Fatih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2013 Çarşamba

Fatih Forum 6 Ağustos notları




* Fanzin için herkesin yazılarının toplanacağı bir havuz oluşturuldu ve görev alan arkadaşlar tarafından düzenlemesi yapılacak.

* 23 Ağustos cuma günü için film izleme etkinliği yapılmasına karar verildi, görev alan arkadaşlar konuyla ilgili organizasyonu yapacaklar.

* Gösterilmesi istenen filmlerin bir havuzda toplanılmasına karar verildi ve bunun için görev alan arkadaşlar oldu.

* Bebek forumun yaptığı 1 eylülde insan zinciri oluşturma eylemi önerisi duyuruldu, düşünülecek.

* Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgilenmek üzere bir grup oluşturuldu, 6 arkadaş görev aldı.

Gündem maddesi: Suriye

- Suriye'de kan dökülmesine yeteri kadar ses çıkarmıyoruz. Devletin açıkça desteklediği gruplar katliam yapıyor. Yalnızca bizim ülkemizde olan haksızlıklara değil her coğrafya için sesimizi çıkarmak zorundayız.
Orada da insanlar ölüyor. Daha fazla insanın öğrenmesi gereken şeyler var. Bizler ezilen, zulüm görenler olarak ayağa kalkmış insanlarız. "İstifa" diye bağırdığımız bir egemen gücün desteklediği bir katliam var ortada. Bu konuda ne yapacağız?

- Akp'nin sözde Kürt çözümünün Rojava'da desteklediği hareketle ne anlama geldiğini görüyoruz.

- Suriye'deki olayların milletten öte ümmet hareketi olduğunu düşünüyorum. Ciddi bir alevi düşmanlığı var.

- Ortadoğu'da sınırlar, etnik kimlikler yeniden planlanıyor. Sermayenin uzun vadeli planlarının içinde Kürt devleti kurmak, Suriye'yi parçalamak vs. var. Bu planda mevzu Kürtlerle ilgili değil, o bölgede Lazlar yaşıyor olsaydı bugün Laz sorunumuz olacaktı. Batının uzun vadede çıkarlarına sorun çıkartacak bölgeleri yeniden düzenlediğini görüyoruz. Akp bölgede lider ülke olma görevi üstlendi ve ilk yıllarında da batı tarafından çok desteklendi. Büyük adımlar atmaya kalktı, İsrail-Fİlistin, Suriye olaylarına karıştı, batı ülkelerine kafa tuttu. Şu an sınırlarımızda ne yaşanıyorsa Akp'nin dış politikasının büyük rolü var.

- Fatih Forumun konuyla ilgili duruşunu açıklayan bir bildiri hazırlanıp internette paylaşılacak.

Günden maddesi: Silivri

- Silivri'de olan, "siz darbe yapsaydınız bizi yakacaktınız, şimdi kozlar bizim elimizde biz sizi yakıyoruz." hareketidir. Hukuk adına söyleyecek bir şey kalmadı, hukuk öldü.

- Ben darbe planı olduğuna da inanmıyorum, tutarsızlıklar var.

- Hukuk doğuda zaten ölmüştü, biz burada yeni farkettik.

- Bütün bu yaşananlara dışardan baktığımda şunu görüyorum ki yalnızca 10 senede birileri gelip bir ülkeyi ülke yapan herşeyi eline alıp kendi istediği gibi oynatabiliyor. Kafasına göre insanları yargılıyor, cezalandırıyor ya da cezalandırmıyor. Biz aslında hiç var olmamış belki de hiç var olmayacak bir devlete tabîyiz.

- Türkiye'de darbe dönemi bitti. Akp insanları darbe planının var olduğuna inandırıp aslında kendi karşıtlarını etkisiz hale getirdi. Akp zihniyetinden darbeye karşı bir hareket beklemek zaten saflık olur. Bir ülkenin darbe mücadelesi şöyle olur, darbeye yol yapan kurumlar kapatılır, etkisiz hale getirilir ama burada yalnızca kişiler yargılandı. Kurumlar aynen duruyor, bunu yemezler.

- Referandum zamanında insanlar darbeden intikam almak uğruna "evet" dediler ancak ileriyi göremediler. Yeni yasa düzenlemesiyle bundan sonra iktidara kim geçerse yargının bütünüyle onun elinde olacağını anlayamadılar.

* Bir sonraki forumun 13 Ağustos salı saat 21:00'da Saraçhane Parkı'nda yapılmasına karar verildi.

6 Ağustos 2013 Salı

Fatih Saraçhane Forum Notları (2 Ağustos)

Açılışta ele alınan konular:
  • Haftanın belirli iki günü Kocamustafapaşa Forumu ile bir araya gelme önerisi
  • Fatih Forum’un Fatih çevresinde geniş katılımcıya ulaştırılması
30.08’de sunulan gündem önerileri:
- Cezaevindeki gezi tutsakları için psikolojik destek
- Fanzin çalışması
- Taksim Dayanışma’nın geleceği
- Kentsel dönüşüm atölyesi kurulması
Cezaevindeki gezi tutsakları için psikolojik destek
Tutsaklar için mektup yazmak ya da kart göndermek isteyenler İHD’ye bırakabilir. Ya da https://www.facebook.com/notes/gezi-tutsaklar%C4%B1yla-dayan%C4%B1%C5%9Fma-a%C4%9F%C4%B1/gezi-tutsaklar%C4%B1n%C4%B1n-mektup-adresleri/140996736106617 linkinden adresler alınarak mektup ve kart gönderilebilir.
Fanzin çalışması
Fanzinin neden çıkarılması gerektiği üzerinde duruldu. Fanzini destekleyenlere göre amaç hem kitleye ulaşmak, Fatih bölgesinin sorunlarını halka duyurmak ve halka her türlü kitle iletişim aracı yoluyla ulaşmak, hem de Fatih Forum’u duyurmaktı. Karşıt görüşler de fanzinde çıkarılacak yazıların herkesin görüşünü yansıtmayabileceği, buna forumun çok fazla enerji harcayabileceği ve bunun boşa çıkabileceği, alternatif araçların kullanılmasının daha yararlı olduğu ve henüz bu fanzin için yeterli bir yazı havuzunun olmadığı yönündeydi. Üzerinde uzlaşılan nokta henüz fanzine somut bir pratik olmadığı ve bunun öncesinde internet sitesi üzerinde bir yazı havuzunun oluşturulması oldu. www.fatih-forum.tk üzerinde isteyenlerin siteye üye olarak fanzin başlığı altında yazılar ekleyebilecekleri dile getirildi. Forumda internet çalışmasıyla ilgilenen arkadaşların görevli arkadaşa site üyeliği ve yazı gönderme konusunda danışması ve üyelik için kayıt olması gerekiyor. Ayrıca isteyenler örnek bir fanzin hazırlayarak foruma sunacaklar.
Taksim Dayanışma’nın geleceği
Forumlar arası koordinasyon toplantısında iki konu tartışıldı. Bunlardan ilki forumların bir araya gelip ortak karar alması mı veya Taksim Dayanışma’da bir bileşen olma iradesi mi ortaya koyması konusundaydı. Forumlar arasında birleşik bir eylem takvimi oluşturulması önerisi sunuldu. Burada amaç hantallaşan Dayanışma’yı harekete geçirmek ve Dayanışma’ya etkide bulunmaktı. Bir başka görüş ise “Taksim Dayanışma ‘İstanbul Dayanışma’ya dönüştürülsün mü” yönündeydi.
Kentsel Dönüşüm Atölyesinin kurulması
Gündem maddesi bir sonraki foruma ertelendi.
06.08.2013 Fatih Forum gündem önerileri
- Kentsel Dönüşüm Atölyesi
- Fatih Forum kendi içerisinde nasıl karar alacak ve bu kararları forumlar arası kurula nasıl iletecek?

