Sinop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2013 Perşembe

Sinop Forumu Notları (16 Temmuz)

16.7.2013 tarihli forumumuz, 22:00 dolaylarında, Sinop Barış Manço parkında, 100-150 arasında değişen sayıda bir katılım ile gerçekleştirilmiştir.
Alınan kararlar, dile getirilen görüşler ve öneriler aşağıda sunulmuştur.

KARARLAR:
1.       15 TEMMUZ 2013 TARİHİNDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLEN GÖZALTINA ALMA OPERASYONLARI SİNOP PARK FORUMU TARAFINDAN KINANMIŞTIR.
2.       Bir sonraki forum tarihi 19 Temmuz 2013 Cuma günü olarak belirlendi. 21:30’da Uğur Mumcu meydanında toplanıp, Barış Manço parkına yürünmesi kararlaştırıldı.
3.       18 Temmuz Perşembe günü Pazar yerinde bildiri dağırımı için 12:30’da Cumhuriyet İlköğretim Okulu önünde buluşulmasına karar verildi.
4.       Nükleer- Termik santral Eylemlerde, bisiklet etkinliklerine yer verilmesi kararlaştırıldı.
5.       Öner-Soner-Güneş arkadaşlarımızın isimlerinin ölümsüzleştirilmesi için isimlerinin bir sokağa verilmesi ve bir anıt hazırlanması yönünde harekete geçilmesi kararı alındı.
6.       Film gösterimlerinin yapılması fikri onaylandı.
7.       İlerideki forumlarda serbest kürsü uygulamasının yanı sıra, önceden belirlenmiş bir tema etrafında da tartışma yürütülmesi kararlaştırıldı.
8.       Yeryüzü sofraları etkinliğinin bir sonraki forumda ele alınamı kararlaştırıldı.

