikayesi olduğu söylendi.
- İstanbul’da 31 Mayıs’ta alınan 8 kadından bir tanesi foruma katıldı ve yaşananları gruba anlattı. 70 civarı kişinin gözaltına alındığı, 8’inin kadın olduğu, 10 saat araçta bekletildiklerini söyledi. Alınan ilk grup oldukları için araçta darp olayının olmadığını söyledi. Vatan Emniyeti’ne götürülmüşler, orada savcılıktan bırakılacakları söylenmiş, avukat eşliğinde salıverildim kağıdı imzaladıktan sonra karar değişti denerek nezarete götürülmüşler. Burada da usulsüzlük var dendi. Nezarete konduktan sonra “kiler” yazan daracık, kirli, kamerasız bir yere götürülmüş kadınlar. Götürenler kadın polismiş, ve anlatan arkadaş orada erkek olmadığına özellikle vurgu yaptı. Erkek varmış gibi anlatılması yalanlanmasına olanak veriyor, ayrıca sanki çırılçıplak soyan kadın olunca taciz yokmuş gibi bir izlenim yaratıyor ki bu doğru değil dedi. Onlara “bunlar çok rahat hadlerini bildirelim” denmiş ve ince arama yapılmış. Bu ancak savcılık izniyle ve uyuşturucu için operasyon yapıldığına olabilirmiş toplumsal olaylardan içeri alınınca değil, ama bunu bilmedikleri için pek itiraz da edememişler. Önce üst çıkarttırılmış, sonra o giyilip bu sefer alt çıkarttırılmış çırılçıplak kalana kadar sonra da çömelip öksürmeleri istenmiş. Bunu aralarında konuşunca sırf aşağılamak için olduğu alıgılamışlar. Anlatan arkadaşımız suç duyurusunda bulunmuş.
- İzmir’de olanlarla ilgili de bilgi aktarıldı ve nasıl öbür illerle de iletişime geçeceğimiz sorusu oldu. Eylem yapılacaksa eşzamanlı mı yapsak? Ortak metin mi yazılsa?
- Bu konuyu gündemleştirmenin çok önemli olduğu, hem metinlerle, hem eylemlerle bunu gündeme taşımamız gerektiği tekrar edilerek söylendi.
- Gözaltında taciz ve tecavüz bürosu bir bilgilendirici metin hazırlıyor, bu haklarımız neler, gözaltına alınınca ya da taciz tecavüz durumu başımıza gelirse ne yapmalıyız konulu bir bröşür olacak. Cuma günü dağıtılacak, buna destek verip yaygınlaştırma kararı alındı.,
- 8 temmuzda cirilciplak soyularakz aranan bir arkadasimizin karar duruşması var. 2 sene önce başlayan bir dava, yine gözaltında ince arama - yani çırılçıplak arama - yapılmasıyla ilgili bir dava. Bu gezi sürecinde olmamış olmasına rağmen gözaltında kadınlara tacizin geziyle başlamadığı da göz önüne alınarak iki durumu birbirine bağlayan bir eylem yapılmasına karar verildi 20.agir ceza mahkemesi mahkemesi gününde.
- Bu toplantıdan önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili işleri halledecek bir komisyon çıktı

Komisyonun önüne koyduğu işler:
1. Durumu görünür kılacak ve kadınlar için cesaretlendirici de olabilecek bir metin ortaya çıkarmak. Çarşambaya kadar oluşması iyi olur dendi. Bu metne ya da duyurularımıza tacize uğrayanları nasıl yönlendirebileceğimizle ilgili bir şey eklenebilir diye de bir öneri oldu.
2. Bu metnin altına olabildiğince fazla kadın örgütünün imzasını almak.
3. Bu metni meclis başkanlığına gönderme önerisi vardı. Ayrıca kamuoyuna duyurmak, bu hem bir sokak eylemiyle olabilir, hem de kapalı bir mekanda basın açıklaması olabilir dendi.
4. Dava takibi için tacize maruz kalan kişileri ve avukatlarını bulmak. Eğer avukatı olmayan veya yalnızca barodan gönüllü avukatı olan arkadaşlar varsa bu kişilerle feminist avukatlar arasında ilişki kurmak çünkü feminist avukatlar bu işi takip için gönüllü oldu.
5. Salı günü Abbasağa’da, Çarşamba Maçka’da kadın forumu varmış oralara gidip taciz konusunu gündemleştirmek ve olabildiğince çok kişiye ulaşmak.
6. Önümüzdeki cumartesi veya başka bir gün için bu konuda bir sokak eylemi önerisi var. Hatta bunu kadınların tacize uğradığı emniyetlerin önünde, örneğin Vatan Emniyeti önünde yapalım gibi bir öneri vardı, bunun organizasyonuna başlamak.
7. Gözaltında taciz ve tecavüz bürosuyla ilişki kurup onların broşüründen edinmek.