- Yerel yönetimler, yerel seçimler

16 Temmuz 2013 Salı

"Medya, İktidar, Gezi" konulu söyleşi

Fatih Saraçhane Forum 19 temmuz cuma günü 21:30'da  "Medya, İktidar, Gezi" konulu söyleşi düzenliyor. Konuşmacılar Ahmet Şık ve İsmail Saymaz. Tüm parklardan arkadaşlarımızı davet ediyoruz. 

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Cihangir Forumlar Arası Toplantı Notları (5 Temmuz)

Katılan Forumlar:

Cihangir, Bebek, Bakırköy, Yoğurtçu, Saraçhane, Büyükdere, Etiler, Üsküdar Doğancılar, Kuzguncuk, Eyüp, Tatavla (Kurtuluş), Abbasağa, Maçka, Zekeriyaköy. Ayrıca kurum olarak Devrimci Müslümanlar ve Taksim Dayanışma'dan (birey - ortasında ayrıldı)
Temel amacımız:
- Forumları temsil etmek gibi bir derdimiz yok, temel amacımız parkların ve forumların iletişimini  ve koordinasyonu arttırmamız
- Forumlar arası iletişim ve böylelikle örgütlenme- katılımcı demokrasinin üretkenlik-işleyiş mekanizmalarının kurulması.

İletişimi arttırmak için;
Bu iletişim mecralarında şu an insanlar özel mail adresleri ile bulunuyor. Halbuki temsiliyetlerde belli peryotlarla değişkenlik bir çok forumda esas alınan bir ilke. Bu nedenle forumlar, forum çalışma grupları vs… üzerinden “kurumsal” mail adreslerinin alınması ve bu adreslerle oluşturulacak ağlar süreklilik açısından kritik öneme sahip Bazı forumlar bu tarz adresler oluşturmuşlar, temsili her düzeydeki mekanizmalarda bu adresleri kullanıyorlarmış. Diğer forumlara da önerilecek.

- Çeşitli tartışmalar sonucu mail grubunun yanısıra kapalı bir facebook grubu oluşturulması önerildi.  Tatlıhan (cihangir) bu konu üzerine çalışacak.

- Bu iletişimi ve verimliliği arttırmak için fiziki olarak Forumların  forumlararası iletişim ve koordinasyon  grubu oluşturması ve bir sonraki toplantıya maks 3 kişi ile katılması ve tek sözcü ile yeralması önerildi.

- Kurumsal e-maillerin de bireysel e-mailler ile değiştirilmesi  (forumlarda fazla katılımlı bir grup olabilir)

- Forumlardan organizasyon şemalarını, her düzeyde (atölyelere kadar) iletişim bilgilerini, yaptıkları etkinlikleri ve ihtiyaç-taleplerini yazılı hale getirmeleri istenecek. Cihangir forumdan bir arkadaş bunun için bir form hazırlayacak. (Formu ben hazırlayabilirim) {park ismi, komite ismi, komite amacı, komite iletişim bilgisi vb.}

Yoğurtçu Parkının Anadolu Yakası Forumları toplantısı aktarıldı. Forumları bir araya getirmeye ve forumlar arası koordinasyon oluşumuna zemin yaratmaya çalışan bu iki girişimin iç içe geçirilerek sürecin hızlıca kapsayıcı biçimde işletilmesinin önemi konuşuldu. Bu haftaki ilgili toplantılarda konu gündem yapılacak.

Abbasağa yazılım takımı projelerini aktardı. Yeni bir platform-web sitesi yazılımı bitmek üzere. Burada hem tüm forumlardan ürünler (notlar, haberler, videolar, etkinlik duyuruları-sonuçları,…) hem de forumlar içi, hem forumlar arası her düzeyde iletişim olası olacak. Çeşitli oylamalar vs. de yapılabilecek. Güvenlik nedeniyle önce ulaşılan isimler platforma dahil edilecek. Herhangi bir kişi dahil olmak ister ise mevcut 10 kişinin onayı gerekecek. Bu platform işlemeye başladığında tüm iletişim buranın üzerine taşınıp mail grubu vs gibi mecralar iptal olabilir.  Facebook.com/parkmeclisi1
+ Sistem içerisinde Takvim eklenmesi önerildi.

Abbasağa Hükümetin hazırladığı 22 dakikalık karalama videosunu aynı sesleri, fakat çarpıtılan değil gerçek görüntüleri kullanarak yeniden yapmış. “Büyük Oyun” isimli video parkmeclisi1 iletişim adresinden (sanırım facebook ve twitter) yayınlanacak. Yaygınlaştırılması istendi.

Bu buluşmanın nasıl yaygınlaştırılacağı konuşuldu.
 Henüz ulaşılamayan parklarla iletişim kurmak üzere organizasyon yapıldı. (Fatih  liste ve  gidilecek park  duyurusunu yayınladı)
 
Bir sonraki toplantı 11.07.2013 Perşembe akşamı 19:00’da.
Büyük olasılıkla Beşiktaş’ta kapalı bir mekanda yapılacak. Mekan mail grupta duyurulacak.

 Toplantılara katılan bireysel konuşmacıları farklı forumlara göndermek ve bilgilerini paylaştırmak adına bir çalışma yapılması önerildi.

Etiler forumunun da önerisi ile katılımcı demokrasi üzerine çalışma yapan bir uzmanın görüşü belirtildi;
"Parkların ortak beklentilerini ve (evrensel ve yerel ) tüm taleperini yazmaya başlaması konusunda adım atmaları gerektiği"

Zekariyaköy bölgesi-selma; 3.köprü ve 3.havaalanı projelerinin eylemine katılamaması konusunda destek göremediklerini belirtti.
Forumların birbirlerinin eylemlerine katılması desteklemesi ve eylem bölmemeleri gerektiğini önerdik. Forumların eylem takvimi ile desteklenebilir.


Yoğurtçu parkına bilgi verilip daha sonra bu toplantılarını birleştirilmesi konsunda bir takvime daha sonra kararlaştırılacağı  görüşüldü.

 Gündeme gelen forumlar arası koordinasyon teması dışındaki konular:

*Devrimci Müslümanlar düzenleyecekleri (henüz programı net değil) ramazan etkinlikleri-iftar çadırlarına destek ve katılım çağrısı yaptı.
++
Devrimci Müslümanlar ve  Antikapitalist Müslümanlar 'ın çağrısı ; 
Gezi Parkı'nda Yarın İftar Var 

 Ramazan ayının ilk iftarında yarın herkesi Gezi Parkı'na çağırıyor.

