Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Antalya Lara Forumu Notları (16 Temmuz)

Yapılan oylama il gündem belirlenmeden serbest kürsü ile yaklaşık 20 kişi ile forum başladı. Daha sonradan katılanlar ile sayı 40 civarına ulaştı.

• İlk konuşmacı forumun ilkelerinin belirlenmesi ve bir manifestosunun olması gerektiğini vurguladı.

• Diğer bir konuşmacı örgütlenilmesi gerektiğini ve buluşulacak çerçevede yol alınmasının daha doğru olduğunu savundu ve bir imza kampanyasının duyurusunu yaptı.

• Üçüncü konuşmacı beklide aramızdaki en büyük katılımcı söz alarak; seçimlerde daha çok oy kullanılması için bireysel ve örgütsel bir çalışmanın gerektiği düşüncesini paylaştı. Seçimler yapılan hileler hakkında kısaca bilgi verdi. Bu konuda yapılan çalışmalardan bahsetti. Ve insanların seçimlere katılması gerektiğini vurgulayarak bununla ilgili yapılabilecek mahalli çalışmalardan bahsetti.

• Antalya Lara Forumunun facebookda grup olarak paylaşılmasına karar verildi.

• Söz alan bir kadın konuşmacı, devletin adete mafya haline gelerek bir çok kanunsuz uygulamalar yaptığını ve halk olarak bunlara ses çıkaramadığımızı belirtti. Yapılan hukuksuzluklardan şikayetçiyiz diyerek bu konuda da örgütlenilmelidir, dedi

• Talep doğrultusunda bir önceki forumda paylaşılanlar ve alın kararlar yeni katılımcılarla paylaşıldı.

• Yine bir kadın konuşmacı forum ilkelerine değindi. Ayrıca vermiş olduğu birkaç destekten söz etti; Antalya cumartesi pazarının yerinin aniden değiştirilmesine ilişkin başlatılan imza kampanyasın alınan sonuç hakkında bilgi verdi. Bu şekilde de komiteleşmenin ve etkinliklerin önemini vurguladı.

• Hükumetin yarattığı tüketici toplum politikası eleştirildi. AVMler eleştirildi.

• Seçim komitesi fikri ortaya atıldı oylamaya sunuldu kabul edildi önemi vurgulandı. 

• Çevre komitesi fikri ortaya atıldı oylamaya sunuldu kabul edildi. 

• Halkı bilinçlendirme ve bir araya toplam adına etkinlikler yapılması fikri ortaya atıldı bu konu altında;

Tüketime de yönelik 2. El eşya pazarı etkinliği

Müzikli bir etkinlik 

Okuma etkinliği fikirleri paylaşıldı. Bu çerçevelerde forumların halka indirilmesi ve bu konuda diğer forumlarla birleşilmesi gerektiği konuşuldu.

• Ayrıca mahalle bakkallarından alışveriş yapılmasını önemi vurgulandı. Gerekirse bu yönde indirim yapılarak bakkal kültürünü teşvik edilebileceği konuşuldu.

• Yine fazla tüketime yönelik; tüketimden doğan güç belirtilerek örnek olarak avmlerden alışveriş yapılmaması – önceki yapılan kampanya ile satışların %9 düştüğü vurgulandı-evlerde bireysel olarak fazla ve gereksiz yapılan tüketimin engellenmesi gerektiği ve bu yönde bir kampanya başlatılması fikri bir konuşmacı tarafından ortaya atıldı.

• Emekli bir asker söz alarak; hükümet hukuku çiğnemiştir. Yasama yürütme yargı erkleri butlandır. Hükümetin hukuksuzluğuna karşı eylemsel hareket yapılmalı ve bu yapılan hareket ve örgütlenmeler haktır dedi

• Yaşı küçük bir konuşmacı gezi parkı olaylarında şehir olanlar için yürüyüş yapılsın dedi.

• 18.07.2013 Perşembe günü cumhuriyet meydanın yeryüzü sofraları etkinliği olduğundan forumun 21.07.2013 Pazar saat 21:00da yapılması ve yine halka duyurmak adına Laura önünden yürüyüşle başlanmasına karar verildi.