Dile getirilen görüşler:
1.       Konuşmacı: Palalı saldırganlara ilişkin Paris Konunünden örnek vererek küçük bujuvazinin sistemin güçelrinin yanında yer aldığını söyledi. Halkın hükümeti istemediğinin ortaya çıktıüını belirterek emek ve demokrasi örgütlerinden bazılarının direnişe uzak kaldığını belirtti. Devrimci dayanışmanın konunması gerektiğni vurguladı.
2.       Konuşmacı: Yaşanan son 1-2 aylık süreçte, “gezi ruhu” ve “komünal yaşam” kavramları ile tanıştığımızı belirterek, bu sürecin bir yönünyle direniş bir yönüyle de kurucu özellik taşıdığını ifade etti. Yerel sorunların aşılması yönünde gayret içerisinde bulunulması gerektiğini belirterek, Nükleer Karşıtı mücadelede kaybettiğimiz Soner-Öner ve Güneş arkadaşlarımız adının bir yürüyüş yoluna verilmesi için teşebbüste bulunulmasını önerdi.
Gezidirenişinde ırkçı ve cinsiyetçi söylemlerin dışlandığını ve bunun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Gezi direnişinin gelişiminde kendiliğindenliğin yanısıra Gerze Mücadelesi, HES karşıtı mücadele, ataması yapılmayan öğretmenler, kürt sorununun barışçıl çözümü için verilen mücadeleninde bir alt yapı teşkil ettiğini etti ve yaşam tarzına müdahelenin bu sürecin sadece bir parçası olduğunu dile getirdi.
AKP’nin yarattığı islam algısına karşı, yine müslümanlar içerisinden çıkan Anti-Kapitalistlerin bulunduğunu ve sermayenin bütününe karşı mücadeleye eklemlenebildikleri tespitinde bulundu.
3.       Konuşmacı: Nükleer santrale karşı mücadele eylemlerinde bisiklet etkinliklerine de yer verilmesini önerdi.
4.       Konuşmacı: Amasya’dan Sinop’a tatil için geldiğini ve forumun olacağını duyunca katılmadan edemediklerini belirtti ve forumlar da katılımcı sayısına takılınmaması gerektiğini belirtti. Gezi direnişinin bir uyanış olduğunu ve en önemli sloganın “birleşe birleşe kazanacağız” olduğunu dile getirdi. Gezi direnişinin nereye evrileceğinin önemini belirterek, ne kadar yerelleştirirsek o kadar başarılı olacağını savundu. Katkı sunmak istiyorsak, bu ruhu her yerde tartışmamız gerektiğini belirtti. Yerel seçimlerin yaklaştığını hatırlaratak, rantçı değil halkçı belediyecilik anlayışının, kent meclislerinin, doğrudan katılımın ve gerketiğinde yerel yönetimlere müdahelenin mümkün olacağı bir ortam yaratılması gerektiğini savundu. Bergama direnişinin Bergama ile sınırlı kaldığı için unutulduğunu hatırlatarak, Gezi Direnişinin İstanbul ile sınırlı kalmayıp ülke genelindeki mücadeleler ile birleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
5.       Konuşmacı: Forum sırasında sigara içilmesinden rahatsızlık duyduğunu belirtti. “Nükleer ve termiğe karşı bizbize konuşarak kendimizi tatmin etmeyelim, köylere gidip bilgilendirici çalışma yapalım” dedi.
6.       Konuşmacı: Öner-Soner-Güneş anması 7 yıldır hep aynı yüzlerle yapıldığını belirterel, bu anmayı kitleselleştirmek için pazar yerinde bildiri dağıtılması önerisinde bulundu.
7.       Konuşmacı: Fedakarlık, dayanışma, komünal yaşam, militan mücadele ve direnişin; Sinopun mücadele açısından ihtiyaçları olduğunu, bu zamana kadar bunlardan uzak kalındığını belirtti. Yeniden örgütsel bi planlama ile Sinop’un bütününü kapsayan yeni bir harekete ihtiyaç duyulduğunu savundu. Karadeniz’in uzun zamandır kapitalist talana maruz kaldığını belirterek, geçmişin sorunlarını doğru bir tarzda ele alıp, geleceğe dair planlama yapmamız gerektiğini ifade etti. Sinop’ta 18 Şubat’ta ırkçı bir saldırının yaşandığını hatırlatarak, demokrasi güçlerinin gereken özelştiriyi veremediğini belirtti.
8.       Konuşmacı: Rantsal dönüşüme karşı bir film Ekümonopolis belgeselini hep birlikte izlemeyi önerdi.
9.       Konuşmacı: “Kitleselleşebilmek için konuştuğumuz insanlara cahil gibi davranmamalıyız ve onların da “birey” olduğunu, özgün düşünceleri olduğunu kabul etmeliyiz, anlamaya çalışmalıyız” dedi
10.   Konuşmacı: Bildiri dağıtılırken, kişilerle iletişim de kurulması gerektiğini, diyaloğa geçip sabır gösterilmesi gerektiğini vurguladı. “Müslümanlıktan ne anladığımız önemli; AKP’nin yaptığı ile inandığı, söylediği şey arasında yüzlerce fark var” dedi.
11.   Konuşmacı: Ehliyetlerin yenilenmesi ile ilgili harcın düşürülmesi ile vatandaşın cebinde 200 Milyon kaldığı belirtti. SBS’de hata yapıldığını, yeniden hesaplama yapılsa bile standart sapma nedeni ile birçok kişinin hakkının yenmiş olacağını hatırlattı. Gerzeli direnişçilerin Gezi eylemlerine katıldığını, Sinop halkının ise bu konuda pasif kaldığını dile getirdi.
12.   Konuşmacı: Karşımızdaki kişinin ne düşündüğünü anlamaya çalışmadan, kendi derdimizi anlatmaya çalıştığız yönünde eleştiride bulundu. “Gezi’de Laiklerle İslamcılar, Alevilerle Sünniler barıştı; çünkü bir diyolog kuruldu” dedi. Gezi’nin aynı zamanda bize devletin ideolojik aygıtlarının rolünü de gösterdiğini belirtti. “Medyanın gerçek yüzünü gördüğümüz gibi, eğitimin de gerçek yüzünü görmeliyiz, Gezi bunun da önünü açtı” dedi. “Çözüm için diyalog önerisini vurgulayarak, etkileşimde bulunmadığımız insanları nasıl aydınlatacağız” dedi.
13.   Konuşmacı: “Hükümet ayarını şaşırdı iyice; halkın hükümete yüklenmesi, kendi örgütlenmesini kalıcı hale getirmesi lazım. “Örgütlenme” deyince bir çekingenlik oluşuyor; forumlarda örgütlenme üzerindeki perdeyi kaldırmamız gerekiyor” dedi.
14.   Konuşmacı: “Gezi olayları çevre meselesi ile başladı. Polis müdahelesinden sonra insanlar devlatin gerçek yüzünü gördüler. Kapitalist bir sistem temiz çevre ile çalışmaz. Bu sistem böyle devam ettiği sürece çevre hep harap edilecek. Sistemin deyişmesi gerek. Gezi olaylarından sonra özellikle gençler medyanın nasıl yandaş olduğunu ve gerçekleri çarpıtarak aktarfığını fark etti. Kimin yöneticini değik, nasıl yönetileceğini tartışmak gerek. Önce gençler çıktı sokağa… muhalefet yokluğu olduğunu düşünüyorum. Tarihi MEB kitaplarından öğrendik, herkes tarihi bir de internetten araştırsın.” Dedikten sonra şu önerilerde bulundu:
a.       Forumlar daha somut talepler üzerinden tartışmalar yürütmeli; mesela anayasa tartışılmalı, vatandaşlık tanımı dillendirilmeli, seçim barajının düşürülmesi yönünde sonut adımlar atılmalı.
b.      Yeryüzü sofraları Sinop’ta da kurulsun
15.   Konuşmacı: “Üçüncü forumda doygunluğa ulaştık, artık sonut taleplerimizi sunuyoruz.” Dedi ve şu önerilerde bulundu:
a.       Öğrencilere yapılan gözaltı operasyonunu protesto edelim, bildirimize yazalım
b.      Forumun teknik işlerini yürütmek amacıyla koordinasyon ve komiteler kurulmalı
16.   Konuşması: “ İnşaat işçisiyim, ,nşaatlarda çok sayıda insan ölüyor. Bunları yandaş medya göstermiyor. Kredi kartımızla yaptığımız alışverişler geçmişte tefecilerden alınan paralar gibi, Örgütlü bir halkı hiç kimse yenemez” dedi.
17.   Konuşmacı: “Bütün forum AKP üzerinden yürüyor. AKP yıllardır süregelen devlet geleneğinin bir parçasıdır. Yalnızca 10 yıllık bir dönemde olan bir şey değildir. Yoksul kesimle nasıl iş birliği kuracağız; bunu tartışmalı ve irdelemeliyiz.” Dedi ve önerilerde bulundu:
a.       Şiirle, öyküyle, romanla ilişkisi olmayan bir direniş hiçbir yere varmayacaktır. Kitap okuma etkinlikleri düzenlenebilir
b.      Yeryüzü sofraları etkinliği burada da düzenlensin.
18.   Konuşmacı: “Devletlerin kendilerine özgü bir sömürü düzeni vardır; ben AKP kadar yapanını görmedim. Tüm kurumları kadrolaştırmak suretiyle “AKP DEVLETİ” olarak karşımızdalar” dedi.
19.   Konuşmacı: “Bundan sonraki seçimlerimizde barışı tesis edecek, içinde bulunduğumuz süreci devam ettirecek bir hükümet kurmalıyız.”
20.   Konuşmacı: Feridun Düzağaç’tan alıntı ile “Foyası Gezide ortaya çıkmış bir medya…” diyerek, bunun üzerinde ciddiyetle düşünülmesi çağrısında bulundu. Doğu-Batı arasındaki farkları kimin yarattığını düşünmemiz gerektiğini belirtti.