Antikapitalist Müslümanlar, yarın başlayacak Ramazan ayının ilk iftarında herkesi Gezi Parkı'na çağırıyor.
Gezi Parkı Direnişi'nde yer alan Antikapitalist Müslümanlar daha önce de parkta namaz kılıp, kandili kutlamıştı.
Grup adına yapılan "Yeryüzü Sofraları Kuruyoruz" başlıklı açıklamada, iftara geleceklerin yanlarına sadece iftarlık ve sofralık alarak bayraksız, filamasız ve sponsorsuz gelmesi çağrısı yapıldı.
"Sermayenin lüks otel iftarları: kapitalizm. Egemenlerin iftar çadırları: sömürü. Halkın yeryüzü sofraları: özgürlüktür. Hep birlikte orucun getirdiği eşitlik, adalet, özgürlük ve kardeşliğin timsali olan yer yüzü sofralarını kuruyoruz.
"Ramazanın ilk iftarı 9 Temmuz Salı akşamı (20:00'de başlayarak) Galatasaray Lisesi'nden Gezi Parkı'na uzanacak olan#yeryuzuiftari 'ında buluşalım." (NV)

*Zekeriyaköy formu Dolmabahçe Camii İmamına da destek mahiyetli, Şehitlerimizin kırkıncı günlerinde Dolmabahçe Camminde mevlüt düzenlemeyi önerdi.

*Cihangir forumundan Ahmet bey ilk yardım eğitmeni olduğunu aktardı ve talep oluşan her yerde bu eğitimi yapabileceğini söyledi. (0532 413 67 90)

5 Temmuz 2013 Cuma

Fatih Forum Notları (3 temmuz)


*İnternet sitemiz açıldı, artık Fatih forumun neler yaptığını blog dışında oradan da takip edebilirsiniz.
 
 
*5 Temmuz Cuma günü Fatih SAraçhane Parkı'nda saat 20:30'da "Ekümenopolis" filmi gösterimi ve ardından yönetmen İmre Azem'le söyleşi yapılacaktır. Tüm parklardan arkadaşlarımız davetlidir. Facebook etkinlik linki:
 
 
*Forum başlamadan önce parkımızın yanındaki büfenin sahibi yanımıza geldi ve 2002'den öncesine kadar buralarda hep miting olduğunu ve polisin buraları ablukaya aldığını artık bunun olmadığını söyleyerek "Topçu Kışlası benim atamın mirasıdır, yerine aynısı tekrar yapılacaksa bunda bi mahsur yoktur." dedi. Bunun üzerine forum katılımcılarının bazı açıklamaları;
 
- Eğer İstanbul'un bütün yeşil alanları talan edilmemiş olsaydı belki haklı olabilirdiniz. Ama şehrin göbeğindeki sınırlı parklarımızdan birini korumak zorundayız. İstanbul'un nefes almaya ihtiyacı var.
- Devlet AVM kültürünü her yere yayarak milli geliri sermaye sahiplerine veriyor. Bakın bizler henüz genciz, hayata yeni atılan iş konusunda gelecek kaygısı olan insanlarız. Bu AVMler çoğaldıkça bizim cebimizden gidiyor. Topçu Kışlası adı altındaki AVM ve rezidansa karşıyız. Bu sermaye sistemine karşıyız.
- Tarih bu kadar önemliyse Topçu Kışlasından önce orada olan Ermeni mezarlığı nerede? Hadi onu yeniden yapalım o zaman.
- Bizler de sizin gibi eskiye dönüşü yaşamaya çalışıyoruz. AVMyi yıkıp orman yapamazsınız ama ormanı şimdiden koruyabiliriz. Eğer sizin gözünüzü boyamak için yıkılan bir camiyi yeniden inşa etseler ama ibadete açmayıp içini AVM yapsalar hoşunuza gider miydi? İşte biz bunun için uğraşıyoruz.
 
*Çevre esnafa dağıtılmak ve forumlardan önce parkta okumak üzere yazılacak olan bildiriyi düzenleyecek arkadaşlar belirlendi.
*Çevre bilinci oluşturmak adına çöp toplama atölyeleri düzenlemeye karar verildi. Her akşam forum başlamadan önce parktaki çocukları da yanımıza alarak etraftak çöpleri toplayıp parkımızı yaşanır hale getireceğiz.
* Perşembe günkü dayanışma toplantısına karar bildirmek üzere konuşuldu.
 
" Beyoğlu esnafının zarar ettiği düşüncesiyle cumartesi eylemleri pazara alınsın mı? "
 
- Cumarteside devam etmeliyiz. Pazar günü herkesin kendi sosyal hayatına ayıracağı bir gündür. Orada kalıp kalmama konusunda ise, biz direniyoruz. Bana müdahale edilirse bireysel olarak tepkimi koyar ve orada kalırım.
- Cumarteside sabit kalınmalı. Esnaf derdini devletle, polisle çözmeli. İnsiyatif kullanması gereken taraf biz değiliz. Yalnız Dayanışmanın eylemin bitiş saatiyle ilgilibir açıklama yaparak bu alışkanlığı kazandırması lazım. Bitiş saatinden sonra kendi arzusuyla orada kalmaya devam eden insanların sorumluluğu Taksim Dayanışmasının üstünde tutulmasın.
- Dünya değişirken tavuk dönerciyi düşünemeyiz. Cumartesi eylemlerine devam edilmeli. Eylem bittikten sonra orada kalan insanları suçlayamayız. Kalmayanları da suçlayamayız. Unutmayalım ki o insanların hepsi 31 mayısta sokaktaydı. İnsanlar eyleme katılıp bir süre kaldıktan sonra görevlerini yerine getirdiğini düşünüyorlar.
- Polis meydanda 5000 kişi varken kimseyi gözaltına lamıyor, 300 kişi kaldığında alıyor. Ortak bir karar alınmalı, ben evime geldiğimde insanlar gözaltına alınıyorsa vicdan azabı çekiyorum. Orda kalmalı mıyım kalmamalı mıyım bilemiyorum.
- Bey-Der mağduriyetlerinin polisten dolayı olduğunu çok net söylüyor. Taksim gösteri alanıdır ve Geziyle beraber başka bir şey başladı. Buna alışacaklar. Ama eylem saatini koordine etmek gerekir. Ekstra bir durum olursa kalınır ama onun dışında belli bir bitiş saati olmalıdır. Cumartesi ise kesinlikle olmalıdır.
-Cumartesi devam etmeli. Bu bizim motivasyonumuz için de gerekli ama o kitle azalırsa bir anda motivasyon da bozabilir. Tüketmiyorum demek pek gerçekçi olmaz Taksimde hala tüketiyorum ama mekanlara daha çok dikkat ediyorum. Konuştuğum bir esnaf da direnişçilerden değil polisten çok rahatsız olduklarını söyledi.
- Yerel unsurların önemli olduğunu düşünüyorum oranın yereli de esnaf. Gezi ruhunda desteklemeyenlerin de hakkını korumak vardır. Orada üniversiteli part-time çalışan insanlar da var ticari olarak ayakta kalmak zorunda olan bir kitle var. Esnafın devam edebilmesi için önce ayakta kalabilmesi lazım. Esnaf bir ricada bulunduysa dikkat etmek gerekir diye düşünüyrum.
- Oraya AVM yapılması demek zaten bütün esnafın bitmesi demektir.
-Bey-Der toplanıp zarar ediyoruz dediyse bu "az kazanıyoruz" demek değildir. Daha hassas olabiliriz.
- Onların da sıkıntısı varsa sokağa çıksınlar beraber direnelim.
 