• Bir katılımcının Türk Bayrağı ile katılalım önerisi üzerine yanlış anlaşılmalar sonucu tartışma çıktı ve forum dağıldı.

6 Temmuz 2013 Cumartesi

Antalya Yavuz Özcan Parkı Forum Notları (4-5 Temmuz)

4 Temmuz

· Forum kuralları hatırlatıldı. Salı günkü forum değerlendirildi
· Gündem önerileri alındı gündem:                         -Mısırdaki darbe
-Çevre
-Çorum katliamı
-Eylem planlarının hayata geçirimi
· Pazar günkü eylemden kadın olaylarını ayıralım.
· Pazar günkü eylemi biraz daha sadeleştirelim sonra daha gösterişli bir anma eylemi yaparız. dektara eylemi adı altında yapalım. Formun nelere karşı olduğunu anlatmış olalım yine dövizlerimizde karşı olduğumuz şeyler yazılsın.(Onaylandı) Pazar günkü eylem üzerine tartışılmaya devam edildi. Halk bankasından Cumhuriyet meydanından yürüyüp valiliğin önünden geçerek otoparkın üstünde basın açıklaması şeklinde değiştirildi. Basın açıklaması konusunda da Vedat Oğuz’un ya da ailesinden birisinin kabul ederlerse basın açıklamamızı onların yapmasında fikir birliğine varıldı.

· Formun yerini değiştirme konusuna değinildi. Taşımayalım ama eylemliliklerimizi farklı yerlerde yapalım diye bir görüş ortaya sunuldu. Cumhuriyet meydanında forum yapmalarındaki sakıncalar dile getirildi. Forum yeri aynı kaldı fakat eylemlilikleri taşımak konusunda fikir birliği oluştu. Haftanın bir günü foruma gelemeyecek uzak yerlerde yapalım formumuzu onlar gelemiyorsa biz gidelim diye bir öneri geldi. Daha sonraki forumlarımızda konuşulmak üzere konu kapandı.
· Mısır gündemine geçildi.
· Mısır gündemine bakarken tarihine de bakmak lazım Mısır köklü bir tarihe sahip. Darbenin arkasında ABD desteği var. İnsanlar mezarlarda yaşıyor. Mısır’daki turistik yerler halktan soyutlanıyor. Mısır olaylarından sonra emperyalizmin orta doğuda dini kullanamayacağını düşünüyorum. Forumda sivil itaatsizlik konusuna yer ayırmalıyız başka bir gün diye düşünüyorum.
· Mısırdaki olay da dini ülkeyi yönetmek için yapılan çalışmalardır ve RTE de Mısırla sürekli görüşüyor. RTE nin din insanları yönetmek için bir araçtır sözleri vardır fakat yayınlanacağı zaman BBC’de o kısım kesilip çıkartılmıştır. Pazar günü Mısır’daki darbeye de karşı olduğumuzu dile getirelim denildi.
· Mısır tarihiyle ilgili bilgiler verildi. Ortak noktamızın halk hareketlenmesi yönünde olduğu söylendi ve mısırdaki örgütlenmeyi örnek almamız gerektiğine vurgu yapıldı. Mısır’a sadece mısır değil emperyalist oyunlar çapında bakalım denildi.


5 Temmuz

Açılış konuşması yapılıp forum kuralları hatırlatıldı. Forumdan öneriler alınarak gündem oluşturuldu.
1. Gündem Mısır: Mısır’daki askerlerin içinde de Türkiye’deki polislerin içerisinde de hükümet karşıtı insanlar olduğu konusundaki fikirler dile getirildi. Türk haber kaynaklarının Mısır’daki olayları çarpıttığına dikkat çekildi.
2. Gündem Başbağlar katliamı: Başbağlar katliamıyla ilgili bilgiler verildikten sonra tarihten silinmek üzere olduğu ve unutturmamamız gerektiği bunun için de Pazar günkü eylemde dövizlerimizle tepki koyma konusunda uzlaşma sağlandı. Ortak düşmanın FAŞİZMİN olduğu vurgulandı.
3. Gündem Diğer forumlardan konuklar: Meltem’deki formun stadyum için, Konyaaltı formunun hangi günler yapıldığı bilgisi verildi. 06.07.2013 günü İstanbul’da starbucks kahve’nin direnişçilere kapısını kapattığı için protesto edileceği bilgisi verildi. Bu eyleme Antalya Direniş Formu olarak katkı sağlanma kararı alındı. Antalya’daki tüm formların eylemliliğini ortaklaştırma kararı alındı. 10 günde bir üç formun ortak forum yapması fikri destek gördü.
4. Pazar günkü eylem planlaması: Pazar günkü eylem için gönüllüler belirlendi. Pazar saat 16.00’da Antalya Lisesi önünde buluşularak dövizler hep birlikte hazırlanacak. Eylemden sonra Cumhuriyet Mey. Tiyatro atolyesi kurulacak. Bunun dışında forum’da felsefe, cinsiyetçilik, yaratıcı fikirler, eril-homofobik dil kullanımı, biber gazı savunma atölyeleri kurulacak ve koordine görevi forum komitesine bırakılacak.