maçka kadın forumu toplantı notları
1-kadınlar olarak kendi dertlerimizle ilgili olarak büyük çaplı bir eylem düzenleyebilmek
2-gözaltındaki cinsel içerikli küfürler , avukatların açıklamaları kadınların gözaltındaki yaşadıkları ile ilgili olara keylem ve etkinlikler yapmak gerekiyor.
3-gezi parkı direnişi sırasında"hiç bir anne kızını başkasının kucağına oturmaz" gibi muhafazakar söylemleri ve politikaları içine alan eylemler yapabilmek,
4-taksim,beyoğlu kurtuluş ve harbiyeyi ve gezi parkını kuşatan polisler rahatsız eidici davranışlarda bulunuyorlar ve çok rahat bir şekilde bunu yapıyorlar. bu sorunun acilen çözülmesi gerek
5-sanırım güzel bir sanrı yaşadık. eskiden gazdan  ve şiddetten korkardım ama bugün korkmuyorum. söyeleyecek çok şeyimiz var ama gezi direnişi sırasında daha çok cinsiyetçi küfürlerle uğraştık.korku sınrını aştık ama daha çok bir araya gelemedik. çok kadın vardı ama politik olarak kadınlar görünmezdi.
6-pek çok farklı insanla bir çok şeyi tartıştık. bana iyi gelen sadece direniyor olmak değil sonsuz dayanışma duygusuda bana çok iyi geldi.bütün direniş sırasında yaşadığımız bütün zeminlerin ön açıcı olduğunu düşünüyorum.mevcud muhafazkar politikalara karşı politikalara üretmenin zemini olduğunu düşünüyorum ve beraberce her şeyi dönüştürmek
7-küçük bir çocuğum varbaba ile dönüşümlü olarak geldik eylemlere ve forumlarada öyle geliyoruz.forumlara katılmak isteyen kadınlar var ve çocuk bakımı ve ev işleri sorumlulukları nedeniyle gelemiyorlar. bu durumu unutmamak gerek ve forumlara bu sorunu götürmek ve tartışmak ve bu konuda bir politika üretmek gerektiğini düşünüyorum.
8-oğlum gözaltına  alındı ve hakkımızda her şeyi biliyorlardı. oğlumu görmek için gittiğimde " siizn enerjiniz ne güzel bütün yorgunluğumu alıyor "dediler sürekli sakin olmak zorunda hissettim kendimi ve ne yapacağımı bilemedim.başımıza gelmez diye hiç düşünmedik ama söylenen ve yapılanlar karşısında kendi içimde ne yapacağımı şaaşrıdım ancak yaşadıkça insan öğreniyor ne yapacağını ve inatla karşılarında duruyorsun
9-geçmişte benimle solcu olduğum için konuşmayanlar bu gün en önde yürüyorlar. hepsine sorular sordum.. ve komşularımın bir çok sorunla karşı karşıya idi ve bir korku eşiğini aşmışlardı.
10-bu forum süresince kadınların direniş deneyimlerini dinlemek için burdayım. kadınların bir arada bulunmaları ve birbirlerine ulaşılabilir olmaları çok önemli.
11-yaşadığımız deneyim inanılmaz bir şey.. ileriye dönük neler yapacağız,ne kadar çok bir araya gelebiliriz..polis hem aynı idi .
12-görünür değiliz,kadın buluşmalarını yaygınlaştırmak gerek. bazı forumlarda kadınlar hala söz almıyorlar. 1 erkek bir kadın konuşmacılar olması önemli
13-gezi sakinleşmeden aileyi koruma toplantısı yapıldı.üzerimizde ciddi baskı var.her şeyimize karışıyorlar.,hem çalışın diyorlar hemde doğurun ve ailenize sahip çıkın diyorlar.bir sürü hakkımız elimizden alınıyor.kadınlara özel bir saldırı var..bunlar forumların konusu olabilse.
14-anneler çocuklarının yanında yer aldılar.eylemler sırasında sürekli teyze abla diye hitap edildi.. bu hitapların kullanılmaması daha çok hoşumuza gider.muhafazakar politikalar yürütürken ailer bu politikanın karşısına çıktı.o korumacı anneler ve ailenin direnişte çocukların yanında yada arkasında durmaları iktidarın çatlaklarına su kaçırdı
15-mufazakarlığın bam teli genç kadın erkeklerin beraber olması ve lgbt bireyleri mufazakarlığın bam telleri bunlar
16-gezi direnişi boyunca kendimi hep güvende hissettim
17-maçka kadın forumu oluşturalım  ve bir süre her çarşamba saat 19.00 da forum yapalım.
18-direnişteki kadınlar olarak bir manifesto yazabilirmiyiz.
19-kentsel dönüşüm kadınları nasıl etkilemektedir.
20 -bundan sonra neler yapabiliriz birlikte önümüzdeki formun gündemi