*Boykot konusu konuşuldu.
 
- AVmye gitmeme kültürü oluşmalıdır. Garanti Bankası bir haftada çok ciddi bir sıkıntıya girdi, paranı Garanti'den çek kampanyasıyla oldu bu. Ciddi bir boykot çağrısı olmalı, dayanışmadan talebimizdir.
- Toplumdaki her değişim tüketimi kısıtlar, bu çok basit bir kuraldır. Birebir boykotların daha etkili olacağını düşünüyorum.
- Boykot fabrika işçilerinin, emekçilerin işsiz kalmasına da sebep olabilir. Bu konuda yeterli bilgimiz olmalı.
 
* Boykotun nelere sebep olacağını, nasıl yapılırsa doğru noktaya ulaşacağını anlatması için bir iktisatçı arkadaşımızın bize bir sunum yapmasına karar verildi.
* Son olarak İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin bildirisi okundu.
 
----
 
“İş cinayetlerini durdurmak için de alanlardayız…”

2013 Haziranı emekçi halkımız için bir direniş ayı oldu. Gezi Parkı’nın park olarak kalması talebine yönelik yaşanan polis şiddetine karşı Taksim’de 17 gün boyunca yaşamsal taleplerimizi savunduk ve özgürlük, adalet ve onur mücadelesi verdik. Bugün ülkemizin dört bir yanından, meydanlarımızdan, parklarımızdan, evlerimizden, her yerden mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz.

Bu süreçte Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert ve Mehmet Ayvalıtaş saldırılar sonucu hayatını kaybetti. Bir dershanede temizlik işçisi olan İrfan Tuna yoğun gaz bombalı saldırının ardından kaldırıldığı hastanede kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Yine bir emniyet görevlisi olan Abdullah Sarı yaya geçidinden düşerek can verdi. 11 kişi gözünü kaybetti, 1 kişinin dalağı alındı, 60 kişi ağır yaralandı, bunlardan ikisinin hayati tehlikesi devam ediyor, 103 kişi kafa travmasına uğradı, toplamda 8041 insan yaralandı. Şu ana kadar onlarca arkadaşımız tutuklandı; sanatçılar, gazeteciler, doktorlar, avukatlar başta olmak üzere birçok arkadaşımız hedef gösterildi ve baskıya uğradı. Kısacası yaşamsal hak taleplerimiz yoğun bir şiddet ve saldırı ile karşı karşıya kaldı, kalıyor…

Diğer yandan bazen basında kısa bir haber olarak rastladığımız adına iş kazası dedikleri “iş cinayetleri”, başka bir deyişle işyerlerinde canımızı alan bir şiddet de artarak yaşanmaya devam ediyor. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz ve emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ışığında tespit edebildiğimiz kadarıyla Haziran ayında en az 104 işçi hayatını kaybetti…
- 21 inşaat, 20 mevsimlik tarım ve 13 belediye işçisi can verdi…
- 11 kadın, 93 erkek işçi can verdi…
- 1’i 14 yaşında olmak üzere 5 çocuk işçi can verdi…
- Manisa’nın Milas ilçesine bağlı Güllük beldesinde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayan Tepe-Akfen Su ve Kanalizasyon İşletmesi’ne bağlı bir birimde 7 işçi zehirlenerek can verdi…

31 Mayıs günü Taksim’de patlayan öfkede Gezi Parkı’nın park olarak kalması talebi olduğu kadar, HES’lere, kentsel dönüşüme, istihdam politikalarına, cinsiyetçi saldırılara, yeni karakol-kalekol inşaatlarına… kısacası yıllardır emekçilere karşı uygulanan neo-liberal kapitalist ve gerici politikalara ve bunun uygulayıcısı olan AKP Hükümetine karşı olan bir birikim vardı. Yine bu öfkede resmi rakamlara göre son 10 yılda yaşanan 11 bin işçi ölümünün de payı vardı. İşte bu hissiyatlarla alanlardayız, parklardayız…

Bir yandan devlet direnişçilere yönelik saldırılar ve hukuk tanımaz uygulamalar içindeyken diğer yandan da geçtiğimiz günlerde kabul edilen bir Torba Yasa ile 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yer alan bazı uygulamaları erteledi. Buna göre 50’den az işçi çalıştıran Az Tehlikeli işyerleri için iş güvenliği uzmanı çalıştırılması zorunluluğu 2016 yılı Temmuz ayına, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta yer alan işyerleri için ise 2014 yılı Temmuz ayına bırakıldı. Yani saldırılar ve hukuksuzluklar yaşamımızın her alanında devam ediyor…

Bizler iş cinayetleri başta olmak üzere yapılan her türlü saldırıya karşı adalet, eşitlik, özgürlük ve onur mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz… Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Haziran’da iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 104 işçi mücadelemizde yaşayacak…

28 Haziran 2013 Cuma

Fatih Saraçhane Forum Notları (27 Haziran)

* 1. Gündem maddemiz olan çalışma gruplarının işleyiş biçimi konuşuldu ve ilk adım olarak 4 adet çalışma grubu oluşturuldu;
- Yaratıcı Eylem Oluşturma Grubu
- Medya Grubu
- İletişim (koordinasyon) Grubu
- Kültür ve Sanat Grubu

*2. Gündem maddemiz "biz kimiz? ne istiyoruz? neden buradayız?" tartışıldı ve ortak bir manifesto yazılarak çevreye bu manifestoyla seslenmeye karar verildi.

- İnsanlar dini inançları ya da etnik kökenlerine göre birbirinden ayrılmamalı.
- Manifesto için bir komisyon belirlenebilir, bu komisyon bir önyazı hazırlayıp tartışmaya sunabilir.
- Halk dilini kullanmalıyız. Burası Cihangir değil, Fatih.
- Biz bir düzen içinde yaşıyoruz ve bu düzene karşı çıkıyoruz. Bizi sokağa döken şey budur. Evlerimizde oturup birilerinin bizim için kurguladığı hayatı yaşamayı reddediyoruz. Biz artık kendi sistemimizi oluşturmak istiyoruz.
- Ortak, evrensel bir dil oluşturmalıyız. Onlar, bunlar diyerek kimseyi dışlamadan konuşmalıyız.
- "Biz şunları isteyenleriz, şunları istemeyenleriz" şeklinde bir tanımlama yapılabilir. Dille ilgili ise muhtaç olduğumuz kudret Anadolu'da mevcuttur.

   Kuru idik yas olduk
   Ayak idik bas olduk
   Havalandik kus olduk
   Uçtuk elhamdülillah - Yunus Emre
 
- 31 Mayıs öncesine kadar kullandığımız kelimelerle hiç bu kadar insana ulaşamamıştık. Gezi'de yeni bir dil oluştu, bu dili kullanalım.
- "Neden karşı geldik, neden başkaldırdık" sorularına kısa kısa cevaplar vererek bir iskelet oluşturulabilir. Herkes bir kağıda yazsın ve metin yazarlığı yapacak biri bu yazıları toparlasın.