06.07.2013 TARİHİNDE SAAT 18.00 DA KONYAALTI FORMUNUN DÜZENLEDİĞİ EYLEMDE BULUŞMAK ÜZERE FORUM SONLANDIRILDI.

5 Temmuz 2013 Cuma

Antalya Yavuz Özcan Parkı Forum Notları (2 Temmuz)


- Sivas Katliamının 20. yıl dönümü olması sebebiyle, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesinin düzenlediği eylemden sonra Yavuz Özcan Parkında toplanan forum bileşenleri ana gündemin Sivas Katliamı olmasına oy birliğiyle karar verdi.

- Manavgat'ta son dönemlerde artan kadın cinayetleri hasebiyle, ikinci gündem kadın sorunu olarak belirlendi.

- Konuşmacıların birçoğu; Sivas Katliamının sadece Alevilerin değil, tüm ezilenlerin sorunu olduğunu ve özellikle de ülkemizdeki baskıcı-otoriter sistemin planlı bir eylemi olduğunu ısrarla vurguladılar.

- Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğraması konusunda ise, yine birçok konuşmacı; bu bir insanlı suçudur ve insanlık suçlarına zaman aşımı kuralı uygulanamayacağını söyledi.

- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesinden foruma katılan bir konuşmacı; katliamın 20. yıl dönümü olması ve davanın zaman aşımına uğratılması sebebiyle, eylemlerin yıl dönümü ile sınırlı kalmayacağını, ülke genelinde devam edeceğini açıkladı.

- İkinci gündem maddesi kadın sorunu hakkında ise konuşmacılar; son dönemde artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek bu konuda acil olarak somut eylemler yapılması gerektiğini belirttiler.

- Kadın sorununun aile, eğitim, hukuk ve başka birçok alanı da kapsadığını belirten bir konuşmacı, herkesin bu konuda samimi olması gerektiğini söyledi.

- Bir başka konuşmacı; kadının emeğinin evde ve iş yerinde, tüm alanlarda sömürüldüğünü, sistemin planlı olarak kadınları ezdiğini, kadınlar ve erkeklerin birlikte özgürleşeceğini, mücadelenin ortak olduğunu belirtti.

- Katılımcılardan birinin önerisi ve forumun onayıyla önümüzdeki pazar günü, Gezi Direnişinde,Lice ve Sivas Katliamında hayatını kaybedenler, yaralananlar ve gözaltına alınanlar için kitlesel bir eylem yapılması kararı alındı. Saat 19:00'da başlayacak eylem, Aydın Kanza Parkından Cumhuriyet Meydanına yürüyüşle devam edip, basın açıklamasıyla sonlandırılacaktır. 

- Katılımcılardan birinin önerisi ve forumun onayıyla, moderatörün bitiriş konuşmasının ardından, Sivas Katliamı, Gezi Direnişi ve Lice olaylarına dikkat çeken sloganlarla Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyüş ve meydanda oturma eylemi yapıldı.

25 Haziran 2013 Salı

Antalya Yavuz Özcan Parkı Forum Notları (24 Haziran)


Antalya Dayanışma Yavuz Özcan Parkı 4. Gün

Konuşmacı: Sadece Antalya’yı değil tüm Türkiye’ye yayılacak şekilde enternasyonal düşünerek çalışmalıyız.