ÖNERİLER:
·         Ankara Güvenpark platformunda yürütülen Ethem Sarısülük imza kampanyasına katılım çağrısında bulunuldu. 19 Temmuz Cuma günü yapılacak forumda imza toplanabileceği belirtildi.
·         22 Temmuz Öner-Soner-Güneş anmasına dilek fenerleri ile gelinmesi önerildi.

14 Temmuz 2013 Pazar

Sinop Forumu Notları (12 Temmuz)

Moderatörler: Bilgin B. Ve Türkan D.
1.       Oturumun başında, Gezi Parkı Direnişlerinide kaybettiğimiz kardeşlerimiz Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Can Cömert, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım ve Ali İsmail Korkmaz için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.
2.       Bülent K.: Direniş esnasında gezi parkında yaşanan bir olayı anlatıp, “Gezi parkında polis tarafından yapılan orantısız şiddet kullanımı sonucuda insanlık dramı yaşanmakta” olduğunu ifade edip, gezi parkında gerçekleştirilen eylemlerin çok anlamlı, dayanışmaya dayanan ve parti-din-ideoloji-vs. ayrımı gözetmeksizin bir araya gelen insanlarca gerçekleştirildiğini dile gitirdi.
3.       Şerife T.: Gezi şehitleri için bir şiir okuyup, 2 haziran tarihinde Eskişehir’de faşistlerin saldırısı neticesinde hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ı anarak, faşist diktatörlüğü kınadı ve “örgütlü kitlesel dayanışma içinde bir mücadelenin bizleri beklemekte” olduğunu anlattı.
4.       Uğur K. (Eğitim-Sen): “birbirimizi dinleyelim, öğrenelim ve bilinçlenelim” çağrısında bulunup, “Gezi ruhunu ve Sinop Park forumunu tanımlama süreci içerisinde olduğumuz” tespitinde bulundu. “31 Mayıstan sonra forumlar da dahil olmak üzere herşey değişti. Hiçbir şey eskisi gibi değil/olmayacak” dedikten sonra bir tweeter mesajını okudu: “Artık Türk’ün Kürt, Ateist’in Müslüman kardeşi var; kimseyi yalnız yakalayamayacaksın Tayyip!”
5.       Mehmet (İzmir’de yaşayan bir Sinop’lu vatandaş): Sinop’ta 18 Şubatta yaşananlar hakkında değerlendirme yapıp, “bu forumun düzenlenmesi Gezi Parkının üzerine olan bir olgu. Sinop’ta 5-6 yıldır Nükleer Karşıtı direniş zaten var. 3 kardeşimiz katledildi. Gezi parkı eylemlerinde de devlet şiddeti sonucu 5 kardeşimiz şehit edildi. Bu forum Sinop için umut vericidir.” dedi.
6.       Oya K.: İstanbuldaki direnişte kısmen yer aldığını belirttikten sonra, “Yeni oluşan bir yıldız kümesi gibi bir enerji bulutu içerisindeyiz. Bir kente ait olma birlikteliğini yaşıyoruz. Gezi parkında açılan bir ağacın tüm yurda yayılan tohumlarıyız. Bu tohumlara sahip çıkıp, bütün ayrılıkları bırakıp, birlik içinde-yerel-ortak bir dil oluşturmak bizim görevimizdir” dedi ve “Sinop’ta yapılacak olan Nükleer-Termik Santrallerin, enerji lobilerinin hoşuna giden uzun süreli iktidar  dönemlerinde oluşan enerji politikalarının bir sonucu olduğu” tespitinde bulundu.
7.       Şirin Ö. (Şair-Yazar): Gezi Olayları öncesinde apolitik ve hiçbir şey yapmıyor olduklarını düşündüğü gençlikten özür dilediği ve yazdığı bir şiiri okudu: “…/Çığ gibi büyüyoruz/Yeni hapishaneler açın/açın yürüyoruz/….”
8.       Fidan (Akkuyu’da santralin yapılacağı bölgeye yakın bir konumda yaşayor ve İstanbul NKP üyesi): Gezi direnişine katılmış olduğunu belirtip, polis-hükümet faşizmini diktatörlüğünün hüküm sürdüğü tespitinde bulundu ve şehitler-yaralılar-kayıplardan bahsetti. “3-5 kişi ile başladı, milyonlar olduk. Geçmişte de nükleere-termiğe karşı koyduk. Halkın ne istediğini görmek istemiyorlar. Tayyip-AKP halktan korkuyor. Çünkü yaptıklarının halka karşı rant için olduğunu biliyorlar. Nükleer iş imkanı sağlıyor diye yalan söylüyorlar. Kentimize sahip çıkıp biz Akkuyuda nükleeri kurdurmadık” dedi.
9.       Türkan D. (moderatör): Konuşmalarımızda Gezi ruhundan ayrılmama yönünde geçen hafta alınan kararı anımsattı.
10.   Özgür K.: Hazırlayıp beraberinde getirdiği metni okudu:
GEZİ PARKI NEREDEN ÇIKTI
Amerika’ya vasıfsız olmasına rağmen devlet protokolü ile kabülünden sonra bir anda AKP olarak ortaya çıkıp, 3 ay gibi bir sürede örgütlenip iktidara yürüdün. Resmi sonuçlar açıklanmadan ilk röportajında, “Kıbrıs’ta Belçika modeli düşünüyoruz” deyip aklımızda olmayan bir gündemle Kıbrıs’ı satmaya kalktın.
Irak’a yapılacak operasyon için tezkere çıkarmaya çalışıp, olmayınca hırçın çocuk gibi sağa sola saldırıp, sonra kendi başına tezkerenin gereklerini yerine getirdin.
Sonra dilimize saldırdın. Hepimizin anlamını ortak olarak kullandığımız demokrasi, özgürlük, yurtseverlik, aydınlanma, faşizm gibi kelimelerin içini boşaltıp yeni anlamlar verip diline dolandırdın.