* Söz alarak çemberin ortasına gelen lise 1 öğrencisi bir arkadaşımız;

- Benim anlamadığım birşey var, polis bizi korumak için para alıyor. Gezi'de insanlar kardeşlik yaptı ve başbakan polisi bize düşman etti. Tekrar gidip çadır kuralım ama polisten kaçmak yok direnicez, bu sefer biz kazanıcaz.
 
* Daha sonra okulda yaşadığı sıkıntıları, öğretmenlerinin ayrımcılık yaptığını düşündüğünü anlattı ve derslerinde ona yardımcı olmaya karar verildi.
* Forum esnasında parktaki çocuklara yüz boyama etkinliği yapıldı.
* Sokaklara yapıştırmak için basılacak yeni stickerların düzenlemesine karar verildi.
* Forum esnasında parkta asılı kalacak bir bez afiş yapmaya karar verildi, forum öncesinde parkta hep birlikte yapılacak.

27 Haziran 2013 Perşembe

Fatih Saraçhane Forumu Notları (26 haziran) ve Çocuk Resim Atölyesi Resimleri


* Taksim dayanışması toplantısına ve Abbasağa'ya giden arkadaşlar bilgileri aktardı ve duyurular yapıldı:

- Gezi Parkında şantiye kuruldu, alınan mahkeme kararına uygun davranılmıyor.
- Akpnin provakasyonlarına karşı biz onlardan değiliz, aslında buyuz bildirileri yapılsın.
- Ankara gibi müdahalenin devam ettiği yerler için sokak eylemlerine devam edilsin.
- Bütün forumlar her cumartesi 19:00'da Taksim meydanında toplanacak.
- "İçeri alınanlar suçluysa beni de alın ben de suçluyum" eylemi, kendini ihbar etme yapılacak.

* 1 Temmuz 12:30'da toplu halde bireysel iki tane dilekçe doldurulacak. biri kendini ihbar etme için diğeri ise başbakanlık ve dışişleri bakanlığına suç duyurusunda bulunmak için. (örnek dilekçeyi taksim dayanışması yayınlayacakmış)

Forumda bu akşam uzun süre diğer forumlarla iletişim ve koordinasyonu nasıl kuracağımız konuşuldu. Bazi notlar:

- Bütün forumların bir masa kuracağı bir "agora" kuralım. Bir alanda bir araya gelip her forum kendi kararlarını açıklasın.
- Geçen cumartesi anmada örgütsüz bir eylem vardı. Başlangıç belli, bitiş belli değildi. Polis müdahale etmese sabaha kadar orada mı duracaktık?
- Bütün bu enerjiyi bir noktada toplayıp en etkili yöntemi bulabilmiş değiliz. Tüm forumlarda bu konuşuluyor. Ama bu yeni bir deneyim zamanla olacaktır. Bu kadar insan ayağa kalktı ve bu enerjiye yazık olmasına gönlüm razı olmuyor.
- Taksim dayanışması toplanan tüm görselleri, bilgileri derlesin ve herkesin ulaşmasını sağlasın. Hareketin hafızasının oluşması gerekli.
- Mahallelerin örgütlenme, sokağa çıkma alışkanlıkları yok. Biz onlara belki kapıların çalıp fikirlerini alarak ulaşmalıyız
- Facebook sayfasına müdahale olsa birbirimizi nasıl bulucaz ? Telefon zinciri oluşturulmalı.
- Çalışma gruplarını kurmalıyız.
- Medya en büyük problem. Medyaaya karşı sağlam bir propogandamız olmalı. Videoları, gerçek görselleri yanımızda taşımalıyız. Madem medya bizi göstermiyor, medya biziz.
- Video arşivi oluşturalım.
- Belediye toplantılarına dahil olalım. İlçe meclislerinde alınan kararlar 15 gün panoda askıda kalır ve itiraz gelmezse kanunlaşır. Bu kararları takip edip toplu itirazlarda bulunalım, belediyeyi basalım.

* Forumun sonunda, perşembe forumunda çalışma gruplarının belirlenmesine, herkesin kendi mesleği ve ilgi alanlarına göre eylemlerde bulunmasını konuşmaya karar verildi.

*Ayrıca resim atölyemizin ilk günü çok başarılı geçti, bugün de yüz boyamayla beraber devam edecektir.
ÇOCUK RESİM ATÖLYESİ'NİN BİRKAÇ FOTOĞRAFI EKTEDİR.





26 Haziran 2013 Çarşamba

Fatih Forumu Notları (25 Haziran)


25.06.2013 Tarihli Fatih Forumu Dökümü
Gündem Maddeleri
1-) Fatih Forum için yapılabilecekler ve işleyiş şeması
2-) Taleplerimiz ve Özgürlükler Çizgisi
3-) Yapılacak Somut Faaliyetler

Tartışma ve bilgi alışverişi kısmında;
Fatih Forum için yapılabilecekler ve işleyiş şeması başlığında dile getirilen fikirler; 
a-) Öncelikle bölgede bulunan direnişcilerin uzak bölgedeki forumlara yönelimini Fatih Forum'a çevirmek için yapılması gereken çağrılar.
b-) Daha fazla insana ulaşıp gerek kendimizi ifade etme gerek ise şikayetlerimizin ve taleplerimizin ortak çıkarlarımıza olduğuna dair bilgilendirme.
c-) Yapılacak organizasyonlar için sorumlu ve gönüllülerin görev üstlenmesi

Taleplerimiz ve Özgürlükler Çizgisi başlığında dile getirilenler;
a-) Öncelikle taleplerimizin hepimizi kapsayacak şekilde tabana indirgenmesi
b-) Her şeye mi? Yoksa belli başlıklara mı özgürlük? tartışması
c-) Taleplerin tek tek yazılı hale getirilmesi ve bir talep havuzu oluşturulması

Yapılacak Somut Faaliyetler başlığında alınan kararlar;
1-) 26.06.2013 Saat 20:00'da Fatih Forum'da çocuklar için resim atolyesi kurulması
2-) Resim atolyesine davet edilecek aileler ve çocuklar için ikramların katılımcılar tarafından temin edilmesi (Pamuk Eller Cebe)
3-) Fatih Forum'a davet temalı sticker'ların kullanımına başlanması
4-) 06.07.2013 Tarihinde planlanan "Ekümenopolis" adlı filmin Forum'da açık hava gösterimi

Faaliyetler için aciliyetine göre ihtiyaçlar
1-) Resim atolyesi için boya, kalem, resim defteri kağıt vb her türden materyal
2-) Aileler ve çocuklar için ikram edilecek yiyecek içecek temini
3-) Sticker'ların üretimi için matbaa, baskı evi vb (Tanıdık, eş, dost, direnişci vb bulabilirsek maliyetine bastırma şansımız olur. Sonuçta biz ödeyeceğiz.)
4-) İlgili tarihte film gösterimi için Projeksiyon cihazı, Perde, Ses sistemi ve jeneratör.

Ayrıca Resim Atolyemiz için 4 gönüllümüz mevcut.