Konuşmacı: Kentleşme sürecinden bahsederek, hızla kentleşen şehirlerde evlerinde mahsur kalan çocukların başlattığı bir sürecin parklarda forumlarla kentliler yarattığı dile getirildi.

Konuşmacı: Avukat olarak Antalya’da 3 gencin Katlı Kapalı Otopark’ta yaklaşık 15 polis tarafından dövülmesi konusunda bilgi verdik. Bizim gençlerimiz kum torbası değil diyerek tepki gösteren avukat, ortada bir şikayet olmadığını gençlerin muhtemel olarak çok korkmuş ya da korkutulmuş olabileceğini dile getirdi. Kamu davası olması yolunda çalışmalar yapıldığını dile getiren Avukat, bu şiddete maruz kalan gençlerin yalnız olmadıklarını ve çağdaş hukukçular derneği ile irtibata geçmesi gerektiğini söyledi.
Ethem’in katilinin serbest bırakılmasına tüm forum katılımcıları tepki gösterdi. “Ethem’in katili serbest, kız çocuğuna tecavüz eden 4 başçavuş serbest diyerek Adalet sisteminde adalet olmadığını dile getiren konuşmacı, kadınlar olarak yaşanan bu sürece dikkat çekmek için Antalya Kadın Dayanışması olarak Perşembe günü saat 19.30’da Halk Bankası önünden toplanarak bir yürüyüş yapacaklarını dile getirdi. Antalya Dayanışma’nın da destek vereceği yürüyüşün ardından Perşembe gün ki forumun ana temasının “Kadın Sorunları” olması belirlendi.
LGBT bireyi olduğunu dile getiren Lezbiyen bir kadın Gezi Parkı sürecinde Türkiye Millet Meclisi’nde milletvekilinin eşcinsellere sapık dediği için katıldığını dile getirdi. Bunun yanı sıra hayvan haklarını savunmak içinde meydanlara geldiğini dile getiren LGBT bireyi forumda görüşlerini belirtmekten mutluluk duyduğunu dile getirdi.
LGBT bireyi Gay bir erkek, “Yaşadığımız toplum bana dışlayarak bakıyor. Ailem sülalem beni biliyor. Eğitimini tamamlamış diplomasını almış ayakları üzerinde duran bir insanım. Bu kimseyi ilgilendirmez” dedi. Antalya’da çok sayıda LGBT bireyi olduğunu ancak foruma katılım az olduğunu belirten konuşmacı, LGBT bireylerinin foruma daha fazla katılıp kendilerini anlatmaları gerektiğini dile getirdi. Direnişin başından bu yana Cumhuriyet Meydanı’nda ve direnişin içinde olduğunu dile getiren konuşmacı, “Çallı olaylarının başladığı gün gözünü kaybeden Vedat hastaneye getirildiğinde olay kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Her ne kadar şuan Vedat iyi olsa da onun acısını ve burukluğunu hala yaşıyorum” dedi.

Kadın konuşmacı: Perşembe günü konuşulacak ve tartışılacak kadın sorununa dikkat çekerek, Gezi Parkı Direnişi sırasında 2 kadın arkadaşının gözaltına alındığını ve bu süreçte polislerin kadın bedeni üzerinden iğrenç hareketlerine maruz kaldıklarını dile getirdi.