Kadıköy Yoğurtçu parkı -Kadınlar forumu notları


26 Haziran 2013, Çarşamba
Yaklaşık yüz kadın foruma 18:40 civarı başladık ve 20:50 civarı bitirdik. Bir kolaylaştırıcı ve dört yazıcı arkadaşımız oldu. Kişi başına en fazla söz alma sayısı dört oldu. Toplantının başında neden erkeklerin katılımına sınırlama konulduğuna dair kısa bir tartışma yaptık. Mikrofon ve hoparlör kullandığımız için dinlemek isteyen erkeklerin zaten dinleyebileceğine, böylece tartışmalarımızın kamusallaşabileceğine, ancak söz almak isteyenlerin tüm kadınların sözünün bitmesini beklemeleri gerektiğine karar verdik. Gelen erkeklere ise, onların da kendi aralarında forum toplantı düzenleyebileceği fikrini verebiliriz dedik. Sonunda sadece bir erkek söz aldı.
Toplanma nedenimiz gezideki kadınların görünmez kılınmasını, kadın olmamızdan kaynaklı karşılaştığımız farklı deneyimleri (taciz, ayrımcılık, örgütlenme ve iş bölümü vs.), rahatsız olduğumuz şeyleri (cinsiyetçi homo/transfobik küfürler vs.), patlama noktasına gelmemizin nedenlerini ve direnişe katılmamızın sebeplerini, bundan sonra somut olarak yapabileceğimiz şeyleri konuşmaktı.
Birinci gündem maddesinde kadınlar olarak bizi direnişe katan farklı nedenleri kısaca konuştuk. Kendi direniş deneyimlerimizi anlattık, değerlendirdik. İkinci gündem maddesinde ise bundan sonra neler yapabileceğimize dair önerilere daha çok yer vermeye çalıştık. Son olarak, önerileri özetledik ve her birini onayladık.

Bir sonraki toplantı:

29 Haziran 2013, Cumartesi, saat 16:00 Gözaltında yaşanan taciz ve cinsel işkence suçuna dair birşeyler yapmak için gönüllüler parkta toplanıyor (ancak Taksim eylemi olduğu için 1 saatlik hızlı ve verimli bir toplantı yapacağız)
3 Temmuz 2013, Çarşamba, saat 19:00’da yine kadınlar olarak parkta forum yapacağız.

Toplantı notları:

1.       Bizi direnişe katılmaya iten nedenler:
Bizler erkeklerin nedenlerini benimsiyorduk ama onların nedenlerinden daha fazla nedenimiz de vardı. Son on yıldır AKP’nin ciddi kadın düşmanı politikaları oldu. Rujumuza, kıyafetimize, kürtajımıza, herşeyimize karıştılar. İki yüzlü bir politika yürüttüler. Kadın istihdamını arttırmak istiyormuş gibi yapıp bizi güvencesizliğe ittiler. Bizimkisi de böyle bir öfkenin patlamasıydı.