Fatih Saraçhane Forumu Notları (25 Haziran)

* Önceki konuşmaların sonucu olarak Fatih foruma insanları davet edecek stickerlar hazırlandı ve yorumlar yapıldı. 
* "Ekümenopolis" filminin gösterimi ve söyleşi için yönetmen İmre Azem'le görüşüldü ve film gösterimi günü 05 temmuz cuma olarak kararlaştırıldı. Ayrıca duyurusu ve facebook etkinliği yapılacaktır.
* Fatih foruma en uygun olacak karar verme yönteminin ne olduğu tartışıldı ve her alınan karar için görev alacak kişilerin belirlenmesi yoluyla hızlıca ilerlemeye karar verildi.
* Resim atölyesinin ilk günü olarak çarşambada karar kılındı. Çocukların çalışacağı alanı renkli kurdeleler, balonlarla cazip hale getirmeye karar verildi.
* Taleplerimizin herkesi kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği konuşuldu.
* Fatih forumun "özgürlükçü" bir forum olduğuna vurgu yapıldı.


- Benim ırkçıyla, şekilciyle yan yana olmam mümkün değildir.
- Olası siyasi oyunlara karşı duruşumuzu belirleyelim. Burası özgürlüklerin yeridir. İslamofobik, homofobik, ırkçı, milliyetçilerin yeri değildir.
- Ben alevi olduğumu işyerindeki arkadaşlarıma sonradan yavaş yavaş anlattım. İnanmayanlar hatta inanmak istemeyenler oldu. Gezi olaylarında onlara neler olduğunu anlattım, fotoğrafları gösterdim. Biz kardeşliği bu olaydan öğrendik.
- Farklı amaçlardaki örgütler gücü bulup yerleşmeye, çoğalmaya başlamışken "kimsenin askeri değiliz" tarzındaki sesler yükseldikçe toparlanıp gitmek zorunda kaldılar. Biz örgütlü bir halde o grupları aramızdan çıkarttık.
- Farklılıklarımızı ortaya çıkartmak bence doğru değil. Ben kürdüm, ateistim, sosyalistim. Bunları bağıra bağıra söylemek zorunda değilim. Ben saadet partili biriyle de yan yanan gelebilirim. Fikirler konuşulduğu sürece bir arada durabiliriz.
- Sanki herşey olabiliyormuşuz da söylemek zorunda değiliz gibi bir durum yok. Biz "olamıyoruz" ve bunu söylemek zorundayız. Burada söylemeyeceksem nerede söyleyeceğim ?
- Ben eşcinsel olduğum için ailem beni evden kovdu. Şimdi kiramı ödeyebilmek için 16 saat çalışıyorum ve sonra buraya geliyorum. Burada biri bana homofobik söylemlerde bulunacaksa onu parkın dışına davet ederim. 
- :Toplumsal olaylarda bireysel tepkiler toplumu bağlamaz. Birkaç başörtülü kişiye saldırıldıysa bu bütün Gezi parkını bağlamaz. Gezi bu ülkeye eşitliği gösterdi. Biz Gezi'de herkesin bir noktaya yiyecek bırakıp "akşam kalanlar içindir" yazdığını gördük. Biz mülkiyetsizliği başardık. Bundan daha kutsal birşey olamaz. 
- Kimsenin sihirli değneği yok. Yıllardır bu ülkede insanlar ırkçılıkla yaşadılar. 20 günde bunu değiştiremeyiz ama kendimizi değiştirdik. Burada türbanlı biriyle ateist biri yan yana oturup tartışabiliyor.


* Pazar günleri ailece yapılacak piknikler organize edilecek, bu pikniklerde Fatihteki diğer forumlarla birleşip tanışılacak.
* Parkta yemek yemeye, etrafa ikram etmeye başlanacak.
* Haftaiçi her akşam 21:00'de Saraçhane Parkında (itfaiye yanı) toplanılacak.

25 Haziran 2013 Salı

Fatih Saraçhane Forumu Notları (24 Haziran)

Fatih Forum 24 haziran 2013
Saraçhane Parkı

5.sini yaptığımız forumda önce gündem başlıkları belirlendi;

*Ethem Sarısülük'ün katilinin serbest bırakılması
*Cumartesi günü Taksim'de olanlar
*Seçim barajının kaldırılması ya da düşürülmesi
*1 Temmuzda bankalardan para çekme boykotu
*Fatih'e özgü yaratıcı eylemler
*Kentsel dönüşüm ve Fatih


- Eğitim-Sen'den gelen bir mesaj iletildi. Salı günü saat 19:00'da Taksim tramvay durağında Ethem için toplanılacak.
- Toplu şekilde yürümekten daha yaratıcı işler yapılmalı. Taksim civarındaki esnafa zarar veriyoruz. // Ethem'in katili biliniyor ama diğerleri arada kaynıyor, direnişçilere bile mâl edilebilir. // Kendimizi anlatan estetik stickerlar, slogan içermeyen küçük bilgiler yayabiliriz.
- Hem Ethem için hem de direnişimiz için tüm bilgiler kağıt paraların üzerine yazarak kolayca yayabiliriz.
- Ethem'in katili polis değil devlettir. Sivas'ı, Dersim'i yakan polis değil devletti.
- Ceza hukukunda cezaların şahsiliği ilkesi vardır. Her polis her eylemciye ateş açmadı. Görevini kötüye kullanan "birey" cezalandırılmalıdır.
- Polis alanda bir kadına "dua et seni vurmuyorum" dedi. Polis artık Allah kesilmiş durumda. // PTT'ye bile gitsek oradaki veznedar çok kötü davranıyor. Onların bizim paramızla orada olduklarını hatırlatmalıyız.
- Başbakanın tutumu ayrı bir konu başlığı olmalıdır. (bu başlık ertesi güne bırakıldı) Hala cami, türban olaylarını söylüyor ve hiçbir ispatı olmamasına rağmen her mitingte tekrarlamaya devam ediyor.
- Silahı sıkan da suçludur, emri veren de suçludur. Bunu unutmayalım.
- Katil tamamen serbest bırakılmadı, tutuksuz yargılanıyor. Bunu netleştirelim.
- Bu davanın kapanmasına fırsat vermeden acil olarak bu konuda çalışmalıyız.
- Gündem çok hızlı değişiyor. 1 hafta içinde sansasyonel bir olayla bunu unutturmaya çalışacaklar hep böyle oldu. Bu kez unutturmayalım. // Akp mitinglerde Atatürk posterleri kullanmaya başladı. (Erzurum) Şimdiye kadar hangi mitingte kullanılmıştı? 