Avukat bir konuşmacı direnişte yeni bir süreç başladığını dile getirerek, sadece Ethem’in değil diğer yaşamını kaybedenlerin katillerinin bulunup yargıya teslim edilmediği, gözlerini kaybeden ağır yaralı olan insanların sorumluların yakalanmadığını belirterek tepki gösterdi. Alanda ki sivil polislere de seslenen avukat, polislerin saldırganlığının 20 saattir ayaktayız diyerek açıklamalarına da tepki gösterdi. Avukat, “Sizi oraya eylemciler mi çağırdı? Sizi oraya eylemciler mi dikti. Eylemciler nasıl evlerine gidip uyuyorsa siz de gidip uyuyun.  1500-2500 TL maaş için ben adam öldürmem, hiçbir çocuğu dövmem, hiçbir engelliye su sıkmam. Zam isteyin. Bu parayla bu iş yapılmaz. Bu eylemler polise karşı AKP’ye oy verenlere karşı değildir. Benim de ailemde polis var. Benim de ailemde AKP ye oy vermiş insanlar. Teyzem beni dövebilir mi? Polis olan kuzenim gelip beni öldürebilir mi? Bizim aramızda böyle bir akrabalık var. Bu kadar yakınız birbirimize. Siz o meydanlarda kuzeni polis olan başka birini dövüyorsunuz” dedi. Türkiye’de insanların hoşgörülü olduğunu belirten konuşmacı, “Yıllardır Kürtlerle aramızda bir halk savaşı çıkarmaya çalışıyorlar. Başaramadılar. Biz hala komşu olarak oturuyoruz. Bu ülkede laik olan olmayan savaşı çıkarmaya çalıştılar. Onu da başaramadılar. Çünkü bu ülkeye laiklik Cumhuriyetten önce gelmişti. Benimsenmişti. Ben bir köylü çocuğuyum. Benim köyümde misafirliğe gidildiğinde kimse haremlik selamlık oturmaz. Üstelik bu köy sunni bir köy. Bu köyde kadınlar erkeklere sarılır. Bunda bir samimiyet vardır. Bunda cinsellik yoktur. Sapıklık yoktur”  dedi. Konuşmacının sözleri yoğun ilgi ve alkış topladı.

Büyükşehir Belediyesi ile sorunların halledilerek Cumhuriyet Meydanı’na yeniden Direniş Halk Kütüphanesi’nin açılacağı müjdesi verildi. Kütüphane gönüllüsü arkadaşlar tüm katılımcılardan kitap getirmesini istedi.
Gezi Parkı Direnişi’ne ilk günden itibaren katılan direnişçiler söz alarak yaşanan süreci anlattılar. Sürekli eylem ilkesinin ortadan kalkıp pasif direnişe geçildiği andan itibaren Cumhuriyet Meydanı’nda çadır kuranların sorunlar yaşamaya başladığını kaydeden direnişçi, sadece forumlarla değil eylem koyarak direnişe devam edilmesi gerektiğini belirtti. Sermayeye yönelik eylemler yapılabileceğini belirten direnişçi, AVM önlerinde bir saat boykot eylemi, oteller önünde eylem yapılabileceğini dile getirdi. Eylem olduğu zaman Antalya’nın duyduğunu dile getiren eylemsiz bir alanın provokasyona açık hale geldiğini dile getirdi. Meltem’de yapılan Stadyumun açılışının kimse tarafından duyulmadığını ve bu nedenle tepki gösterilmediğini belirten konuşmacı, 8 adet sedir ağacının yeterli olmadığını gerekirse bu eylemi erteleyerek tüm devrim şehitleri için bir orman oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

Antalya Dayanışma Forumuna gelen önerileri hayata geçirmek adına komiteler ve yürütme kurulması gündem maddesine geçildi. Yatay bir örgütlenme ile önerilerin havada kalmaması hayata geçmesi ve uygulanması adına görev almak isteyen gönüllülerle komitelerin kurulması onaylandı. Yürütme ve komitenin nasıl oluşacağı tartışmaları yaşandı.

Söz alan bir konuşmacı komitelere gerek olmadığı burada yapılması gerekenin görüş ve önerileri dile getirmek olduğu internet üzerinden komiteler oluşturulabileceğini savundu.