Sıcak evlerinizde cemat toplantılarında islamın içini boşaltıp, kendinize göre yontup, rant kapısı haline getirmeyi planladığınız günlerde birçok aydının işkencelerden geçirilerek yaşamdan koparıldığı, siyaset yapmanın bize yasak edildiği günler olan 12 Eylül zulmunü sanki sana karşı yapılmış gibi anlatıp, üstüne oturup ağlayıp, sonra bana bunu tekrar bunu yapacaklar diye hukuk sistemini kendine göre değiştirip rant yollarını kendin ve yandaşların için temizledin.
Şehirlerimizin tüm dokusunu kentsel dönüşüm diyerek sermayeye peşkeş çekip, üretimi tamamen durdurup, mahalle halkını şehir dışlarına sürüp, kendi rant çevrene ucuz işçi haline getirdin, sinamamı, tiyatromu yıkıp AVM yaptın.
Tüm insanları tüketime teşvik edip borçlandırdın. Sonra, “bak borcun var, biz gidersek istikrar biter” diye tehdit ettin.
Tüm yaşamın boyunca edindiğin terbiye ile hareket etttin. Yyadırgamadık aslında “Ananı da al git” derken. Ama bizim terbiyemiz uymazdı buna.
Bugünlerime din baskısı soktuğun yetmedi, gelecek kuşaklarımızı zehirlemeye kalktın. Soyut kavrama yetisi olmayan çocuğuma el attın.
Hastaların üzerinde para kazanacağım diye insanlara bintürlü yalanla sağlık emekçilerine düşman ettin. “Ben bu doktorlara iğne bile yaptırmam” mı demiştin?  
Birilerinin sana bir şey yapmasından hep korktuğun için polisi kadrolaştırıp, silahlı bir kuvvet haline getirdin. Namlusunu bana, anama, babama , çocuğuma çevirdin.
Eskiden yaptıklarımız vicdanımızı yaralıyorsa zaten suç olduğunu bilirdik. Şimdi her yaptığımızı suç ilan ettin. Hepimizi bununla tehdit ettin.
İnsanları makinalarla kontrol ederim derken başımıza bomba attın öldük. Üstünü kapattın.
Bugüne kadar insanlarla beraber oturduğumuz çay içip aynı müzikleri dinlediğimiz komşularımızı düşman ettin. Bizim onlarla savaşmayacağımızı bildiğin için kendi teröristlerini musallat ettin Reyhanlıda canımızı aldın”
“O ağaçları kesmeyecektin, cami duvarına işedin!”
11.      Ceyhan A.: 5 gün gezi parkında kaldığını belirtip izlenimlerini aktardı:
a.       “13 gün boyunca devletsiz, farklı görüşte insanların dayanışma-saygı temelli nasıl yaşanılabileceğini öğrendik. Her türlü devlet provakasyonuna rağmen direniş gösterildi. Gezi ruhu budur. Ülkenin sorunlarına dair nasıl ortak mücadele oluştuğunu gördük.”
b.      “Ülkenin barışa nasıl ihtiyacı olduğunu öğretti ortak sloganlarla. Yaşasın Halkların Kardeşliği”
12.   Türkan D.: “Barış içinde hep birlikte dimdik ayakta durmalıyız. Başımızda çoban olduğu zaman biz birbirimize düşman edildik” dedikten sonra gezi ruhunu çevremizdekilere anlatmamız gerektiğini belirtti.
13.   Murat A.: Medyanın gezi direnişi boyunca aldığı tavrı anımsatan Nazın Hikmet şiirini (Ellerinize ve Yalana Dair) okudu. “İlk dört gün yandaş medya ve ana akım medyanın tamamının olayları görmezden geldiğini” bilirtip, “halk TV dışındaki kanallara uygulanan sansürü” eleştirdi. AKP iktidarının görsellerde çarpıtma /oynama yaptığını hatırlatıp, “milyon dolarlık plazalar sadece gerçekleri gizlemek içinmiş. Basın emekçilerini susturdular. Halka yalan söylemek suçtur!” dedi.
14.   Türkan D.: Yaşam alanlarına müdahele, Gezi direnişini başlatan olgudur.
15.   Zeki K.: Akkuyu ve Sinop’taki yaşam alanlarımıza, diktatörce inşa edilmek istenen termik-nükleer santral projelerinin önlenebileceğini dile getirdi. Mücadele sürecinde “artık çıtanın yükseltilmesi gerektiğini” belirtip, “Sinop veya başka yerlere yapılacak nükleer ve termik santrallere karşı birlikte hareket etme” zorunluluğunu hatırlattı.  
16.   Kazım Ö.: 4-5 yıldır Sinop’ta yaşadığını, Tüketici Derneği İstanbul Şube Başkanlığı yapmış olduğunu belirtip, “derneklerinin tüketici sorunları için mücedele etmenin yanısıra nükleer-temik santrallere karşı faaliyetlerde de bulunduğunu ve ayrıca Gezi eylemlerine de destek olduklarını” ifade etti. 1 Mayısta hükümetin adeta sıkıyönetim ilan ettiğini söyledi ve sözlerine devam etti: “İnsanlar engellendi. Gezi direnişinin olmasında, bu engellemelerin de payı var. Emeğin, sosyalizmin iktidarının olamayacağını başbakan söylemiştir.”
17.   Işıl Ü.: Gezi parkı direnişine katıldığını ifade ettikten sonra sözlerini  şöyle sürdürdü“Biz bu direnişi zor şartlarda yaşadık. Tecavüzcülerin, hırsızların vs. salındığını gördük. Bizler hakarete uğradık. Hepimiz birleşmeliyiz, bir çatı altında toplanmalıyız, ötekileşmemliyiz. Çözüm yolları sunalım.”