- Dünyada çok büyük olaylar oldu, bu direnişin en önemli etkisi bizi bir araya getirmesidir. Cumartesi gününden anladığım şu ki forumları asla bırakmamak çok önemli ve çevremizi de toplayıp getirmeliyiz.
- Direnişin nerden başladığını unutmayalım. Konuları konuşurken merkezden uzaklaşmadan konuşalım. Toplayıcı ve birleştirici olmalıyız.
- Akp Şanlıurfa milletvekilinin oğlu üniversite sınavında kendi yerine başkasını sınava soktu. yakalandı ve ceza almadı. Bu sınavlardan hepimiz çok çektik, ayrımcılığa sessiz kalmayalım
- Esas meselelerden uzaklaştıkça insanlar forumları bırakmaya başladı.
- Cumartesi günü polis ara sokaklara saldırdı. Gerçek mermi kullandıklarını gözlerimle gördüm. Polis Cezayir sokağında bizi kovaladı yakaladığını öldüresiye dövdü. Sadece yanlarında solüsyon var diye gözaltına alınanlar oldu. Mephisto gibi mekanlar bizi destekliyor, malzemelerimizi onlara emanet edebiliriz.
- "Karanfile bile tahammül edemediler" edebiyatını bırakalım. Bu artık romantizm. Karşımızdaki insanları tanıyalım ve gerçekçi olalım.
- Esnaf mağdur oldu ama hatırlatmak lazım ki zararı veren biz değil polisti.
- Artık çatışmalar çok fazla oluyor. Forumlara insan çekmek çok önemli.
- Ticari boykotu yaparken "neden" yaptığımızı da anlatan ilan ve stickerlar yapalım.
- Taksim Dayanışması'nın her cumartesi 19:00'da Taksim'de toplanma kararına dair, polisin müdahalesine gerek kalmadan dağılmalıyız. Polisi düşman bellemek bize kan kaybettirir diye düşünüyorum.
- Taksim'de tek kapalı mekan "saray" ve "kızılkayalar". Gezi'de çevredeki esnaftan alışveriş yapalım kararı çıkmıştı. Bir esnaf rahatsız olmuş olabilir ama diğerleri desteklemeye devam ediyor.
- "Esnafı napıcaz?" sorusu bu tarz direnişlerin çok işine yaramaz. Çok temelsiz ve büyük bir kitlesi olmayan boykotlar çok etki yaratmıyor . Yanlış olduğu için değil yapısal olarak etkisi olmuyor. Yoksa ıslak hamburgerciden bana ne! 
- Politik taleplerimizi tekrar konuşmalıyız. Bütün forumlarda bunu söylemeliyiz ki, " biz kimsenin askeri değiliz ve eski Türkiye özlemi içinde değiliz, biz yeni bir Türkiye istiyoruz." // Yarın öbür gün büyük örgütler parklara sahip çıkmaya başlayacak. Bunların önünü şimdiden kesmeliyiz.
- Kardeşlik çok kıymetli ama sahte kardeşlik de var. Dikkatli olmalıyız.
- Şiddet gören raporlu ya da raporsuz herkes İHD'ye  gidip dilekçeyle şikayette bulunsun.
- Polis çalıştığım ajansa baskın yaptı ve iki kadın arkadaşa zorla çıplak arama yaptılar. Bu bir insanlık suçudur!


- Milletvekili seçim biçimi daha önemli. Vekillerimizi biz değil parti seçiyor. Eskiden ön seçim yapılırdı artık yapılmıyor.
- "Seçim bir şeyi değiştirecek olsaydı en önce o yasaklanırdı." Seçimin bizi oyalamak için önümüze atıldığını düşünüyorum. Seçim olsun o parti değil diğeri gelsin ama esas biz ne istiyoruz? Biz onurlu bir yaşam istiyoruz, demokrasi istiyoruz. Bunları netleştirip gündeme getirmeliyiz.
- Parti kurmak yerine milletvekili çıkartmak daha iyi olabilir. Şunu düşünelim, siyasetle bu kadar uğraşmak bize ne getirir? // Birşeyler hemen olsun istiyoruz bu eski bir alışkanlıktır. // Biz burada konuşurken birileri plan yapıyor. Ben aday oldum diyen biri çıkıp forumlardan oy isteyecektir. O zaman bizim belirlediğimiz listeyi imzalamalıdır. Bu listeyi, manifestoyu şimdiden hazırlamalıyız.
- Bağımsız adaylar çıkartalım. Mecliste 20 tane Sırrı Süreyya olsa fena mı olur ?
- Verilmeyen oylar beğenmediğimiz partilere yarıyor.
- Hepimizin ortak çatıda buluştuğumuz konu polis şiddeti. Seçim zamanı geldiğinde adayların polis şiddetiyle ilgili programlarına bakarak karar verebiliriz.
- Gezi'nin ruhunun kalıcı olmasını istiyorum. Demokratik olmayan, haksızlık yapan işyerlerini boykot edelim.


- Mecidiyeköy Trump Towers'da insanların gözlerini bağlayarak yere yattıklarını gördüm. mağazalardan bile insanları çağırdılar. Çok ilgi çekti. Buna benzer sessiz ama etkili eylemler üretebiliriz.
- Yere düşen yapraklara notlar yazarak otobüslere, duraklara, kafelere bırakalım.
- Mekanların tuvaletlerindeki reklamlar ilgi çekiyor, oralara müdahale edelim.
- Marketlerdeki su şişelerine sticker yapıştıralım.
- Otobüslerdeki küçük ilan yerlerine not kağıtları bırakalım.
- Bir yandan başörtülü kardeşlerimiz fabrikalarda 12-14 saat çalıştırılırken diğer yanda Armine, Aker, Tekbir gibi firmalar uçuk fiyatlara eşarp satıyorlar. Bu markaları boykot edelim.
- Belli periyodlarda fanzin çıkartabilir, kafelere dağıtabiliriz. Ücretsiz ve kaliteli bir yayın herksin dikkatini çeker.
- Cami cemaatiyle tanışmamız lazım. 
- Ramazan geliyor, burada sempati kazanmalıyız-. Hep birlikte iftar, sahur yapalım.
- Gezi parkı direnişçileri olarak Gazze'nin de yanında olduğumuzu gösterelim.
- "Dindar" ve "dinci" kavramlarını ayıralım. Dindar insanlar bizimle beraber. Dinciler ya nidinden rant sağlayanlar Akp'yle birlikteler. Akp dindar değil dincidir. Fatih'teki dincilere karşı dindar arkadaşlarımıza çok iş düşüyor.
- Eskiden beri söylenen bir laf vardır, seçimde Fatih'i alan Türkiye'yi alır. Fatih tüm Türkiye'nin özü gibidir. Son seçimlerde Akp Fatih'ta % oy aldı. "Yetmez ama evet"çiler burada. Akp gücünü çok abartmayalım. Burada işimiz daha kolay, Gezi ruhunu burada uçurabiliriz.
- Dışarıdan Fatih'e karşı bir korku var. Bunun aşılması lazım. // Ramazan ayı İslam'a aykırı olarak en çok tüketim yapılan aydır. Biz burada, Fatih'te "tüketmiyoruz, tüketmek yerine paylaşıyoruz." kampanyası başlatalım. Herkes elinde ne fazlaysa getirsin ve az olana versin. Alanda halka açık iftarlar yapalım, herkes evinde ne varsa getirsin.


-Gezi parkı neyse Ayvansaray-Balat da odur. 200 yıldır orada yaşayan, yıllarca Almanya'da çalışıp bu evlere sahip olmuş insanların elinden tapuları alınıyor ve Çalık grubuna veriliyor.
- Kentsel yenileme alanları Gezi ruhunun yer alacağı en önemli noktalardır. Forumları oralara da taşımalıyız.
- Şişhane metro geçiş köprüsü UNESCO'nun tüm uyarılarına rağmen yapıldı.
 
*Forumun sonunda çocuk resim atölyesi açılmaya karar verildi. Bugünden itibaren herkes kağıt, kalem, boya ne varsa getirecek ve parkta bulunan çocuklarla çalışmaya başlanacak.
* Her akşam saat 21:00'de Saraçhane parkında buluşmaya devam ediyoruz.