2.       Kadınlar olarak direniş deneyimlerimiz:
2.1. Gezi’de ve genel olarak direnişte yer yer tacizler yaşandı.
Gezi parkında  yaşanan tacize karşı ses çıkardığımızda, diğer erkekler tarafından “Belki de yanlışlıkla eli değmiştir”, “Tamam sen duyarlı davrandın ama fazla büyütme” gibi uyarılarla beni susturmaya çalıştılar. Ben ısrar ettim, kayıt altına alınmasını istedim. Bunun üzerine tacizde bulunan adamı zar zor dışarı attılar. Tacize uğradığımızda nasıl davranacağız?
Sürecin ilk gününden beri oradaydım, tacize uğramadım ve ayrımcılık hissetmedim.
Gezi direnişinden sonra kadınlar artık İstiklal’de daha rahat yürüdüklerini söylüyor, bu çok önemli bir kazanım.
Yoğurtçu parkında da taciz oldu ama hemen müdahele ettik ve o kişiyi dışarı çıkarttık.
2.2. Cinsiyetçi küfürler ve sloganlar çok yaygındı
Cinsiyetçi sloganları kadınlar da erkeklerle birlikte atıyordu. Bu durum beni özellikle rahatsız etti. Modern kadın olmanın bir önkoşulu gibi onlar da cinsiyetçi sloganlara eşlik ediyorlardı.
Küfür erkek iktidarının dili ve kadınlar da o iktidarın bir parçası olabilmek için erkekleşiyor, o sloganlara eşlik etmek zorunda hissediyor.
Cinsiyetçi küfürden şikayetçi olduğumda, erkeklerin “Ya biz burada neler yapıyoruz, şimdi senin küfrünle mi uğraşacağız?” türünden yorumları çok rahatsız edici oldu. ‘‘Biz burada bu kadar önemli bir şey yapıyoruz, küfürle mi uğraşıcaz’’ minvalinde şeyler söyleyip, bu meseleyi ikinci plana itiyorlar.
Taraftar gruplarının gelmesiyle cinsiyetçi küfürler çok arttı.
Sosyalist erkekler de cinsiyetçi sloganlara katıldılar, sadece taraftarlar değil.
RTE yerine Emine Erdoğan’a küfretmek daha çok hoşlarına gidiyor sanki.
Gezi’de yapılan küfür atölyesi sonunda alternatif küfürler de yine dönüp dolaşıp kadınlara geldiği için çok verimli olduğunu söyleyemeyiz. Atölye sonunda bazı kadınlar küfretmeye karşı bir noktaya geldik.
Küfürle ilgili kadınların, lgbt blok ve feministlerin müdahaleleri karşılık buldu. Uyardığımızda özür dileyenler oldu. Hatta erkekler de uyarmaya başladılar.
2.3. Söz, yetki, karar, iktidar erkeklerde
Gezi direnişi, kadınlar katıldıktan sonra bir hareket haline geldi, bu yüzden ben Gezi’yi kadınların ağırlıkta olduğu bir hareket olarak görüyorum.
Ancak etkili karar organlarında kadınlar olarak yer almıyoruz, forumlarda kadınlar yeterince konusmuyor.
Erkeklerin uzun uzun, yüksek sesle, başkalarının sözünü bölerek konuşması benim için dert.Böylece kadınların dertleri ikinci plana atılıyor, değersizleştiriliyor.
2.4. Gezi’de ve genel olarak direnişte toplumsal cinsiyete dayalı işbölümü vardı
Sadece cinsiyetçi küfür ya da taciz değil, daha incelikli dokunmuş erkeklik halleri de vardı. Mesela kürsüye mühim adamları çağıran sunucular hep kadındı, ama o mühim konuşmaları yapanlar hep erkeklerdi. Forumlarda not tutanlar hep kadındı ama hem daha çok konuşan, hem de söz hakkı veren erkeklerdi. Taksim Dayanışma’nın kendi içinde de erkek egemenliği hakimdi, başı çekenler kadınlar olsa bile.
Gezi parkı içerisinde küçük bir tarla, bostan yapmaya çalışıyorduk. İki gün boyunca bir adam sürekli gelerek “sen anlamazsın, yapamazsın” dedi ve küreği elimden almaya çalıştı. Israr ettim ama daha fazla dayanamadım ve küreği ona verdim. Bir daha da bostana uğramadım.
Revir ve mutfaktan sürekli kadın gönüllü istediklerine dair anons yapıyorlardı. Özellikle bulaşık yıkamak ve Talcid hazırlamak için. Hatta, ben tanık oldum. Bir erkek, mutfağa gönüllü olarak gitti, “bulaşık yıkanacak, sen olmazsın” diye geri gönderdiler.
Saldırı olduktan sonra erkek bir doktor beni ve yanımdaki kadın arkadaşı yardıma çağırdı ve erkek arkadaşları “çatışmaya” yönlendirdi.
Mücadele esnasında “en delikanlı kim?” türünden bir pipi yarıştırma hali vardı. Bu yüzden “... delikanlı kim bakalım?” sloganı beni hep rahatsız etti.
2.5. Güzel şeyler:
Tüm bunlara rağmen, cinsiyetçi küfür konusunda çok kısa zamanda çok yol alındı. Kadınların ve LGBT bloğunun oradaki varlığı da çok önemliydi.
Direniş süresince, normalde bu kadar kolay ikna edemeyeceğimiz insanları kısa sürede ikna etmiş olduk. İnsanlar cinsiyetçi küfürlerinde daha otokontrollü olmaya başladılar.  Cinsiyetçi, homofobik, transfobik gibi kelimeleri belki ilk defa duymuş oldular. Bu karşılaşmalar sonucunda, çok kısa zamanda çok şey öğrendik. Mesela 23 Haziran Pazar günü yapılan Trans Onur Yürüyüşü’ne bu sene katılımın çok yüksek olmasının sebeplerinden biri de Gezi’deki bu öğrenme ve tanışma süreciydi .
3.       Yapılan önerilerin tamamı olumlu karşılandı:
1.       Cumartesi günü burada bir masa açacağız.
2.       Her hafta Çarşamba günü saat 19:00’da kadınlar olarak toplanacağız.
3.       Gözaltında yaşanan taciz ve cinsel işkence üzerine birşeyler yapmak için Cumartesi saat 16:00’da parkta buluşacağız. Yapacağımız şeyleri diğer parklarda toplanan kadınlarla birlikte örgütleyeceğiz.
4.       Oluşan organlarda daha çok yer almalıyız.
5.       Doğrudan demokrasi konusunda ısrarcı olmalıyız.
6.       Yaralanan çok kadın var, bu kadınlarla özel olarak ilgilenmek önemli.
7.       Kadınların kentlere dair taleplerini somutlaştıralım ve bunları belediyeden isteyelim.
8.       Kadınlar olarak kendimiz bir aday çıkartalım.
9.       Aşağıdaki konu başlıklarında atölyeler yapılması yönünde herkes hem fikir:
Kadın nedir? Cinsiyetçilik nedir? Barış Kadınların kentlere dair talepleri
Feminizm nedir? Küfür Şiddetisiz direniş yöntemleri Ev içi cinsiyete dayalı iş bölümü