18.   Servet A.: Foruma illk kez katıldığını belirttikten sonra, çalışma grupları oluşturulması önerisinde bulundu.
19.   Barış B.: “90’ların direnişi diyorlar ama ortada yoklar. Geziyorlar mı? Bunlar sizin çocuklarınız. Bu mücadelenin yarıda kalmmaması gerekiyor. Yaralanan arkadaşlarımız oldu. Biz bu korkuları yaşadık. Fikri ve siyasi mücadele de yapılmalı. Çevrede, bizim beyinlerimizin yıkandığını söylüyorlar. Onlar satırlarla gelirlerse biz gülle gidelim, iyilikle gidelim. Jameyika en fakir ülke olduğu halde en mutlu ülke. Herşey para değil.” Dedikten sonra yeryüzü sofralarının kurulması önerisinde bulundu ve sözlerini şu şekilde bitirdi: “Birisine bir şey olduğunda ‘kim?’ diyeceğimize, ‘nasıl oldu?’ demek çok hoş bir şey.”
20.   Sinan E.: Kendisinden önce söz alan Barış B.’nin öğrencisi olduğunu belirtip kendisini kutladı ve kendi çocuklarının da Taksim’de bulunduğunu belirtti. Sözlerine şu şekilde devam etti: “Çocuklar Taksim’de devletsiz yaşanabileceğini gösterdiler. Yargı poliisn eline geçmiş durumda. Çoğu kişiler çantasından çıkanlar(?) nedeniyle tutuklandılar. Türkiye’nin geldiği son durum, bana öncelikle çoğalmamız sonrasında ise kitleselleşmemiz gerektiğini gösterdi. Gençler kendilerini çok iyi yetitştirmişler.”
21.   Rahmi K.: “Ben de 80-90 kuşağından özür dilerim. Umuzsuzluğumu umuda çevirdiler. Polis ve askerin elinden geçen bir arkadaşınız olarak söylüyorum ki, korku duvarını aşmak çok önemli. Gençlerin, özel yaşamlarına müdaheleye tepki vereceklerini düşünemedim. Bu bir milattır. Herşey örgütlenmektedn geçiyor. STK’ları güçlendirmeliyiz” dedikten sonra inşaat mühendisi olduğunu belirtip, teknik değerlendirmelerde bulundu: “Bu bölge çok özellikli ve bunlar çok iyi korunmalı. Sinop’un kuruluş tarihi çok eski. Yerin altı çok zengin. Böyle bir bölgeye termik ve nükleer santral yapılması çok anlamsız. Sinop ayağa kalmazsai buraya daha çok santral yapmak isteyeceklerdir. Buna karşı doğru biçimde mücadele verilmeli. Korkulmamalı.”
22.   İlker Ş.: “AKP döneminde hepimiz uyuduk. 1 Mayıs’ta, 19 Mayıs’ta, Reyhanlı’da gaz bombası yedik. Dayak yedik. Son olarak Gezi Parkı olayı çıktı. Taksim kendisini aşmıştır. Ama Türkiye’nin dört bir yanının desteği ile aşmıştır.”
23.   Adem T.: “Türkiye’de ses çıkaranların hakkı gasp edilidi. Partilerimizi birleşmeye davet ediyorum. Atatürk ve Kemalizmi yok etmeye çalışıyorlar. Haklarını savunanlara işkence ediliyor.”
24.   Bilge D.: “uyan” isimli marşı söyledi.
25.   Oya K.: Sinop haritası üzerinde, nükleer santral için kapatılacak alanı gösterdi. Nükleer santarllerin doğuracağı sonuçlar  üzerinde konuştu. Çernobil’in etkilerinin devam etmekte olduğunu ve bilimsel analiz sonuçlarının gizlendiğini söyledi.
26.   Ceren K.: Eskişehir’den geldiğini ve eylemlere katıldığını belirtip konuşmasını sürdürdü:             “Eli sopalı AK gençliği sokaklara saldılar. Ali İsmail öldürüldüğü gün, polis tarafından hedef gözetilerek gaz bombası atıldı. Ara sokaklarda gözaltılar oldu. 15gün Espark önünde çadırlar kuruldu. Ali İsmail vurulduğu gün karakollarda-hastanelerde kayıt bulunamamış. Çecik kuvvet-sivil polis vahşeti, biber gazı bombardımanı oldu. Göz altına alınırken vahşet uygulandı.
27.   Uğur: Nükleer karşıtı mücadelede Gerzenini Termik mücadelesinin gerisine düştük. Bunun için birlik olmalıyız.
28.   Oya K.: Nükleer karşı mücadelede bilglendirme konusunda NKP’nin destek olabileceğini ama örgütlülük ve eylemlilik konusunda sinopların adım atması ve kalabalıklaşması gerektiğini belirtti.
29.   __?__: “Sinop nükleer micadelede  17 temmuz’da 3 şehit verdi (Öner-Soner-Güneş). Bu 17 Temmuz’da da anma yapacağız.”
30.   __?__: “Gezi ruhu isyandı. Direnen gençlikti. Başkalarının müdahelesine isyandı. Otoriteye isyandı… Filistin’de 5 yaşındaki bir çocuk polise taş attı diye göz altına alındı… Polis kurşunuyşa öldürülen şehidimiz var. Demokratik bir hayat kurmak istiyorsak, devlet katliamını sorgulamamız lazım.
31.   __?__: Bu kkuşak siyasi bir özne istemiyor
32.   Halil İ.: Tehammül olmalı
Forumun sonunda, sonraki forumlar için çeşitli konu önerileri gündeme gelmiştir. Bunlar:
·         Termik-nükleer santraller
·         Füze rampası
·         Eğitim hakları
·         Sağlığın özelleştirilmesi
·         Gezi direnişinde medyanın tutumu
·         Örgütlenöe nasıl güçlendirilebilir.