20 Haziran 2013 Perşembe

Fatih Saraçhane Forum Notları (20 Haziran)


Forumda konuşmacıların gündem talepleri:
-  Seçim barajının düşürülmesi gerekir,
-  Yerel meclislerin, belediyelerin icraatlarında söz sahibi olması gerekir,
- Forumlara katılan kişileri temsil edecek lider değil sözcüler olmalı; bu kişiler adaylaştırılmalı,
-  Gezi Parkı olayları süresince, şiddettin uygulanmasında sorumlu olanların yargılanmalı,
-  Karşıt görüşte insanlar sosyal medya üzerinde ötekileştirilmemeli,
-  Gezi Parkı’nda her ne kadar samimi bir ortam olsa da, park içerisinde ayrımcılıklar yaşanmıştı. Bu daha sonra sosyal medyada ötekileştirmeyle devam etti. Forumlara ‘ötekileştirilen’ kişiler ve gruplar olmalı.

Katılımcıların konuşmalarından özetler:

“AKP tabanına ilişkin olarak karşı tutum sergilemek doğru bir davranış değil. Muhalefetiyle, hükümetiyle bütün bir sistemi eleştirmek gerekiyor. Sosyal medyada AKP’lileri  çok fazla eleştiren söylem vardı. Onların da taleplerini dinlemeliyiz.”

“Bir Kürt olarak, Gezi Parkı’nda beni rahatsız eden şeyler oldu. Herkes gibi astığımız bayraklarımız kaldırıldı. Uludere’de ölenlerin isimlerini ağaçlara astık; ancak gördük ki ertesi gün isimler kaldırılmış. Bu Gezi ruhuna ters bir davranıştır. Her kim iktidara gelirse gelsin, herkesi farklılıklarıyla ama herkesi eşit kabul etmeyen hükümet olmadıkça ben mutlu olmayacağım.”

“Seçim barajının kaldırılması gerekiyor. Çünkü benim kullandığım oy boşa gidiyor. Mecliste şu an beni temsil eden hiçbir parti yok. Ben temsil edilemiyorum.”

“Kredi kartı kullanmayın. Borcu olan insan düşünemez. Eğer protesto yapıyorsak bunu ortaya çıkaran sistemi protesto etmeliyiz. Ben 25 yıldır sistemi protesto ediyordum ve kendimi yalnız hissediyordum. Bu kadar insanın sisteme karşı durabildiğini görünce kendimi güçlü hissettim.”

“Gezi Parkı’nda kardeşçe bir ortam vardı; fakat bence bu sahte bir kardeşlikti. Gezi Parkı’nda başörtüsünü savunan insanlardan hiçbiri 28 Şubat sürecinde kimse ses etmedi. Ben bu insanlarla kardeş olamam.”

“Şimdi akıma Grup Yorum’un bir türküsü geliyor: Başına bir şey gelirse, parklara gel parklara… 
Büyük siyasi taleplere henüz ihtiyacımız yok. Bize bakiye kalan Gezi Parkı taleplerini değerlendirmeliyiz.”

“AKP özgürlük arayışını sokaklara döktü. Zamanında eleştirdiği kişilerin aynısını şu an AKP yapıyor.  ‘Buradan parti çıkaralım’ fikri bizi tekrar ayırır. Zamanında, 99 depremiyle sokaklara dökülüp birlik olan halk, depremin etkisinin geçmesinden sonra evlerine dönüp tekrar sistemin çarkı haline geldi.“

“Yirmi gündür birlikte çok güzel bir söylem geliştirdik; fakat oradayken birtakım olaylarda başörtülere karşı saldırı olduğu iddiası vardı. Bunun doğruluğu-yanlışlığı tartışılır. Fakat bu gezi ruhuna aykırı… Hep birlikte olabiliriz, biz orada sizinle birlikteydik. Şimdi de siz bizinle birlikte olun. Buna karşı bir basın açıklaması yapabiliriz.”

“Bu şehrin insanı olarak, belediyenin icraatlarına katılabiliriz. Haydarpaşa’ya karşı destekçi olabiliriz; sivil tepki ortaya koyabiliriz.”

“Türkiye’de yaşanan olay, sorgulayan topluluk oluşma biçimi… Gezi olaylarında ortak nokta doğaydı,  genel manadaysa tüm hak ve özgürlükler olarak gelişti. İnsanlar, burada şunu sorgulamalı: Nedenler neydi, kitlesel örgütlenme üzerine nasıl düşünebiliriz.”

“Ben olayların tamamında vardım; ancak hiç taş atmadım, hiç şiddetle karşılık vermedim. Evet, şiddete karşı şiddet kullanılabilir. Gezi’de yeni politize olmuş gençler, bütün ömürlerini barikatlarda geçirmeye başlayınca olayı Counter-Strike oyununa çevirdiler. Çatışmalar sürerken de, çadırlarda insanlar bir araya gelip politika konuşmaya devam ediyordu. Barikatlardakiler, çadırdakilere ben taş atabiliyorum, ben süperim hiyerarşisi oluşturdular. Hatta, direnmeyecekler maskelerini sahneye bıraksın dediler. Oysa direnişçiler ayrı bir kitle değildi ki… Gezi taş atanlarla, barikattakilerle kazanılmadı; insanların ısrarla meydanlara gelmesiyle kazanıldı. Yani hep birlikte kazandı.”

“İnsan öldürüp ağaç eken bir anlayış var. İnsan olduğumuz ve yaşamaya hakkımız olduğu için burada durduğumuzu unutmayalım. Korku imparatorluğunu yıkmak için inadına durmalıyız. ”

“Forum çıkan talepler önemli, eylemleri organize etmek için komiteler kurabiliriz.”

“Şu an bulunduğumuz park, Saraçhane Parkı. Fatih için önemli bir yeri var. Fatih Belediyesi’ne başvuruda bulunarak buranın ismini Abdullah Cömert olarak değiştirebiliriz.”

“Ben İskenderun’dan geldim. İstanbul’da Siyasal Bilimler’de okuyorum. En önemli eksiklik birbirimizi tanımıyoruz. Birbirimizin kültürünü ve geçmişini bilmiyoruz. Gezi Parkı’nda belirli şeylere aldırış ediliyor. Çevreyi kirletenler de var orada. Bu da bilinç seviyesinin artmamasından kaynaklanıyor. Birbirimizin kültürünü bilmiyoruz. Ayrışmaya yol açan söylemler kullanıyoruz. Diktatörlüğe son cümlesine inanmıyorum; ölenler için bir adım öne diyorum. ”

“Bugün 33 kişi Çağlayan’a götürüldü, terör örgütü olmakla suçlanacaklar. Birçoğu tutuklanacak. Cadı avı devam edecek. Tutuklanan, yaralanan insanlara sahip çıkalım. Bunlara izin vermeyelim.”

“Sorun AKP diktatörlüğü mü? Bu nerede kalmalı, tartışmalıyız. Mesele ne, bir rejim mi sistem meselesi mi? Adalet arayalım, adalet arama biçimlerimizi oluşturalım. Emri veren de önemlidir, tetiği çeken de önemlidir.”

Yarın 21.00’de Fatih Saraçhane Parkı’nda, dördüncü toplantı için buluşuyoruz.
(facebook.com/fatihforum)