4.      İlave bilgilendirme:
Pazartesi saat 19:00’da Denizli ve Bingöl’deki tecavüzcülerin serbest bırakılmasına karşı eylem olacak. Eylem Yoğurtçu parkında yapılacak atölye ile sona erecek.

28 Haziran 2013 Cuma

Yoğurtçu Parki Kadın forumu sonuçlari:3. 
Yapılan önerilerin tamamı olumlu karşılandı:
1. Cumartesi günü burada bir masa açacağız.
2. Her hafta Çarşamba günü saat 19:00’da kadınlar olarak toplanacağız.
3. Gözaltında yaşanan taciz ve cinsel işkence üzerine birşeyler yapmak için Cumartesi saat 16:00’da parkta buluşacağız. Yapacağımız şeyleri diğer parklarda toplanan kadınlarla birlikte örgütleyeceğiz.
4. Oluşan organlarda daha çok yer almalıyız.
5. Doğrudan demokrasi konusunda ısrarcı olmalıyız.
6. Yaralanan çok kadın var, bu kadınlarla özel olarak ilgilenmek önemli.
7. Kadınların kentlere dair taleplerini somutlaştıralım
ve bunları belediyeden isteyelim.
8. Kadınlar olarak kendimiz bir aday çıkartalım.
9. Aşağıdaki konu başlıklarında atölyeler yapılması yönünde herkes hem fikir:
Kadın nedir?
Cinsiyetçilik nedir?
Barış
Kadınların kentlere dair talepleri
Feminizm nedir?
Küfür
Şiddetisiz direniş yöntemleri
Ev içi cinsiyete dayalı iş bölümü

4. İlave bilgilendirme:

Pazartesi saat 19:00’da Denizli ve Bingöl’deki tecavüzcülerin serbest bırakılmasına karşı eylem olacak. Eylem Yoğurtçu parkında yapılacak atölye ile sona erecek.

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=466378106781703&id=360925193993662&refid=17