Forum esnasında gündeme gelen diğer öneriler:
·         Sinop’ta da yeryüzü sofrası kuralım
·         Forumları marşlarla kapatalım
·         Projeler oluşturalım
·         Anmaları ve örgütlülüğü güçlendirelim

Sinop Forumu Notları (9 Temmuz)

FORUM KONUSU: GEZİ PARKI DİRENİŞİNİN SİNOP’a YANSIMALARI
Tarih:09.07.2013

4 Kişilik bir Moderatör grubu (Zeki K., Türkan D., Özlem Z., Derya E.)
Konuşma süresi: 3 dakika

Açılış konuşması: 31 Mayıs 2013 tarihinden buyana İstanbul Taksim Gezi parkında başlatılan direniş; Siyasal iktidarın kolluk güçleriyle faşist baskılarla bastırmaya çalışması; Ankara, İzmir, Eskişehir, Hatay, Mersin başta olmak üzere yurdun bütün yerellerine yayılmasına neden olmuştur. Eylem ve etkinlikler Sinop’ta da 1-2 Haziran tarihinden itibaren Gezide uygulanan faşist polis baskısı nedeniyle başlamış, 21 gün aralıksız tüm Türkiye’de devam etmiştir. Belli bir süre ara verilmiş ve üç gündür tekrar eylem ve etkinlikler başlatılmıştır. Bu akşam burada / Barış MANÇO parkında Gezi Direnişini Forum formatında değerlendirerek devam etmekteyiz.

Forum işleyiş şekli anlatıldı.… ilk söze bir kadın arkadaşla başlayalım.
Şerife T.: Grev alanlarında büyüdüm. Denizlerden Mahirlerden öğrendim direnmeyi. Yaşam alanlarımıza, özgürlüklerimize müdahale var. Yılmayalım. Gezide Duran adam, kırmızı tişörtlü kadın simge oldu. Ethem, Abdullah ve Mehmet şehitlerimiz.
Selahattin Erdem: Konuşma sonunda Sesli alkış önerdi. Kabul edildi.
Sinan Raci E. ( Em. Öğretmen): Hiçbir şey 31 Mayıs öncesi gibi olmayacak. 80-90 lı gençleri alınlarından öpüyorum. Forumlar devam edebilir, yerel konuları görüşebiliriz. Nükleer konularını işleyebiliriz.
Emrah B.: Geziyi tartışmak yerine biz Sinop’ta neler yapabiliriz ile ilgilenmek zorundayız. Gezinin bize ihtiyacı yok. 

Bu forumlardan artık bir şeyler çıkartılmalı ve tek bir söylem çıkmalı.
Bundan sonra biz bir lider oluşturmalıyız.