Antalya Dayanışma’nın örgütlü bir yapı olmadığı örgütsüz insanların bir araya gelerek görüş öneri ve eylemleri ortaya koyduğu bir yapı olduğu tekrar vurgulandı. Örgütlü kurumların STK, Sendikalar ve Siyasi Partilerin yöntem, inanç ve politika farklılıkları nedeniyle bir araya gelemediği, ulusalcılarla Marksistlerin ayrıştığına dikkat çekilerek, bir araya gelmek istemeyen bu kurumların halkın baskısıyla bir araya getirileceği fikri kabul gördü.
Alkolsüz Küfürsüz Serbest Bölge Koordinasyon Gurubu kurarak Cumhuriyet Meydanı’nda komiteler oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren bir direnişçi bu çabaların sonuçsuz kaldığını belirterek dayanışmanın önerileri hayata geçirebilecek bir yürütmeye ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Bir konuşmacı yıllardır herkesin üzerinde olan ölü toprağının kendi üzerine de çöktüğünü ve yaşanan süreçle bu toprağı üzerinden attığını dile getirerek “Bu süreç Roboski ve Reyhanlı’da yaşanan katliamın da unutturulamayacağı bir süreç olmalı” dedi.
Komiteleri oluşturmanın bir hata olduğunu dile getiren katılımcı, tüm STK, sendika ve siyasi partilerden temsilcilerin olması gerektiğini vurguladı. Antalya Dayanışma’nın temsilciler bir araya getirmek zorunda olduğunun altını çizdi.
Otel Çalışanları Sendika Başkanı Seyfi Bey söz alarak, STK’siz Sendikasız bir hareketin gençler tarafından nasıl düşünüle bildiğini sorguladı. Gençlere beğenmedikleri STK ve sendikaların yönetiminde görev alması çağrısında bulundu.

Konuşmacı önemli olanın yönetimde üretimde ve paylaşımda söz sahibi olmak olduğunu belirtti. Yakın bir zaman diliminde yerel seçimler olduğunu belirterek yerel seçimlere yönelik çalışmalar yapılması ancak genel seçimlerde sandığa gidilmemesi ve protesto edilmesi gerektiğini dile getirdi. Sandığa gidilmediği takdirde AKP hükümetinin hükümet kurumayacağını belirtti.
Konuşmacı herkesin bu kuşaktan ve gençlikten özür dilemesi gerektiğini belirtti. “Biz köşelerde siyaset egomuzu tatmin ederken, biz köşelerde sendikacı egomuzu tatmin ederken; bu kuşak çıktı zekasıyla meydanları doldurdu. Kaybedilmiş bir şey yoktur. Bu konuda kendinize haksızlık etmeyin. Bir ülke uyandı artık. Ne olur bu uşak dünkü acilci olarak adlandırılanların yaptığı hataya düşmesin. Bir siyasi parti, dernek kolektife dönüştürülmeye çalışılmasın. Bu hastalığa kapılırsak bir sonuç alamayız” dedi.

Bir konuşmacı Cumhuriyet Meydanı’nın yalnız bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.
Konservatuar öğrencisi bir kadın katılımcı evlatlarını kaybeden anneler için bir ağıt yaktı.
Bir katılımcı diğer şehirlerdeki dayanışmalara ve forumlara mektup göndererek gönül birliğini anlatalım önerisinde bulundu. Bunun yanı sıra Ankara’ya gideceğini belirten katılımcı Ethem ile ilgili yazılacak metinleri Ethem’in annesine ulaştırabileceğini de dile getirdi.

Söz alan bir başka katılımcı “ÖSS’ye giriyorum sorular çalınıyor. Doktorlar tutuklanıyor. Avukatlar yerlerde sürükleniyor döve döve götürüyorlar. İşsizim KPSS’ye giriyorum her defasında bir sorun çıkıyor. Bunlardan bıktık artık. Bizim bir tane Atatürkümüz var. Ona dokunmayın” dedi.

Ethem Sarısülüğün katilinin serbest bırakıldığını söyleyen katılımcı bu konuyla ilgili eylem yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak eylemin sadece Ethemin katilinin serbest bırakılmasına tepki olamaması gerektiğini vurgulayarak, "Bingöl'de 16 yaşındaki bir genç kıza tecavüz edenlerin serbest bırakılmalarına, Abdullah Cömertin ve Mehmet Ayvalıtaş'ın katillerinin hala cezalandırılmamalarına, Vedat Oğuz'un bir gözünü kaybetmesine sebep olanlarının hala daha eylemlerde ellerinde gaz tüfeklerinin bize doğrultacak olmasına,  direniş boyunca tutuklanan ve gözaltına alınan direnişçilere yapılan işkencelere karşı bir tepki eylemi olması gerektiğini düşünüyorum. Bütün bu olayların hepsine tek bir eylemde ortak bir tepki koyacaksak eğer, en doğrusunun Cumhuriyet MEydanı'ndan adliyeye kadar yürüyüp, Adliye önüne bir siyah çelenk konulmasının doğru olacağını düşünüyorum "dedi.