Cem K.: Biz bir ortak yanlışa direndik ve direnmeye devam etmeliyiz. Forumların en güzel yönü kişilerin birebir görüşme olanağı bulmasıdır. Sosyal medyada görüşmenin mantığı yok. Forumlar haftada bir yapılmalı. Gerze Direnişine, orada nöbet tutarak katkı sunabiliriz. Bir forum da orada yapabiliriz.
Emrah B.: Sinop’un yerel sorunları…. Kadın sorunu…. Kıyı kanununa göre deniz kıyılarından giriş ücreti alınmaması gerekir. Sahilleri kullanırken ücretsiz kullanmanın yollarını bulmalıyız.
Ziya E.: Emrah’ın söylemlerine katılıyorum. Sinop Halkı sahillere ücretsiz girebilmelidir. Halkın kumsalına girişi ücretsiz olmalı. Trafik ışıkları yok, Üst geçit- alt geçit yok. Bir sonraki foruma herkes 5 kişi getirsin. Burada çoğalalım.
Halil ( Öğrenci) : İnsanların meclislere ihtiyaçları vardı. 90 ların genci olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her türlü sorunu burada tartışabiliriz.
Ayhan K.: Şu an hep birlikte Gezi ‘ye destek vermek gerekir ..
Tarık Y.: Biz 90 lı gençler direnişi 60 lı-70 li abilerimizden öğrendik. Sinop’ta yapılan işler ilerisi düşünülmeden yapılıyor. Denizlerimiz güvenli değil. Giden canlının ardından kimse ses çıkarmıyor.
Barış B. ( Öğr.): Gezi konusunda ulusal TV kanallarının olumsuz yayınlarını izliyoruz. Fikri mücadelenin öne çıkmasını öneriyorum. Salona gerek duymadan anlatabilmenin önemini kavramalıyız. Tayyip’in ortaya attığı “Milli İrade” nedir. Kendisine oy vereni korumaya almayı Erdoğan’dan öğrendik. İnsanları oy kullanmaya teşvik etmeliyiz. Temizliğe önce kendi evimizden başlamalıyız. Çöpleri temizlemek…..
Özgür K.: Hükümet sol kesimi ( muhalefeti) yok ettiği için dikta rejimi uygulamaya başladı. Teorik bilinçlenmeye ihtiyacımız var.
Selahattin G. (Em. Öğr.) : Herkes hangi yıllara ait olduğunu soruyor. Ben bu günün genciyim. 68- 78- 90 ların gençleri kendi dönemlerine ışık tutuyorlar. Gezi direnişiyle tekerleği yeniden icat etmeyeceğiz. Direnişi, tekerleği nasıl ilerleteceğimizi bulmalıyız. Samimi ve açık olmalıyız.

İnsanlık tarihinde gelişen çok fazla olaylar vardır. Önemli olan o olayları bu gün en iyi şekilde öğrenebilmeliyiz. Açık konuşmalıyız. Kendi kendimizi yönetmeyi bilmeliyiz.
Gezi parkında Devletsiz yaşayabilmeyi öğrendim. Farklı kültürlerden, Farlılıklarıyla gelenler dayanıştılar. Paylaştılar, birlik oldular. Biz oralı- buralı değil Dünyalıyız. Beraber yaşamayı öğrendim. 
Sinop’un sorunları Karadeniz’den; Karadeniz’in sorunları Türkiye’den farklı değil.
Forumlarda Türkiye genelinde somut birşeyler çıkmalı, mahalle meclislerinde de bu konular tartışılabilmeli.Forumlarda; kadın sorunları, gençlik sorunlar nelerdir tartışılabilmeli.
Kurtulursak eğer, Tek başına değil birlikte kurtulacağız.
Ne yapmak istediğimizi bilmeliyiz.

Melih…. ( 25 yaşında Üniversite mezunu): Hayatım boyunca meydanlara inmedim meydanlara inenlere de iyi gözle bakmadım. İzmir Gündoğdu meydanında tesadüfen bulunduğum sırada Polis vahşetini gördüm ve bende meydanlara indim. Gezi parkında insanlarla otururken polise pasta ikram eden vatandaşa polisin gaz-su sıkması üzerine alanlardayım. Eskişehir ve Ankara meydanlarında bulundum. Farklı ideolojilerden olanlar saygılı ve kibar dayanışma içerisindeler. Tek başına iktidar olanlar hep mağduriyet söylemlerinin arkasına saklandılar. İktidarın mağduriyet noktasına gelmesi engellenmeli. Duygusallığı bırakmalı, din sömürüsüne karşı çıkmalıyız.
Ertuğrul Ahmet K. ( Urfa / Birecik) : Devletsiz bir ülke yaşayamaz. Kirli enerjilere ihtiyacımız yok. Deniz kirliliği yüzünden balıklar ölecek. Nükleer- termik Santrallerin oluşmasını önleyecek stratejiler geliştirmeliyiz.
Ziya E.: Forumda çok güzel şeyler olacağını düşünüyorum.
Zeki K.: Sinop’taki 35 yıllık yaşamımın 31 yılını Enerji işkolunda yönetici olarak geçirdim. Enerji ihtiyacımız yok. Arz fazlamız var. Elbette yenilenebilir enerji üzerinde çalışmalıyız. Elbette enerji çeşitliliğimiz olmalı, ama bu termik ve nükleer olmamalı. Az önce sözalan Ertuğrul arkadaş “Gezide AVM yapılırsa Sinop’ta Termik ve NS zorunlu olarak yapılır” dedi. Kesinlikle bu kirli enerjilere ihtiyaç yoktur. Bu santrallerin yapılması halinde Avrupanın enerji çöplüğü oluruz. Gerze’de yapılması düşünülen Termik Santral için gerekli olan yakıt/ kömür Sibirya’dan ve Güney Afrika’dan gelecek. Bu madenler geldikleri yoldan denizi kirletecekler. Deniz suyunun 0,5 derece artması bile denizde yaşayan balık türlerinin değişmesine yeterlidir. Bu balıklar yenir mi? O bilinmiyor. Aynı Santraller Doğayı ve tarım alanlarını da kirletecektir.
Özgür B.: Gezi den sonra nereye evirilmeliyiz. Gezide gaz yemiş aç kalmış insanlar buradaki konuşulanlara ne der. Sorunları çözmek konusunda nasıl bir alternatif oluşturulmalı. Buradaki insanların organik / samimi bağ kurmaları gerekir. Kolektivizm oluşturmalıyız.
Bülent K.: Fabrikalarda çalışan işçilerin sömürülmelerinden bahsetti. Yerel problemlerle uğraşmak yerine Polis vahşetine uğramış insanlar konuşulmalı. Genç İşsizler konusunu gündeme taşıdı.
Özlem Z. : (Emrah’a hitaben) kadın olarak ne zaman konuşacağımıza biz karar verelim.
Özgür K.: İktidara yürümek önerim. Benim talebim siyaset yapmak. Ve ortak alanlarda buluşmalı. Forumlara hazırlıklı gelinmeli. Bir forumda Gerze’de yapmalı.
Türkan D.: Kadın konuları üzerine söylemler var. Sinop/ Erfelek’te kadın cinayetleri yaşandı. Kadın haklarını anlatmalıyız. Kadın sorunlarını birlikte paylaşmalıyız.
Şule B.: Gezi parkında olan olaylara karşı doğru davranmalıdır.
Meltem G.: 3-5 ağaçla başlayıp iktidara başkaldırıdır Gezi.. Gezide gençler vardır, Sendikalar yoktu. Sonradan katıldılar. Siyasi partiler önce sahip çıkmadılar eyleme… Sistem değişmelidir, artık kendimizi temsil etmeliyiz. Ve somut birşeyler ortaya koymalıyız.

Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin biraraya gelebilmeliyiz.
Sinan Raci G.: Gezide eli palalı saldırganlar serbest, kasklı gençler tutuklu…. Direniz bir günde olmaz. Haftalara yaymalı.
Halil İ.: Tekel, ODTÜ, Roboski, Reyhanlı eylemleri olmasaydı gezi yaşanmazdı. Gezi bu eylem ve etkinliklerin ürünüdür.
Selahattin G. (Em. Öğr.): Forumların formatı budur. Birbirimize yanıt vermek yerine işimizi konuşmak gerek.
Özgür B.: Hükümeti gezi ruhuyla kilitledik.
Eren K.: Gezi, Birikimdir, AKP’yi sorgulamaktır. Yasal terör polis gücüdür. Ölenlerimizin hesabı sorulmalıdır. Geri dönülmez bir yoldayız. Sistemi değiştirmek gerek.

İstanbul’dan katılan bir arkadaşının mesajını okudu; Sokakta sesinizi duyurun.
Bilge Şimşek D.: Barış Süreci ile ilgili olarak Sinop’ta yaşanan bir ( 18 Şubat) linç terörü var. Bu sırada Linç edilmek istenen Mv. lerinden Sırrı Süreyya Önder Gezide en öndeydi. Sinop bu utancı gezi direnişine topyekün katılım sunarak gidermelidir. Ve ilk seçimde AKP’yi devirmek için CHP desteklenmelidir.
Faik E.: Halk Meclise yürümelidir.
Çağdaş: Sinop Sorunlarıyla ülke sorunlarını ayrıştırmamalıyız. Forumlarda seçimler ile ilgili olarak konuşmadan %10 barajı aşağıya çekmenin yollarını bulmalıyız.
Tan: Foruma katılanların Türkiye gündeminden haberdar olması beni mutlu etti. Kalabalıklaşmak için çalışmalıyız. Ülkemizde kör medya var. Gezi bir uyanıştır.

Kendi kendimizi yönetebilmeliyiz.
SONUÇ YERİNE:
Moderatörlüğün Değerlendirmesi: Yaklaşık 2 saatlik forum sürecinde değerlendirilmesini istediğimiz konuları konuştuk. Karar altına alınmasını istediğimiz konu başlıkları şöyle:
• Forumlar hangi zaman dilimi içerisinde tekrarlanacak,

• İnternet ortamında tartışma yapılıp yapılmaması,
• Yerel konuları nasıl değerlendirmeliyiz?
• Gerze direnişinin desteklenmesi,
• Teorik çalışmalar/ tarih gözden geçirilmeli mi?
• Gez den başlayarak tartışma nereye evrilmelidir?
• Genç işsizler / Taşeron işçileri sorunları değerlendirilmeli.
• İletişim grubu/ komitesi kurulmalı mı?
• Forumun adı ne olmalı?

Her forumda bir sonraki Forum tarihi v gündemi belirlenecek.

İletişim grubu/ komitesi bir sonraki forumda oluşturulacak,
Diğer forumlarla iletişim grubu oluşturulmalı,

12 Temmuz 2013 Cuma 

Saat 21.30 da Uğur MUMCU parkında toplanıp 22.00 da Barış MANÇO parkında forum.
Konu: Gezi Parkı konusuna devam edilecek…
SİNOP ÇAPULCULARI FORUMU

YÜRÜTMESİ